Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
3 Ağustos 2026 Pazartesi
Ekonomi Haberleri
29 Temmuz 2026

Yeni Partili Arpacı: “Kriz Tekstil Ve Hazır Giyim Sektörünü Delip Geçti, 500 Bin Kişi İşsiz Kaldı, 10 Bin Firma Kapandı”

“Türk Sanayisi Çalışarak Batıyor, Her Sektör Yangın Yeri” “Türkiye Sanayisizleşiyor, 50 Yıllık Birikim Üç Yılda Eritildi” YENİ Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, tekstil ve hazır giyim sektöründe yaşanan sorunlara ilişkin Meclis araştırma önergesi üzerine yaptığı konuşmada, sektörde 500 binin üzerinde işgücü kaybı yaşandığını ve 10 bin firmanın kapandığını aktararak, "50 yılda emek emekinşa edilen Türk sanayisi rekabet gücü 3 senedir yok oluyor. Biz mevcut gücümüzü kaybedip üretimden hızla uzaklaşıyor" dedi. YENİ Parti’nin TBMM Genel Kurulu’na sunduğu ilk Meclis araştırma önergesi tekstil ve hazır giyim sektörü üzerine oldu. Önergeye ilişkin grubu adına konuşan YENİ Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, tekstil ve hazır giyim sektöründe yaşanan sorunlara ilişkin daha önce de önerge verdiğini kaydederek, üç yıl önce yaptığı uyarılarda sorunların araştırılması ve önlem alınması gerektiğini ifade ettiğini söyledi. Özgür Özel önderliğinde kurulan YENİ Parti’nin iktidar mücadelesinde işçinin, emeklinin, emekçinin, üreticinin, ihracatçının yanında olacağını söyleyen Arpacı, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Sektöre Son Darbeyi ‘Dostum Trump’ Vurdu” İlk grup önerimizin tekstil sanayisi ve istihdam üzerine olmasını da çok anlamlı bulduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Üç sene oldu, aynı şekilde bir öneri vermiştim, dedim ki o zaman: ‘İşler yolunda gitmiyor. Gelin, sorunlar, sıkıntılar araştırılsın, önlem alalım.’ Dediler: ‘Dünya konjonktüründen kaynaklı geçici bir sorun var, merak etmeyin, geçer gider.’ Komisyonumuza geçen sene özellikle bu konuda bir toplantı yapmamız ve sektör temsilcilerini toplamamız gerektiğini, sektörün kan kaybettiğini, yoğun bakıma doğru gittiğini söyledim. Varank Bey lütfedip Komisyonumuzu toplamadı, tekstilciyle yüz yüze gelemedi. Bakın, sektöre son darbeyi ‘dostum Trump’ vurdu. Türk tekstilcisine ihracatta yüzde 12,5 ilave vergi getirdi. İşin en acı kısmı ABD ticaret temsilciliği kamuya açık kayıtlarından Türkiye'den ilave vergiye karşı bir savunma ya da temsilciyle bir görüş bildirilmediğini de söyledi. Yani hani masada kazanmıştık, hani her istediğimizi almıştık bu NATO toplantısında? Öyle olmadığını da anladık. AKP'nin gözden çıkardığı sektörde gelinen son noktayı ben size kısaca özetleyeyim: Kriz geçmiş gitmiş mi yoksa delip geçmiş mi siz karar verin. Tekstil ve hazır giyimde toplam iş gücü kaybı 500 binin üzerinde, sektörün yüzde 35'i erimiş. İstihdam rakamlarına göre tekstilde on beş, hazır giyimde tam on bir sene önce geriye gitmişiz; 10 bin firma kapısına kilit vurmuş, toplamda yüzde 15'e tekabül ediyor. Daha beş sene önce 3,7 milyar ile 6'ncı sıradayken şimdi tam otuz beş sene sonra dünyada hazır giyim piyasasından aldığımız pay yüzde 3'ün altına inmiş, ihracat 21 milyar dolardan 16 milyar dolara düşmüş.  “Türkiye Sanayisizleşiyor” Daha önceki önergelerde olduğu gibi, AKP'nin hatibi biraz sonra burada, verilen teşvikleri, destekleri, dünya pazarından aldığımız, dünya pazarının daralmasından falan bahsedecek; inanmayın. 2024-25'te dünyada hacmi artan hazır giyim ihracatı içinde payı düşen, ihracatı gerileyen tek üretici maalesef Türkiye. Bakın, teşvik konusunda farklı kurumlardan 86 farklı teşvik verilen sektör bu hâle gelir mi? Geliyor çünkü teşvikler verilmemek üzere kurgulanmış, şartları çok zor. En önemlisi, döviz dönüşüm ve istihdam desteklerini kullanan firma sayısı çok az. Diğer teşvikler ise yara bandı olamayacak nitelikte ve zayıf. Adını koyalım arkadaşlar, Türkiye sanayisizleşiyor, uygulanan ekonomi politikaları sebebiyle durdurulamayan enflasyon yüzünden firmalar faaliyetlerinden kâr edemiyor. Büyüme dediğiniz şey Türk lirası enflasyonu sebebiyle nominal bir şişmeden ibaret. Firmaların finansal kazançlarıyla faaliyetlerinden ettikleri zararları karşılayamıyor yani firmalarımız çalışarak batıyor arkadaşlar. Bugün, bu mevcut durum ile bu faizle sanayicinin sermayesini koruyabilmesi için yüzde 13,5 FAVÖK üretmesi gerekiyor, şu anda firmaların net kârı yüzde 1 civarında. Bu sürdürülebilir mi? 2022'de mal ihracatının gayrisafi yurt içi hasıladaki payı yüzde 27'nin üzerindeyken üç senede yüzde 17'ye düştü, 2028'deki hedef yüzde 16,4. Uyardık, çok söyledik, yangın küçük bir alandayken önlem alın, ormanı kaybediyoruz, orman gidiyor dedik, dinletemedik.  “Tekstilden Teknolojiye, İnşaattan Lojistiğe, Turizme Her Yer Yangın Yeri” Şimdi, artık yangının olmadığı sektör kalmadı. Türkiye hızla sanayisizleşiyor; tekstilden teknolojiye, inşaattan lojistiğe, turizme her yer yangın yeri. Konkordato başvurularında son üç senedir her ay yeni rekor kırılıyor. Sadece altı ayda 1.240 şirket konkordato aldı ve bunun çok büyük bir oranı haziran ayı içinde. 115 şirket iflas etti. Başvuruların büyük bir bölümü sanayi kentlerinden geliyor. Tasfiye edilen şirket sayısı 3.382 yani insanlar artık sizden yıldı, artık üretmiyor, kendi istekleriyle firmalarını kapatıyorlar. Elli yılda emek emek inşa edilen Türk sanayisinin rekabet gücü üç senedir yok oluyor. Biz mevcut gücümüzü kaybedip üretimden hızla uzaklaşırken gelecek nesillerden nasıl üretici olmasını bekleyeceğiz? Türkiye bu anlamda ciddi bir yol ayrımındadır ve acil önlem alınmalıdır. Türk sanayisi acilen koruma altına alınmalıdır diyorum.”

