Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
8 Ağustos 2026 Cumartesi
Ekonomi Haberleri
4 Ağustos 2026

Horzum’dan Yeni Parti Mesajı

Yeni Parti Kurucu Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum, partisinin teşkilatlanma sürecini, siyasi gelişmeleri ve Türkiye’nin ekonomik gündemini değerlendirdi. Horzum, 19 ilçede teşkilatlanmanın tamamlandığını açıklarken, 13 ilçe belediye başkanı ile Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı’nın Yeni Parti ile yol yürüyeceğini söyledi. Horzum, CHP’de kalma kararı alan Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan’a ilişkin soruları da yanıtladı. Yeni Parti Kurucu Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum, teşkilatlanma süreci başta olmak üzere gündemdeki siyasi ve ekonomik gelişmeleri değerlendirmek ve kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla Denizli Gazeteciler Cemiyeti’nde basın toplantısı düzenledi. Horzum’a toplantıda Yeni Parti Kurucu Kadın Kolları İl Başkanı Ayşen Kocabay ile Kurucu Gençlik Kolları İl Başkanı Kadir Hazer eşlik etti. Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Horzum, partisinin Denizli teşkilatının resmi kuruluş sürecinin tamamlandığını, 19 ilçede ilçe başkanlarının yönetimleriyle birlikte göreve başladığını açıkladı. “RESMİ OLARAK KURUCU BAŞKAN VE YÖNETİCİLERİZ” Horzum, Denizli teşkilatının resmi bildirimlerinin tamamlandığını belirterek, Yeni Parti’nin kent genelinde örgütlenmesini kısa sürede gerçekleştirdiğini söyledi. Yeni bir yolculuğa çıktıklarını belirten Horzum; “Dün itibarıyla Denizli’de il başkanlığımız 26 yöneticisi ile birlikte, disiplin kurulu başkanımız ve yöneticileri ile birlikte, ayrıca 19 ilçede 19 ilçe başkanımız yönetimleriyle birlikte valiliğe ve ilçelerimizde kaymakamlıklara bildirimlerini yaptılar. Resmi olarak unvanlarımızı aldık. Her birimiz kurucu başkan ve kurucu yönetim kurulu üyeleri olarak atanmış bulunmaktayız. Bugün de karşınızda yeni partimizin ilk kadın kolları başkanımız Ayşen Kocabay ve ilk gençlik kolları başkanımız Sayın Kadir Hazer’le birlikte çıktık. Yeni bir yolculuğa çıktık. Bu yolculuğun öncelikle şehrimize, ülkemize ve tüm dünyaya hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. En büyük temennim, daha büyük başarılara ve daha büyük zaferlere hep birlikte imza atmak, hep birlikte çalışmaktır.” “KAVGAYA DEĞİL, HALKIN SORUNLARINA ODAKLANACAĞIZ” Horzum, ulusal medyada siyasi partilerin iç tartışmalarının gündemin önüne geçtiğini belirterek, Yeni Parti’nin bu tartışmaların tarafı olmayacağını söyleyerek; “Hal böyleyken ulusal kanallarda, özellikle televizyonlarda her gün koca koca adamların, hiçbir konuyu bilmedikleri halde her konuyu bilen, kendilerine gazeteci, yazar, düşünür diyen kişilerin sadece ve sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin iç kararlarını tartışmış olmaları emin olun bu ülkenin bir ayıbıdır. Önceden diziler vardı, onlara konsantre olurduk. Ama şu anda görüyoruz ki kavgaya odaklanılıyor. Biz Yeni Parti olarak asla kavganın bir tarafı olmayacağız. Biz Yeni Parti olarak dikiz aynasına bakarak araç kullanılmayacağını biliyoruz. Dikiz aynasına bakarak araç kullanırsanız kaza yaparsınız. Biz Yeni Parti olarak önümüze bakacağız, halkın sorunlarıyla dertleneceğiz, onların dertlerine derman bulmak için gecemizi gündüzümüze katacağız.” dedi. “19 İLÇEDE ÖRGÜTLENDİK, KONGRELERİMİZİ YAPACAĞIZ” Yeni Parti’nin Denizli’de 19 ilçede örgütlendiğini açıklayan Horzum, önümüzdeki bir veya bir buçuk aylık süreçte kongrelerin yapılacağını belirtti. Horzum, partinin toplumun farklı kesimlerine açık olduğunu ancak siyasi çizgileri konusunda net olduklarını söyledi. Yeni Partinin vizyonunu açıklayan Horzum; “Gül gibi açılmak istiyoruz. Bugün yeni parti il başkanıyım. Yeni bir partimiz kuruldu. Ne yapacağız? Söylediğim gibi 19 ilçemizde örgütlendik. Bir ay veya bir buçuk ay içerisinde biz kongrelerimizi yapacağız. İlk kuruluş kongrelerimizde de göreceksiniz ki gül gibi açıldığımızı. Çünkü biz toplumun her kesimine ilan ettik. Bütün yurttaşlarımıza emin olun kapımız sonuna kadar açıktır.” dedi. “BAYRAKLA, CUMHURİYETLE VE ATATÜRK’LE SORUNU OLMAYANLARLA YÜRÜYECEĞİZ” Partisinin kimlerle yol yürüyeceğini de açıklayan