Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
3 Ekim 2026 Cumartesi
Ekonomi Haberleri
29 Eylül 2026

Üç Başkan, Tek Masa, Ortak Hedef: Denizli’nin Üretim Gücü

İlk bakışta tekstil sektörünün sorunlarının konuşulduğu bir sektör toplantısı gibi görünebilir. Ama bence TEKSPEKTİF, bundan çok daha fazlası. Çünkü burada yalnızca “Tekstil sektörünü nasıl kurtarırız?” sorusu sorulmadı. Asıl önemli olan, Denizli’nin birlikte hareket etme iradesinin ortaya konulmasıydı. Toplantının adı TEKSPEKTİF… Fakat bence asıl mesele tekstilin geleceğinden önce Denizli’nin ortak akıl ve güçlü lobi oluşturabilmesi. Çünkü Denizli’nin en büyük eksikliklerinden birinin ne olduğunu yıllardır söylüyoruz: Lobi. Karadeniz lobisi var, Trabzon lobisi var, Gaziantep lobisi var, Kayseri lobisi var. Denizli’nin ise güçlü, ortak ve sürekli çalışan bir lobisinin olduğunu söylemek zor. Bizde çoğu zaman bireysel mücadeleler ön plana çıkıyor. Herkes kendi alanında bir şeyler yapıyor. Oysa şehrin ortak meselelerinde aynı masanın etrafında uzun soluklu bir şekilde buluşmaya ihtiyacımız var. İşte bu nedenle TEKSPEKTİF’i önemli buluyorum. Bu fikrin arkasında genç ve üretken bir isim var Bu çalışmanın ortaya çıkmasında DETGİS Başkanı Halil Erdoğan’ın özel bir yeri var. Erdoğan, sektörün içinde bulunduğu sıkıntıları yalnızca dile getirmekle kalmamış, “Bu sorunları nasıl aşabiliriz?” sorusundan hareketle bir proje hazırlamış. Projeyi DENİB ve DSO’ya sunmuş. Ve proje karşılık bulmuş. Sonuçta DETGİS’in öncülüğünde, DENİB ve DSO’nun iş birliğiyle TEKSPEKTİF ortaya çıkmış. Halil Erdoğan’ın burada ortaya koyduğu yaklaşım bence ayrıca önemli. Çünkü genç bir başkan olarak yalnızca bugünün sorunlarına bakmıyor; sektörün geleceğini, rekabet gücünü ve yeni nesil iş insanlarının önünü nasıl açabileceğimizi de düşünüyor. Sorunu anlatmak kolaydır. Asıl mesele çözüm için proje üretmektir. TEKSPEKTİF’in değerlerinden biri de tam olarak burada ortaya çıkıyor. Kasapoğlu ve Uğurlu’nun farkı: İş dünyasının içinden gelmek DSO Başkanı Selim Kasapoğlu ve DENİB Başkanı Osman Uğurlu da Denizli iş dünyasının önemli sivil toplum kuruluşlarının başında bulunan, genç ve girişimci isimler. Her ikisinin de ortak noktası, iş dünyasının sorunlarını masa başından değil, üretimin ve ihracatın içinden biliyor olmaları. Genç, dinamik ve geleceği iyi okumaları. Kasapoğlu’nun sanayicinin maliyet baskısını, üretim şartlarını ve rekabet sorunlarını yakından takip eden yaklaşımı; Uğurlu’nun ise ihracatçının dünyadaki rekabet koşullarını ve pazarların değişen yapısını yakından izleyen çalışmaları, böyle bir ortak zeminin oluşması açısından değerli. Bu nedenle dün ortaya çıkan tabloyu sadece bir toplantı olarak görmemek gerekiyor. Genç ve üretken üç başkanın, kendi kurumlarının gücünü bir araya getirerek ortak bir mesele etrafında buluşması