28 Temmuz 2026

Dünyanın Başına Dert Olan Trump, Şimdi Denizli’yi Vurdu!

Üstelik yeni sistemde Türkiye'nin tekstilde önemli rakiplerinden Bangladeş, Kamboçya, Endonezya ve Malezya için belirli şartlarla vergisiz tarife kontenjanı oluşturulacak olması, Denizlili ihracatçı açısından rekabet dezavantajını büyütme riski taşıyor. ZATEN ZORLANAN TEKSTİLE YENİ YÜK Denizli ekonomisinin lokomotif sektörlerinden tekstil ve hazır giyim, son dönemde üretim maliyetlerindeki yükseliş ve dış pazarlarda fiyat rekabetinin giderek sertleşmesiyle mücadele ediyor. Özellikle emek yoğun üretim yapan işletmeler açısından maliyetleri ihracat fiyatlarına yansıtmak her geçen gün daha güç hale geliyor. Tam da sektörün rekabet gücünü korumaya çalıştığı bir dönemde ABD'nin aldığı yeni karar, ihracatçının önüne yeni bir maliyet duvarı çıkardı. Trump'ın 23 Temmuz'da imzaladığı karar kapsamında Section 301 (ABD Ticaret Kanunu'nun 301. Bölümü) çerçevesinde Türkiye'nin de içinde bulunduğu ilgili ülkelere yüzde 12,5 ilave gümrük vergisi uygulanıyor. ABD'nin resmi kararında, daha farklı uygulamaya tabi tutulan ülkeler dışında kalan soruşturma kapsamındaki ekonomiler için oran yüzde 12,5 olarak belirlendi. RAKİPLERE YÜZDE 10, TÜRKİYE’YE YÜZDE 12,5 Denizli açısından asıl dikkat çeken noktalardan biri ise rakip ülkelerin durumu. Bangladeş, Kamboçya, Hindistan, Endonezya ve Malezya'nın da aralarında bulunduğu 17 ülke için oran yüzde 10 olarak belirlendi. Türkiye ise bu grupta bulunmuyor. Tekstilde fark bununla da sınırlı değil. ABD yönetimi Bangladeş, Kamboçya, Endonezya ve Malezya'ya, ABD menşeli pamuk ve tekstil girdilerinin kullanımına bağlı olarak belirli miktardaki tekstil ve hazır giyim ürününün Section 301 vergisinden muaf şekilde ABD pazarına girebilmesini sağlayacak tarife kontenjanları oluşturulması talimatını verdi. Bu kontenjanların uygulanabilir hale gelmesinin 1 Eylül 2026'yı bulabileceği belirtiliyor; yani bunların 25 Temmuz itibarıyla zaten vergisiz olduğu şeklinde yorumlanmaması gerekiyor. DENİZLİ İÇİN ABD PAZARI KRİTİK Yeni kararın Denizli açısından önemini artıran bir başka unsur ise ABD'nin kentin ihracatındaki ağırlığı. Verilen ihracat rakamlarına göre Denizli, yılın ilk 6 ayında 2 milyar 448 milyon dolarlık ihracata ulaşırken, tekstil ve konfeksiyon ihracatı haziran ayında yüzde 22 artarak 116 milyon dolar seviyesine çıktı. Aynı ay Denizli'nin ülke bazındaki ihracatında İngiltere 90 milyon dolarla ilk sırada yer alırken, ABD 39 milyon dolarla ikinci sırada bulunuyordu. Dolayısıyla ABD'deki birkaç puanlık rekabet değişimi dahi özellikle ev tekstili, havlu-bornoz, konfeksiyon ve diğer tekstil ürünleri açısından Denizlili firmaların fiyat tutturmasını zorlaştırabilir. DENİZLİLİ İHRACATÇI İKİ TARAFTAN SIKIŞABİLİR Yeni dönemin en kritik tarafı burada ortaya çıkıyor. Denizlili üretici bir tarafta kendi üretim maliyetleriyle mücadele ederken, diğer tarafta ABD pazarında yüzde 12,5'lik ilave vergiyle karşılaşacak. Buna karşılık Bangladeş, Kamboçya, Endonezya ve Malezya başlangıçta yüzde 10'luk tarifeye tabi olurken, ABD girdilerinin kullanımına bağlı oluşturulacak kontenjan sistemi devreye girdiğinde belirli tekstil ve hazır giyim ihracatlarını Section 301 vergisi olmadan gerçekleştirebilecek. Bu durum özellikle fiyat rekabetinin son derece hassas olduğu tekstil sektöründe siparişlerin daha avantajlı ülkelere kayması riskini beraberinde getiriyor. YANIK KOKULU YOĞURDU BEĞENDİ, TEKSTİLE TARİFE GELDİ Kararın Denizli açısından dikkat çekici bir başka boyutu ise Trump'ın kısa süre önce Türkiye'de gerçekleştirilen NATO Zirvesi sırasında coğrafi işaretli Yanık Kokulu Denizli Yoğurdunu tatması ve beğendiğinin aktarılması oldu. Bu ziyaretin üzerinden kısa süre geçtikten sonra ABD yönetiminin Denizli'nin lokomotif sektörlerinden tekstili doğrudan etkileyebilecek yeni tarifeyi devreye sokması kentte dikkat çekti. Denizli'nin tanınmış iş insanlarından Ahmet Gökşin de karara sosyal medya hesabından “Dostumuz Trump... Bir bu eksikti” sözleriyle tepki gösterdi. TEKSTİLDE ALARM ZİLLERİ Yeni karar tek başına Denizli tekstilindeki sorunların nedeni değil. Ancak mevcut maliyet ve rekabet sorunlarının üzerine gelen yeni bir dış pazar baskısı anlamına geliyor. ABD'nin yeni tarifeleri 60 ekonomiyi kapsayan daha geniş bir ticaret politikasının parçası. ABD yönetimi uygulamayı zorla çalıştırmayla üretilen malların ithalatının engellenmesine yönelik politikalarla gerekçelendirirken, karar birçok ticaret ortağının tepkisine neden oldu. Denizli açısından ise soru çok daha somut: Artan maliyetler nedeniyle zaten fiyat tutturmakta zorlanan tekstilci, ABD'de rakiplerine sağlanan avantajlara karşı müşterisini ve siparişini nasıl koruyacak?

