Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
6 Mayıs 2026 Çarşamba
Ekonomi Haberleri
4 Mayıs 2026

Başkan Erdoğan: Ticaretin Yeni Dili Dijitalleşmedir

Ticaret Bakanlığı bünyesinde yürütülen Kültürel Miras Projesi kapsamında düzenlenen E-Ticaret Eğitimlerinin Denizli etabı, Denizli Ticaret Odası’nda (DTO) yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Programa kamu temsilcileri, sektör yöneticileri, girişimciler ve iş insanları büyük ilgi gösterdi. DTO Başkanı Uğur Erdoğan, "Artık ticaretin yeni dili dijitalleşmedir ve rekabetin yeni sahası e-ticaret olmuştur" dedi. DTO’nun ev sahipliğinde hizmet binasındaki meclis salonunda gerçekleştirilen programa Güvenilir Ürün Platformu Başkanı ve TGRT Haber Ekonomi Haberleri Müdürü Gazeteci ve TV Programcısı Celal Toprak, DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan ile alanında uzman isimler, girişimciler ve çok sayıda iş insanı katıldı. BAŞKAN ERDOĞAN, ETKİNLİĞİN AÇIŞ KONUŞMASINDA GİRİŞİMCİLERE SESLENDİ Programın açış konuşmasını yapan DTO Başkanı Uğur Erdoğan, dijitalleşmenin hız kazandığı günümüzde ticaretin sınırlarının ortadan kalktığını vurguladı. E-ticaretin işletmeler açısından artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini belirtti. Başkan Erdoğan, Türkiye’de sektörün son yıllarda büyük bir ivme yakaladığını da ifade etti. E-TİCARETTEKİ BÜYÜMEYE DİKKAT ÇEKTİ Erdoğan, resmi verilere göre Türkiye’de e-ticaret hacminin 2024 yılında yüzde 60’ın üzerinde artarak 3 trilyon liranın üzerine çıktığını, işlem sayısının ise yaklaşık 6 milyara ulaştığını kaydederek, 2025 yılı itibarıyla sektör büyüklüğünün 4,5 trilyon liraya yaklaştığını söyledi. Başkan Erdoğan, “Artık ticaretin yeni dili dijitalleşmedir ve rekabetin yeni sahası da e-ticaret olmuştur” ifadelerini kullandı. ÜYELERİNİ, E-TİCARET EĞİTİMLERİNE VE E-TİCARET YAPMAYA DAVET ETTİ E-ticaretin özellikle KOBİ’ler için sadece bir satış kanalı değil, aynı zamanda küresel pazarlara açılan önemli bir fırsat olduğuna dikkat çeken Erdoğan, üretim gücü yüksek Denizli için dijital dönüşümün kritik öneme sahip olduğunu dile getirdi. Bu arada eğitim programlarının kapsamına da değinen Başkan Erdoğan, üyelerin e-ticaret süreçlerini daha bilinçli ve etkin yönetmelerini amaçladıklarını belirterek, pazaryerleri, dijital pazarlama, marka yönetimi ve lojistik gibi alanlarda verilen eğitimlerin firmalara önemli katkılar sağlayacağının altını çizdi. BAŞKAN ERDOĞAN: DTO, 100 YAŞINDA BÜYÜK BİR ÇINAR Konuşmasında Denizli Ticaret Odası’nın kuruluşundan bu yana 100 yılı geride bıraktığını da hatırlatan Erdoğan, köklü birikimi dijital çağın dinamikleriyle buluşturduklarını ifade etti. Projenin yalnızca ticari bir dönüşüm değil, aynı zamanda kültürel mirasın dijital ortamda değer kazanması açısından da önemli bir fırsat sunduğunu vurguladı. Erdoğan, “Denizli Ticaret Odası ve Başkanı olarak, üyelerimizin dijital dönüşüm yolculuğunda yanında olmaya devam edeceğiz. 