Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
5 Haziran 2026 Cuma
Ekonomi Haberleri
2 Haziran 2026

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ana Muhalefet Partisi İçindeki Tartışmaların Hiçbiri Bizi İlgilendirmiyor"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ana muhalefet partisi içindeki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor. Kurultay salonlarından mahkeme koridorlarına taşan bu siyasi ve hukuki mücadelenin hiçbir yerinde yokuz, olmadık ve olmayacağız" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen kabine toplantısının ardından açıklamalarda bulundu. Erdoğan, konuşmasına başlamadan önce tüm milletin geçmiş Kurban Bayramı'nı bir kere daha yürekten tebrik ettiğini dile getirdi. "Bizi bölmeye çalışanlara verdiğimiz en anlamlı cevaplardan biri, kuşkusuz hakkıyla idrak ettiğimiz bayramlarımızdır" diyen Erdoğan, bayramların; mahzun gönüllerin aydınlandığı, dargınlıkların ve kırgınlıkların unutulduğu, 86 milyonun ve tüm Müslümanların aynı duada buluştuğu müstesna zaman dilimleri olduğunu kaydetti. "Trafik kazalarında kaybettiğimiz 70 vatandaşımızın acısı milletçe hepimizin yüreğini dağlamıştır" Kurban Bayramı tatili boyunca trafik kazalarında hayatını kaybeden 70 vatandaşın acısının milletçe yürekleri dağladığını aktaran Erdoğan, "Trafik kazalarında yitirdiğimiz tüm kardeşlerimize Cenab-ı Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum. Tedavileri devam eden vatandaşlarımıza aynı şekilde Yüce Mevla'dan acil şifalar niyaz ediyorum. Tek bir insanımızın dahi burnunun kanamasına tahammülümüz olmasa da gerek ölümlü kaza sayısı gerekse vefat ve yaralı sayısı geçmiş yıllara göre bu sene azalmıştır. Yeni yollar yoğun trafik tedbirleri hava destekli denetimlerle ağır ve hasta kısıtlamaları gibi önlemler neticesinde trafik güvenliğinde kayda değer iyileşmeler sağlanmıştır. Araç ve insan hareketliliğinin zirveye çıktığı 9 günlük bayram tatili boyunca vatandaşlarımızın güvenli seyahat edebilmeleri için fedakarca çalışan kolluk kuvvetlerimize ve karayolları personelimize teşekkür ediyorum" dedi. "Bugün ülkemizin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine uzanan dev bir ulaşım altyapısına sahibiz" Göreve geldiklerinde Türkiye'nin dört bir yanını birbirine bağlayan güçlü bir ulaşım ağı olmadığını ifade eden Erdoğan, "Bugün ülkemizin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine uzanan dev bir ulaşım altyapısına sahibiz. Yol medeniyettir şiarıyla son 23 yılda ülkemizin ulaşım altyapısına devasa nitelikte yatırımlar yaptık. Kara yollarında 206 milyar dolar, demir yollarında 80 milyar dolar, hava yollarında 35,5 milyar dolar tutarında yatırıma imza attık. Yatırımlarımız sayesinde 2002'de 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğumuz bugün 30 bin 51 kilometreye çıktı. Ülkemizde sadece 6 ilimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlı iken bugün 77 ilimiz duble yollarla birbirine bağlanmış durumda. 2002 yılında ülkemizdeki toplam araç sayısı 8,5 milyonken şehirlerarası ortalama hızımız saatte yalnızca 40 kilometreydi. Bugün ülkemizdeki araç sayısı 33,6 milyonu geçmesine rağmen ortalama seyahat hızımız yaklaşık 90 kilometreye yükseldi. Bölünmüş yol yatırımlarıyla trafik güvenliğini, seyahat hızını ve konforunu önemli ölçüde artırdık. Bilhassa kafa kafaya çarpışmalardan kaynaklı trafik kazalarında Allah'a hamdolsun büyük bir düşüş yaşandı. Bölünmüş yollarla birlikte otoyol uzunluğumuzu da iki kattan fazla artırdık. Otoyollarımızı bin 714 kilometreden aldık, 3 bin 796 kilometreye çıkardık. Dağları tünellerle, vadileri ve akarsuları köprüler ve viyadüklerle geçtik. 