Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
28 Temmuz 2026 Salı
Ekonomi Haberleri
24 Temmuz 2026

Başkan Selim Kasapoğlu’nun 24 Temmuz Gazeteciler Ve Basın Bayramı Mesajı

24 Temmuz, Türk basın tarihinde sansürün kaldırılışının yıl dönümü olmasının yanı sıra, kamuoyunun doğru bilgiye ulaşma hakkını korumak adına büyük bir sorumluluk üstlenen basın mensuplarımızın emeklerini hatırladığımız anlamlı bir gündür. Bilginin hızla yayıldığı, ancak doğruluğunun her zamankinden daha fazla sorgulandığı bir çağda yaşıyoruz. Böylesi bir dönemde gazetecilik; toplumun doğru bilgiye ulaşmasında, güven ortamının korunmasında, toplumsal hafızanın güçlenmesinde ve kamuoyunun sağlıklı şekilde bilgilendirilmesinde önemli bir kamu görevi üstlenmektedir. Meslek ilkelerinden ödün vermeden, zor şartlar altında gerçeğin izini süren basın mensuplarımız bu sorumluluğu büyük bir özveriyle yerine getirmektedir. Denizli üretimi, ihracatı ve girişimci kimliğiyle ülke ekonomimize değer katan öncü sanayi şehirlerinden biridir. Sanayimizin üretim gücünün, yatırımlarının, ihracat başarısının ve oluşturduğu katma değerin kamuoyuna doğru şekilde aktarılmasında ise basınımız önemli bir görev üstlenmektedir. Yerel ve ulusal basınımız, şehrimizin ekonomik ve sosyal gelişimine ışık tutan, yaşanan gelişmeleri kayıt altına alan ve Denizli'nin başarı hikâyesini daha geniş kitlelere ulaştıran en önemli paydaşlarımız arasında yer almaktadır. Bizler Denizli Sanayi Odası olarak, sanayicimiz ile kamuoyu arasında kurulan güçlü iletişimin değerini biliyoruz. Doğru bilgiye dayalı, şeffaf ve güvene dayanan iletişimin hem kurumlarımızın hem de şehrimizin gelişimine katkı sağlayacağına inanıyoruz. Bu anlayışla, basınımızla kurduğumuz yapıcı iş birliğini güçlendirerek sürdürmeye devam edeceğiz. Bu anlamlı günde kamuoyunu doğru, tarafsız ve ilkeli habercilik anlayışıyla bilgilendirmek için emek veren tüm basın mensuplarımızın Gazeteciler ve Basın Bayramı'nı kutluyor, görevleri başında hayatını kaybeden gazetecilerimizi rahmetle anıyor, mesleğini özveriyle sürdüren tüm basın emekçilerimize sağlık, başarı ve kolaylıklar diliyorum.

24 Temmuz 2026

Dgc Başkanı Özkan Tokmak’tan 24 Temmuz Mesajı “Gazeteciliğin Geleceği İçin Meslek Yasası Hayata Geçirilmeli”