10 milyon euroluk bir yatırımla hayata geçirdiğimiz, makine parkı ile Avrupa’da tek olan Denizli Teknik Tekstil Merkezimiz de bu anlamda inovatif oldukça büyük bir girişimimizdir. Hem üyelerimizden hem de tüm Türkiye’den büyük ilgi görmektedir. Sektörlerimize danışmanlık hizmeti ve ARGE çalışmaları ile yön vererek Denizli’mizi geleceğin üretimi olan uluslararası teknik tekstil pazarına hazırlamaktadır. Tüm üyelerimizi ve iş dünyamızı, bu merkezimizden ve eğitimlerimizden azami ölçüde faydalanmaya davet ediyorum. Bugünkü yoğun katılımınız için de teşekkür ediyorum” dedi. Açılış konuşmalarının ardından program, Pazarama Satış Direktörü Enes Kuşçu ile Pazarama Satış Takım Lideri Hüseyin Soylu’nun sunumları ile devam etti. KATILIMCILAR, SERTİFİKALARINI ALDILAR TOBB Genç Girişimciler Kurulu Denizli İl İcra kurulu Başkanı Bekir Çakır, Kadın Girişimciler Kurulu Ayla Taşçıoğlu, Arnica Yönetim Kurulu Başkanı Senur Akın Biçer, Denizli’de dördüncü kuşak olarak faaliyetine devam eden Etala Entegre Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Sabanoğlu ile kadın girişimcilerden Denizli'nin Sarayköy İlçesinin Duacılı Mahallesinde 4 nesildir çiftçilik yapan ailenin temsilcisi olan H'Olive markasının sahibi kadın çiftçi Hatice Avcı’nın da katılımcılarla sektörel tecrübelerini paylaştığı etkinlik, eğitimi tamamlayanlara sertifikalarının dağıtılması ve günün anısına çektirilen toplu fotoğraf ile sona erdi. Şirketleşme sürecini katılımcılara ayrıntılı olarak aktaran kadın girişimci Avcı, Başkan Erdoğan’a ürününden bir numune hediye etti. İlgi ve desteğinden dolayı da Başkan Erdoğan’a teşekkür eden Avcı, “Çiftçi Kayıt Sistemi’ne dahil oldum. Bu konuda araştırmalar yapıyordum. Organik tarıma hazırlanıyorum. Toprak analizleri detaylı alınıyor. 4. yılın sonunda da organik sertifikasını alabiliyoruz. Ailemle birlikte çiftçilik yapıyoruz. Üniversiteden döndükten sonra sürdürülebilir bir tarım yapmak istedim. Teknolojiye uyumlu, yeni nesil bir tarım yapmak istedim. Birçok kuruma gitmeye başladım. Hepsi bana ÇKS belgemin olup olmadığını sordu. O zaman ÇKS belgesinin önemini anladım. Daha sonra da kaydoldum. Birçok yarışmaya katıldım. İstanbul Ticaret Odası'nın yükselen markalar yarışmasında finale kaldım. Sonra et ticarete başlayıp dijital dükkan açtım. İyi gidiyor işler. İhracat hedeflerim de var. Fakat daha başlamadım. Ama tüm sertifikasyon süreci tamamladım” dedi.