Horzum, siyasi çizgilerinin temel kriterlerini sıralayarak; “Kimlerle yol yürüyeceğiz? Bayrakla sorunu olmayanlarla yol yürüyeceğiz. Dinle sorunu olmayanlarla kesinlikle yol yürüyeceğiz. Misak-ı Milli sınırlarıyla sorunu olmayan her yurttaşımızla yol yürüyeceğiz. Cumhuriyet ve Cumhuriyet kazanımlarıyla sorunu olmayan her yurttaşımız bizim başımızın tacıdır. Bu ülkenin kurtarıcısı ve kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’le sorunu olmayan her yurttaşımızla biz yol yürümeye hazırız.” dedi. Türkiye’de siyasetin ideolojik ayrışmaların ötesinde bir noktaya taşındığını savunan Horzum, Denizlililere de çağrıda bulunarak; “Denizli’de siyasi görüşünüz ne olursa olsun, bu vatanı seviyorsanız, bu vatanda özgür ve hür bir şekilde yaşamak istiyorsanız, bu vatanın idarecilerinin meşruiyetini Beyaz Saray’dan değil de sizden almasını istiyorsanız, gelin bu şemsiyenin altında el ele, kol kola, omuz omuza beraber yürüyelim. Çünkü başka bir Türkiye Cumhuriyeti yok, başka bir cumhuriyetimiz emin olun yok. Cumhuriyetimiz ayaklarımızın altından kayıp giderken hiç kimsenin konfor alanında oturmaya hakkı da yok.” dedi. “HALKIMIZDAN IBAN İSTEĞİ GELDİ” Partinin kuruluş sürecinde vatandaşlardan destek gördüklerini belirten Horzum, özellikle Denizli’nin ilçelerinden kendisini arayan vatandaşların maddi katkı sunmak istediklerini ifade ederek; “Tavas’tan, Çameli’sinden, Çivril’den yüreğiyle emekli teyzelerim, amcalarım aradılar. Benden IBAN istediler. ‘Para göndereceğiz, yardım edeceğiz’ dediler. Yani bunu duymak bile emin olun, bu Kuvayi Milliye ruhuyla hareket etmenin sinyalleridir.” dedi. Partinin finansmanına ilişkin soruyu da yanıtlayan Horzum, bağış kampanyasının vatandaşlardan gelen talepler üzerine başlatıldığını belirterek; “Bu parti zaten bizim partimiz değil, halkın partisidir. İsmini de halkımız koymuştur ve finansmanı da halkımız sağlamıştır. Bu kadar açığız ve netiz. Hiçbir şekilde veremeyecek bir hesabımız yok. Yarın bir gün, örneğin Kale’nin Kozlu ilçesinde teyzem 100 TL gönderiyorsa, emin olun herhangi bir tüccarın, sanayicinin ve zenginin verdiği 100 milyondan bizim için daha değerlidir.” dedi. “HALK UMUDUNU VE GÜVENİNİ KAYBETMİŞ DURUMDA” Yeni Parti’nin kuruluş gerekçelerinden birinin halkın talebi olduğunu ifade eden Horzum, “Siyaset iki şey üzerine yapılır arkadaşlar: Bir güven, iki umut. Şu anda halkımız mevcut siyasi partilere baktığında, başta iktidar olmak üzere, umudunu kaybetmiş, güvenini kaybetmiş durumdadır. Biz halkımıza yeniden umut ve güven aşılayarak yolumuza devam edeceğiz. İsterse üç ay sonra olsun, isterse altı ay sonra olsun, isterse bir yıl sonra olsun; size buradan söz veriyoruz ki gecemizi gündüzümüze katıp bu zulümden bu milleti kurtarmak bizim boynumuzda büyük bir vebaldir.” dedi. Horzum, Yeni Parti’nin gençlerden çiftçilere, sanayicilerden esnafa, emeklilerden emekçilere kadar toplumun farklı kesimlerine umut olma iddiasıyla yola çıktığını söyledi. BASIN MENSUPLARI SORDU: “ŞENİZ DOĞAN’IN CHP’DE KALMA KARARINI NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?” Toplantının soru-cevap bölümünde Horzum’a, Yeni Parti’ye geçeceği yönünde beklenti oluşan Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan’ın CHP’de kalma kararı da soruldu. Horzum, daha önce Yeni Parti ile yol yürüme iradesi ortaya koyan belediye başkanları arasında Doğan’ın da bulunduğunu, ancak son kararın kendisine ait olduğunu söyledi. Horzum, belediye başkanlarıyla yapılan toplantıda Doğan’ın CHP’de kalma kararını açıkladığını belirterek, bu tercihin kendisini il başkanı olarak üzdüğünü ifade etti. Horzum; “Geçen hafta belediye başkanlarımızla yapılan toplantıda 14 belediye başkanı, il ve ilçe belediyelerinden bahsediyorum, bir belediye başkanımız hariç kabul etmişlerdi. Cumartesi de böyle bir sıkıntı yoktu, hiçbir sıkıntı yoktu. Pazartesi günü Şeniz Hanım kalacağını beyan etti. Kalacağını beyan etti; ne yapabilirsiniz? Ben isterdim ki bir il başkanı olarak 16 belediye başkanımızın on altısıyla, iki milletvekilimizin ikisiyle, nitekim örgütlerimiz de 19 ilçe başkanımız da yönetimlerle beraber geçtiyse, bunun da olmasını isterdim. Tabii ki olmadı. İl başkanı olarak belediye başkanlarının orada kalması