Denizli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Özkan Tokmak, 24 Temmuz Basın Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, basın özgürlüğünün tarihsel önemine dikkat çekerek günümüz gazeteciliğinin karşı karşıya olduğu sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tokmak, gazetecilik mesleğinin kimler tarafından yapılacağının belirlenmesi, mesleki standartların oluşturulması için  Gazetecilik Meslek Yasası’nın bir an önce çıkarılması gerektiğini vurguladı. Dijitalleşmeyle birlikte değişen medya düzenine dikkat çeken Tokmak, “İçerik üretmek ile gazetecilik yapmak aynı değildir. Gazeteciliğin temel değerleri korunmalıdır” dedi. Denizli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Özkan Tokmak, 24 Temmuz’un yalnızca bir kutlama günü değil, gazeteciliğin temel değerlerini yeniden hatırlama günü olduğunu ifade ederek; “Türk basın tarihinde 24 Temmuz 1908 önemli bir yere sahiptir. 24 Temmuz, sansürün kaldırılmasıyla birlikte gazeteciler açısından özel bir anlam kazandı. Osmanlı döneminde gazetelerin yayımlanmadan önce denetlenmesi uygulamasının sona ermesiyle başlayan süreç, basın özgürlüğü mücadelesinin simgelerinden biri haline geldi. Aradan geçen yıllar içerisinde gazetecilik mesleği teknolojik gelişmelerle birlikte büyük bir dönüşüm yaşarken, basın özgürlüğü, mesleki etik ve gazeteciliğin geleceğine ilişkin tartışmalar ise devam ediyor” dedi. “24 TEMMUZ, HALKIN HABER ALMA HAKKININ ÖNEMİNİ HATIRLATAN BİR TARİHTİR” 24 Temmuz’un gazeteciler açısından taşıdığı anlamı değerlendiren Tokmak, basının temel görevinin toplumun doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmasını sağlamak olduğunu vurguladı. Basın özgürlüğünün demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu belirten Tokmak; “24 Temmuz, sadece geçmişte sansürün kaldırıldığı bir tarih değildir. Aynı zamanda bugün de basın özgürlüğünün, gazetecilik mesleğinin saygınlığının ve halkın doğru bilgiye ulaşma hakkının önemini hatırlatan anlamlı bir gündür. Gazeteci; toplum adına soru soran, gerçekleri araştıran, doğrulayan ve kamu yararı doğrultusunda görev yapan kişidir. Bu sorumlulukla çalışan tüm meslektaşlarımızın emeği değerlidir” dedi. “GAZETECİLİĞİN KİMLİĞİ VE MESLEKİ STANDARTLARI KORUNMALI” Günümüzde iletişim teknolojilerindeki gelişmelerin medya alanında önemli değişimler oluşturduğunu belirten Tokmak, gazetecilik mesleğinin taşıdığı sorumluluğun korunması gerektiğini ifade etti. Gazeteciliğin yalnızca haber paylaşımından ibaret olmadığını vurgulayan Tokmak, “Gazetecilik; sadece bir bilgiyi aktarmak ya da bir görüntüyü paylaşmak değildir. Gazetecilik araştırmayı, doğrulamayı, etik kurallara bağlı kalmayı ve kamu yararını gözetmeyi gerektirir. Bugün mesleğimizin en önemli ihtiyaçlarından biri, gazeteciliğin tanımının ve sınırlarının net şekilde ortaya konulmasıdır. Bu hem mesleğe emek veren gazetecilerin haklarının korunması hem de