Denizli açısından önemli. Çünkü mesele gerçekten büyük Bugün tekstil sektöründe ciddi bir sıkıntı var. Sipariş var ama maliyet yüksek. Üretim maliyetleri nedeniyle yurtdışındaki rakiplerle yarışmak zorlaşıyor. Kimse zararına üretim yapmak istemiyor. Sonuç? Makinelerin bir bölümü çalışmıyor. Kabaca anlatmak gerekirse; 10 makineniz varsa 5’ini çalıştırabiliyorsunuz. İşte TEKSPEKTİF’in asıl sorusu da burada: “Kalan 5 makineyi nasıl çalıştıracağız?” DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, üretim maliyetlerinin geldiği noktaya dikkat çekiyor. DENİB Başkanı Osman Uğurlu ise maliyetler nedeniyle rekabet gücünün zayıfladığını, sipariş olmasına rağmen üretimin maliyetleri karşılamadığı noktada makinelerin çalışmadığını ifade ediyor. Yani mesele yalnızca “Tekstil kötü gidiyor” demek değil. Mesele, Denizli’nin üretim gücünü yeniden nasıl ayağa kaldıracağı. Asıl değerli olan aynı masada buluşmak Bence dün yapılan toplantının tekstil sektörünün sorunlarının konuşulmasından daha önemli bir tarafı var: Birlikte hareket etmek. DETGİS projeyi hazırlıyor. DENİB sahipleniyor. DSO işin içine giriyor. Sektör temsilcileri aynı masada buluşuyor. Ortak sorunlara ortak çözüm aranıyor. İşte Denizli’nin yıllardır ihtiyacı olan şey tam da bu. Çünkü hiçbir sektör tek başına kurtulamaz. Hiçbir şehir de bireysel mücadelelerle güçlü bir lobi oluşturamaz. Yeni neslin önünü açmak zorundayız Denizli’de iş dünyasının başına geçen yeni nesil genç patronlara baktığımızda önemli bir değişim görüyoruz. Daha eğitimli, daha girişimci, dünyayı daha yakından takip eden ve yeni fikirler üretmekten çekinmeyen bir nesil geliyor. Fakat bu genç iş insanlarının hareket alanı sadece kendi yetenekleriyle belirlenmiyor. Ekonomik şartlar, finansman maliyetleri, kur dengesi, enerji ve işçilik giderleri ve küresel rekabet ciddi bir baskı oluşturuyor. Dolayısıyla bu insanların önünü açmak sadece onların değil, Denizli’nin geleceğinin meselesi. Denizli bunu başarabilir Bence başarabilir. Ama bir şartla: Birlikte hareket ederse. Halil Erdoğan’ın öncülük ettiği TEKSPEKTİF’in asıl kıymeti de burada. Bugün tekstilin sorunu konuşuldu. Yarın başka bir sektörün sorunu konuşulabilir. Ama eğer Denizli, “Benim sorunum” yerine “Bizim sorunumuz” demeyi başarırsa, işte o zaman güçlü bir Denizli lobisinin temelleri atılabilir. Bu noktada Halil Erdoğan’ın proje üreten yaklaşımı, Selim Kasapoğlu’nun sanayicinin yanında duran anlayışı ve Osman Uğurlu’nun ihracatçının dünyadaki rekabet gücünü artırmaya yönelik çabaları aynı zeminde buluşuyor. Belki de yıllardır eksikliğini hissettiğimiz şey tam olarak bu: Ortak akıl. Ortak hareket. Ortak hedef. Dün o masa kuruldu. Şimdi önemli olan, o masanın dağılmaması. Çünkü mesele sadece tekstili kurtarmak değil. Mesele, Denizli’nin yeniden birlikte hareket edebildiğini göstermek.