beni üzer. Ama bunun cevabını verecek olan ben değilim. O cevabı verecek başkanın kendisi.” dedi. Horzum, Şeniz Doğan’ın CHP’de kalma kararını ne zaman öğrendiği yönündeki soruya da yanıt verdi. Kalma kararını sonradan öğrendiğini belirten; “Bana şimdi sorarsanız açıkça söylüyorum: İl başkanlığında meclislerle beraber yaptığımız toplantıya kadar bilmiyordum. O toplantıda ‘Ben kalmaya karar verdim’ dedi. Bu karar senindir. Cevabını ona sorun.” dedi. “13 İLÇE BELEDİYE BAŞKANI VE BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANIYLA YÜRÜYECEĞİZ” Şeniz Doğan’ın CHP’de kalma kararının ardından Yeni Parti ile yol yürüyecek belediye başkanlarının sayısının değiştiğini açıklayan Horzum, mevcut tabloyu da netleştirerek; “Bizimle beraber yol yürüyeceğini söyleyen bir büyükşehir belediye başkanımız, 14 ilçe belediye başkanımız vardı. Dün itibarıyla ilçe başkanlarımızdan bir tanesi kalma kararı aldığını beyan etti. Şu an itibarıyla 13 ilçe belediye başkanımız ve bir büyükşehir belediye başkanımızla yolda yürüyeceğiz.” dedi. SUBAŞIOĞLU’NA “ÜÇ” ÜZERİNDEN YANIT Horzum, AK Parti Denizli İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu’nun CHP’li belediye başkanlarının Yeni Parti’ye geçiş sürecinde baskı gördüğü yönündeki açıklamalarına da sert yanıt verdi. Horzum; “Sayın Subaşıoğlu’nun tespitlerine de geleyim. Konuşmasında iki aşamayı söyledi. Bir şunu söyledi: ‘Cumhuriyet Halk Partisi’nin altı okunu üçe böl, üçünüz bir taraf, üçünüz bir taraf alın’ dedi. Sayın Subaşıoğlu’nun aklını üç sayısı almış. Neden üç sayısı almış biliyor musunuz? Çünkü bir dönem önce Denizli’yi yönetirken üç belediye ile kalmış, üç dakika kalmış. İkinci olarak da şunu söyleyeyim: Sayın Subaşıoğlu, nüfusun bir dönem önce yüzde yüzünü yönetirken şu anda yüzde üçünü yönetiyor. O yüzden üç sayısı bunda kalmış, takıntı yapmış. Bundan da bir dahaki dönemde üçün birini de zor bulur; onu da söyleyeyim.” dedi. “HİÇBİR BELEDİYE BAŞKANINA BASKI YAPILMADI” Belediye başkanlarına baskı yapıldığı iddialarını kesin bir dille reddeden Horzum, geçmiş yıllardaki siyasi gelişmeleri örnek göstererek Subaşıoğlu’nu eleştirdi. Horzum; “Arkadaşlar, hangi çağda yaşıyoruz? Hiçbir belediye başkanımıza, ki hepsine de sorabilirsiniz, hepsine de görüşüyorsunuz, hiçbir şekilde ve şartta baskı olmamıştır. Biz zaten baskıya karşıyız. Eğer Sayın Subaşıoğlu baskı görmek istiyorsa, 2017 yılında dört büyükşehir belediye başkanının istifaya zorlanmalarına bir baksın. İstanbul’a, Ankara’ya, Balıkesir’e baksın. O Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı çıkıp da kameralar önünde ‘Artık baskılar ve tehditler sadece bana değil, eşime ve çocuklarıma yapılan baskı ve tehditler’ diye istifa eden belediye başkanlarına baksın. Baskıyı görmek istiyorsan Sayın Subaşıoğlu, Afyon’a baksın, Aydın’a baksın; ‘Ya hapse tıkıl ya bize katıl’ diye yapılan baskılara baksın. Bu, aynaya bakarak konuşmuş. Aynaya bakınca kendi baskılarını gördüğü için biz de öyle zannediyor.” dedi. “BİZE MİLLETİMİZ YETER” Yeni Parti’nin kuruluşundan itibaren halk desteğini temel güç olarak gördüğünü belirten Horzum, parti teşkilatlarının kısa sürede 19 ilçede kurulmasını da bu desteğin göstergesi olarak değerlendirerek; “Gerçekten bir parti düşünün ki kurulduğu gün, kurulduğu gün ülkenin ana muhalefet partisi olsun. Bir örgütlenme düşünün ki düdüğü çaldığınız dakika 19 ilçede örgütlenmişsiniz. Evet, bu bizim örgütlerin gücü değil; halkın isteği, halkın talebi ve halkın gücüdür. Bırakalım binalar çok isteyenlerin olsun. Bırakalım hazine yardımları onların olsun. Bırakalım araçlar onların olsun. Bize milletimiz yeter diyoruz. Yüzümüz her zaman millete dönüktü; bundan sonra da millete dönük olarak bu yolda yolumuza devam edeceğiz.” dedi.  Horzum, konuşmasının sonunda Yeni Parti teşkilatlarının 19 ilçede çalışmaya başladığını belirterek, vatandaşlarla doğrudan temas kuracaklarını söyleyerek; “Hiç üşenmeyeceğiz, hiç erinmeyeceğiz. Kapı kapı gezeceğiz, hane haneye gireceğiz. Tüm sokaklarda bizlerin izini göreceksiniz. Çünkü biz ayıplı bir şey yapmadık. Bizim alnımız açık, başımız dik. O yüzden de bu sokaklarda rahatça gezebilecek, halkın desteğini rahatça alabilecek bir potansiyelimiz var.” dedi. İlk