311 kilometre olan köprü viyadük uzunluğumuzu 821 kilometreye, sadece 50 kilometre olan tünel uzunluğumuzu 856 kilometreye yükselttik" diye konuştu. "2 bin 251 kilometreye ulaşan hızlı tren hatlarımızı bayram boyunca 322 bin yolcumuz kullandı" Demir yolunun önem ve öncelik verdikleri bir diğer alan olduğunu söyleyen Başkan Erdoğan, Türkiye'nin hızlı trenin konforuyla ilk defa kendi dönemlerinde tanıştığına dikkati çekerek, "2 bin 251 kilometreye ulaşan hızlı tren hatlarımızı bayram boyunca 322 bin yolcumuz kullandı. Hava yolunu halkın yolu haline getirerek bir zamanlar yalnızca elitlerin faydalandığı imkânları milletimizin istifadesine sunduk. 2002'de 26 havalimanımız varken şimdi 58 havalimanımızla yıllık yaklaşık 250 milyon yolcuya hizmet veriyoruz. Bundan 13 sene evvel Gezici vandalların 'yapılmasın' diye ortalığı yakıp yıktığı İstanbul Havalimanımız bugün dünyanın en prestijli havalimanları arasında. Gezicilerin 'buraya uçak inmez' dedikleri havalimanımız dün bin 730 uçak trafiğiyle rekor kırdı. Bayram tatili süresince Sabiha Gökçen Havalimanı'nda 8 bin 170 uçak trafiği ile 1 milyon 402 bin yolcuya, Antalya Havalimanı'nda 8 bin 408 uçak trafiği ile 1 milyon 456 bin yolcuya, Esenboğa Havalimanı'nda 2 bin 557 uçak trafiği ile 382 bin yolcuya, Adnan Menderes Havalimanı'nda 2 bin 557 uçak trafiği ile 398 bin yolcuya hizmet verilmiştir. Birileri sadece laf üretirken, biz 23 yıl boyunca iş ürettik, hizmet ürettik, Türkiye'nin çehresini değiştirecek vizyon projelerini hayata geçirdik" ifadelerine yer verdi. "Ulaştırma yatırımların üretime etkisi 2 trilyon doları bulmaktadır" Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaştırma yatırımlarının üretime olan etkisinin 2 trilyon doları bulduğunun da altını çizerek, "Bu yatırımların yıllık ortalama istihdama etkisi ise 1 milyon 200 bin civarındadır. Ekonomideki katkılarının yanı sıra bu yatırımlar sayesinde vakit ve yakıt israfı önlenmiş, çevre kirliliği azaltılmış, turizmden tarıma birçok sektörde ilave katma değer üretilmesi sağlanmıştır. Ulaştırma alanındaki yatırımlarımıza hız kesmeden devam edeceğiz. 2025 yılında aralarında Aydın-Denizli Otoyolu, Konya ve Malatya Çevre Yolu ikinci etapları ile Antalya Havalimanı iç ve dış terminal binalarının olduğu 55 projemizi hizmete açmıştık. 2026 yılı için hedefimiz, 144'ü kara yolu olmak üzere toplam 188 projeyi halkımızın istifadesine sunmaktır. Özellikle 42 şehrimizi birbirine bağlayacak olan Ankara-Kırıkkale-Delice Otoyoluyla ilgili çalışmalarımızı hızlandırmış durumdayız. 7 kavşak 4 tünel, 8 viyadük, 22 kavşak köprüsünün yer aldığı toplam 120 kilometre uzunluğundaki bu projeyi inşallah gelecek yıl hizmete alacağız" dedi. "İstanbul Türk'tür, Müslümandır, Allah'ın izniyle kıyamete kadar da Türk ve Müslüman kalacaktır" Kurban Bayramı'nın üçüncü gününde Türk tarihinin en muhteşem zaferi olan İstanbul'un fethinin 573'üncü yıl dönümünü gururla kutladıklarını dile getiren Erdoğan, "Merhum Nurettin Topçu, İstanbul'un fethinin esas manasını bakınız nasıl ifade ediyordu. İstanbul'un kahraman fatihi hakkında bugüne kadar çok güzel sözler söylendi. Hepsinden ziyade Hazreti Peygamber'in onu övmesi yeterdi. Ancak bu Osmanlı Padişahının yaptığı yalnız bir şehrin alınması mıydı? Biz buna inanmıyoruz, olayı bu kadar küçültmek istemiyoruz. Bir şehrin alınmasıyla tarihte yeni bir devir açılmaz. Gerçekte yapılan bir şehrin fethiyle beraber ruhların fethi, kalplerin fethidir. İstanbul'un Bizans işgalinden kurtulmasıyla asıl kalpler fetholunmuş, harap bir şehir olarak Bizans'tan alınan Konstantiniyye, Sultan Fatih'in vakıflara dayanan imar seferberliğiyle Yahya Kemal'in 'Türk İstanbul' dediği muhteşem bir Türk-İslam şehrine dönüşmüştür. Minarelerinden Ezan-ı Muhammedi'ler yükselen Ayasofya, aynı zamanda Feth-i Mübin'in de sembolü olmuştur. Ancak bu sembol uzun yıllar mahzun ve boynu bükük bırakılmıştır. 