29 Eylül 2026

Yeni Partili Milletvekilleri Denizli’de: “Erken Seçim İstiyoruz”

YENİ PARTİ’DE KONGRE SÜRECİ DEVAM EDİYOR Basın toplantısının açılışında konuşan Yeni Parti Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum, Denizli teşkilatındaki kongre ve örgütlenme çalışmalarına ilişkin bilgi verdi. Horzum, bazı ilçelerde ön seçim ve kongre süreçlerinin tamamlandığını, teşkilat çalışmalarının ise saha ziyaretleriyle birlikte sürdürüldüğünü belirtti. Milletvekillerinin Denizli’de gerçekleştirdiği ziyaretlere de değinen Horzum, vatandaşların, esnafın ve üreticilerin sorunlarının sahada dinlendiğini ve elde edilen tespitlerin parti merkezine aktarılacağını söyledi. Yeni Parti’nin Denizli’deki il kongresi sürecinin de ekim ayında devam etmesi planlanıyor. CAVİT ARI: “SORUNLARI YERİNDE GÖRDÜK” Yeni Parti Antalya Milletvekili Cavit Arı, Denizli’de gerçekleştirdikleri saha çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İlçe ve mahallelerde vatandaşlarla, esnafla ve çiftçilerle bir araya geldiklerini belirten Arı, ekonomik sorunları doğrudan sahada gözlemlediklerini ifade etti. Arı, vatandaşların yalnızca sorunlarını değil, çözüm önerilerini ve beklentilerini de dinlediklerini belirterek saha çalışmalarının farklı illerde de sürdürüldüğünü söyledi. AKBULUT: “ÜRETİCİNİN KADERİ ÖZEL SEKTÖRE BIRAKILMAMALI” Burdur Milletvekili İzzet Akbulut ise Denizli’nin Güney, Buldan ve Sarayköy ilçelerinde gerçekleştirdiği ziyaretlerde özellikle şaraplık üzüm üreticilerinin sorunlarını dinlediklerini aktardı. Üreticilerin ürünlerini maliyetlerinin altında satmak zorunda kaldığını savunan Akbulut, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için devlet politikalarının geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Akbulut, Türkiye’nin üretim kapasitesini artırması gerektiğini belirterek, “Türkiye ürettikçe kazanacak ve bu derin hayat pahalılığından, bu derin yoksulluktan kurtulacak” dedi. ARPACI: “SAHADAKİ SORUNLARI MECLİS’E TAŞIYACAĞIZ” Yeni Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı da milletvekilleri olarak farklı illerde saha çalışmaları yürüttüklerini belirtti. Denizli’de özellikle emekliler, çiftçiler ve üreticilerle bir araya geldiklerini aktaran Arpacı, vatandaşların sorunlarını ve çözüm önerilerini dinlediklerini söyledi. Arpacı, saha çalışmalarından elde edilen tespitlerin raporlandığını ve yeni yasama döneminde ilgili konuların TBMM gündemine taşınacağını ifade etti. GÜNDEMİN İLK SIRASINDA ERKEN SEÇİM VAR Toplantının en dikkat çeken açıklamalarından biri İzmir Milletvekili Tuncay Özkan’dan geldi. Denizli’de yaptıkları saha ziyaretlerinde vatandaş, esnaf, çiftçi ve üreticilerle görüştüklerini belirten Özkan, ekonomik sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özkan, ardından erken seçim çağrısını yineleyerek şu ifadeleri kullandı:“Biz bu düzenin derhal sona ermesini istiyoruz. Biz bu düzenin yıkılması için erken seçim istiyoruz. Aması fakatı olmadan hemen erken seçime gidelim. Herkes halkın terazisinde tartılsın. O teraziye biz razıyız.” ÖZKAN: “VATANDAŞ SEÇİM DİYE BAĞIRIYOR” Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Özkan, saha çalışmalarında vatandaşların seçim talebiyle karşılaştıklarını öne sürdü. Özkan, “Vatandaş seçim diye bağırıyor” diyerek erken seçim konusunda hazır olduklarını belirtti. “Hemen bugün karar alalım, 45 gün sonra, hatta YSK 25 gün sonra diyordu, 25 gün sonra erken seçim yapalım. Biz hazırız” ifadelerini kullanan Özkan, erken seçim çağrısını yineledi. “DENİZLİ’NİN ÜRETTİĞİ DEĞER KENTE DAHA FAZLA YANSIMALI” Denizli’nin üretim kapasitesine de değinen Özkan, tekstil ve tarım başta olmak üzere kentteki üretim alanlarında yaşanan sorunlara dikkat çekti. Denizli’nin önemli bir üretim merkezi olduğunu belirten Özkan, kentte ortaya çıkan ekonomik değerin toplumun refahına daha fazla yansıması gerektiğini savundu. Özkan ayrıca gelir dağılımında adalet ve üreticilerin desteklenmesi gerektiğini ifade etti. “SEÇİMLERE HAZIRIZ” MESAJI Toplantıda Yeni Parti’nin örgütlenme ve seçim hazırlıkları da gündeme geldi. Partinin 81 il ve yaklaşık 500 ilçede örgütlenme çalışmalarını tamamladığını belirten Özkan, partinin seçimlere hazırlanmayı sürdürdüğünü söyledi. Yeni Parti’nin adı ve örgütlenmesine ilişkin yaşanan hukuki sürece de değinen Özkan, karşılaşabilecekleri engelleri aşacaklarını belirterek, “Bizi bu yoldan kimse döndüremez” dedi. DENİZLİ’DE SAHA ÇALIŞMALARI SÜRECEK Basın toplantısında ekonomik sorunlar, üreticilerin yaşadığı sıkıntılar, yerel basın, ifade özgürlüğü, parti teşkilatlanması ve erken seçim başlıkları öne çıktı. Yeni Parti heyeti, Denizli’de gerçekleştirilen saha çalışmalarında vatandaşlardan alınan görüş ve taleplerin parti politikalarının oluşturulmasında değerlendirileceğini belirtti.

