Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
30 Ekim 2026 Cuma
Ekonomi Haberleri
23 Ekim 2026

Babafest Açılış Töreni Güne Damga Vurdu

Denizli’nin köklü dokuma geleneğiyle öne çıkan ilçesi Babadağ’da 8. Babafest Festivali açılış töreniyle başladı. Festivalin açılışında ilçenin 700 yıllık geçmişi, Denizli sanayisinin gelişimindeki rolü ve kültürel değerlerin gelecek kuşaklara aktarılmasının önemi vurgulandı. Dört gün sürecek festival, konserler, sergiler, yöresel ürünler ve off-road yarışlarıyla ziyaretçilerini ağırlayacak. Açılış programında ayrıca meme kanseri farkındalığına yönelik “Bir Yumak Umut Babadağ” projesi de tanıtıldı. Babadağ’ın kültürünü, dokuma geleneğini ve toplumsal dayanışma ruhunu yaşatmak amacıyla düzenlenen 8. Babafest Festivali, açılış programıyla başladı. Babadağ Belediye Başkanı Murat Kumral’ın ev sahipliğindeki programa AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci, Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, AK Parti Denizli milletvekilleri Nilgün Ök, Cahit Özkan, Babadağ kaymakamı Miyase Demirkoparan, AK Parti Denizli İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu ile Denizli Büyükşehir Belediye Meclisi Başkanvekili Ali Marım ve vatandaşlar katıldı. Festival boyunca sergiler, stantlar, konserler ve çeşitli etkinliklerle Babadağ’ın kültürel birikiminin tanıtılması hedefleniyor. “GELECEĞİMİZE KÜLTÜRÜMÜZÜ AKTARIYORUZ” Babadağ Belediye Başkanı Murat Kumral, 8. Babafest’in açılışında yaptığı konuşmada, festivalin ilçenin değerlerini tanıtmak ve kültürel mirasını gelecek kuşaklara aktarmak açısından önem taşıdığını söyledi. Dört gün boyunca konserler, sergiler ve renkli etkinliklerle Babadağ’da festival heyecanının yaşanacağını belirten Kumral, organizasyona katkı sunan kurum ve kişilere teşekkür etti. Kumral, meme kanserine yönelik farkındalık oluşturmayı amaçlayan “Bir Yumak Umut Babadağ” projesine de dikkat çekti. “DENİZLİ SANAYİSİNİN TEMELLERİNDE BABADAĞ VAR” Denizli Büyükşehir Belediye Meclisi Başkanvekili Ali Marım, Babadağ’ın yaklaşık 700 yıllık geçmişine ve Denizli’nin sanayileşme sürecindeki yerine dikkat çekti. Denizli’de tekstil ve iplik üretiminin gelişmesinde Babadağ’ın önemli rol oynadığını belirten Marım, ilçenin üretim geleneğinin Denizli sanayisinin temellerini oluşturduğunu ifade etti. Marım, Babafest’in geçmişten gelen kültürü bugüne taşıdığını, sosyal ve kültürel yaşamın yanı sıra ticarete de katkı sağladığını söyledi. DOĞAL GAZ BEKLENTİSİ GÜNDEME GELDİ Denizli Milletvekili Nilgün Ök, Babadağ ile kişisel bağının bulunduğunu ve kendisini ilçenin bir parçası olarak gördüğünü ifade etti. Festivalin dört gün boyunca konser ve etkinliklerle devam edeceğini, programın off-road etkinliğiyle tamamlanacağını belirten Ök, Belediye Başkanı Murat Kumral’ın çalışmalarına değindi. Ök, Babadağ’ın doğal gaz beklentisini de gündeme taşıyarak yatırım programına alınan çalışmanın hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. İlçede yaşlanan nüfusa dikkat çeken Ök, doğal gazın Babadağ için önemli bir ihtiyaç olduğunu dile getirdi. CAHİT ÖZKAN: BABADAĞLI GİRİŞİMCİLER DÜNYAYA AÇILIYOR Denizli Milletvekili Cahit Özkan, Babadağ’ın yalnızca coğrafi bir yerleşim olmadığını, yetiştirdiği girişimcilerle Türkiye’de ve dünyada iz bıraktığını söyledi. İlçenin farklı mahallelerinde üretim, ticaret ve sanayi faaliyetlerinin sürdüğünü belirten Özkan, Babafest’in kültürün, sanatın ve geleneklerin gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sunduğunu ifade etti. Özkan da Babadağ’ın doğal gaz beklentisinin karşılanmasına yönelik temennisini dile getirdi. “BABADAĞ’IN TANITIMINA KATKI SUNUYOR”   AK Parti Denizli İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu ise Babafest’in Babadağ’ın tanıtımına katkı sağlayacağını belirterek festivalin ticaret, sanat, kültür ve turizm açısından önem taşıdığını söyledi. VALİ KÖŞGER’DEN KÜLTÜREL MİRAS VURGUSU Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, Babadağ ile ailevi bağının da bulunduğunu belirterek geçmişle ve kültürle kurulan bağların toplumların gücünü belirlediğini söyledi. Köşger, “Kökler ne kadar derine giderse çınar o kadar büyük olur, güçlü olur” sözleriyle tarih ve kültürel mirasın önemini anlattı. Babadağ’ın kültürünü yaşatan festivalin diğer ilçelere de örnek olması gerektiğini ifade eden Köşger, ilçenin taleplerine destek vermeyi sürdüreceklerini belirtti. Doğal gaz konusunun da ilgili kurumların ve yerel yönetimlerin katkısıyla çözüme kavuşabileceğine işaret etti. ZEYBEKCİ: BABADAĞ’IN EN BÜYÜK GÜCÜ İNSANI AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci, Babadağ’ın en önemli özelliğinin üretken ve girişimci insanları olduğunu vurguladı. Babadağlı iş insanlarının üretim ve istihdam oluşturarak ülke ekonomisine katkı sunduğunu belirten Zeybekci, başarılı girişimcilerin memleketleriyle bağlarını koparmadığını, Babadağ ve Denizli’yi gündemlerinde tutarak ihtiyaç sahiplerine destek verdiğini dile getirdi. Zeybekci, “Bir Yumak Umut Babadağ” projesinin meme kanseri konusunda farkındalık oluşturmasını da önemli bulduğunu kaydetti. SERGİLER VE FARKINDALIK ETKİNLİKLERİ Festival kapsamında Pamukkale Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşegül Koyuncu Okca’nın öncülüğünde yürütülen “Bir Yumak Umut Babadağ” projesiyle meme kanserine yönelik farkındalık çalışması gerçekleştirildi. Etkinlikte balonlar gökyüzüne bırakıldı. Abdullah Yurtsever’in “Minyatür Dokuma Tezgâhları”, Prof. Dr. Ayşegül Koyuncu Okca’nın “Babadağ Gibi” ve “Geçmişin Karelerinde Okul Yılları” sergileri de ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Dört gün sürecek Babafest, konserler ve çeşitli etkinliklerle devam edecek; festival programı off-road etkinliğiyle sona erecek.

