Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
11 Nisan 2026 Cumartesi
Ekonomi Haberleri
10 Nisan 2026

Denib’te Uğurlu Dönemi

Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısı, 10 Nisan 2026 Cuma günü geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Genel Kurul sonucunda, Osman Uğurlu Denizli İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine seçildi. Genel Kurul’da ihracatçıların güçlü desteğini alarak başkanlık görevine seçilen Uğurlu, kendisine ve yönetim kuruluna gösterilen güven için tüm üyelere teşekkür ederek, “Bu görev, benim için büyük bir onur olduğu kadar çok önemli bir sorumluluktur. İhracatçılarımızın bize duyduğu güvene layık olmak için var gücümüzle çalışacağız. Ayrıca, sekiz yıl boyunca birliğimize büyük emek veren değerli büyüğümüz Sayın Hüseyin Memişoğlu’na hizmetleri için şükranlarımı sunuyorum.” dedi. Denizli’nin 4,7 milyar doları aşan ihracat hacmi, 183 ülkeye ulaşan ticaret ağı ve yaklaşık 1.700 aktif ihracatçısıyla Türkiye’nin en önemli üretim ve ihracat merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Osman Uğurlu, Genel Kurul’un ardından değerlendirmelerde bulunarak yeni döneme ilişkin vizyonunu şu sözlerle paylaştı: “Yönetim kurulumuzla birlikte Denizli’nin köklü üretim mirasını, dijitalleşme ve inovasyonla daha ileri taşıyacağız. İhracatçılarımızın finansmana erişimini kolaylaştıran, yeni pazarlara açılımını destekleyen ve değişen küresel ticaret dinamiklerine hızlı uyum sağlayan bir yapı kuracağız. Yeşil dönüşümden e-ihracata, markalaşmadan tasarım odaklı üretime kadar geniş bir alanda somut adımlar atarak firmalarımızın rekabet gücünü kalıcı biçimde artırmayı hedefliyoruz. Denizli’yi yalnızca ihracatta değil, aynı zamanda inovasyon ve katma değerli üretimde de güçlü bir merkez haline getireceğiz.” Denizli ihracatının en büyük gücünün birlik ve beraberlik olduğunu vurgulayarak yönetim anlayışına da değinen Uğurlu, yeni sürecin ortak akıl ve istişare kültürüyle yürütüleceğini vurgulayarak, “Bu yolculukta en büyük gücümüz ihracatçılarımızın desteği ve güvenidir. Hep birlikte hareket ettiğimiz sürece çok daha güçlü sonuçlar elde edeceğimize inanıyorum. Denizli’nin kadim üretim kültürünü geleceğin ekonomisiyle buluşturacak; şehrimizi ihracatın yanı sıra inovasyonun da merkezi yapacağız. Birliğimizi; sektörlerin buluştuğu, ortak vizyonun paylaşıldığı ve ticaretin geleceğinin şekillendiği bir platform haline getireceğiz. Yarının dünyasında daha güçlü bir Denizli için, bugün itibarıyla hep birlikte daha kararlı adımlar atıyoruz.” ifadelerini kullandı.