3 Mayıs 2026

Denizli’de Bir Tekstil Firması Daha Konkordato İlan Etti

Denizli’de faaliyet gösteren Ataca Tekstil konkordato ilan etti, mahkeme şirkete 3 ay geçici mühlet vererek komiser heyeti atadı. Denizli’de ekonomik sıkıntılar nedeniyle konkordato ilan eden şirketlere bir yenisi daha eklendi. Merkezefendi ilçesi Göveçlik Mahallesi’nde faaliyetlerini sürdüren Ataca Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, yaşadığı finansal sorunlar nedeniyle konkordato talebinde bulundu. Başvuruyu değerlendiren Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, şirket için geçici mühlet kararı verdi. MAHKEMEDEN 3 AYLIK GEÇİCİ MÜHLET Şirketin konkordato talebini inceleyen Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, İcra ve İflas Kanunu’nun 287. maddesi kapsamında 22 Nisan 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 3 ay süreyle geçici mühlet verilmesine karar verdi. Mahkeme ayrıca bu süreçte şirketin faaliyetlerini denetlemek üzere komiser heyeti görevlendirdi. Görevlendirilen komiser heyetinin Adnan Selçuk, Engin Erenler ve Müyeser Kavaklı isimlerinden oluştuğu bildirildi. İHRACATA DAYALI ÜRETİM YAPIYOR Konkordato sürecine giren Ataca Tekstil, örme giyim ve ev tekstili üretimi yapmak amacıyla 2014 yılında kuruldu. Şirketin üretim portföyünde bebek tekstil ürünleri başta olmak üzere tulum, pijama, uyku tulumu, tişört, kundak, tayt, body, battaniye, havlu, çarşaf, nevresim ve panço gibi ürünler yer alıyor. Ürettiği ürünleri başta Almanya, Fransa, İtalya, Avusturya ve İngiltere olmak üzere birçok ülkeye ihraç eden şirketin, uluslararası pazarda da faaliyet gösterdiği biliniyor. ULUSLARARASI PAZARDA FAALİYET GÖSTERİYOR Şirketin ihracat yaptığı ülkeler arasında İspanya, İsviçre, İsveç, Belçika, Hollanda, Danimarka, Norveç, ABD ve Rusya da bulunuyor. Bu yönüyle Ataca Tekstil’in üretiminin büyük ölçüde dış pazara yönelik olduğu dikkat çekiyor.