3 Ağustos 2026

Denizli İhracatı Aylık Bazda 500 Milyon Dolar Sınırında

Temmuz ayı ihracat rakamları açıklandı. Ülkemiz ihracatı Temmuzda yüzde 2,9 artışla 25,6 milyar dolar olarak gerçekleşti. TİM tarafından açıklanan Denizli ihracatı Temmuz ayında yüzde 18,1 artışla 484 milyon dolar oldu. Denizli İhracatçılar Birliği'nce kayda alınan ihracat ise yüzde21,9 artışla 376 milyon dolar oldu. Hem Temmuz ayında hem de Ocak-Temmuz döneminde ülke genelinde 8'inci sıradaki yerimizi koruyoruz. Geçtiğimiz yılın aynı ayına göre iş günü sayısının aynı olmasına rağmen ihracatımızda artış kaydedilmiş olmasını, Denizlili ihracatçılarımızın küresel ekonomideki zorlu koşullara rağmen üretim ve ihracat kararlılığını sürdürdüğünü göstermesi açısından sevindirici bir gelişme olarak değerlendirebiliriz. Ocak-Temmuz döneminde ise Denizli ihracatı yüzde 8,8artışla 2 milyar 930 milyon dolar olarak gerçekleşti. Küresel ölçekte yaşanan tüm belirsizliklere ve yoğun rekabet baskısına rağmen elde ettiğimiz bu performansla birlikte, yıl sonu hedefimize emin adımlarla ilerliyoruz. Yılın kalan döneminde ihracatçılarımızın ortaya koyacağı performanslabirlikte bu hedefe ulaşacağımıza inanıyoruz.  Önde Gelen Tüm Sektörlerimizde İhracat Artışı Temmuz ayında, ilimizin tekstil-konfeksiyon ihracatı yüzde 14 artışla 135 milyon dolar, elektrik-elektronik ihracatı yüzde 33 artışla 130 milyon dolar, demir-demir dışı metaller ihracatı yüzde 15 artışla 72 milyon dolar, tarım ihracatı yüzde 30artışla 32 milyon dolar, madencilik ihracatı yüzde 15 artışla31 milyon dolar oldu. Temmuz ayında Denizli, tüm ana sektörlerde ihracat artışı sağlayarak güçlü bir performans ortaya koydu. Özellikle elektrik-elektronik sektörünün yüzde 33 ve tarım sektörününyüzde 30 oranındaki artışlarıyla öne çıktığını söyleyebiliriz. Bir diğer dikkat çekici gelişme ise; Ocak-Temmuz döneminde Türkiye geneli tekstil ve konfeksiyon ihracatı daralma eğilimini sürdürürken, Denizli'nin sınırlı da olsa yeniden büyüme patikasına geçmesi, ilimizin sektör bazında ülke ortalamasından pozitif ayrıştığını gösteriyor. Bu tablo, Denizlili ihracatçılarımızın zorlu küresel piyasa koşullarına hızla uyum sağlayabildiğini, pazar çeşitliliği ve yüksek üretim kabiliyeti sayesinde rekabet gücünü korumayı başardığını ortaya koyuyor. Zirvede Yine İngiltere Var Temmuz ayında, ilimiz ihracatında lider konumda olan İngiltere'ye ihracatımız yüzde 31 oranında artışla 82 milyon dolar olarak kaydedildi. Ardından gelen ABD’ye ihracatımız yüzde 2,9 azalışla 45 milyon dolar, üçüncü sırada yer alan Almanya’ya ihracatımız yüzde 10 artışla 37 milyon dolar, dördüncü sırada yer alan İtalya’ya ihracatımız yüzde 36artışla 36 milyon dolar, beşinci sırada yer alan Hollanda’yaihracatımız yüzde 36 artışla 25 milyon dolar olarak gerçekleşti.  Döviz Dönüşüm Desteğinin Süresi 31 Ocak 2027’ye Kadar Uzatıldı 1 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan düzenlemeyle, 31 Temmuz 2026 tarihinde sona ermesi beklenen Döviz Dönüşüm Desteğinin süresi 31 Ocak 2027tarihine kadar uzatıldı. İhracatçılarımıza kur istikrarı, maliyet yönetimi ve nakit akışı açısından önemli katkı sağlayan bu desteğin uzatılmasını memnuniyetle karşılıyor, alınan kararda emeği ve katkısı bulunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür ediyoruz. Yeni Tebliğ ile döviz almama taahhüdü yerine döviz pozisyonu esasına geçiliyor. Bunun yanında firmaların oluşturduğu katma değer dikkate alınarak destek kapsamında yararlanabilecekleri döviz tutarlarına üst limit getirilebilecek. Aracılı ihracata ilişkin yeni uygulamalar devreye alınırken, denetim ve kontrol mekanizmaları da daha etkin hale getiriliyor. Finansmana erişimin zorlaştığı, uluslararası pazarlarda rekabet koşullarının her geçen gün daha da ağırlaştığı bu dönemde, ihracatçılarımıza sağlanan %3 oranındaki döviz dönüşüm desteğinin 31 Ocak 2027 tarihine kadar uzatılmasını önemli buluyoruz. Bunun yanında, destek sisteminin daha etkin ve hedef odaklı hale getirilmesini amaçlayan yeni düzenlemelerin de ihracatçılarımız açısından dikkatle takip edilmesi gerektiğine inanıyoruz. 1  Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girecek uygulamaya ilişkin ayrıntılar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından yayımlanacak usul ve esaslarla netleşecek olup, süreç netleştikçe üyelerimizi bilgilendirmeyi sürdüreceğiz. ABD'den Yeni Gümrük Tarifesi Kararı ABD, 24 Temmuz 2026 itibarıyla 60 ticaret ortağını kapsayan yeni gümrük tarifelerini yürürlüğe aldı. Yeni düzenleme kapsamında; Türkiye'den ABD'ye ihraç edilen ve muafiyet kapsamı dışında kalan ürünlere %12,5 oranında ek gümrük vergisi uygulanacak. ABD, Denizli’nin yıllık 400 milyon doların üzerindeki ihracatı ve yaklaşık %9’luk payıyla en önemli pazarlarından biri olmayı sürdürüyor. Özellikle Hindistan, Pakistan ve Vietnam’ın %10 tarife grubunda, Türkiye’nin ise %12,5 tarife grubunda yer almasını; başta ev tekstili olmak üzere fiyat rekabetinin yoğun olduğu sektörlerde rekabet avantajımızı olumsuz etkileyebilecek bir gelişme olarak değerlendirebiliriz. Kararın ürün bazındaki kapsamı ve uygulanacak istisnalara ilişkin detayların önümüzdeki süreçte netleşmesi bekleniyor. Temmuz Ayında Tüketici Fiyat Endeksi (Tüfe) Aylık%1,78; Yıllık %31,75 Arttı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Temmuzayında Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık bazda yüzde 1,78, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ise yüzde 1,52arttı. Bu artışlarla birlikte yıllık enflasyon, TÜFE'de yüzde 31,75, Yİ-ÜFE'de ise yüzde 27,83 seviyesine ulaştı. Temmuz ayında aylık enflasyon yüzde 1,78 ile beklentilerin altında gelse de yıllık enflasyonun yüzde 31,75 seviyesinde bulunması fiyat baskılarının ekonomide etkisini sürdürdüğünü gösteriyor.  