10 Nisan 2026

Denib’te Uğurlu Dönemi

Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısı, 10 Nisan 2026 Cuma günü geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Genel Kurul sonucunda, Osman Uğurlu Denizli İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine seçildi. Genel Kurul’da ihracatçıların güçlü desteğini alarak başkanlık görevine seçilen Uğurlu, kendisine ve yönetim kuruluna gösterilen güven için tüm üyelere teşekkür ederek, “Bu görev, benim için büyük bir onur olduğu kadar çok önemli bir sorumluluktur. İhracatçılarımızın bize duyduğu güvene layık olmak için var gücümüzle çalışacağız. Ayrıca, sekiz yıl boyunca birliğimize büyük emek veren değerli büyüğümüz Sayın Hüseyin Memişoğlu’na hizmetleri için şükranlarımı sunuyorum.” dedi. Denizli’nin 4,7 milyar doları aşan ihracat hacmi, 183 ülkeye ulaşan ticaret ağı ve yaklaşık 1.700 aktif ihracatçısıyla Türkiye’nin en önemli üretim ve ihracat merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Osman Uğurlu, Genel Kurul’un ardından değerlendirmelerde bulunarak yeni döneme ilişkin vizyonunu şu sözlerle paylaştı: “Yönetim kurulumuzla birlikte Denizli’nin köklü üretim mirasını, dijitalleşme ve inovasyonla daha ileri taşıyacağız. İhracatçılarımızın finansmana erişimini kolaylaştıran, yeni pazarlara açılımını destekleyen ve değişen küresel ticaret dinamiklerine hızlı uyum sağlayan bir yapı kuracağız. Yeşil dönüşümden e-ihracata, markalaşmadan tasarım odaklı üretime kadar geniş bir alanda somut adımlar atarak firmalarımızın rekabet gücünü kalıcı biçimde artırmayı hedefliyoruz. Denizli’yi yalnızca ihracatta değil, aynı zamanda inovasyon ve katma değerli üretimde de güçlü bir merkez haline getireceğiz.” Denizli ihracatının en büyük gücünün birlik ve beraberlik olduğunu vurgulayarak yönetim anlayışına da değinen Uğurlu, yeni sürecin ortak akıl ve istişare kültürüyle yürütüleceğini vurgulayarak, “Bu yolculukta en büyük gücümüz ihracatçılarımızın desteği ve güvenidir. Hep birlikte hareket ettiğimiz sürece çok daha güçlü sonuçlar elde edeceğimize inanıyorum. Denizli’nin kadim üretim kültürünü geleceğin ekonomisiyle buluşturacak; şehrimizi ihracatın yanı sıra inovasyonun da merkezi yapacağız. Birliğimizi; sektörlerin buluştuğu, ortak vizyonun paylaşıldığı ve ticaretin geleceğinin şekillendiği bir platform haline getireceğiz. Yarının dünyasında daha güçlü bir Denizli için, bugün itibarıyla hep birlikte daha kararlı adımlar atıyoruz.” ifadelerini kullandı.

8 Nisan 2026

Büyükşehir’in İyilik Sofrası Paylaştıkça Büyüyor

Denizli Büyükşehir’in iyilik hamlesi 100 kat büyüdü Denizli Büyükşehir Belediyesi Aşevi, 9 haneyle başladığı hizmet yolculuğunda 2 yılda 900 haneye ulaştı. İhtiyaç sahibi vatandaşlara her gün yaklaşık 1.500 sıcak yemek ulaştıran aşevi, sosyal belediyeciliğin güçlü örneklerinden biri oldu. Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin ihtiyaç sahibi vatandaşlara yönelik hayata geçirdiği Aşevi hizmeti, kısa sürede büyük bir sosyal dayanışma modeline dönüştü. Yaşlı, hasta, engelli ve ekonomik durumu yetersiz vatandaşların sofralarını boş bırakmayan aşevi, 2 yıl gibi kısa bir sürede hizmet kapasitesini 100 kat artırarak dikkat çekici bir başarıya imza attı. Nisan 2024’te yalnızca 9 hanede 20 kişiye günlük 2 öğün yemek hizmetiyle başlayan uygulama, Ocak 2025 itibarıyla kent merkezinde yaklaşık 400 ailede 600 kişiye ulaştı. Hizmetin ikinci yılında ise büyüme ivmesini sürdüren aşevi, bugün 900 hanede yaklaşık 1.500 vatandaşın günlük yemek ihtiyacını karşılıyor. 1.500 kişiye günde 2 öğün yemek Bin yıllık imarethane geleneğini modern belediyecilik anlayışıyla buluşturan aşevi, her gün sabahın erken saatlerinde üretime başlıyor. Gıda mühendisleri tarafından hazırlanan dengeli ve sağlıklı menüler, özel araçlarla vatandaşların evlerine kadar ulaştırılıyor. Aşevi hizmetinden yararlanmak isteyen ihtiyaç sahipleri, ALO 153 hattı veya 0 539 668 80 35 numaralı telefon üzerinden başvuru yapabiliyor. Ayrıca Denizli Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığına doğrudan müracaat da mümkün. Denizli'nin parası Denizli halkına… Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, sosyal belediyecilik anlayışıyla kimsenin aç kalmaması için çalıştıklarını belirterek, “İyilik soframızı her geçen gün büyütüyoruz. Ekonomik zorlukların arttığı bu dönemde vatandaşımızın yanında olmak bizim en temel sorumluluğumuz. Denizli’nin parasını yine Denizli halkı için harcama sözümüzü kararlılıkla sürdürüyoruz” dedi.