28 Temmuz 2026

Dünyanın Başına Dert Olan Trump, Şimdi Denizli’yi Vurdu!

Üstelik yeni sistemde Türkiye'nin tekstilde önemli rakiplerinden Bangladeş, Kamboçya, Endonezya ve Malezya için belirli şartlarla vergisiz tarife kontenjanı oluşturulacak olması, Denizlili ihracatçı açısından rekabet dezavantajını büyütme riski taşıyor. ZATEN ZORLANAN TEKSTİLE YENİ YÜK Denizli ekonomisinin lokomotif sektörlerinden tekstil ve hazır giyim, son dönemde üretim maliyetlerindeki yükseliş ve dış pazarlarda fiyat rekabetinin giderek sertleşmesiyle mücadele ediyor. Özellikle emek yoğun üretim yapan işletmeler açısından maliyetleri ihracat fiyatlarına yansıtmak her geçen gün daha güç hale geliyor. Tam da sektörün rekabet gücünü korumaya çalıştığı bir dönemde ABD'nin aldığı yeni karar, ihracatçının önüne yeni bir maliyet duvarı çıkardı. Trump'ın 23 Temmuz'da imzaladığı karar kapsamında Section 301 (ABD Ticaret Kanunu'nun 301. Bölümü) çerçevesinde Türkiye'nin de içinde bulunduğu ilgili ülkelere yüzde 12,5 ilave gümrük vergisi uygulanıyor. ABD'nin resmi kararında, daha farklı uygulamaya tabi tutulan ülkeler dışında kalan soruşturma kapsamındaki ekonomiler için oran yüzde 12,5 olarak belirlendi. RAKİPLERE YÜZDE 10, TÜRKİYE’YE YÜZDE 12,5 Denizli açısından asıl dikkat çeken noktalardan biri ise rakip ülkelerin durumu. Bangladeş, Kamboçya, Hindistan, Endonezya ve Malezya'nın da aralarında bulunduğu 17 ülke için oran yüzde 10 olarak belirlendi. Türkiye ise bu grupta bulunmuyor. Tekstilde fark bununla da sınırlı değil. ABD yönetimi Bangladeş, Kamboçya, Endonezya ve Malezya'ya, ABD menşeli pamuk ve tekstil girdilerinin kullanımına bağlı olarak belirli miktardaki tekstil ve hazır giyim ürününün Section 301 vergisinden muaf şekilde ABD pazarına girebilmesini sağlayacak tarife kontenjanları oluşturulması talimatını verdi. Bu kontenjanların uygulanabilir hale gelmesinin 1 Eylül 2026'yı bulabileceği belirtiliyor; yani bunların 25 Temmuz itibarıyla zaten vergisiz olduğu şeklinde yorumlanmaması gerekiyor. DENİZLİ İÇİN ABD PAZARI KRİTİK Yeni kararın Denizli açısından önemini artıran bir başka unsur ise ABD'nin kentin ihracatındaki ağırlığı. Verilen ihracat rakamlarına göre Denizli, yılın ilk 6 ayında 2 milyar 448 milyon dolarlık ihracata ulaşırken, tekstil ve konfeksiyon ihracatı haziran ayında yüzde 22 artarak 116 milyon dolar seviyesine