toplumun güvenilir habere ulaşması açısından önemlidir” dedi. “GAZETECİLİK MESLEK YASASI ARTIK ERTELENMEMELİ” Gazetecilik Meslek Yasası’nın yıllardır sektörün önemli beklentileri arasında yer aldığını belirten DGC Başkanı Özkan Tokmak, mesleğin geleceği için yasal düzenlemenin kaçınılmaz olduğunu söyledi. Tokmak, yapılacak düzenlemenin gazetecilik mesleğine ilişkin standartları güçlendireceğini ifade ederek; “Gazetecilik Meslek Yasası artık ertelenmemelidir. Bu yasa ile gazeteciliğin tanımı yapılmalı, mesleki etik ilkeler belirlenmeli, gazetecilerin hak ve sorumlulukları açık şekilde ortaya konulmalıdır. Bu düzenleme yalnızca gazetecilerin değil, aynı zamanda toplumun doğru, güvenilir ve nitelikli habere ulaşma hakkının da güvencesi olacaktır” dedi. “İÇERİK ÜRETMEK İLE GAZETECİLİK YAPMAK ARASINDA ÖNEMLİ BİR FARK VAR” Dijital çağda herkesin bilgi paylaşabilir hale geldiğini belirten Tokmak, sosyal medya platformlarının iletişim açısından önemli olduğunu ancak gazetecilik ile içerik üreticiliğinin birbirinden ayrılması gerektiğini ifade etti. Tokmak, dijital dönüşümün fırsatlarının değerlendirilmesi gerektiğini ancak gazeteciliğin temel değerlerinin korunmasının şart olduğunun altını çizerek, “Teknoloji ve sosyal medya, iletişim dünyasına önemli katkılar sağlamaktadır. Ancak içerik üretmek ile gazetecilik yapmak arasında önemli bir fark vardır. Gazetecilik; doğrulama, araştırma, etik sorumluluk ve kamu yararı temelinde yürütülen bir meslektir. Dijital dönüşüme uyum sağlarken gazeteciliğin temel ilkelerinden taviz verilmemelidir” dedi. “YEREL BASIN KENTLERİN HAFIZASIDIR” Yerel basının toplumdaki rolüne dikkat çeken Tokmak, yerel gazeteciliğin desteklenmesinin önemine vurgu yaptı. Yerel basının ekonomik ve yapısal sorunlarının çözülmesi gerektiğini belirten Tokmak, genç gazetecilerin mesleğe kazandırılmasının da önemli olduğunu ifade ederek; “Yerel basın, bir kentin hafızasıdır. Kentte yaşanan gelişmeleri takip eden, vatandaşın sorunlarını gündeme taşıyan ve kamu yararı doğrultusunda görev yapan yerel gazeteciler önemli bir sorumluluk üstlenmektedir. Güçlü bir yerel basın için meslektaşlarımızın desteklenmesi, genç gazetecilerin yetişmesi ve gazetecilik mesleğinin geleceğe hazırlanması gerekiyor” diye konuştu. “GERÇEĞİN PEŞİNDE KOŞAN TÜM MESLEKTAŞLARIMIZIN YANINDAYIZ” Denizli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Özkan Tokmak; 24 Temmuz’un gazetecilerin dayanışma ve mesleki sorumluluklarını hatırladığı önemli bir gün olduğunu söyledi. Tüm meslektaşlarının Basın Bayramı’nı kutlayan Tokmak; “Gazetecilik, büyük emek ve sorumluluk isteyen onurlu bir meslektir. Halkın haber alma hakkı için çalışan, gerçeğin peşinde koşan, mesleğinin etik değerlerini koruyan tüm meslektaşlarımızın 24 Temmuz Basın Bayramı’nı kutluyorum. Temennimiz; özgür, güçlü, saygınlığı korunmuş ve mesleki standartları belirlenmiş bir basın ortamının oluşturulmasıdır” dedi.