23 Ekim 2026

Add Genel Başkanı Bozkurt Denizli’de Konuştu: “Fon Krizi Değil, Fon Soygunu Var”

Denizli ziyaretinde değerlendirilmelerde bulundu! ADD BAŞKANI BOZKURT: “FON KRİZİ DEĞİL, FON SOYGUNU VAR” Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Dr. Mustafa Hüsnü Bozkurt, Denizli’de düzenlediği basın toplantısında fonlarda yaşanan gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Bozkurt, kamuoyuna yansıyan kayıpların ani bir kriz olarak değerlendirilmesine karşı çıkarak, “Burada bir fon krizi yok, bilinçli bir fon soygunu var” dedi. Bozkurt, sürecin aydınlatılması için sorumluların hesap vermesi gerektiğini savundu. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Başkanı Dr. Mustafa Hüsnü Bozkurt, bir dizi programa katılmak üzere geldiği Denizli’ye geldi. Ziyaretinde Bozkurt, Denizli Gazeteciler Cemiyeti’nde basın mensuplarıyla bir araya geldi. Ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bozkurt, fonlarda yaşanan gelişmelerden yargıya güvene, siyasi geçişlerden ekonomik ve toplumsal sorunlara kadar çeşitli başlıklarda görüşlerini açıkladı. Fonlarda yaşanan kayıplara ilişkin süreci “fon krizi” olarak tanımlamanın doğru olmadığını belirten Bozkurt, denetim ve gözetim mekanizmalarının işleyişini sorguladı. “KRİZ DEĞİL, FON SOYGUNU” Fonlarda yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde kavramların doğru kullanılmasının önemine işaret eden Bozkurt, olayın ani gelişen bir krizden ibaret olmadığını savundu. Bozkurt, geçmişte yapılan açıklamaların da sürecin önceden bilindiğine işaret ettiğini öne sürdü. Fonlardaki manipülasyon iddialarının daha önce kamuoyuna yansıdığını belirten Bozkurt, ilgili kurumların sorumluluklarının sorgulanması gerektiğini ifade etti. Sürecin denetim eksiklikleri ve kamuoyuna yapılan açıklamalar bakımından ele alınması gerektiğini savunan Bozkurt, “Bu, bir kriz değil. Kriz, beklenmedik bir anda ortaya çıkan olaydır. Burada ise fonlarla ilgili manipülasyon iddiaları daha önce dile getirilmiş. Buna rağmen kamuoyuna fonların güvenilir olduğu yönünde açıklamalar yapılmış. Aradan geçen sürenin ardından çok büyük tutarlardan söz ediliyor. Dolayısıyla bunu yalnızca bir kriz olarak değerlendiremeyiz. Burada bir fon krizi yok, fon soygunu var. Bu sürecin nasıl geliştiği, kimlerin sorumluluğu bulunduğu ve denetim mekanizmalarının neden gerekli şekilde işlemediği açıklığa kavuşturulmalı” dedi. Bozkurt, süreci takip etmekle görevli kurumların sorumluluklarının araştırılması gerektiğini söyledi. “647 MİLYAR LİRALIK TUTARIN HESABI VERİLMELİ” Fonlarda yaşanan gelişmelerin ekonomik boyutuna da değinen Bozkurt, konuşmasında Hazine ve Maliye Bakanı’nın açıkladığını belirttiği 647 milyar liralık tutara dikkat çekti. Bu büyüklükteki bir kaybın kamu kaynaklarının kullanımı ve toplumsal ihtiyaçlar açısından değerlendirilmesi gerektiğini savunan Bozkurt, eğitim alanındaki harcamalarla karşılaştırma yaptı. Bozkurt, 18 milyon öğrenciye her gün bir öğün yemek verilmesi ve 60 bin kamu okulunda temizlik ile güvenlik personeli görevlendirilmesi için gereken kaynağın, kendi açıklamasına göre, 3,5 milyar