29 Eylül 2026

Denizli’de Tekstil Zirvesi! Sektörün Geleceği Masaya Yatırıldı

TEKSTİL VE HAZIR GİYİM DENİZLİ’DE BULUŞTU TEKSPEKTİF programı; sektörün önde gelen temsilcilerini, sanayicileri, ihracatçıları ve iş dünyası kuruluşlarını Denizli’de bir araya getirdi. Programa DENİB Başkanı Osman Uğurlu, DSO Başkanı Selim Kasapoğlu ve DETGİS Başkanı Halil Erdoğan’ın yanı sıra Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, TİM Başkan Vekili Ahmet Öksüz, önceki dönem DENİB Başkanı ve TİM Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Memişoğlu, OSB Başkanı Selim Yaymanoğlu, TGSD Başkanı Toygar Narbay, ETHİB Başkanı Turan Göksan, EHKİB Başkanı Çağlar Bağcı, EGSD Başkanı Yasin Akçakaya, TETSİAD Başkanı Murat Şahinler, DESİAD Başkanı Nuri Turgut ve DEGİAD Başkanı Kemal Sözkesen katıldı. ŞEREF ARPACI: “SEKTÖRÜN SESİNİ BİRLİKTE DUYURMALIYIZ” Programın açılışında konuşan Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, tekstil ve hazır giyim sektörünün Denizli ekonomisindeki önemine dikkat çekti. Tekstil ve hazır giyimin kentin üretim kültürü, istihdamı ve ihracatında önemli bir yere sahip olduğunu belirten Arpacı, sektörün yaşadığı sorunların Denizli ekonomisinin bütünü açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Arpacı, üretici ve ihracatçıların karşı karşıya kaldığı sorunların sektör temsilcileriyle doğrudan ele alınmasının ve çözüm önerilerinin ortak akılla geliştirilmesinin önemine vurgu yaptı. “TEKSPEKTİF gibi buluşmalar, sektörümüzün beklentilerinin ve ihtiyaçlarının doğru şekilde ortaya konulmasına önemli katkı sağlıyor” diyen Arpacı, ortaya konulan görüşlerin ilgili platformlarda güçlü şekilde takip edilmesi gerektiğini söyledi. UĞURLU: “TEKSTİL İLE KONFEKSİYON BİRBİRİNDEN AYRI DÜŞÜNÜLEMEZ” DENİB Başkanı Osman Uğurlu ise tekstil ve hazır giyim sektörünün ciddi bir daralma ve rekabet gücü kaybıyla karşı karşıya olduğunu belirtti. Konfeksiyon sektöründeki sipariş kayıplarının kumaştan boyahaneye, dokumadan ipliğe kadar üretim zincirinin tamamını etkilediğine dikkat çeken Uğurlu, tekstil ve konfeksiyonun birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini ifade etti. Uğurlu, TEKSPEKTİF’i sektörün sorunlarının açık şekilde konuşulduğu ve çözüm önerilerinin geliştirildiği bir “aile meclisi” olarak nitelendirdi. ERDOĞAN: “SADECE DAHA FAZLA ÜRETMEYİ DEĞİL, DAHA FAZLA DEĞER ÜRETMEYİ KONUŞMALIYIZ” DETGİS Başkanı Halil Erdoğan, artan üretim maliyetleri, finansmana erişim, kur-maliyet dengesi ve küresel rekabetin sektörü yeni arayışlara yönelttiğini söyledi. Sektörün değişen dünya koşullarında yeniden konumlandırılması gerektiğini belirten Erdoğan, dikkat çeken bir mesaj verdi: “Belki de bugün artık sadece ‘Nasıl daha fazla üretiriz?’ sorusunu değil, ‘Nasıl daha fazla değer üretiriz?’ sorusunu sormamız gerekiyor.” Erdoğan, TEKSPEKTİF ile sektörün mevcut durumunun değerlendirilmesinin yanı sıra geleceğe yönelik ortak bir perspektif oluşturulmasının hedeflendiğini ifade etti. SEKTÖRÜN YOL HARİTASI MASAYA YATIRILDI Program kapsamında Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Toygar Narbay, “TGSD Sektörel Durum Raporu ve Sektörel Strateji Haritası” başlıklı sunum gerçekleştirdi. Sunumda sektörün güncel görünümü, karşı karşıya olduğu gelişmeler ve gelecek döneme yönelik stratejik başlıklar katılımcılarla paylaşıldı. TEKSPEKTİF PANELİNDE 2030 VİZYONU KONUŞULDU Programın devamında gerçekleştirilen TEKSPEKTİF panelinin moderatörlüğünü DSO Başkanı Selim Kasapoğlu üstlendi. Panele TİM Başkan Vekili Ahmet Öksüz ve TGSD Başkanı Toygar Narbay katıldı. Panelde; tekstil ve hazır giyim sektörünün mevcut durumu, küresel rekabet koşullarındaki değişim, üretim maliyetleri, katma değer, pazar çeşitliliği ve sektörün gelecekteki konumu ele alındı. Türkiye’nin üretim gücünü koruyarak katma değerini artırması gerektiğine dikkat çekilen panelde, 2030’a uzanan süreçte sektörün dönüşümünü belirleyecek unsurlar değerlendirildi. “ÜRETİM GÜCÜMÜZÜ YENİ REKABET KOŞULLARINA UYARLAMALIYIZ” DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, tekstil ve hazır giyim sektöründeki gelişmelerin Türkiye sanayisinin genelinde yaşanan maliyet ve rekabet sorunlarından bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirtti. Türkiye’nin sahip olduğu üretim tecrübesi ve güçlü sanayi altyapısını koruyarak yeni rekabet koşullarına uyum sağlaması gerektiğini ifade eden Kasapoğlu; verimlilik, katma değer, pazar çeşitliliği ve değişen küresel taleplere hızlı cevap verebilen üretim yapısının önümüzdeki dönemde belirleyici olacağını vurguladı. Kasapoğlu, sektörün yalnızca bugünkü tablosunun değil, gelecekte nerede konumlanacağının ve bu hedefe hangi adımlarla ulaşılacağının da ortaya konulması gerektiğini söyledi. PROGRAM PLAKET TÖRENİYLE SONA ERDİ DETGİS, DENİB ve DSO iş birliğinde gerçekleştirilen TEKSPEKTİF programı, plaket töreninin ardından sona erdi.

29 Eylül 2026

Denizli Ekonomisinin Önceliği Sürdürülebilir Kalkınmadır!