24 Temmuz 2026

Dgc Başkanı Özkan Tokmak’tan 24 Temmuz Mesajı “Gazeteciliğin Geleceği İçin Meslek Yasası Hayata Geçirilmeli”

Denizli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Özkan Tokmak, 24 Temmuz Basın Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, basın özgürlüğünün tarihsel önemine dikkat çekerek günümüz gazeteciliğinin karşı karşıya olduğu sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tokmak, gazetecilik mesleğinin kimler tarafından yapılacağının belirlenmesi, mesleki standartların oluşturulması için  Gazetecilik Meslek Yasası’nın bir an önce çıkarılması gerektiğini vurguladı. Dijitalleşmeyle birlikte değişen medya düzenine dikkat çeken Tokmak, “İçerik üretmek ile gazetecilik yapmak aynı değildir. Gazeteciliğin temel değerleri korunmalıdır” dedi. Denizli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Özkan Tokmak, 24 Temmuz’un yalnızca bir kutlama günü değil, gazeteciliğin temel değerlerini yeniden hatırlama günü olduğunu ifade ederek; “Türk basın tarihinde 24 Temmuz 1908 önemli bir yere sahiptir. 24 Temmuz, sansürün kaldırılmasıyla birlikte gazeteciler açısından özel bir anlam kazandı. Osmanlı döneminde gazetelerin yayımlanmadan önce denetlenmesi uygulamasının sona ermesiyle başlayan süreç, basın özgürlüğü mücadelesinin simgelerinden biri haline geldi. Aradan geçen yıllar içerisinde gazetecilik mesleği teknolojik gelişmelerle birlikte büyük bir dönüşüm yaşarken, basın özgürlüğü, mesleki etik ve gazeteciliğin geleceğine ilişkin tartışmalar ise devam ediyor” dedi. “24 TEMMUZ, HALKIN HABER ALMA HAKKININ ÖNEMİNİ HATIRLATAN BİR TARİHTİR” 24 Temmuz’un gazeteciler açısından taşıdığı anlamı değerlendiren Tokmak, basının temel görevinin toplumun doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmasını sağlamak olduğunu vurguladı. Basın özgürlüğünün demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu belirten Tokmak; “24 Temmuz, sadece geçmişte sansürün kaldırıldığı bir tarih değildir. Aynı zamanda bugün de basın özgürlüğünün, gazetecilik mesleğinin saygınlığının ve halkın doğru bilgiye ulaşma hakkının önemini hatırlatan anlamlı bir gündür. Gazeteci; toplum adına soru soran, gerçekleri araştıran, doğrulayan ve kamu yararı doğrultusunda görev yapan kişidir. Bu sorumlulukla çalışan tüm meslektaşlarımızın emeği değerlidir” dedi. “GAZETECİLİĞİN KİMLİĞİ VE MESLEKİ STANDARTLARI KORUNMALI” Günümüzde iletişim teknolojilerindeki gelişmelerin medya alanında önemli değişimler oluşturduğunu belirten Tokmak, gazetecilik mesleğinin taşıdığı sorumluluğun korunması gerektiğini ifade etti. Gazeteciliğin yalnızca haber paylaşımından ibaret olmadığını vurgulayan Tokmak, “Gazetecilik; sadece bir bilgiyi aktarmak ya da bir görüntüyü paylaşmak değildir. Gazetecilik araştırmayı, doğrulamayı, etik kurallara bağlı kalmayı ve kamu yararını gözetmeyi gerektirir. Bugün mesleğimizin en önemli ihtiyaçlarından biri, gazeteciliğin tanımının ve sınırlarının net şekilde ortaya konulmasıdır. Bu hem