lira olduğunu belirterek, fonlarda gündeme gelen tutarlarla kamu hizmetlerine ayrılan kaynaklar arasındaki farkın sorgulanması gerektiğini ifade etti. Sürecin aydınlatılması gerektiğini vurgulayan Bozkurt, Cumhurbaşkanı’nın olayın sonuna kadar araştırılacağı yönündeki açıklamasına atıfta bulunarak, sorumluluğu bulunan kişilerin görevleri ve işlemlerinin incelenmesini istedi. Fonlarla ilgili soruşturmalarda yalnızca elde edildiği öne sürülen kazancın bir bölümünün geri alınmasına yönelik yaklaşımın yeterli olmayacağını savunan Bozkurt, yatırımcıların kayıplarının nasıl karşılanacağının açıklığa kavuşturulması gerektiğini dile getirdi. Denetleyici kurumların görevlerini yerine getirip getirmediğinin de araştırılması çağrısında bulundu. “SOMUT DELİL OLMADAN İDDİALAR CİDDİ DEĞİLDİR” Basın toplantısında yargıya duyulan güven ve siyasetçiler hakkındaki iddialar da gündeme geldi. Bozkurt, kamu görevlileri ve siyasetçiler hakkındaki suçlamaların somut delillerle desteklenmesi gerektiğini belirterek, yargı süreçlerinde eşitlik ve adalet ilkelerinin gözetilmesi gerektiğini söyledi. Yargıya güvenin azaldığını savunan Bozkurt, gizli tanık uygulamasını ve bazı davalarda yürütülen yargılama yöntemlerini eleştirdi. Suçlamaların niteliği ne olursa olsun, herkesin savunma hakkını kullanabilmesi ve yargılamaların şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini ifade eden Bozkurt, “Somut delillerle desteklenmeyen hiçbir iddia ciddi değildir” değerlendirmesinde bulundu. Bozkurt, belediye başkanları ve diğer siyasetçiler hakkında gündeme gelen iddialar konusunda hüküm vermenin yargının görevi olduğunu belirterek, suçluluk ya da suçsuzluk kararının mahkemeler tarafından belirlenmesi gerektiğine işaret etti. Buna karşılık, kamuoyuna yansıyan dosyalarda iddiaların kanıtlanması ve yargılamaların adil yürütülmesinin önemini vurguladı. “ÇÜRÜME HER ALANA YAYILIR” Siyasi parti değiştiren milletvekilleri, belediye başkanları ve meclis üyeleriyle ilgili soruyu da yanıtlayan Bozkurt, bu geçişleri toplumsal ve siyasi yapıdaki güven sorunları çerçevesinde değerlendirdi. Siyasi tercih değişikliklerinin tek başına bir gerekçeyle açıklanamayacağını belirten Bozkurt, Türkiye’deki siyasi iklimin bu süreçlerde etkili olduğunu savundu. Bozkurt, “Çürüme her yere birden sirayet eder” ifadesini kullanarak, kamu yönetiminde şeffaflık, hesap verebilirlik ve etik ilkelerin önemine dikkat çekti. Siyasi görevlerin kişisel çıkar elde etme aracı olarak görülmemesi gerektiğini belirten Bozkurt, Cumhuriyet’in kuruluşunda fedakârlık ve dayanışmanın belirleyici olduğunu hatırlattı. “SİYASET KURUMUNU UYARMAK GÖREVİMİZ” ADD’nin Türkiye genelinde bölge toplantıları düzenlediğini belirten Bozkurt, derneğin ekonomik sorunlardan eğitime, sağlıktan yargıya ve dış politikaya kadar çeşitli konularda değerlendirmeler yaptığını söyledi. Derneğin herhangi bir siyasi parti ayrımı gözetmeden siyaset kurumunu uyarmayı görev kabul ettiğini ifade eden Bozkurt, Atatürk’ün düşünce ve ilkelerinin Türkiye’nin mevcut sorunlarının değerlendirilmesinde önemli bir referans olduğunu dile getirdi.