DENİZLİ EKONOMİSİNİN ÖNCELİĞİ SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMADIR! Denizli Ticaret Odası (DTO) Başkanı Uğur Erdoğan, Denizli ekonomisinin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, kentin sahip olduğu doğal kaynakların, üretim altyapısının ve insan gücünün daha yüksek katma değer oluşturacak şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Erdoğan, termal sağlık turizmi ile jeotermal enerjiyle bütünleşmiş tarıma dayalı sanayinin Denizli’nin öncelikli ekonomik alanları arasında yer alması gerektiğini vurguladı. Denizli’nin başta tekstil, mermer ve turizm olmak üzere güçlü sektörlere sahip olduğunu belirten DTO Başkanı Uğur Erdoğan, küresel ticarette yaşanan değişimlerin ve yeni ekonomik eğilimlerin, kent ekonomisinde çeşitliliğin artırılmasını zorunlu hale getirdiğini ifade etti. Denizli’nin yeni dönemde sahip olduğu potansiyeli daha etkin kullanması gerektiğine dikkat çeken Erdoğan, “Termal turizm ve yenilenebilir enerji, ekonomik çeşitlendirme açısından Denizli için ideal alanlar olarak öne çıkıyor. Sağlık turizmi ve sürdürülebilir tarım da küresel talebin arttığı sektörler arasında bulunuyor. Denizli’miz bu alanlarda önemli bir rekabet avantajına sahip” dedi. TERMAL SAĞLIK TURİZMİNDE 5 YILDIZLI TESİS HEDEFİ Denizli’nin Pamukkale ve Karahayıt başta olmak üzere dünyaca tanınan termal kaynaklara sahip olduğunu hatırlatan Erdoğan, bu potansiyelin sağlık turizmi perspektifiyle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Mevcut tesislerin önemli bölümünün günübirlik turizme hizmet ettiğini belirten Erdoğan, daha uzun süreli konaklamayı teşvik edecek yüksek standartlı termal sağlık ve konaklama tesislerinin geliştirilmesinin Denizli ekonomisine önemli katkı sağlayacağını ifade etti. Erdoğan, bu kapsamda Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) tarafından hazırlanan “5 Yıldızlı Termal Sağlık ve Konaklama Tesisi Ön Fizibilitesi”nin önemli bir yol haritası sunduğunu belirterek şöyle konuştu: “Denizli’nin termal kaynakları, sağlık turizmi açısından büyük bir çekim merkezi oluşturuyor. Ancak bu potansiyelin daha yüksek ekonomik değere dönüşmesi için konaklama süresini artırmamız gerekiyor. Yüksek standartlı, butik veya 5 Yıldızlı termal sağlık ve konaklama tesislerinin geliştirilmesi hem turizm gelirlerimizi artıracak hem de sağlık turizmi, fizik tedavi, rehabilitasyon ve wellness gibi yeni alanların gelişmesini sağlayacaktır.” Bu yatırımların yerel istihdamı da artıracağına dikkat çeken Erdoğan, özellikle hizmet sektöründe yeni iş alanlarının oluşacağını kaydetti. Pamukkale ve Akköy’deki termal kaynakların daha verimli değerlendirilmesi gerektiğini de dile getiren Erdoğan, bölgenin termal kaynak koruma alanında bulunmasının yeni kuyular açılması konusunda bazı kısıtlamaları