8 Nisan 2026

Dso Başkanı Kasapoğlu Sanayisizleşme Tehlikesine Karşı Uyardı

Denizli Sanayi Odası (DSO) Nisan ayı meclis toplantısında konuşan Başkan Selim Kasapoğlu, sanayinin milli gelir içindeki payının gerilemesine ve istihdam kayıplarına dikkat çekerek "sanayisizleşme" tehlikesine karşı uyarıda bulunurken; toplantıya katılan Nihat Zeybekci, 2026 yılı itibarıyla finansmana erişimde rahatlama ve ekonomide dengelenme beklediklerini söyledi. Denizli Sanayi Odasının (DSO) Nisan ayı olağan toplantısı DSO Hizmet Binası Müjdat Keçeci Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Meclis Başkanı Okan Konyalıoğlu’nun başkanlık ettiği, Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu’nun açılış konuşmasını yaptığı toplantıya önceki dönem Ekonomi Bakanı ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Ekonomi İşleri Başkanı Nihat Zeybekci katıldı. Meclis toplantısında 17 meslek komitesini temsil eden sanayiciler, sektörlerinin sorunlarını ve çözüm önerilerini Zeybekci ile paylaştı. DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, Meclis toplantısının açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye ve Denizli ekonomisinin mevcut görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunarak sanayicilerin öncelikli ihtiyaçlarını paylaştı. Kasapoğlu konuşmasına "Bugün meclisimizde hep birlikte bir fotoğrafa bakacağız. Bu fotoğrafın içinde küresel ekonomi, Türkiye ve en çok da Denizli var. İçinde bulunduğumuz dönemi doğru okumak, riskleri açıkça konuşmak ve birlikte yol haritası çizmek istiyoruz" diyerek başladı. Küresel belirsizliklerin üretim üzerindeki baskısını artırdığını ifade eden Kasapoğlu, sanayide yaşanan istihdam kaybına işaret ederek "Sanayisizleşme artık akademik bir tartışma değil, ekonominin yeni gerçeğidir" dedi. "Sanayici Ayakta Kalma Mücadelesi Veriyor" Denizli Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, küresel ve ulusal ekonomik gelişmelere ilişkin yaptığı değerlendirmede, sanayicinin giderek ağırlaşan bir tabloyla karşı karşıya olduğunu vurguladı. Kasapoğlu, "Küresel atmosferin boğuculuğunu sanayicimiz iliklerine kadar hissediyor. Artan rekabet ortamında üretim yapımızı dönüştürmeye çalışıyoruz ancak bu dönüşüm her geçen gün daha maliyetli ve daha riskli hale geliyor" dedi. Sanayicilerin artan ve zorlaşan rekabet ortamında üretim tarzlarını yeni üretim şekillerine uyarlamaya gayret ettiğini vurgulayan Kasapoğlu, şöyle devam etti: "Ancak bu gayretin her geçen gün daha maliyetli, daha riskli hale geldiğini de hep birlikte yaşıyoruz. Enerji arzına yönelik olumsuz gelişmeler tüm dünyanın ekonomik dengelerini doğrudan etkiliyor. Savaş öncesinde 65-70 dolar civarında seyreden Brent petrolün varil fiyatı bir ayda %50’ye yakın bir artışla 100 dolar seviyesinin üzerine çıkmış durumda. Bu gelişmelerin enflasyonist ortamı besleme endişelerini beraberinde getirdiğini söylemek yanlış olmaz. Enerji ithalatçısı bir ülke olarak petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki her yükseliş cari denge, enflasyon ve üretim maliyetlerimiz üzerinde baskı oluşturuyor." Büyüme var ama sanayi zayıflıyor 2025 yılı büyüme verilerini değerlendiren Kasapoğlu, 2025 yılında Türkiye ekonomisinin yüzde 3,6’lık büyüdüğünü hatırlatarak, konunun detaylarında dikkat çekici bir tablo olduğunu belirtti: "İlk bakışta olumlu gibi görünen bu verinin altını kazıdığımızda bambaşka bir tabloyla karşılaşıyoruz. Tarım yüzde 8,8 daralıyor, sanayi yüzde 2,9 büyüyor ve manşetin altında kalıyor. Daha da önemlisi, sanayinin milli gelir içindeki payı son birkaç yılda yüzde 26’lardan yüzde 18’lere düşüyor. Sanayide çalışan sayısında azalma var, 174 bin kişi sistemin dışına çıkmış. Açık söylemek lazım: Sanayisizleşme patikası artık akademik bir tartışmanın ötesinde, reel sektörün gündelik gerçeğidir. Sanayi zayıflarsa ekonomi yavaşlamaz, yönünü kaybeder." Sanayicinin en temel ihtiyacının öngörülebilirlik olduğunu ifade eden Kasapoğlu, kur politikası, enflasyonla mücadele ve finansmana erişim konularında kısa vadeli reflekslerin ötesine geçen, uzun erimli ve tutarlı bir çerçeveye ihtiyaç