86 yıllık hicranın ardından Fatih'in emaneti Ayasofya'nın kapısına vurulan zincirleri kırarak, fethin bağrında açılan bu yarayı hamdolsun biz kapattık. Yıllarca gözü yaşlı ve gönlü yaslı olan Ayasofya artık kubbesinde inleyen, Kur'an-ı Kerim tilavetiyle minarelerini süsleyen, Ezan-ı Muhammedilerle İstanbul'un bağrından yükselen kutlu bir sancak olarak medeniyetimizdeki mümtaz makamına tekrar kavuşmuştur. İstanbul'un duvarlarını ‘zulüm 1453'te başladı' yazılarıyla kirleten Bizans artıkları halen kabullenmekte zorlansa da İstanbul Türk'tür, Müslümandır, Allah'ın izniyle kıyamete kadar da Türk ve Müslüman kalacaktır" şeklinde konuştu. "Bu aziz şehri iş bilmezlerin insafına bırakmayacak, İstanbul'a yakışan dev projelere imza atmayı sürdüreceğiz" İstanbul'un fetih ve 'Fatih' ruhundan koparılmasına asla göz yummayacaklarına vurgu yapan Erdoğan, "Bu aziz şehri iş bilmez, tarih bilmez, kadr-ü kıymet bilmez kifayetsizlerin insafına bırakmayacak, İstanbul'a hizmet etmeyi, bu güzel şehre yatırım yapmayı, İstanbul'a yakışan dev projelere imza atmayı sürdüreceğiz. Peygamber Efendimizin müjdesine nail olan Sultan Fatih'i, o büyük kumandanın kahraman ordusunun tüm neferlerini rahmetle yâd ediyorum. İlk fetih hareketinden günümüze kadar bu toprakları mübarek kanlarıyla şereflendiren tüm kahramanların aziz ruhları şad olsun diyorum" diye konuştu. "Bölgesel gerilimlerin ortasında istikrar adası olan bir Türkiye var" Dünyada ve bölgede gerek siyasi, gerek ekonomik, gerekse diplomatik bakımdan çok ciddi kırılmaların yaşandığına da dikkati çeken Erdoğan, "Coğrafyamızda sınırların yeniden kanla ve gözyaşıyla çizilmek istendiğini görüyoruz. Gazze'den Lübnan'a, Yemen'den Sudan'a yönümüzü nereye çevirsek aynı oyunun farklı sahneleriyle karşılaşıyoruz. Türkiye olarak bir yandan bu oyunları bozmaya çalışırken, diğer yandan da 23 yıllık kazanımlarımızı güçlendirmenin mücadelesini veriyoruz. Bugün hamdolsun diplomaside güçlü bir Türkiye var. Savunma sanayinde destan yazan bir Türkiye var. Ekonomide, enerjide, ticarette söz ve etki sahibi bir Türkiye vardır. Bölgesel gerilimlerin ortasında istikrar adası olan bir Türkiye vardır. Bunların gerisinde de milletimizin duası ve desteğinin yanı sıra tecrübeli, dirayetli, vizyoner kadroların Türkiye'de 23 yıldır iş başında olması vardır. Bunun kıymetini sınırlarımızın hemen ötesinde her gün bir yenisi patlak veren krizlere baktığımızda hepimiz çok net anlayabiliyoruz. Birileri kafalarını kuma gömmüş olsalar da takip eden her bir vatandaşımız Türkiye'nin hangi kritik eşiklerden geçtiğini görüyor" açıklamasında bulundu. "Ana muhalefet partisi içindeki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor" Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "İktidar ve ittifak olarak tarihi değişimlerin yaşandığı bir dönemde tarihi bir sorumluluk üstlendiğimizin gayet idrakindeyiz. Dolayısıyla bizim öfkeye, kavgaya, polemiğe ayıracak vaktimiz yok. Biz her sataşana cevap vermek gibi bir lükse de sahip değiliz. Bizim tek derdimiz vardır, o da Türkiye'dir. Türkiye Yüzyılı'nın inşasıdır. Biz birileriyle laf yarıştırmanın değil, kutsal emanetini taşıdığımız aziz milletimize daha parlak bir gelecek hazırlamanın yarışı içindeyiz. Sadece buna odaklanıyor, zihnimizi sadece bununla meşgul ediyoruz. Ana muhalefet partisi içindeki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor. Kurultay salonlarından mahkeme koridorlarına taşan bu siyasi ve hukuki mücadelenin hiçbir yerinde yokuz, olmadık ve olmayacağız. Siyasi ikballeri için huzursuzluk üretmeye çalışanlar unutmasınlar ki bu toprakların mayası şiddete, nümayişe, sokak terörüne, hukuk tanımazlığa prim vermez. Biz de hangi