beraberinde getirdiğini söyledi. JEOTERMAL ENERJİ TARIM VE SANAYİYLE BULUŞTURULMALI Denizli’nin jeotermal enerji bakımından sahip olduğu potansiyele de dikkat çeken Erdoğan, bu kaynağın yalnızca enerji üretiminde değil, tarım ve sanayiyle entegre biçimde değerlendirilmesinin kent ekonomisine önemli katkı sağlayacağını söyledi. Bu kapsamda Jeotermal Enerji ile Entegre Tarıma Dayalı Sera Organize Tarım Bölgesi modelinin genişletilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, Sarayköy’deki jeotermal ısıtmalı sera modelinin önemli bir örnek olduğunu kaydetti. Sarayköy Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi’nin yıllık 15 bin ton sebze ve meyve üretimi hedefiyle faaliyet gösterdiğini ve yüksek oranda kadın istihdamı sağladığını belirten Erdoğan, benzer modellerin yaygınlaştırılmasının hem tarımsal üretimi hem de ihracatı artıracağını söyledi. Erdoğan, “Yeni sera OSB’leri kurulabilir, yüksek teknolojili tarım uygulamaları teşvik edilebilir. Jeotermal enerjiyle desteklenen tarımsal üretim, enerji maliyetlerini azaltırken çevre dostu üretim anlayışını da güçlendirecektir. Aynı zamanda kadın istihdamının ve kırsal kalkınmanın desteklenmesine katkı sağlayacaktır” dedi. MERMER, TEKNİK TEKSTİL VE GERİ DÖNÜŞÜMDE KATMA DEĞER ARTIRILMALI Denizli’nin mermer ve doğal taş sektöründeki gücünün daha yüksek katma değere dönüştürülmesi gerektiğini de belirten Erdoğan, Denizli’nin Türkiye’nin önemli mermer havzalarından biri olduğuna dikkat çekti. İhracat odaklı yeni teknolojiler, markalaşma ve katma değerli üretim çalışmalarının sektörü daha ileriye taşıyacağını ifade eden Erdoğan, teknik tekstil alanındaki yatırımların da aynı anlayışla geliştirilmesi gerektiğini söyledi. “DENİZLİ’NİN KAYNAKLARINI KATMA DEĞERE DÖNÜŞTÜRMELİYİZ” Denizli’nin sahip olduğu potansiyelin sürdürülebilir kalkınma anlayışıyla değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan DTO Başkanı Uğur Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Denizli’nin öncelikli ekonomi projeleri; termal sağlık turizmi ve jeotermal enerjiyle bütünleşmiş tarıma dayalı sanayi üzerine odaklanmalıdır. Bunun yanında mermer ve doğal taşta katma değerli üretim, teknik tekstil, geri dönüşüm ve yapay zekâ destekli sürdürülebilirlik gibi alanlarda da güçlü adımlar atmalıyız. Bu projeler hayata geçirildiğinde, ilimizin doğal kaynaklarını ve mevcut altyapısını en iyi şekilde değerlendirmiş olacağız. Böylece sürdürülebilir kalkınmayı, istihdam artışını ve ihracat potansiyelimizi destekleyerek Denizli ekonomisini daha güçlü bir geleceğe taşıyacağız.” Erdoğan, Denizli’nin üretim ve girişimcilik kültüründen aldığı güçle yeni ekonomik alanlara yönelmesinin, kentin rekabet gücünü artıracağını ve gelecek nesiller için daha güçlü bir ekonomik yapı oluşturacağını ifade etti.