Körfez Ülkelerinde yaşanan gerilimin küresel petrol fiyatlarını yükseltmesi ve bunun akaryakıt fiyatlarına yansıması sonucunda, ulaştırma grubu Temmuz ayında enflasyona en yüksek katkıyı sağlayan harcama grubu olarak öne çıktı. Aylık enflasyonda önceki dönemlere kıyasla daha ılımlı bir görünüm oluşsa da, yıllık enflasyonun halen yüzde 30'un üzerinde seyretmesi fiyat istikrarının  tam anlamıyla sağlanamadığını ve dezenflasyon sürecinin hala zamana ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Üretici enflasyonunun yüzde 28 seviyesinde seyretmesi ise, maliyet baskılarının kısmen azaldığına işaret etse de üretici fiyatlarından tüketici fiyatlarına geçiş etkisi hâlen önemli bir unsur olmaya devam ediyor.  Bu nedenle maliyet kanadındaki iyileşmenin kalıcı halegelmesi hem fiyatlandırma davranışlarının normalleşmesi hem de reel sektörün planlama kapasitesinin güçlenmesi açısından önemli bir başlık olmaya devam ediyor. Türkiye İmalat PMI Temmuz Ayında 47,7 Olarak Gerçekleşti Haziran ayında 47,1 olan manşet PMI, Temmuz’da 47,7’ye yükselmekle birlikte 50,0 eşik değerinin altında kalarak imalat sektöründeki belirgin yavaşlamanın sürdüğüne işaret etti. Yeni siparişlerdeki azalış Hazirana göre biraz daha düşük hızda gerçekleşse de belirgin düzeyde devam etti. Anket katılımcıları, yeni siparişlerdeki azalışı olumsuz piyasa koşullarına ve fiyat baskılarına bağladı. PMI verilerindeki sınırlı toparlanmaya rağmen endeksin eşik değerin altında kalmayı sürdürmesi, imalat sanayinde talep koşullarının henüz güç kazanamadığını gösteriyor.  Türkiye Sektörel PMI: Zorlu Faaliyet Koşulları Devam Ediyor İmalat sektöründe zorlu faaliyet koşulları Temmuz ayında da yaygın olarak hissedildi. Bunun en belirgin istisnasını 54,2 ile güçlü bir performans sergileyen giyim ve deri ürünleri sektörü oluştururken, elektrikli ve elektronik ürünler sektörü de 52,5 seviyesine yükselerek muhtemelen küresel yapay zekâ yatırımlarının da etkisiyle yeniden büyüme bölgesine geçti. Metalik olmayan mineral ürünler grubu da 50,3 değeriyle eşik seviyenin üzerinde yer aldı. Ancak, daha genel olarak bakıldığında, kalan 7 sektörün 50 eşik değerin altında kaldığını ve zorlu faaliyet koşullarıyla karşı karşıya kalmaya devam ettiklerini gözlemliyoruz. PMI verileri, birçok sektörde talebin istenilen seviyeye ulaşamadığını ve üretim faaliyetlerinin baskı altında kalmaya devam ettiğini gösteriyor. Küresel talepteki dalgalanmalar, yüksek finansman maliyetleri ve üretim üzerindeki maliyet baskıları ihracatçı firmalarımızı etkilemeye devam ediyor. İmalat sanayinde üretim, siparişler ve tedarik süreçlerine ilişkin göstergelerde görülecek iyileşmenin kalıcı hale gelmesi, ihracat performansının desteklenmesi açısından önem taşıyor. Merkez Bankası Politika Faizini Yüzde 37’de Sabit Tuttu Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutma kararını piyasa beklentileri doğrultusunda değerlendirdiğimizde, öncelikle enflasyonla mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesinin önem taşıdığını düşünüyoruz. Enflasyonda kalıcı iyileşmenin sağlanmasıyla birlikte para politikasında başlayacak normalleşme sürecinin, ihracatçılarımızın finansmana erişimini kolaylaştıracak adımlarla desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz. Dünyada Para Politikalarında Temkinli Duruş Sürüyor ABD Merkez Bankası (FED), Kevin Warsh başkanlığındaki ikinci toplantısında politika faizini beklentiler dahilinde yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tuttu. Fed bu kararla politika faizini üst üste beşinci kez sabit bıraktı. Bu toplantı, 2016'dan bu yana politika değişikliğine ilişkin aynı yönde üç karşı oy verildiği ilk toplantı oldu. 2016 yılından bu yana ilk kez politika kararına ilişkin aynı yönde üç karşı oyun kullanılmış olması, Fed üyeleri arasında para politikasının geleceğine ilişkin görüş ayrılıklarının arttığını gösteriyor. Fed Başkanı Kevin Warsh'ın enflasyonda kalıcı iyileşmenin zaman alacağını vurgulaması da faiz indirim sürecinin beklenenden daha temkinli ilerleyebileceğine işaret ediyor. Bu durum, küresel finansal koşulların bir süre daha sıkı kalabileceği beklentisini güçlendiriyor. Avrupa Merkez Bankası’nın temmuz ayında politika faizini yüzde 2,25 seviyesinde sabit tutmasını, Euro Bölgesi’nde enflasyonun haziran ayında gerilemesinin de etkisiyle temkinli bir duruşun devamı olarak değerlendiriyoruz. ECB, haziran ayındaki toplantısında yaklaşık üç yıl aradan sonra ilk kez mevduat faizini yüzde 2,0’dan yüzde 2,25’e yükseltmişti. Son kararda ise enflasyonun mayıstaki yüzde 3,2 seviyesinden haziranda yüzde 2,8’e gerilemesi ve enerji fiyatlarındaki gelişmelerin yakından takip edilmesiyle faiz oranında değişikliğe gidilmedi. Bununla birlikte enflasyonun hâlâ ECB’nin yüzde 2’lik hedefinin üzerinde olması, para politikasında ihtiyatlı yaklaşımın sürdürülmesini gerekli kılıyor. Avrupa’nın Türkiye’nin en önemli ihracat pazarlarından biri olması nedeniyle Euro Bölgesi’ndeki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, jeopolitik riskler ve Avrupa’daki talep koşulları ihracatçılarımız açısından önemini koruyor. Avrupa ekonomisinde fiyat istikrarının güçlenmesi ve ekonomik aktivitenin toparlanması, ihracatımız açısından da olumlu bir zemin oluşturacak.