olduğunu ekledi. Kasapoğlu, yüksek faiz ve krediye erişimde yaşanan kısıtların yatırım kararlarını zorlaştırdığını belirterek; ihracat ve yatırım kredilerinin desteklenmesi, kurda istikrar sağlanması ve maliyet unsurlarının rekabetçiliği gözeten bir yapıya kavuşturulmasının önemine işaret etti. "Made in Europe Sanayi Hızlandırma Yasası Denizli için fırsatlar sunabilir" Gümrük Birliği sürecine de değinen Kasapoğlu, Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin imzaladığı serbest ticaret anlaşmaları karşısında dezavantajlı konumda kaldığını belirtti. Kasapoğlu "Made in Europe" Sanayi Hızlandırma Yasası tasarısının Denizli açısından fırsatlar sunabileceğini şöyle ifade etti: "Başta çelik olmak üzere, çimento ve beton bağlantılı ürünler, metal işleme, makine, otomotiv yan sanayi gibi sektörlerin daha görünür alanlar olarak öne çıktığını görüyoruz. Sektörler ve ürün grupları açısından muhtemel etkileri erkenden değerlendirmek önem taşıyor. Ticaret Bakanlığımızla koordine bir biçimde gelişmeleri yakından takip edeceğiz." "Yeni başarı hikâyeleri yazmak zorundayız" Denizli sanayisinin potansiyeline dikkat çeken Kasapoğlu, savunma sanayii başta olmak üzere yeni yatırım ve tedarik zinciri alanlarına odaklanılması gerektiğini vurgulayarak, "Yolu Denizli’ye her düşenin girişimci kasımızı övmesiyle böbürlenmek bizi bir yere taşımıyor. Savunma sanayiinde gerek yatırımcı gerekse tedarik zincirinin bir parçası olarak açmaya çalıştığımız alanlara dört elle sarılmalıyız. TEİ Tedarikçi Buluşmaları kapsamında 27 firmamızı bir araya getirdik. TEİ Yan Sanayi Geliştirme Ekibinin üç günlük program sonundaki gözlemi, Denizli’nin makine imalat altyapısı düşünülenin çok daha üzerinde bir potansiyele sahip olduğuydu. Kablo, mermer işleme, gıda ve makine sektörlerinde önemli hamlelerimiz var. Bilişim, yazılım ve cam sektörlerinde de yüz ağartan önemli işler yapıyoruz. Bu başarıları yukarı taşıyacak, dışarıya anlatacak ve destekleyecek hiçbir fırsatı kaçırmamaya çalışıyoruz" dedi. "Denizli güçlü üretim altyapısıyla öne çıkıyor" Toplantıya konuk olarak katılan önceki dönem Ekonomi Bakanı ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Ekonomi İşleri Başkanı Sayın Nihat Zeybekci, Türkiye’nin zorlu ancak fırsatlarla dolu bir coğrafyada bulunduğunu ifade ederek küresel ekonomide güç dengelerinin değiştiğine ve çok kutuplu bir yapıya geçildiğine dikkat çekti. Artan küresel rekabet ortamında ülkelerin ekonomik ve siyasi stratejilerini yeniden şekillendirdiğini belirtti. Avrupa’daki yeni ticaret ve çevre düzenlemeleri ile Orta Doğu’daki gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerine değinen Zeybekci, ekonomik göstergeler doğrultusunda 2026 yılı itibarıyla daha dengeli bir sürece girilebileceğini, faizlerdeki düşüşle birlikte kredi ve finansmana erişimin kolaylaşmasının beklendiğini ifade etti. "Birlikte hareket etmek zorundayız" Denizli özelinde de değerlendirmelerde bulunan Zeybekci, şehrin güçlü üretim altyapısı, ihracat kapasitesi ve girişimci yapısıyla Türkiye ekonomisi açısından önemli bir konumda bulunduğunu vurguladı. Zeybekci, Türkiye’nin Gümrük Birliği çerçevesinde Avrupa ile daha dengeli bir ekonomik yapı kurulmasının önemine değinerek hizmetler sektörü ve kamu alımlarında eşit hak sağlanmasının gerekliliğinden bahsetti. Çok yönlü dünya düzeninde Türkiye’nin stratejik rolüne dikkat çeken Zeybekci, Hürmüz Boğazı ve savaş ortamının ekonomiye olumsuz etkileri ve küresel belirsizliklere rağmen bu zorlu süreçte Denizli için birlik ve dayanışmanın önemine vurgu yaptı. Toplantının sonunda katılımcıların yönelttiği soruları yanıtlayan Zeybekci, artan maliyetler ile sınırlı fiyatlama imkânı arasındaki dengenin sağlanmasına yönelik mevcut ve planlanan teşvik mekanizmalarının önemli rol oynayacağını ifade etti. 2026 yılı beklentilerine de değinen Zeybekci, özellikle finansmana erişim konusunda sanayiciyi rahatlatacak iyileştirmelerin hayata geçirilmesinin planlandığını belirtti. Mevcut zorlu sürecin aşılmasında en önemli unsurun ise tüm kurumların topyekûn bir anlayışla hareket etmesi olduğunu vurguladı.