1 Mayıs 2026

“Emeğin Hakkı Korunmuyor, Yoksulluk Büyüyor”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, 1 Mayıs’tan bir gün önce Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada hem 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu hem de görüşülen kanun teklifi ile Denizli’deki sağlık yatırımlarına yönelik eleştirilerini dile getirdi. Konuşmasında emekçilerin yaşadığı ekonomik zorluklara dikkat çeken CHP’li Şeref Arpacı, “İşçinin sofrasındaki ekmek küçülüyor, geçim derdi büyüyor” dedi. Hükümetin emek politikalarını sert sözlerle eleştiren Arpacı, İşsizlik Fonu’nda devlet katkı payının düşürülmesini de hedef aldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmişteki “Verin yetkiyi, görün etkiyi” sözünü hatırlatan Arpacı, “İşte etki burada: Daha fazla yoksulluk” ifadelerini kullandı. Erdoğan ‘Verin yetkiyi, görün etkiyi.’ demişti; işte, etki burada: Daha fazla yoksulluk CHP’li Arpacı, konuşmasında şu ifadelere yer verdi “Yarın 1 Mayıs, işçinin, emekçinin, alın teriyle hayatı var edenlerin bayramı. Ankara'ya gelerek, mücadele ederek haklarını kazanan başta madencilerimiz olmak üzere tüm emekçilerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü kutluyorum. Ama ne yazık ki bu ülkenin emekçisi bayramı bayram gibi karşılayamıyor çünkü sizler emeğin hakkını korumak yerine her geçen gün onu biraz daha değersizleştiriyorsunuz. İşçinin sofrasındaki ekmek küçülüyor, geçim derdi büyüyor, üstelik bununla da kalmıyorsunuz, İşsizlik Fonu gibi işçinin en zor gününde sığınacağı kaynağı bile azaltıyorsunuz. Devlet katkı payını yüzde 1'den yüzde 0,5'e düşürerek işçiye ‘Yalnızsın.’ diyorsunuz. Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘Verin yetkiyi, görün etkiyi.’ demişti; işte, etki burada: Daha fazla yoksulluk. Buradan açıkça söylüyorum: Üreten, çalışan, ülkenin yükünü sırtlayan işçimiz bunu asla hak etmiyor. ‘Çevreyi koruyalım.’ derken liyakati yok sayıyorsunuz Görüşmekte olduğumuz kanunun 9'uncu maddesi de aynı anlayışın bir ürünüdür. Çevre danışmanlık firmalarına hizmet verdikleri işletmelerin çevre mevzuatlarına aykırı durumlarını Bakanlığa bildirme yükümlülüğünü getiriyorsunuz. İlk bakışta doğru bir hamle gibi görünen bu düzenleme aslında ciddi sorunlar barındırmaktadır. Daha önce Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş bir düzenlemeyi neredeyse aynı içerikle yeniden getiriyorsunuz. Bu, açıkça Anayasa’nın bağlayıcılık ilkesine aykırıdır. Mahkeme size ‘Bu düzenleme belirsiz, yetki devri sorunlu.’ demiş ama siz sorunu çözmek yerine aynı metni makyajlayıp tekrar önümüze koyuyorsunuz. Yasama sorumluluğu bu değildir, hukuk devleti böyle işlemez. Dahası, çevre gibi hayati bir konuda yetkinlik meselesini de göz ardı ediyorsunuz. Bu hizmetlerin çevre mühendisleri yerine farklı kişilerce de yapılabilmesinin önünü açıyorsunuz. Binlerce genç çevre mühendisi iş beklerken uzmanlık gerektiren bir alanı bu şekilde sulandırmak akıl dışıdır. ‘Çevreyi koruyalım.’ derken liyakati yok sayıyorsunuz. Bu anlayış ne çevreyi korur ne de adaleti sağlar. Denizli halkı sağlık hizmetine erişimde mağdur edilmektedir Seçim bölgem Denizli'ye de değinmek istiyorum. Defalarca dile getirdim, mevcut devlet hastanesi olası bir depreme karşı dayanıksızdır; bu bir gerçektir, iddia değildir. Bin yataklı hastane projesi beş senedir yapılamamıştır; sürekli ertelenen ve ötelenen bir yatırım hâline gelmiştir ve peyderpey açılmaya çalışılan 500 yataklı acil durum hastanesi de hâlâ tam kapasiteyle hizmet verememektedir. Denizli halkı sağlık hizmetine erişimde mağdur edilmektedir. Geçtiğimiz yıl haziran ayında Sağlık Bakanı Denizli'ye geldi ve Denizli Devlet Hastanesinin eski, depreme dayanıksız binalarının yıkılacağı ve oraya yeni modern bir hastane yapılacağını vadetti, müjde verdi fakat tam da burada bir gariplik var. Hepinizin bildiği gibi, bugünlerde bir gece yarısı kararnamesiyle 27 ilde tam 55 adet hastane arazisine özelleştirme kapsamında satış kararı verildi yani anlıyoruz ki aslında Denizli Devlet Hastanesinin taşınması zamanında gerçekleşseydi 56'ncı arazi olarak Denizli Devlet Hastanesinin tam da şehrin kalbindeki paha biçilmez arazisi satış kapsamına alınacaktı. Aynı Eskişehir'de, Bursa'da, Muğla Datça'da olduğu gibi. Sizleri uyarıyorum arkadaşlar, bin yataklı hastaneyi 500 yataklı yeni yapılan hastaneye sığdırmaya çalışıyorsunuz. Bunu marifet gibi gösteriyorsunuz. Taşınma işlemi tamamlandıktan sonra mevcut araziye yeni bir hastane yapılmalı ve Denizlili hemşehrilerimizin hizmetine sunulmalıdır. Denizli halkı verilen sözler tutulmazsa buna sessiz kalmaz, günü geldiğinde sizlerden hesabını sorar. Emeğin değer gördüğü, hukukun üstün olduğu, halkımızın insanca yaşadığı o güzel günleri hep birlikte inşa edeceğiz Sözlerime son vermeden işçiyi mağdur eden, hukuku zorlayan, çevreyi riske atan ve halkın en temel ihtiyaçlarını görmezden gelen bu anlayışı kabul etmediğimizi ifade etmek istiyorum. Bu kürsüden bir kez daha söylüyorum: Bu ülkenin emeğini de hukukunu da insanını da savunmaya devam edeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında emeğin değer gördüğü, hukukun üstün olduğu, halkımızın insanca yaşadığı o güzel günleri hep birlikte inşa edeceğiz diyor, Genel kurulu saygıyla selamlıyorum.”