3 Ağustos 2026

Denizli İhracatı Aylık Bazda 500 Milyon Dolar Sınırında

Temmuz ayı ihracat rakamları açıklandı. Ülkemiz ihracatı Temmuzda yüzde 2,9 artışla 25,6 milyar dolar olarak gerçekleşti. TİM tarafından açıklanan Denizli ihracatı Temmuz ayında yüzde 18,1 artışla 484 milyon dolar oldu. Denizli İhracatçılar Birliği'nce kayda alınan ihracat ise yüzde21,9 artışla 376 milyon dolar oldu. Hem Temmuz ayında hem de Ocak-Temmuz döneminde ülke genelinde 8'inci sıradaki yerimizi koruyoruz. Geçtiğimiz yılın aynı ayına göre iş günü sayısının aynı olmasına rağmen ihracatımızda artış kaydedilmiş olmasını, Denizlili ihracatçılarımızın küresel ekonomideki zorlu koşullara rağmen üretim ve ihracat kararlılığını sürdürdüğünü göstermesi açısından sevindirici bir gelişme olarak değerlendirebiliriz. Ocak-Temmuz döneminde ise Denizli ihracatı yüzde 8,8artışla 2 milyar 930 milyon dolar olarak gerçekleşti. Küresel ölçekte yaşanan tüm belirsizliklere ve yoğun rekabet baskısına rağmen elde ettiğimiz bu performansla birlikte, yıl sonu hedefimize emin adımlarla ilerliyoruz. Yılın kalan döneminde ihracatçılarımızın ortaya koyacağı performanslabirlikte bu hedefe ulaşacağımıza inanıyoruz.  Önde Gelen Tüm Sektörlerimizde İhracat Artışı Temmuz ayında, ilimizin tekstil-konfeksiyon ihracatı yüzde 14 artışla 135 milyon dolar, elektrik-elektronik ihracatı yüzde 33 artışla 130 milyon dolar, demir-demir dışı metaller ihracatı yüzde 15 artışla 72 milyon dolar, tarım ihracatı yüzde 30artışla 32 milyon dolar, madencilik ihracatı yüzde 15 artışla31 milyon dolar oldu. Temmuz ayında Denizli, tüm ana sektörlerde ihracat artışı sağlayarak güçlü bir performans ortaya koydu. Özellikle elektrik-elektronik sektörünün yüzde 33 ve tarım sektörününyüzde 30 oranındaki artışlarıyla öne çıktığını söyleyebiliriz. Bir diğer dikkat çekici gelişme ise; Ocak-Temmuz döneminde Türkiye geneli tekstil ve konfeksiyon ihracatı daralma eğilimini sürdürürken, Denizli'nin sınırlı da olsa yeniden büyüme patikasına geçmesi, ilimizin sektör bazında ülke ortalamasından pozitif ayrıştığını gösteriyor. Bu tablo, Denizlili ihracatçılarımızın zorlu küresel piyasa koşullarına hızla uyum sağlayabildiğini, pazar çeşitliliği ve yüksek üretim kabiliyeti sayesinde rekabet gücünü korumayı başardığını ortaya koyuyor. Zirvede Yine İngiltere Var Temmuz ayında, ilimiz ihracatında lider konumda olan İngiltere'ye ihracatımız yüzde 31 oranında artışla 82 milyon dolar olarak kaydedildi. Ardından gelen ABD’ye ihracatımız yüzde 2,9 azalışla 45 milyon dolar, üçüncü sırada yer alan Almanya’ya ihracatımız yüzde 10 artışla 37 milyon dolar, dördüncü sırada yer alan İtalya’ya ihracatımız yüzde 36artışla 36 milyon dolar, beşinci sırada yer alan Hollanda’yaihracatımız yüzde 36 artışla 25 milyon dolar olarak gerçekleşti.  Döviz Dönüşüm Desteğinin Süresi 31 Ocak 2027’ye Kadar Uzatıldı 1 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan düzenlemeyle, 31 Temmuz 2026 tarihinde sona ermesi beklenen Döviz Dönüşüm Desteğinin süresi 31 Ocak 2027tarihine kadar uzatıldı. İhracatçılarımıza kur istikrarı, maliyet yönetimi ve nakit akışı açısından önemli katkı sağlayan bu desteğin uzatılmasını memnuniyetle karşılıyor, alınan kararda emeği ve katkısı bulunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür ediyoruz. Yeni Tebliğ ile döviz almama taahhüdü yerine döviz pozisyonu esasına geçiliyor. Bunun yanında firmaların oluşturduğu katma değer dikkate alınarak destek kapsamında yararlanabilecekleri döviz tutarlarına üst limit getirilebilecek. Aracılı ihracata ilişkin yeni uygulamalar devreye alınırken, denetim ve kontrol mekanizmaları da daha etkin hale getiriliyor. Finansmana erişimin zorlaştığı, uluslararası pazarlarda rekabet koşullarının her geçen gün daha da ağırlaştığı bu dönemde, ihracatçılarımıza sağlanan %3 oranındaki döviz dönüşüm desteğinin 31 Ocak 2027 tarihine kadar uzatılmasını önemli buluyoruz. Bunun yanında, destek sisteminin daha etkin ve hedef odaklı hale getirilmesini amaçlayan yeni düzenlemelerin de ihracatçılarımız açısından dikkatle takip edilmesi gerektiğine inanıyoruz. 1  Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girecek uygulamaya ilişkin ayrıntılar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından yayımlanacak usul ve esaslarla netleşecek olup, süreç netleştikçe üyelerimizi bilgilendirmeyi sürdüreceğiz. ABD'den Yeni Gümrük Tarifesi Kararı ABD, 24 Temmuz 2026 itibarıyla 60 ticaret ortağını kapsayan yeni gümrük tarifelerini yürürlüğe aldı. Yeni düzenleme kapsamında; Türkiye'den ABD'ye ihraç edilen ve muafiyet kapsamı dışında kalan ürünlere %12,5 oranında ek gümrük vergisi uygulanacak. ABD, Denizli’nin yıllık 400 milyon doların üzerindeki ihracatı ve yaklaşık %9’luk payıyla en önemli pazarlarından biri olmayı sürdürüyor. Özellikle Hindistan, Pakistan ve Vietnam’ın %10 tarife grubunda, Türkiye’nin ise %12,5 tarife grubunda yer almasını; başta ev tekstili olmak üzere fiyat rekabetinin yoğun olduğu sektörlerde rekabet avantajımızı olumsuz etkileyebilecek bir gelişme olarak değerlendirebiliriz. Kararın ürün bazındaki kapsamı ve uygulanacak istisnalara ilişkin detayların önümüzdeki süreçte netleşmesi bekleniyor. Temmuz Ayında Tüketici Fiyat Endeksi (Tüfe) Aylık%1,78; Yıllık %31,75 Arttı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Temmuzayında Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık bazda yüzde 1,78, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ise yüzde 1,52arttı. Bu artışlarla birlikte yıllık enflasyon, TÜFE'de yüzde 31,75, Yİ-ÜFE'de ise yüzde 27,83 seviyesine ulaştı. Temmuz ayında aylık enflasyon yüzde 1,78 ile beklentilerin altında gelse de yıllık enflasyonun yüzde 31,75 seviyesinde bulunması fiyat baskılarının ekonomide etkisini sürdürdüğünü gösteriyor.  