8 Nisan 2026

Dso Başkanı Kasapoğlu Sanayisizleşme Tehlikesine Karşı Uyardı

Denizli Sanayi Odası (DSO) Nisan ayı meclis toplantısında konuşan Başkan Selim Kasapoğlu, sanayinin milli gelir içindeki payının gerilemesine ve istihdam kayıplarına dikkat çekerek "sanayisizleşme" tehlikesine karşı uyarıda bulunurken; toplantıya katılan Nihat Zeybekci, 2026 yılı itibarıyla finansmana erişimde rahatlama ve ekonomide dengelenme beklediklerini söyledi. Denizli Sanayi Odasının (DSO) Nisan ayı olağan toplantısı DSO Hizmet Binası Müjdat Keçeci Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Meclis Başkanı Okan Konyalıoğlu’nun başkanlık ettiği, Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu’nun açılış konuşmasını yaptığı toplantıya önceki dönem Ekonomi Bakanı ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Ekonomi İşleri Başkanı Nihat Zeybekci katıldı. Meclis toplantısında 17 meslek komitesini temsil eden sanayiciler, sektörlerinin sorunlarını ve çözüm önerilerini Zeybekci ile paylaştı. DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, Meclis toplantısının açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye ve Denizli ekonomisinin mevcut görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunarak sanayicilerin öncelikli ihtiyaçlarını paylaştı. Kasapoğlu konuşmasına "Bugün meclisimizde hep birlikte bir fotoğrafa bakacağız. Bu fotoğrafın içinde küresel ekonomi, Türkiye ve en çok da Denizli var. İçinde bulunduğumuz dönemi doğru okumak, riskleri açıkça konuşmak ve birlikte yol haritası çizmek istiyoruz" diyerek başladı. Küresel belirsizliklerin üretim üzerindeki baskısını artırdığını ifade eden Kasapoğlu, sanayide yaşanan istihdam kaybına işaret ederek "Sanayisizleşme artık akademik bir tartışma değil, ekonominin yeni gerçeğidir" dedi. "Sanayici Ayakta Kalma Mücadelesi Veriyor" Denizli Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, küresel ve ulusal ekonomik gelişmelere ilişkin yaptığı değerlendirmede, sanayicinin giderek ağırlaşan bir tabloyla karşı karşıya olduğunu vurguladı. Kasapoğlu, "Küresel atmosferin boğuculuğunu sanayicimiz iliklerine kadar hissediyor. Artan rekabet ortamında üretim yapımızı dönüştürmeye çalışıyoruz ancak bu dönüşüm her geçen gün daha maliyetli ve daha riskli hale geliyor" dedi. Sanayicilerin artan ve zorlaşan rekabet ortamında üretim tarzlarını yeni üretim şekillerine uyarlamaya gayret ettiğini vurgulayan Kasapoğlu, şöyle devam etti: "Ancak bu gayretin her geçen gün daha maliyetli, daha riskli hale geldiğini de hep birlikte yaşıyoruz. Enerji arzına yönelik olumsuz gelişmeler tüm dünyanın ekonomik dengelerini doğrudan etkiliyor. Savaş öncesinde 65-70 dolar civarında seyreden Brent petrolün varil fiyatı bir ayda %50’ye