mesleğe emek veren gazetecilerin haklarının korunması hem de toplumun güvenilir habere ulaşması açısından önemlidir” dedi. “GAZETECİLİK MESLEK YASASI ARTIK ERTELENMEMELİ” Gazetecilik Meslek Yasası’nın yıllardır sektörün önemli beklentileri arasında yer aldığını belirten DGC Başkanı Özkan Tokmak, mesleğin geleceği için yasal düzenlemenin kaçınılmaz olduğunu söyledi. Tokmak, yapılacak düzenlemenin gazetecilik mesleğine ilişkin standartları güçlendireceğini ifade ederek; “Gazetecilik Meslek Yasası artık ertelenmemelidir. Bu yasa ile gazeteciliğin tanımı yapılmalı, mesleki etik ilkeler belirlenmeli, gazetecilerin hak ve sorumlulukları açık şekilde ortaya konulmalıdır. Bu düzenleme yalnızca gazetecilerin değil, aynı zamanda toplumun doğru, güvenilir ve nitelikli habere ulaşma hakkının da güvencesi olacaktır” dedi. “İÇERİK ÜRETMEK İLE GAZETECİLİK YAPMAK ARASINDA ÖNEMLİ BİR FARK VAR” Dijital çağda herkesin bilgi paylaşabilir hale geldiğini belirten Tokmak, sosyal medya platformlarının iletişim açısından önemli olduğunu ancak gazetecilik ile içerik üreticiliğinin birbirinden ayrılması gerektiğini ifade etti. Tokmak, dijital dönüşümün fırsatlarının değerlendirilmesi gerektiğini ancak gazeteciliğin temel değerlerinin korunmasının şart olduğunun altını çizerek, “Teknoloji ve sosyal medya, iletişim dünyasına önemli katkılar sağlamaktadır. Ancak içerik üretmek ile gazetecilik yapmak arasında önemli bir fark vardır. Gazetecilik; doğrulama, araştırma, etik sorumluluk ve kamu yararı temelinde yürütülen bir meslektir. Dijital dönüşüme uyum sağlarken gazeteciliğin temel ilkelerinden taviz verilmemelidir” dedi. “YEREL BASIN KENTLERİN HAFIZASIDIR” Yerel basının toplumdaki rolüne dikkat çeken Tokmak, yerel gazeteciliğin desteklenmesinin önemine vurgu yaptı. Yerel basının ekonomik ve yapısal sorunlarının çözülmesi gerektiğini belirten Tokmak, genç gazetecilerin mesleğe kazandırılmasının da önemli olduğunu ifade ederek; “Yerel basın, bir kentin hafızasıdır. Kentte yaşanan gelişmeleri takip eden, vatandaşın sorunlarını gündeme taşıyan ve kamu yararı doğrultusunda görev yapan yerel gazeteciler önemli bir sorumluluk üstlenmektedir. Güçlü bir yerel basın için meslektaşlarımızın desteklenmesi, genç gazetecilerin yetişmesi ve gazetecilik mesleğinin geleceğe hazırlanması gerekiyor” diye konuştu. “GERÇEĞİN PEŞİNDE KOŞAN TÜM MESLEKTAŞLARIMIZIN YANINDAYIZ” Denizli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Özkan Tokmak; 24 Temmuz’un gazetecilerin dayanışma ve mesleki sorumluluklarını hatırladığı önemli bir gün olduğunu söyledi. Tüm meslektaşlarının Basın Bayramı’nı kutlayan Tokmak; “Gazetecilik, büyük emek ve sorumluluk isteyen onurlu bir meslektir. Halkın haber alma hakkı için çalışan, gerçeğin peşinde koşan, mesleğinin etik değerlerini koruyan tüm meslektaşlarımızın 24 Temmuz Basın Bayramı’nı kutluyorum. Temennimiz; özgür, güçlü, saygınlığı korunmuş ve mesleki standartları belirlenmiş bir basın ortamının oluşturulmasıdır” dedi.