çıktı. Aynı ay Denizli'nin ülke bazındaki ihracatında İngiltere 90 milyon dolarla ilk sırada yer alırken, ABD 39 milyon dolarla ikinci sırada bulunuyordu. Dolayısıyla ABD'deki birkaç puanlık rekabet değişimi dahi özellikle ev tekstili, havlu-bornoz, konfeksiyon ve diğer tekstil ürünleri açısından Denizlili firmaların fiyat tutturmasını zorlaştırabilir. DENİZLİLİ İHRACATÇI İKİ TARAFTAN SIKIŞABİLİR Yeni dönemin en kritik tarafı burada ortaya çıkıyor. Denizlili üretici bir tarafta kendi üretim maliyetleriyle mücadele ederken, diğer tarafta ABD pazarında yüzde 12,5'lik ilave vergiyle karşılaşacak. Buna karşılık Bangladeş, Kamboçya, Endonezya ve Malezya başlangıçta yüzde 10'luk tarifeye tabi olurken, ABD girdilerinin kullanımına bağlı oluşturulacak kontenjan sistemi devreye girdiğinde belirli tekstil ve hazır giyim ihracatlarını Section 301 vergisi olmadan gerçekleştirebilecek. Bu durum özellikle fiyat rekabetinin son derece hassas olduğu tekstil sektöründe siparişlerin daha avantajlı ülkelere kayması riskini beraberinde getiriyor. YANIK KOKULU YOĞURDU BEĞENDİ, TEKSTİLE TARİFE GELDİ Kararın Denizli açısından dikkat çekici bir başka boyutu ise Trump'ın kısa süre önce Türkiye'de gerçekleştirilen NATO Zirvesi sırasında coğrafi işaretli Yanık Kokulu Denizli Yoğurdunu tatması ve beğendiğinin aktarılması oldu. Bu ziyaretin üzerinden kısa süre geçtikten sonra ABD yönetiminin Denizli'nin lokomotif sektörlerinden tekstili doğrudan etkileyebilecek yeni tarifeyi devreye sokması kentte dikkat çekti. Denizli'nin tanınmış iş insanlarından Ahmet Gökşin de karara sosyal medya hesabından “Dostumuz Trump... Bir bu eksikti” sözleriyle tepki gösterdi. TEKSTİLDE ALARM ZİLLERİ Yeni karar tek başına Denizli tekstilindeki sorunların nedeni değil. Ancak mevcut maliyet ve rekabet sorunlarının üzerine gelen yeni bir dış pazar baskısı anlamına geliyor. ABD'nin yeni tarifeleri 60 ekonomiyi kapsayan daha geniş bir ticaret politikasının parçası. ABD yönetimi uygulamayı zorla çalıştırmayla üretilen malların ithalatının engellenmesine yönelik politikalarla gerekçelendirirken, karar birçok ticaret ortağının tepkisine neden oldu. Denizli açısından ise soru çok daha somut: Artan maliyetler nedeniyle zaten fiyat tutturmakta zorlanan tekstilci, ABD'de rakiplerine sağlanan avantajlara karşı müşterisini ve siparişini nasıl koruyacak?