bahaneyle olursa olsun sokaklarımızın karıştırılmasına, milletimizin kutuplaştırılmasına, halkımızla güvenlik görevlilerimizin karşı karşıya getirilmesine müsaade etmeyiz. Böylesi hassas bir dönemde Türkiye'nin dikkatini dağıtmaya, milletimizin gönül ahengini bozmaya kimsenin hakkı yoktur ve olmaz. Ülkemizin yeni sürüm kayıkçı kavgalarına değil, başta 'Terörsüz Türkiye' sürecimiz olmak üzere 86 milyonu ilgilendiren meselelerde ortak zeminde buluşmaya, mutabakata, güç birliği yapmaya ihtiyacı vardır. Terörsüz Türkiye sürecini her türlü polemikten uzak ele almak, çözüm çabalarına samimiyetle katkıda bulunmak siyaset kurumunun görevidir. Biz iktidar ve ittifak olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yapıcı olmaya, kucaklayıcı olmaya, birleştirici olmaya özen göstereceğiz. Bunu yaparken milletimizin çıkarlarını önceleyecek, Türkiye'nin istikbalini her türlü siyasi mülahazanın üstünde tutmaya devam edeceğiz."

1 Haziran 2026

Çal Karası Sempozyumu 3.500 Yıllık Mirası Gün Yüzüne Çıkaracak

Büyükşehir desteğiyle Çal Karası’nın geleceği konuşulacak Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla 20 Haziran’da gerçekleştirilecek Çal Karası Sempozyumu, bölgenin 3.500 yıllık bağcılık mirasını yeniden gündeme taşıyacak. Akademisyenleri, üreticileri, önologları ve turizm profesyonellerini bir araya getirecek organizasyon, Çal Karası’nın tarihsel, kültürel ve ekonomik değerini çok yönlü biçimde ele alırken, bölgesel kalkınma ve turizm potansiyeline yönelik yeni perspektifler sunacak. Denizli’nin Çal ilçesinde bağcılık kültürünü, yerel üretimi, gastronomiyi ve doğayla iç içe deneyimleri bir araya getiren Çal Bağ Yolu öncülüğünde; Denizli Büyükşehir Belediyesi, Çal Kaymakamlığı ve Çal Belediyesi’nin katkılarıyla yapılacak Çal Karası Sempozyumu, 20 Haziran 2026 Cumartesi günü gerçekleştirilecek.  Çal Karası ilk kez kendi sempozyumunda ele alınacak Bölgenin köklü bağcılık mirasını görünür kılmak ve Çal’ın turizm potansiyelini geliştirmek amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, Çal Karası üzümü ilk kez kendi adıyla düzenlenen bu kapsamlı sempozyumdatüm yönleriyle ele alınacak. Tarihsel derinliği yapılan arkeolojik çalışmalarda elde edilen 3.500 yıl öncesine ait üzüm çekirdekleriyle tescillenen ve adını doğrudan Çal’ın eşsiz teruarından alan Çal Karası üzümü, bu sempozyum vasıtasıyla tarih, bağcılık, önoloji ve turizm perspektiflerinden çok disiplinli bir yaklaşımla değerlendirilecek. Dört ana başlıkta bölgesel kalkınma konuşulacak Çal Gençlik Merkezi’nde gün boyunca devam edecek olan Çal Karası Sempozyumu; akademisyenleri, bağcıları, önologları, yerel üreticileri, turizm profesyonellerini ve kamu paydaşlarını tek bir çatı altında bir araya getirecek. Sempozyum kapsamında gerçekleştirilecek oturumlarda; “Çal’daki Bağcılığın Tarihsel Yolculuğu”, “Bağcının Gözünden Çal Karası”, “Önolog Gözünden Çal Karası” ve “Çal Karası’nın Bölgeye Katkıları” ana başlıklarıyla dört temel konuya odaklanılacak.  Program bağ turu ile sona erecek Uzman konuşmacıların katılımıyla gerçekleştirilecek panellerde; üzümün antik çağlardan bugüne uzanan tarihsel izleri, asırlık yaşlı bağların korunması ve geleceğe aktarılması, sürdürülebilir bağcılık pratikleri, coğrafi işaret tescilinin yaratacağı ekonomik ve prestijsel değer, Çal Karası’nın önolojik potansiyeli ile ürün çeşitliliği masaya yatırılacak. Ayrıca, yerel bir değer olarak bu özel üzüm çeşidinin şehir markalaşması sürecindeki stratejik rolü ve turizm ekonomisine olan katkıları detaylı olarak analiz edilecek. Akademik ve sektörel oturumların tamamlanmasının ardından program, Kuzubağ ev sahipliğinde gerçekleştirilecek Çal Karası örnekleri tadımı ve profesyonel bağ turu ile son bulacak.