Körfez Ülkelerinde yaşanan gerilimin küresel petrol fiyatlarını yükseltmesi ve bunun akaryakıt fiyatlarına yansıması sonucunda, ulaştırma grubu Temmuz ayında enflasyona en yüksek katkıyı sağlayan harcama grubu olarak öne çıktı. Aylık enflasyonda önceki dönemlere kıyasla daha ılımlı bir görünüm oluşsa da, yıllık enflasyonun halen yüzde 30'un üzerinde seyretmesi fiyat istikrarının  tam anlamıyla sağlanamadığını ve dezenflasyon sürecinin hala zamana ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Üretici enflasyonunun yüzde 28 seviyesinde seyretmesi ise, maliyet baskılarının kısmen azaldığına işaret etse de üretici fiyatlarından tüketici fiyatlarına geçiş etkisi hâlen önemli bir unsur olmaya devam ediyor.  Bu nedenle maliyet kanadındaki iyileşmenin kalıcı halegelmesi hem fiyatlandırma davranışlarının normalleşmesi hem de reel sektörün planlama kapasitesinin güçlenmesi açısından önemli bir başlık olmaya devam ediyor. Türkiye İmalat PMI Temmuz Ayında 47,7 Olarak Gerçekleşti Haziran ayında 47,1 olan manşet PMI, Temmuz’da 47,7’ye yükselmekle birlikte 50,0 eşik değerinin altında kalarak imalat sektöründeki belirgin yavaşlamanın sürdüğüne işaret etti. Yeni siparişlerdeki azalış Hazirana göre biraz daha düşük hızda gerçekleşse de belirgin düzeyde devam etti. Anket katılımcıları, yeni siparişlerdeki azalışı olumsuz piyasa koşullarına ve fiyat baskılarına bağladı. PMI verilerindeki sınırlı toparlanmaya rağmen endeksin eşik değerin altında kalmayı sürdürmesi, imalat sanayinde talep koşullarının henüz güç kazanamadığını gösteriyor.  Türkiye Sektörel PMI: Zorlu Faaliyet Koşulları Devam Ediyor İmalat sektöründe zorlu faaliyet koşulları Temmuz ayında da yaygın olarak hissedildi. Bunun en belirgin istisnasını 54,2 ile güçlü bir performans sergileyen giyim ve deri ürünleri sektörü oluştururken, elektrikli ve elektronik ürünler sektörü de 52,5 seviyesine yükselerek muhtemelen küresel yapay zekâ yatırımlarının da etkisiyle yeniden büyüme bölgesine geçti. Metalik olmayan mineral ürünler grubu da 50,3 değeriyle eşik seviyenin üzerinde yer aldı. Ancak, daha genel olarak bakıldığında, kalan 7 sektörün 50 eşik değerin altında kaldığını ve zorlu faaliyet koşullarıyla karşı karşıya kalmaya devam ettiklerini gözlemliyoruz. PMI verileri, birçok sektörde talebin istenilen seviyeye ulaşamadığını ve üretim faaliyetlerinin baskı altında kalmaya devam ettiğini gösteriyor. Küresel talepteki dalgalanmalar, yüksek finansman maliyetleri ve üretim üzerindeki maliyet baskıları ihracatçı firmalarımızı etkilemeye devam ediyor. İmalat sanayinde üretim, siparişler ve tedarik süreçlerine ilişkin göstergelerde görülecek iyileşmenin kalıcı hale gelmesi, ihracat performansının desteklenmesi açısından önem taşıyor. Merkez Bankası Politika Faizini Yüzde 37’de Sabit Tuttu Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutma kararını piyasa beklentileri doğrultusunda değerlendirdiğimizde, öncelikle enflasyonla mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesinin önem taşıdığını düşünüyoruz. Enflasyonda kalıcı iyileşmenin sağlanmasıyla birlikte para politikasında başlayacak normalleşme sürecinin, ihracatçılarımızın finansmana erişimini kolaylaştıracak adımlarla desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz. Dünyada Para Politikalarında Temkinli Duruş Sürüyor ABD Merkez Bankası (FED), Kevin Warsh başkanlığındaki ikinci toplantısında politika faizini beklentiler dahilinde yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tuttu. Fed bu kararla politika faizini üst üste beşinci kez sabit bıraktı. Bu toplantı, 2016'dan bu yana politika değişikliğine ilişkin aynı yönde üç karşı oy verildiği ilk toplantı oldu. 2016 yılından bu yana ilk kez politika kararına ilişkin aynı yönde üç karşı oyun kullanılmış olması, Fed üyeleri arasında para politikasının geleceğine ilişkin görüş ayrılıklarının arttığını gösteriyor. Fed Başkanı Kevin Warsh'ın enflasyonda kalıcı iyileşmenin zaman alacağını vurgulaması da faiz indirim sürecinin beklenenden daha temkinli ilerleyebileceğine işaret ediyor. Bu durum, küresel finansal koşulların bir süre daha sıkı kalabileceği beklentisini güçlendiriyor. Avrupa Merkez Bankası’nın temmuz ayında politika faizini yüzde 2,25 seviyesinde sabit tutmasını, Euro Bölgesi’nde enflasyonun haziran ayında gerilemesinin de etkisiyle temkinli bir duruşun devamı olarak değerlendiriyoruz. ECB, haziran ayındaki toplantısında yaklaşık üç yıl aradan sonra ilk kez mevduat faizini yüzde 2,0’dan yüzde 2,25’e yükseltmişti. Son kararda ise enflasyonun mayıstaki yüzde 3,2 seviyesinden haziranda yüzde 2,8’e gerilemesi ve enerji fiyatlarındaki gelişmelerin yakından takip edilmesiyle faiz oranında değişikliğe gidilmedi. Bununla birlikte enflasyonun hâlâ ECB’nin yüzde 2’lik hedefinin üzerinde olması, para politikasında ihtiyatlı yaklaşımın sürdürülmesini gerekli kılıyor. Avrupa’nın Türkiye’nin en önemli ihracat pazarlarından biri olması nedeniyle Euro Bölgesi’ndeki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, jeopolitik riskler ve Avrupa’daki talep koşulları ihracatçılarımız açısından önemini koruyor. Avrupa ekonomisinde fiyat istikrarının güçlenmesi ve ekonomik aktivitenin toparlanması, ihracatımız açısından da olumlu bir zemin oluşturacak.