30 Nisan 2026

Halk Market’in 3. Şubesi Açıldı

HALK MARKET’İN 3. ŞUBESİ AÇILDI Merkezefendi Belediyesi tarafından ilçeye kazandırılan Halk Market’in 3. şubesi Akkonak Mahallesi’nde hizmete açıldı. Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, “Sosyal belediyecilik anlayışımızla hayata geçirdiğimiz Halk Market’imizin 3. şubesini Akkonak Mahallemizde hizmete açtık. Yeni şubemiz ilçemize ve şehrimize hayırlı olsun” dedi. İlçedeki çalışmalarını sürdüren Merkezefendi Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı ile faaliyetlerine hız kesmeden devam ediyor. Zorlu ekonomik koşullarda Merkezefendili vatandaşların yanında olan Merkezefendi Belediyesi, 2019 yılından bu yana Halk Süt, Halk Ekmek, Halk Et, Halk Şarküteri ve Halk Market’i hizmete açtı. Türkiye’de, bu beş projeyi aynı anda hizmete sunma noktasında ilk ve tek olan Merkezefendi Belediyesi, vatandaşların uygun fiyatlarla temel gıda ve ihtiyaç ürünlerine ulaşabilmesini sağlayan Halk Market’in üçüncü şubesini, Akkonak Mahallesi’nde faaliyete başlattı. Akkonak Mahallesi Fatih Caddesi’nde gerçekleştirilen açılış törenine Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi Merkezefendi İlçe Başkanı Müjdat İlhan, Cumhuriyet Halk Partisi Merkezefendi İlçe Gençlik Kolları Başkanı Erkan Köken, Merkezefendi Belediyesi Başkan Yardımcıları, meclis üyeleri, muhtarlar ile çok sayıda vatandaş katıldı. “ŞEHRİMİZDEKİ BİRLİĞİ VE BERABERLİĞİ BİR KEZ DAHA SİZLERLE BİRLİKTE TESİS EDİYORUZ” Sosyal belediyecilik anlayışı ile her zaman vatandaşa hizmet edeceklerini söyleyen Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, “Bugün ilçemizde 3. Halk Market’imizin açılışını gerçekleştiriyoruz. Burada sadece Halk Marketi değil, bugün burada sevgiyi, emeği, birlikteliği, kooperatifçiliği, üretimi, çiftçiyi de destekliyoruz. Şehrimizdeki birliği ve beraberliği bir kez daha sizlerle birlikte tesis ediyoruz. 2019’dan itibaren sosyal demokrat belediyecilik anlayışımızı ilçemizde sizlerle birlikte ilmek ilmek yaydık. İlk Halk Market’imizi açtığımızda 120 kalem temel ürünle başlamıştık. Bugün 300 kalem ürün ile devam ediyoruz. Bu markete geldiğinizde diğer marketlerde ne arıyorsanız hemen hemen hepsini bulabileceksiniz. Halk Et gerçekten şehrimizde, ilçemizde büyük bir destek gördü. Halk Et aynı zamanda marketlerimizin içinde de satışta. “3. HALK MARKET’İMİZ İLÇEMİZE HAYIRLI, UĞURLU OLSUN” Emeklilerin yoğun ilgisi ile karşılaştıklarını belirten Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, “Büyüklerimize ne kadar dokunduğumuzu gerçek anlamda ne kadar karşıladığımızı gördüm ve bir kez daha mutlu oldum. Hem üreticiye destek olarak hem de diğer market ürünlerinin birçoğunu da kooperatiflerden alarak onları da desteklemiş oluyoruz. Bugün itibari ile hem marketimizden hem de Halk Et aracılığı ile ‘Emekli Kart’ı alan sayısı 13 bin kişiye ulaştı. Emekli kartı alan vatandaşlarımızdan 1 yıllık süreçte yaklaşık 10 milyon TL destek olduk. Her ne olursa olsun iyi günde, kötü günde her daim bizimle olan Merkezefendili, Denizlili hemşerilerime çok çok teşekkür ediyorum. 3. Halk Market’imiz ilçemize hayırlı, uğurlu olsun“ diye konuştu. “HALK MARKET AÇILIŞINI GERÇEKLEŞTİRMEKTEN BÜYÜK BİR MUTLULUK DUYUYORUM” Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, “Her zaman söylediğimiz gibi açmış olduğu bir yolun Denizli’yi ne kadar değiştirebileceği gösteren bir başkanla birlikte çalışıyoruz. Bu anlamda da gerçekten onun koymuş olduğu ve yapmış olduklarıyla beraberde hem şehrin kaderini hem de Merkezefendi’nin değişim noktasında büyük bir emeği var. Buradan Merkezefendi Belediye Başkanımıza çok çok teşekkür etmek istiyorum. Hep birlikte Halk Marketimizin açılışını gerçekleştirmekten büyük bir mutluluk duyuyorum. Denizlimize ve Merkezefendimize hayırlı uğurlu olsun“ ifadelerini kullandı. “SOSYAL DEMOKRAT ANLAYIŞINI TÜM ÜLKEYE YAYACAĞIZ” Cumhuriyet Halk Partisi Merkezefendi İlçe Başkanı Müjdat İlhan, “Merkezefendi Belediye Başkanımız Şeniz Doğan’a ve ekibine teşekkür etmek istiyorum. Bu marketin açılmasında emeği geçen ve altında imzası olan tüm dostlarımı kutluyorum. Yerel yöneticilerimiz sosyal demokrat anlayışını tüm ülkeye yaymaya devam edecekler. Bizler Cumhuriyet Halk Partili belediyeler olarak yurttaşlarımızı yalnız kalmaması için Halk Market, Halk Süt, Halk Ekmek ve Halk Et gibi hizmetler yapıyor, yapmaya da devam edeceğiz. Merkezefendi Belediye Başkanımız Şeniz Doğan iyi ki var” dedi.