26 Mayıs 2026

E-İhracatta Trendyol’da İlk 5’Te Yer Alan Denizli’de Satıcılar Ürün Gamını Genişletiyor

Denizli'den Türkiye'nin dört bir yanına giden sepetlerde artık sadece bornoz ve çarşaf değil; oto aksesuarı başta olmak üzere hayatın her alanına dokunan sürpriz ürünler de yer alıyor. Ev tekstili ve giyim ürünleriyle tanınan Türkiye ekonomisinin dinamik şehirlerinden Denizli'deki Trendyol satıcıları, platform üzerinden ülke geneline yayılan bir satış performansı sergiliyor. E-ticaret platformunun verilerine göre, Denizlili üreticilerin en çok satış yaptığı iller İstanbul, Ankara ve İzmir olurken, üç büyük şehri Bursa, Antalya, Kocaeli, Adana, Mersin, Konya, Muğla, Tekirdağ, Gaziantep ve Balıkesir takip etti. Denizlili satıcıların ilk 100 listesinde sürpriz ürünler Ev tekstili Denizli'nin e-ticaretinin ana omurgasını oluşturmaya devam ederken, platform verileri Denizlili üreticilerin pazarın nabzını tutarak niş alanlarda da Türkiye genelinde söz sahibi olmaya başladığını gösterdi. Denizli'den yurt geneline yapılan satışların hayatın her alanına yayıldığı göze çarparken, ilk 100 listesinde paspas, kılıf, pet shop ürünleri ve oto aksesuarı gibi ürünler dikkat çekti. Denizli'nin üretim gücü, Trendyol ile küresel pazarlara açılıyor Denizli, tekstil başta olmak üzere üretim gücüyle Türkiye'nin ihracat kaslarından biri olmayı sürdürürken, e-ihracat bu potansiyelin küresel pazarlara taşınmasında kritik bir rol üstleniyor. Dijitalleşmenin hız kazandığı bu dönemde, yerel üreticilerin sınır ötesi ticarete erişimini kolaylaştırmak, rekabet güçlerini artırmanın en önemli unsurlarından biri haline geliyor. Platform, sunduğu teknoloji, lojistik ve pazarlama altyapısıyla Denizlili üretici ve satıcıların e-ihracata katılımını kolaylaştırarak, ürünlerini dünya pazarlarıyla buluşturuyor. Böylece sadece satış hacmini artırmakla kalmayıp, yerel kalkınmaya da doğrudan katkı sağlayan bir köprü görevi görüyor. Denizli, yıllık 5 milyar dolara ulaşan rakamla Türkiye'nin dünyaya ihracatında sekizinci sırada yer alıyor. Denizli, Trendyol ekosistemi içindeki e-ihracat performansıyla Türkiye beşincisi olarak dikkat çekiyor. E-ihracat, Denizli'de en hızlı büyüyen alan olarak göze çarpıyor. Kentin üretim gücünün dijital kanallarla daha geniş pazarlara taşınması, sanayi ve ihracat temsilcileri tarafından da Denizli'nin yeni büyüme alanlarından biri olarak değerlendiriliyor. "Rekabetin yolu dijitalden geçiyor" Denizli'nin üretim gücü ve girişimci ruhuyla Türkiye'nin en önemli sanayi şehirlerinden biri olduğunu belirten Denizli Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğlu, günümüzde rekabette öne çıkmanın yolunun üretilen değeri dijital dünyada güçlü bir şekilde konumlandırıp küresel pazarlara doğrudan taşıyabilmekten geçtiğini ifade ederek şunları söyledi: "E-ticaret ve mikro ihracat, özellikle KOBİ'lerimiz için önemli fırsatlar sunuyor. Daha önce yalnızca toptan çalışan birçok işletmemiz bugün kendi markasını oluşturarak dijital platformlar üzerinden son kullanıcıya ulaşabiliyor. Bu dönüşüm hem katma değeri artırıyor hem de firmalarımızın rekabet gücünü yükseltiyor. Biz de Denizli Sanayi Odası olarak şehrimizin e-ihracat ve e-ticaret alanındaki potansiyelinin farkındayız. Hedefimiz, firmalarımızın dijital dönüşüm süreçlerini