yakın bir artışla 100 dolar seviyesinin üzerine çıkmış durumda. Bu gelişmelerin enflasyonist ortamı besleme endişelerini beraberinde getirdiğini söylemek yanlış olmaz. Enerji ithalatçısı bir ülke olarak petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki her yükseliş cari denge, enflasyon ve üretim maliyetlerimiz üzerinde baskı oluşturuyor." Büyüme var ama sanayi zayıflıyor 2025 yılı büyüme verilerini değerlendiren Kasapoğlu, 2025 yılında Türkiye ekonomisinin yüzde 3,6’lık büyüdüğünü hatırlatarak, konunun detaylarında dikkat çekici bir tablo olduğunu belirtti: "İlk bakışta olumlu gibi görünen bu verinin altını kazıdığımızda bambaşka bir tabloyla karşılaşıyoruz. Tarım yüzde 8,8 daralıyor, sanayi yüzde 2,9 büyüyor ve manşetin altında kalıyor. Daha da önemlisi, sanayinin milli gelir içindeki payı son birkaç yılda yüzde 26’lardan yüzde 18’lere düşüyor. Sanayide çalışan sayısında azalma var, 174 bin kişi sistemin dışına çıkmış. Açık söylemek lazım: Sanayisizleşme patikası artık akademik bir tartışmanın ötesinde, reel sektörün gündelik gerçeğidir. Sanayi zayıflarsa ekonomi yavaşlamaz, yönünü kaybeder." Sanayicinin en temel ihtiyacının öngörülebilirlik olduğunu ifade eden Kasapoğlu, kur politikası, enflasyonla mücadele ve finansmana erişim konularında kısa vadeli reflekslerin ötesine geçen, uzun erimli ve tutarlı bir çerçeveye ihtiyaç olduğunu ekledi. Kasapoğlu, yüksek faiz ve krediye erişimde yaşanan kısıtların yatırım kararlarını zorlaştırdığını belirterek; ihracat ve yatırım kredilerinin desteklenmesi, kurda istikrar sağlanması ve maliyet unsurlarının rekabetçiliği gözeten bir yapıya kavuşturulmasının önemine işaret etti. "Made in Europe Sanayi Hızlandırma Yasası Denizli için fırsatlar sunabilir" Gümrük Birliği sürecine de değinen Kasapoğlu, Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin imzaladığı serbest ticaret anlaşmaları karşısında dezavantajlı konumda kaldığını belirtti. Kasapoğlu "Made in Europe" Sanayi Hızlandırma Yasası tasarısının Denizli açısından fırsatlar sunabileceğini şöyle ifade etti: "Başta çelik olmak üzere, çimento ve beton bağlantılı ürünler, metal işleme, makine, otomotiv yan sanayi gibi sektörlerin daha görünür alanlar olarak öne çıktığını görüyoruz. Sektörler ve ürün grupları açısından muhtemel etkileri erkenden değerlendirmek önem taşıyor. Ticaret Bakanlığımızla koordine bir biçimde gelişmeleri yakından takip edeceğiz." "Yeni başarı hikâyeleri yazmak zorundayız" Denizli sanayisinin potansiyeline dikkat çeken Kasapoğlu, savunma sanayii başta olmak üzere yeni yatırım ve tedarik zinciri alanlarına odaklanılması gerektiğini vurgulayarak, "Yolu Denizli’ye her düşenin girişimci kasımızı övmesiyle böbürlenmek bizi bir yere taşımıyor. Savunma