24 Temmuz 2026

Başkan Çavuşoğlu’ndan 24 Temmuz Mesajı “Gazetecilik, Demokrasinin Vicdanıdır”

Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, halkın doğru ve tarafsız bilgiye ulaşmasının ancak özgür basınla mümkün olacağını belirterek, gazetecilerin demokrasinin sesi ve vicdanı olduğunu söyledi. Basında sansürün ilk kez kaldırıldığı 24 Temmuz 1908’in üzerinden geçen 118 yılda, özgür basının öneminin her geçen gün daha da arttığına dikkat çeken Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, kamuoyunun tarafsız ve doğru bilgiye ulaşma hakkının vazgeçilemez olduğunu belirtti. Başkan Çavuşoğlu mesajında, günümüzde basın mensuplarının karşı karşıya kaldığı sosyo-ekonomik baskılara ve mesleki zorluklara değinerek, “Bundan 118 yıl önce yaşananlar, gazetelerin ve kalemlerin özgürleşmesi yolunda atılmış tarihi bir adımdır. Gazetecilik sadece bir meslek değil; kamunun hakkını gözeten, denetleyen, gerçekleri unutturmayan toplumsal bir vicdandır. Kalemini halkın doğruluk hakkı için kullanan her bir basın emekçisi, demokrasimizin en güçlü teminatıdır” ifadelerini kullandı. “Gelişmiş bir Denizli, güçlü bir yerel basınla mümkündür” Denizli’de görev yapan basın mensuplarının kentin gelişimi, sorunların dile getirilmesi ve ortak aklın tesis edilmesindeki rolüne işaret eden Başkan Çavuşoğlu, “Denizli’mizin geleceğini inşa ederken, kentimizin sesini Türkiye’ye ve dünyaya duyuran yerel basınımızın varlığını son derece kıymetli buluyoruz. Şehrimizde yaşanan her gelişmeyi, gece gündüz demeden halkımıza ulaştıran gazetecilerimiz, yerel yönetim olarak bizlerin de en önemli paydaşları arasındadır. Eleştiriden korkmayan, tam aksine yapıcı eleştiriyi gelişimin bir anahtarı olarak gören bir anlayışla; basınımızın özgürce görev yapabileceği, emeğinin karşılığını alabildiği bir iklimi desteklemeyi sürdüreceğiz” dedi. “Gerçeklerin karartılmadığı bir gelecek idealimizdir” Tüm basın çalışanlarına teşekkür eden Başkan Çavuşoğlu, mesajını şu sözlerle tamamladı: “Sansürsüz, baskısız, kalemlerin özgürce işlediği ve gazetecilerin yalnızca mesleklerini yaptıkları için mağdur edilmediği bir Türkiye hedefi doğrultusunda mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle, meslek ahlakı ve etik ilkelerden ödün vermeden görev yapan tüm basın emekçilerimizin 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı’nı yürekten kutluyorum. Görevi başında ya da görevi nedeniyle hayatını kaybeden tüm basın şehitlerimizi ve aramızdan ayrılan usta gazetecilerimizi rahmet ve saygıyla anıyor, tüm basın mensuplarımıza başarılar diliyorum.”