30 Nisan 2026

Dto Başkanı Uğur Erdoğan, 1 Mayıs’ı Kutladı

Denizli Ticaret Odası (DTO) Başkanı Uğur Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla bir tebrik mesajı yayımladı. Emeğin üretimin en temel unsuru olduğunu vurgulayarak, ülke ekonomisinin çalışanların alın teri ve gayretiyle büyüdüğüne dikkat çekti. DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’ne dair yazılı açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Denizli’miz, çalışkan insanları, üretim gücü ve ihracat potansiyeliyle ülke ekonomisine önemli katkılar sunan bir şehirdir. Bu başarıda, sanayicilerimiz kadar emekçilerimizin de büyük payı bulunmaktadır. Üreten, istihdam sağlayan ve ülkemizin kalkınmasına katkı sunan tüm çalışanlarımız, ekonomimizin en değerli gücüdür. Onların emek, alın teri ve fedakârlığı; sürdürülebilir büyümenin ve toplumsal refahın temelini oluşturmaktadır. İş dünyası ile çalışanlarımızın uyum içinde hareket etmesi, üretimin artması ve refahın geniş kesimlere yayılması açısından büyük önem taşımaktadır. Bizler, Denizli Ticaret Odası ailesi olarak; üyelerimizin üretim gücünü artırırken, istihdamın korunması ve geliştirilmesi anlamında da her alanda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Daha güçlü bir ekonomi, daha müreffeh bir toplum için emeğin değerinin her zaman korunması gerektiğine inanıyoruz. Başta şehrimizdeki çalışanlarımız olmak üzere, ülkemizin dört bir yanında alın teri döken tüm emekçilerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyor; ailecek sağlık, huzur ve başarılar diliyoruz.”

Devam