sanayiinde gerek yatırımcı gerekse tedarik zincirinin bir parçası olarak açmaya çalıştığımız alanlara dört elle sarılmalıyız. TEİ Tedarikçi Buluşmaları kapsamında 27 firmamızı bir araya getirdik. TEİ Yan Sanayi Geliştirme Ekibinin üç günlük program sonundaki gözlemi, Denizli’nin makine imalat altyapısı düşünülenin çok daha üzerinde bir potansiyele sahip olduğuydu. Kablo, mermer işleme, gıda ve makine sektörlerinde önemli hamlelerimiz var. Bilişim, yazılım ve cam sektörlerinde de yüz ağartan önemli işler yapıyoruz. Bu başarıları yukarı taşıyacak, dışarıya anlatacak ve destekleyecek hiçbir fırsatı kaçırmamaya çalışıyoruz" dedi. "Denizli güçlü üretim altyapısıyla öne çıkıyor" Toplantıya konuk olarak katılan önceki dönem Ekonomi Bakanı ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Ekonomi İşleri Başkanı Sayın Nihat Zeybekci, Türkiye’nin zorlu ancak fırsatlarla dolu bir coğrafyada bulunduğunu ifade ederek küresel ekonomide güç dengelerinin değiştiğine ve çok kutuplu bir yapıya geçildiğine dikkat çekti. Artan küresel rekabet ortamında ülkelerin ekonomik ve siyasi stratejilerini yeniden şekillendirdiğini belirtti. Avrupa’daki yeni ticaret ve çevre düzenlemeleri ile Orta Doğu’daki gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerine değinen Zeybekci, ekonomik göstergeler doğrultusunda 2026 yılı itibarıyla daha dengeli bir sürece girilebileceğini, faizlerdeki düşüşle birlikte kredi ve finansmana erişimin kolaylaşmasının beklendiğini ifade etti. "Birlikte hareket etmek zorundayız" Denizli özelinde de değerlendirmelerde bulunan Zeybekci, şehrin güçlü üretim altyapısı, ihracat kapasitesi ve girişimci yapısıyla Türkiye ekonomisi açısından önemli bir konumda bulunduğunu vurguladı. Zeybekci, Türkiye’nin Gümrük Birliği çerçevesinde Avrupa ile daha dengeli bir ekonomik yapı kurulmasının önemine değinerek hizmetler sektörü ve kamu alımlarında eşit hak sağlanmasının gerekliliğinden bahsetti. Çok yönlü dünya düzeninde Türkiye’nin stratejik rolüne dikkat çeken Zeybekci, Hürmüz Boğazı ve savaş ortamının ekonomiye olumsuz etkileri ve küresel belirsizliklere rağmen bu zorlu süreçte Denizli için birlik ve dayanışmanın önemine vurgu yaptı. Toplantının sonunda katılımcıların yönelttiği soruları yanıtlayan Zeybekci, artan maliyetler ile sınırlı fiyatlama imkânı arasındaki dengenin sağlanmasına yönelik mevcut ve planlanan teşvik mekanizmalarının önemli rol oynayacağını ifade etti. 2026 yılı beklentilerine de değinen Zeybekci, özellikle finansmana erişim konusunda sanayiciyi rahatlatacak iyileştirmelerin hayata geçirilmesinin planlandığını belirtti. Mevcut zorlu sürecin aşılmasında en önemli unsurun ise tüm kurumların topyekûn bir anlayışla hareket etmesi olduğunu vurguladı.

Devam