23 Temmuz 2026

Merkez Bankası Politika Faizini Dördüncü Kez Yüzde 37’De Sabit Tuttu

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu'nun temmuz ayı toplantısı bugün gerçekleştirildi. Piyasanın genel beklentisi, politika faizinin mevcut seviyesinde korunacağı, olası faiz indiriminin ise Eylül-Ekim dönemine ötelenebileceği yönündeydi. Merkez Bankası da beklentilere paralel bir karar alarak politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. Böylece ocakayında yüzde 38'den yüzde 37'ye indirilen politika faizi, dördüncü kez üst üste aynı seviyede kaldı. Enflasyonla Mücadelede Ortak Sorumluluk ve Eşgüdüm Önem Taşıyor Enflasyonla mücadelenin kamu, reel sektör ve tüm ekonomik aktörlerin ortak sorumluluğuyla kararlılıkla sürdürülmesi büyük önem taşıyor. Enflasyonda kalıcı iyileşmenin sağlanmasıyla birlikte para politikasında oluşacak normalleşme sürecinin, ihracatçılarımızın finansmana erişimini kolaylaştıracak adımlarla desteklenmesini bekliyoruz.  Üretim ve İhracat İçin Finansman Kanalları Desteklenmeli Bu kapsamda, ihracatçı firmalara yönelik kredi kullandırım sınırlamalarının gözden geçirilmesi, ticari krediye erişimin kolaylaştırılması, Eximbank kaynaklarının artırılması ve reeskont kredilerinin daha etkin kullandırılmasının üretim, yatırım ve ihracatımıza önemli katkı sağlayacağını düşünüyorum. İhracatçımızın küresel pazarlardaki rekabet gücünü koruyabilmesi için uygun maliyetli ve erişilebilir finansman imkânlarının güçlendirilmesi büyük önem taşıdığını vurgulamak istiyorum. Enflasyon kalıcı şekilde kontrol altına alınmadan üretimde, ihracatta ve sanayide yeniden güçlü bir rekabet gücü yakalamak kolay görünmüyor. Fiyat istikrarı; yatırımın, öngörülebilirliğin ve sürdürülebilir büyümenin en önemli temellerinden birini oluşturuyor. Enflasyonun kalıcı olarak düşmesiyle birlikte üretim gücümüzün artacağına, ihracatımızın yeniden daha rekabetçi bir konuma ulaşacağına ve ülkemizin ekonomik potansiyelini çok daha güçlü şekilde ortaya koyacağına inanıyorum. Güçlü üretim, güçlü ihracat ve güçlü Türkiye'nin yolu kalıcı fiyat istikrarından geçiyor. Kalıcı Fiyat İstikrarı ve Uygun Finansman Birlikte Ele Alınmalı Bununla birlikte ihracatçılarımız yalnızca dış pazarlardaki rekabet koşullarıyla değil, aynı zamanda yüksek finansman maliyetleriyle de mücadele ediyor. Pazartesi günü kamuoyuyla paylaşılan İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025 verileri de mevcut ekonomik görünümün reel sektör üzerindeki etkilerini açık şekilde ortaya koyuyor. Sanayicinin oluşturduğu faaliyet kârının yaklaşık %87’si finansman giderlerine ayrılırken; işletmeler yatırım, üretim, teknoloji ve ihracata yönlendirebilecekleri kaynakların önemli bir bölümünü finansman maliyetleri için kullanmak durumunda kalıyor. Finansman giderlerinin ulaştığı seviyeler, elde edilen kazancın büyük ölçüde finansman maliyetleri tarafından eritildiğini gösteriyor. Bu tablonun, yüksek finansman maliyetlerinin üretim kapasitesi, yatırım iştahı ve uluslararası rekabet gücü üzerindeki baskısını somut verilerle ortaya koyduğunu ifade edebilirim. Küresel ekonomide jeopolitik gelişmelerin belirsizlikleri artırdığı ve uluslararası rekabetin her geçen gün yoğunlaştığı bir dönemde yüksek finansman maliyetleri; işletme sermayesini, yatırım kararlarını ve firmalarımızın rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. Bu nedenle enflasyonla mücadele sürerken, ihracatçının uygun koşullarda finansmana erişimini destekleyecek mekanizmaların da güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. İhracatçılarımız mevcut küresel zorluklara rağmen üretmeye, istihdam sağlamaya ve ülkemize döviz kazandırmaya devam ediyor. Bu başarının sürdürülebilmesi için enflasyonun kalıcı şekilde kontrol altına alınması, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve öngörülebilir ekonomi politikalarının kararlılıkla uygulanması büyük önem taşıyor. Enflasyonda kalıcı iyileşmenin sağlanması ve fiyat istikrarı ile üretim ve ihracatı destekleyen politikaların birlikte yürütülmesinin para politikasında başlayacak normalleşme sürecinin yatırımı, üretimi ve ihracatı destekleyen bir zemini beraberinde getireceğine inanıyorum. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu'nun temmuz ayı toplantısı bugün gerçekleştirildi. Piyasanın genel beklentisi, politika faizinin mevcut seviyesinde korunacağı, olası faiz indiriminin ise Eylül-Ekim dönemine ötelenebileceği yönündeydi. Merkez Bankası da beklentilere paralel bir karar alarak politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. Böylece ocakayında yüzde 38'den yüzde 37'ye indirilen politika faizi, dördüncü kez üst üste aynı seviyede kaldı. Enflasyonla Mücadelede Ortak Sorumluluk ve Eşgüdüm Önem Taşıyor Enflasyonla mücadelenin kamu, reel sektör ve tüm ekonomik aktörlerin ortak sorumluluğuyla kararlılıkla sürdürülmesi büyük önem taşıyor. Enflasyonda kalıcı iyileşmenin sağlanmasıyla birlikte para politikasında oluşacak normalleşme sürecinin, ihracatçılarımızın finansmana erişimini kolaylaştıracak adımlarla desteklenmesini bekliyoruz.  Üretim ve İhracat İçin Finansman Kanalları Desteklenmeli Bu kapsamda, ihracatçı firmalara yönelik kredi kullandırım sınırlamalarının gözden geçirilmesi, ticari krediye erişimin kolaylaştırılması, Eximbank kaynaklarının artırılması ve reeskont kredilerinin daha etkin kullandırılmasının üretim, yatırım ve ihracatımıza önemli katkı sağlayacağını düşünüyorum. İhracatçımızın küresel pazarlardaki rekabet gücünü koruyabilmesi için uygun maliyetli ve erişilebilir finansman imkânlarının güçlendirilmesi büyük önem taşıdığını vurgulamak istiyorum. Enflasyon kalıcı şekilde kontrol altına alınmadan üretimde, ihracatta ve sanayide yeniden güçlü bir rekabet gücü yakalamak kolay görünmüyor. Fiyat istikrarı; yatırımın, öngörülebilirliğin ve sürdürülebilir büyümenin en önemli temellerinden birini oluşturuyor. Enflasyonun kalıcı olarak düşmesiyle birlikte üretim gücümüzün artacağına, ihracatımızın yeniden daha rekabetçi bir konuma ulaşacağına ve ülkemizin ekonomik potansiyelini çok daha güçlü şekilde ortaya koyacağına inanıyorum. Güçlü üretim, güçlü ihracat ve güçlü Türkiye'nin yolu kalıcı fiyat istikrarından geçiyor. Kalıcı Fiyat İstikrarı ve Uygun Finansman Birlikte Ele Alınmalı Bununla birlikte ihracatçılarımız yalnızca dış pazarlardaki rekabet koşullarıyla değil, aynı zamanda yüksek finansman maliyetleriyle de mücadele ediyor. Pazartesi günü kamuoyuyla paylaşılan İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025 verileri de mevcut ekonomik görünümün reel sektör üzerindeki etkilerini açık şekilde ortaya koyuyor. Sanayicinin oluşturduğu faaliyet kârının yaklaşık %87’si finansman giderlerine ayrılırken; işletmeler yatırım, üretim, teknoloji ve ihracata yönlendirebilecekleri kaynakların önemli bir bölümünü finansman maliyetleri için kullanmak durumunda kalıyor. Finansman giderlerinin ulaştığı seviyeler, elde edilen kazancın büyük ölçüde finansman maliyetleri tarafından eritildiğini gösteriyor. Bu tablonun, yüksek finansman maliyetlerinin üretim kapasitesi, yatırım iştahı ve uluslararası rekabet gücü üzerindeki baskısını somut verilerle ortaya koyduğunu ifade edebilirim. Küresel ekonomide jeopolitik gelişmelerin belirsizlikleri artırdığı ve uluslararası rekabetin her geçen gün yoğunlaştığı bir dönemde yüksek finansman maliyetleri; işletme sermayesini, yatırım kararlarını ve firmalarımızın rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. Bu nedenle enflasyonla mücadele sürerken, ihracatçının uygun koşullarda finansmana erişimini destekleyecek mekanizmaların da güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. İhracatçılarımız mevcut küresel zorluklara rağmen üretmeye, istihdam sağlamaya ve ülkemize döviz kazandırmaya devam ediyor. Bu başarının sürdürülebilmesi için enflasyonun kalıcı şekilde kontrol altına alınması, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve öngörülebilir ekonomi politikalarının kararlılıkla uygulanması büyük önem taşıyor. Enflasyonda kalıcı iyileşmenin sağlanması ve fiyat istikrarı ile üretim ve ihracatı destekleyen politikaların birlikte yürütülmesinin para politikasında başlayacak normalleşme sürecinin yatırımı, üretimi ve ihracatı destekleyen bir zemini beraberinde getireceğine inanıyorum.

Devam