28 Temmuz 2026

Büyükşehir Zor Günlerde Ailelerin Yanında

Hasta bezi desteği sürüyor Denizli Büyükşehir Belediyesinin uzun süreli hastalık ve engelli bakımı üstlenen dar gelirli ailelere yönelik başlattığı hasta bezi desteği sürüyor. Vatandaşların ekonomik yükünü hafifleten yardıma başvurular online yapılıyor. Denizli Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi bünyesinde yürütülen sosyal yardım projeleri, kentin dört bir yanındaki ihtiyaç sahiplerine ulaşmaya devam ediyor. Yatağa bağımlı veya engelli bakımı üstlenen vatandaşları yalnız bırakmayan Denizli Büyükşehir Belediyesi, hasta bezi desteğiyle bakım sürecini kolaylaştırırken, aile bütçelerine de doğrudan katkı sağlıyor. Her geçen gün fiyatı artan hasta bezi desteği için Başkan Çavuşoğlu’na teşekkür eden vatandaşlar, uygulamadan duydukları memnuniyeti dile getiriyor. Başvurular www.denizli.bel.tr adresinden yapılıyor Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin hasta bezi desteğinden yararlanmak isteyen ihtiyaç sahibi vatandaşlar, müracaatlarını www.denizli.bel.tr adresindeki “Başvurular” sekmesinden ya da https://cbs.denizli.bel.tr/hastabezi/ üzerinden onlinegerçekleştirebiliyor.  Başkan Çavuşoğlu’ndan dayanışma vurgusu Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, uzun süreli hasta ya da engelli bakımı üstlenen ailelerin omuzlarındaki ağır sorumluluğun ve fedakarlığın farkında olduklarını vurgulayarak, “Denizli Büyükşehir Belediyesi olarak hasta bezi desteğimizle ekonomik şartların zorlaştığı bu günlerde ailelerimize bir nebze de olsa nefes aldırmayı, zor günleridayanışma içinde atlatmayı amaçlıyoruz. Bizler yola çıkarken bu şehrin öz kaynaklarını yalnızca bu şehrin insanlarına, yani asıl sahiplerine harcayacağımızın sözünü vermiştik. Bugün attığımız her adımda, hayata geçirdiğimiz her sosyal projede bu sözün arkasındayız” ifadelerini kullandı.

27 Temmuz 2026

Başkan Çavuşoğlu’ndan Beyağaç’a Çıkarma

Üreticiye destek, ilçeye devam eden ve yeni yatırımlar Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, tütün üreticilerine yönelik sera naylonu dağıtım törenine katılmak üzere gittiği Beyağaç’ta bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Üreticilerle bir araya gelen Başkan Çavuşoğlu, Beyağaç Belediye Başkanı Sezayi Pütün ile birlikte meydan düzenlemesinden sosyal tesislere kadar ilçede devam eden birçok ortak projeyi yerinde inceledi. Denizli Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda düzenlenen organizasyonda, Beyağaçlı tütün üreticilerine yönelik sera naylonu dağıtım töreni gerçekleştirildi. Törene katılarak tarımsal üretimin ve üreticinin her zaman yanında olduklarını vurgulayan Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, çiftçilerle bir araya geldi. Bölge ekonomisinin can damarı olan tütün üreticilerinin taleplerini dinleyen Başkan Çavuşoğlu, yerel kalkınmayı destekleyen projelerin artarak devam edeceğini ifade etti. Meydan düzenlemesi ve yeni sosyal tesise sahada inceleme Dağıtım töreninin ardından ilçe merkezindeki çalışmaları yerinde inceleyen Başkan Çavuşoğlu’na, Beyağaç Belediye Başkanı Sezayi Pütün ve beraberindeki heyet eşlik etti. Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu ve beraberindekiler, ilçenin çehresini değiştirecek ve Beyağaç’a estetik bir kimlik kazandıracak meydan düzenleme projesini yerinde değerlendirdi. İncelemeler kapsamında, bölge halkının sosyal yaşamına büyük katkı sunması hedeflenen ve yapımı kısa sürede hayata geçirilecek yeni sosyal tesis alanına da gidilerek projenin teknik süreçleri ve uygulama takvimi üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Güç birliğiyle Beyağaç’ın geleceğine yatırım Saha incelemelerinin ardından Beyağaç Belediyesi’ne resmi bir ziyaret gerçekleştiren Başkan Çavuşoğlu, Beyağaç Belediye Başkanı Sezayi Pütün ile bir araya geldi. İlçenin öncelikli altyapı ve üstyapı ihtiyaçlarınınmasaya yatırıldığı ziyarette, Büyükşehir ve ilçe belediyesinin ortaklaşa yürüteceği projeler detaylandırıldı. İlçenin geleceğine değer katacak yatırımları kararlılıkla sürdüreceklerini belirten Başkan Çavuşoğlu, Denizli’nin tüm ilçelerinde olduğu gibi Beyağaç’ta da vatandaşların yaşam kalitesini artıracak adımları hayata geçirdiklerinin altını çizdi.

Devam