28 Eylül 2026

Denizli Büyükşehirin Sıcak Sofrası Bin Yıllık Geleneği Yaşatıyor

Denizli Büyükşehir Belediyesi Aşevi, 9 aileyle başladığı hizmet yolculuğunda 1.075 haneye ulaşarak dev bir dayanışma ağı kurdu. Bin yıllık imarethane geleneğini günümüze taşıyan merkez, her gün bin 530 kişiye 2 öğün sıcak yemek sağlıyor. Denizli Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Aşevi Şube Müdürlüğü, kentte büyük bir ihtiyacı gidererek yaşlı, hasta, engelli ve ekonomik durumu yetersiz vatandaşların sofralarına umut olmaya devam ediyor. 2024 yılında ihtiyaç sahibi 9 hanedeki 20 kişiye sıcak yemek hizmeti vermeye başlayan Denizli Büyükşehir Belediyesi Aşevi, yaklaşık 2,5 yılda bin 75 haneye ulaşarak bin 530 vatandaşın gıda ihtiyacını karşılamayı başardı. Bin yıllık imarethane geleneğini modern belediyecilikle buluşturan merkez, kapasitesini her geçen gün artırarak ihtiyaç sahiplerine günlük 2 öğün sıcak yemek ulaştırıyor. Başvurular Alo 153 üzerinden yapılabiliyor Aşevi hizmetinden yararlanmak isteyen ihtiyaç sahipleri Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığına doğrudan müracaat edebileceği gibi Alo 153 hattı veya 0 258 280 2873 numaralı telefon üzerinden de başvuru yapabiliyor. Başvuruların değerlendirilmesinin ardından gerekli şartları taşıyan ihtiyaç sahiplerinin yemekleri Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri tarafından kapılarına kadar ulaştırılıyor. "Denizli’nin kaynağını Denizli’nin güzel insanlarına harcıyoruz" Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, sosyal belediyeciliğin gönüller inşa etmek olduğunu vurgulayarak, "Bugün 1.000’den fazla haneye sıcak yemek ulaştıran aşevimizle, bin 500’ün üzerinde hemşehrimize umut oluyoruz. Her geçen gün büyüyen bu dayanışma ağıyla birlikte omuzlarımızdaki sorumluluk da arttı. Ancak bizler bu şehrin kaynaklarını Denizli’nin güzel insanlarına harcamaktan geri durmayacağız. İyiliği, güzelliği, sevgi ve dayanışmayı hep birlikte büyütmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Devam