desteklemek, markalaşmayı güçlendirmek ve Denizli'nin üretim başarısını dijital ticarette de daha ileri taşımaktır." "E-ihracat, Denizli'ye esnek ve doğrudan satış kanalı açıyor" Denizli İhracatçılar Birliği Başkanı Osman Uğurlu ise, e-ihracatın Denizli için stratejik önemine vurgu yaptı: "Avrupa başta olmak üzere birçok pazara yüksek kaliteli tekstil ürünleri ihraç ediyoruz. Ancak geleneksel ihracat modeli genellikle büyük siparişler ve uzun vadeli anlaşmalar üzerine kurulu. E-ihracat ise bu yapıyı tamamlayan ve esnek hale getiren yeni bir kanal oluşturuyor. Bugün Denizlili bir üretici, e-ihracat sayesinde Almanya'daki bir son kullanıcıya tek bir bornoz satışı gerçekleştirebiliyor. Bu, geçmişte mümkün olmayan bir iş modeliydi. Aynı şekilde ABD veya Körfez pazarlarına küçük hacimli ama yüksek katma değerli ürünler gönderilebiliyor." Dijitalin Denizli'ye getirdiği köklü değişim Denizlili işletmeler, e-ticaret ve e-ihracatın sağladığı verilerle daha esnek ve talep odaklı üretim gerçekleştiriyor. Bir ürünün hangi şehirde ya da ülkede çok sattığı, hangi renk veya modelin daha çok talep gördüğü gibi veriler, Denizli'deki üretim planlamasına doğrudan yansıdı. Platform verileri, Denizli'deki üretim modelinin köklü bir dönüşüm geçirdiğini gösteriyor. E-ticaret ve e-ihracat öncesinde ürünler önce toptancı, ardından perakendeci zinciriyle son kullanıcıya ulaşıyordu. Ancak günümüzde dijitalin gücüyle üretici doğrudan müşteriyle buluşabiliyor. Bu dönüşüm kadın ve genç girişimcilerin daha kolay pazara girmesini, küçük atölyelerin marka haline gelmesini ve sınırlı bir kitleye hitap eden özel ürünlerin üretimini artırdı.

26 Mayıs 2026

E-İhracatta Trendyol’da İlk 5’Te Yer Alan Denizli’de Satıcılar Ürün Gamını Genişletiyor

Denizli'den Türkiye'nin dört bir yanına giden sepetlerde artık sadece bornoz ve çarşaf değil; oto aksesuarı başta olmak üzere hayatın her alanına dokunan sürpriz ürünler de yer alıyor. Ev tekstili ve giyim ürünleriyle tanınan Türkiye ekonomisinin dinamik şehirlerinden Denizli'deki Trendyol satıcıları, platform üzerinden ülke geneline yayılan bir satış performansı sergiliyor. E-ticaret platformunun verilerine göre, Denizlili üreticilerin en çok satış yaptığı iller İstanbul, Ankara ve İzmir olurken, üç büyük şehri Bursa, Antalya, Kocaeli, Adana, Mersin, Konya, Muğla, Tekirdağ, Gaziantep ve Balıkesir takip etti. Denizlili satıcıların ilk 100 listesinde sürpriz ürünler Ev tekstili Denizli'nin e-ticaretinin ana omurgasını oluşturmaya devam ederken, platform verileri Denizlili üreticilerin pazarın nabzını tutarak niş alanlarda da Türkiye genelinde söz sahibi olmaya başladığını gösterdi. Denizli'den yurt geneline yapılan satışların hayatın her alanına yayıldığı göze çarparken, ilk 100 listesinde paspas, kılıf, pet shop ürünleri ve oto aksesuarı gibi ürünler dikkat çekti. Denizli'nin üretim gücü, Trendyol ile küresel pazarlara açılıyor Denizli, tekstil başta olmak üzere üretim gücüyle Türkiye'nin ihracat kaslarından biri olmayı sürdürürken, e-ihracat bu potansiyelin küresel pazarlara taşınmasında kritik bir rol üstleniyor. Dijitalleşmenin hız kazandığı bu dönemde, yerel üreticilerin sınır ötesi ticarete erişimini kolaylaştırmak, rekabet güçlerini artırmanın en önemli unsurlarından biri haline geliyor. Platform, sunduğu