3 Ağustos 2026

Denizli Büyükşehir’den Honaz’a 32 Milyon Liralık Altyapı Haml

7 mahallede güvenli ve sağlıklı su dönemi başladı Denizli Büyükşehir Belediyesi DESKİ Genel Müdürlüğü, Honaz ilçesinde ekonomik ömrünü tamamlayan içme suyu hatlarını 32 milyon liralık yatırımla yeniledi. 7 mahalleyi kapsayan 4 bin 850 metrelik modern iletim hattı sayesinde arıza ve su kayıplarının önüne geçilirken, bölge sakinleri daha güvenli ve sağlıklı içme suyuna kavuştu. Kent genelinde yaşam kalitesini artırmak ve vatandaşlara kesintisiz içme suyu ulaştırmak amacıyla altyapı çalışmalarını aralıksız sürdüren Denizli Su ve Kanalizasyon İdaresi (DESKİ) Genel Müdürlüğü, Honaz ilçesinde hayata geçirilen projeyi tamamladı.İlçeye bağlı Haydar, Cumhuriyet, Hürriyet, Afşinbey, Hisar, Emirazizli ve Menteşe mahallelerini kapsayan 32 milyon TL bütçeli içme suyu hattı yenileme çalışmaları tamamlanarak sistem tam kapasiteyle devreye alındı. 4 bin 850 metrelik hat modernize edildi Sürdürülebilir su yönetimi ve su kaynaklarının verimli kullanılması hedefiyle yürütülen proje kapsamında, bölgede uzun süredir hizmet veren ve yıpranma nedeniyle arızalara yol açan altyapı tamamen modernize edildi. Bölgede yaşanan patlaklar nedeniyle su kayıplarına yol açan 4 bin 850 metre uzunluğundaki mevcut içme suyu iletim hattı, modern altyapı standartlarına uygun, yüksek dayanıklı yeni borularla değiştirildi. Su kayıplarına son, arz güvenliğine teminat Çalışmaların tamamlanarak hattın sisteme entegreedilmesiyle birlikte, bölgedeki altyapı yetersizliğinden kaynaklanan su israfı önemli ölçüde azaltıldı. Yapılan yatırımla hem su kaynakları koruma altına alındı hem de 7 mahallede yaşayan vatandaşlara ulaştırılan içme suyunun arz güvenliği ve kalitesi en üst seviyeye çıkarıldı.

3 Ağustos 2026

Denizli’de De Görülüyor! Evinize Girerse Sakın Öldürmeyin

Türkiye’nin farklı bölgelerinde evlere ve balkonlara giren iri çekirgelerin istilacı olmadığı bildirildi. Uzmanlar, çekirgelerin çıplak elle tutulmadan bir kap yardımıyla yakalanıp yeşil alana bırakılmasını önerdi Türkiye’nin batısında görülen iri çekirgelerin Balkanlar veya Afrika’dan gelen istilacı bir tür olduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı açıklandı. Marmara Bölgesi’nde yapılan incelemelerde tarımsal üretimi tehdit eden veya ekonomik zarara yol açan bir çekirge popülasyonu tespit edilmedi. Görüntülerdeki canlıların büyük bölümünün, 5-6 santimetre uzunluğa ulaşabilen beyaz yüzlü çalı çekirgesi olduğu belirtildi. Uzmanlar, yerli türün insanlara hastalık bulaştırmadığını, tarım ürünlerini yok etmediğini ve diğer böceklerle beslenerek doğal dengeye katkı sağladığını bildirdi. DENİZLİ'DE DE GÖRÜLÜYOR İri çekirgeler Denizli’de de evlere girerken ve balkonlara konarken görüntülendi. Vatandaşların cep telefonu kameralarıyla kaydettiği görüntüler sosyal medyada paylaşılırken, çekirgelerin normalden büyük olması dikkati çekti. Uzmanlar, gece hareket eden çekirgelerin evlere besin aramak için değil, yapay ışıklara yöneldikleri için girdiğini belirtti. Görülen yoğunluğun mevsimsel popülasyon artışından kaynaklandığı ve birkaç hafta içinde azalmasının beklendiği kaydedildi. EVDEKİ ÇEKİRGE NASIL UZAKLAŞTIRILIR? Evde çekirge görülmesi halinde paniğe kapılınmaması ve çıplak elle temas edilmemesi önerildi. Çekirgenin üzerine kavanoz veya plastik bir kap kapatılması, altına sert bir kâğıt ya da karton geçirilerek kap içinde tutulması ve en yakın yeşil alana bırakılması tavsiye edildi. Çekirgenin yanlış tutulduğunda kendisini korumak amacıyla ısırabileceği, bunun yetişkinler için ciddi bir tehlike oluşturmasa da çocukların elini acıtabileceği belirtildi. Benzer karşılaşmaların azaltılması için pencere ve balkon kapılarında sineklik kullanılması önerildi.

Devam