teknoloji, lojistik ve pazarlama altyapısıyla Denizlili üretici ve satıcıların e-ihracata katılımını kolaylaştırarak, ürünlerini dünya pazarlarıyla buluşturuyor. Böylece sadece satış hacmini artırmakla kalmayıp, yerel kalkınmaya da doğrudan katkı sağlayan bir köprü görevi görüyor. Denizli, yıllık 5 milyar dolara ulaşan rakamla Türkiye'nin dünyaya ihracatında sekizinci sırada yer alıyor. Denizli, Trendyol ekosistemi içindeki e-ihracat performansıyla Türkiye beşincisi olarak dikkat çekiyor. E-ihracat, Denizli'de en hızlı büyüyen alan olarak göze çarpıyor. Kentin üretim gücünün dijital kanallarla daha geniş pazarlara taşınması, sanayi ve ihracat temsilcileri tarafından da Denizli'nin yeni büyüme alanlarından biri olarak değerlendiriliyor. "Rekabetin yolu dijitalden geçiyor" Denizli'nin üretim gücü ve girişimci ruhuyla Türkiye'nin en önemli sanayi şehirlerinden biri olduğunu belirten Denizli Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğlu, günümüzde rekabette öne çıkmanın yolunun üretilen değeri dijital dünyada güçlü bir şekilde konumlandırıp küresel pazarlara doğrudan taşıyabilmekten geçtiğini ifade ederek şunları söyledi: "E-ticaret ve mikro ihracat, özellikle KOBİ'lerimiz için önemli fırsatlar sunuyor. Daha önce yalnızca toptan çalışan birçok işletmemiz bugün kendi markasını oluşturarak dijital platformlar üzerinden son kullanıcıya ulaşabiliyor. Bu dönüşüm hem katma değeri artırıyor hem de firmalarımızın rekabet gücünü yükseltiyor. Biz de Denizli Sanayi Odası olarak şehrimizin e-ihracat ve e-ticaret alanındaki potansiyelinin farkındayız. Hedefimiz, firmalarımızın dijital dönüşüm süreçlerini desteklemek, markalaşmayı güçlendirmek ve Denizli'nin üretim başarısını dijital ticarette de daha ileri taşımaktır." "E-ihracat, Denizli'ye esnek ve doğrudan satış kanalı açıyor" Denizli İhracatçılar Birliği Başkanı Osman Uğurlu ise, e-ihracatın Denizli için stratejik önemine vurgu yaptı: "Avrupa başta olmak üzere birçok pazara yüksek kaliteli tekstil ürünleri ihraç ediyoruz. Ancak geleneksel ihracat modeli genellikle büyük siparişler ve uzun vadeli anlaşmalar üzerine kurulu. E-ihracat ise bu yapıyı tamamlayan ve esnek hale getiren yeni bir kanal oluşturuyor. Bugün Denizlili bir üretici, e-ihracat sayesinde Almanya'daki bir son kullanıcıya tek bir bornoz satışı gerçekleştirebiliyor. Bu, geçmişte mümkün olmayan bir iş modeliydi. Aynı şekilde ABD veya Körfez pazarlarına küçük hacimli ama yüksek katma değerli ürünler gönderilebiliyor." Dijitalin Denizli'ye getirdiği köklü değişim Denizlili işletmeler, e-ticaret ve e-ihracatın sağladığı verilerle daha esnek ve talep odaklı üretim gerçekleştiriyor. Bir ürünün hangi şehirde ya da ülkede çok sattığı, hangi renk veya modelin daha çok talep gördüğü gibi veriler, Denizli'deki üretim planlamasına doğrudan yansıdı. Platform verileri, Denizli'deki üretim modelinin köklü bir dönüşüm geçirdiğini gösteriyor. E-ticaret ve e-ihracat öncesinde ürünler önce toptancı, ardından perakendeci zinciriyle son kullanıcıya ulaşıyordu. Ancak günümüzde dijitalin gücüyle üretici doğrudan müşteriyle buluşabiliyor. Bu dönüşüm kadın ve genç girişimcilerin daha kolay pazara girmesini, küçük atölyelerin marka haline gelmesini ve sınırlı bir kitleye hitap eden özel ürünlerin üretimini artırdı.

25 Mayıs 2026

Kadın Girişimciliğinde Güçlü İş Birliği, Sürdürülebilir Kalkınma

Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) 2025 Yılı Teknik Destek Programı kapsamında finanse edilen ve Buldan Ticaret Odası’nın öncülüğünde TOBB Denizli Kadın Girişimciler Kurulu (KGK) ile hazırlanan Kadın Girişimciliğin Yöresel Zenginliklerimizle Güçlenmesi Projesi, bölge ekonomisine değer katmaya devam ediyor. Nisan ayında gerçekleştirilen eğitim faaliyetleri, Buldan ve Güney ilçelerindeki kadın girişimci adaylarının yoğun katılımı ve GEKA’nın sağladığı güçlü finansman desteğiyle başarıyla tamamlandı. Projenin uygulama safhasında, kurumsal paydaşlar olan Buldan Ticaret Odası ile Buldan Belediyesi’nin yanı sıra TOBB Denizli Kadın Girişimciler Kurulu (KGK) ve Denizli Ticaret Odası (DTO) bünyesinde faaliyet gösteren ABİGEM (Avrupa Birliği İş Geliştirme Merkezi) Denizli de stratejik roller üstlendi. Denizli ABİGEM, sahip olduğu uluslararası standartlardaki uzmanlığı eğitim ve danışmanlık süreçlerine aktarırken TOBB Denizli KGK de kadın girişimcilerin iş dünyasına entegrasyonu ve yerel ağların güçlendirilmesi noktasında rehberlik desteği sundu. KADIN GİRİŞİMCİLERİN KAPASİTELERİ ARTIRILDI Denizli ABİGEM’in alanında uzman eğitmenleri tarafından gerçekleştirilen Yöresel Ürünlerin Markalaşma Süreci, Turizmde Misafir Ağırlama, Kooperatifçilik ve Dijital Pazarlama Eğitimleri ile programakatılım sağlayan kadın girişimcilerin kapasiteleri artırıldı. Ayrıca, projenin en kritik çıktılarından biri olan Kültürel Mirasın Turizme Kazandırılması ve Konakların Yeniden İşlevlendirilmesi Yol HaritasıRaporu için yürütülen çalışmalar hızlandırıldı. Rapor için Buldan Ticaret Odası Genel Sekreteri Ayhan Emirdağ, ABİGEM Direktörü Sıdıka Arıkan ile İş Geliştirme Uzmanı İrem Kırlı, GEKA Uzmanı Ayşe Esin Başkan, Pamukkale Üniversitesi Buldan MYO Restorasyon Bölümü Öğr. Gör. Gamze Sayın ve MYO Sekreteri Ali Rıza Başbuğ, Buldan Belediye Başkanı Mehmet Ali Orpak’ı ziyaret ederek görüşlerini aldılar.Akabinde Buldan Ticaret Odası Genel Sekreteri Emirdağ, TOBB Denizli KGK Başkanı Ayla Taşçıoğlu, Denizli ABİGEM'den Sıdıka Arıkan ile İrem Kırlı ve GEKA'dan Ayşe Esin Başkan ile ilçedeki kurumlar ve girişimci kadınlarla bir çalıştay ve bilgilendirme toplantısı yapılarak yol haritasının analiz süreci için ilgili paydaşların görüşleri toplandı. Tarihi Buldan evlerinin işlev kazanması için oluşturulacak yol haritası, tüm ilçe halkına ve kadın girişimcilere rehber bir belge olarak sunulacak. BAŞKAN ERDOĞAN: KADINLARIMIZIN EKONOMİK HAYATTAKİ YERİNİ GÜÇLENDİRDİK DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, projede emeği geçen herkese teşekkür etti. Başkan Erdoğan, “Buldan Ticaret Odamızın ev sahipliğinde, GEKA’nın finansal katkıları ve iştirakimiz Denizli ABİGEM ile Denizli TOBB KGK’nin teknik tecrübesiyle yürütülen projemizle; kadınlarımızın ekonomik hayattaki yerini güçlendirerek bölgesel kalkınmaya somut ve sürdürülebilir bir katkı sunmalarını hedefledik” dedi.

Devam