23 Ekim 2026

Denizli Büyükşehir’den 16,2 Milyar Tl’lik Yatırım Hamlesi

68 proje toplu açılış ve temel atma töreniyle hayata geçiyor Başkan Çavuşoğlu’ndan tüm Denizli’ye davet Denizli Büyükşehir Belediyesi, 2024-2026 yılları arasında toplam 16,2 milyar TL yatırım bedeliyle hayata geçirilen ve planlanan 68 projeyi toplu açılış ve temel atma töreniyle kente kazandırıyor. Tamamlanan 31 projenin açılışının yapılacağı, 17 projenin temelinin atılacağı törende, 20 yeni projenin de müjdesi verilecek. Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu, 25 Ekim Pazar günü saat 15.30’da Gazi Bulvarı Merkez Kapalı Spor Salonu önünde düzenlenecek törene tüm Denizlilileri davet etti. Denizli Büyükşehir Belediyesi, şehri her alanda ileriye taşıyacak yatırımlarını aralıksız sürdürüyor. Kentin çözülemeyen sorunlarını tarihe gömen, her yaştan ve her kesimden vatandaşın yaşamına dokunan çalışmalar kapsamında; 7,5 milyar TL’lik yatırımla tamamlanan 31 projenin açılışı yapılacak, 2,7 milyar TL’lik yatırımla hayata geçirilen 17 projenin temeli atılacak. Ayrıca 6 milyar TL'lik yatırımla kente kazandırılacak 20 yeni projenin müjdesi aynı gün verilecek. Toplam 16,2 milyar TL maliyetindeki 68 projeyi Denizlililerle buluşturacak olan bu büyük yatırım hamlesi, kentin altyapısından üstyapısına, kültürel mirasından sosyal yaşamına kadar her alanda ekonomik ve sosyal gelişimine güçlü bir ivme kazandıracak. Her kesime ve her yaşa dokunan projeler Toplumun tüm kesimlerinin ihtiyaçlarını gözeten bir yaklaşımla hazırlanan projeler; sosyal belediyeciliğin en güzel örneklerini sunuyor. Üreten insanların şehri, sanat şehri, Ege şehri ve mutlu insanların şehri Denizli vizyonuyla hayata geçirilen yatırımlar, kentin çehresine kalıcı bir değer katacak. Toplu açılış ve temel atma töreni, 25 Ekim Pazar günü saat 15.30’da Gazi Bulvarı’nda Merkez Kapalı Spor Salonu önünde gerçekleştirilecek. Başkan Çavuşoğlu’ndan açılışa davet Göreve geldikleri ilk günden bu yana şehrin sorunlarına kalıcı çözümler üretmek için gece gündüz demeden çalıştıklarını belirten Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, tüm hemşehrilerini bu tarihi buluşmaya davet ederek, “Denizli’miz için hayal ettiğimiz geleceği, halkımızla birlikte adım adım gerçeğe dönüştürüyoruz. Projelerimizi ihtiyaç sahibinin, üretenin ve bu kente gönül veren herkesin yüzünü güldürecek şekilde tasarlıyoruz. Açılışını yapacağımız 31 eserimiz, temelini atacağımız 17 projemiz ve hemşehrilerimize müjdesini vereceğimiz 20 projemizle dev bir yatırımı şehrimizle buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu büyük coşkuya ortak olmak üzere, 25 Ekim Pazar günü saat 15.30’da düzenleyeceğimiz törenimize tüm hemşehrilerimizi davet ediyorum” dedi.

22 Ekim 2026

Tcmb Politika Faizini Yüzde 36’Ya İndirdi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 36 seviyesine çekmesi, reel sektör açısından olumlu bir gelişme oldu. Finansman maliyetlerinin hafifletilmesi yönünde atılan bu adımı önemli buluyoruz. Bununla birlikte, mevcut faiz seviyeleri üretim ve ihracat yapan firmalarımız üzerinde ciddi bir maliyet baskısı oluşturmaya devam ediyor. İhracatçılarımız, küresel pazarlardaki zorlu rekabet koşullarının yanı sıra yüksek üretim ve finansman maliyetleriyle de karşı karşıya. Özellikle işletme sermayesi ihtiyacının karşılanmasında yaşanan güçlükler, firmalarımızın yatırım ve büyüme imkânlarını sınırlıyor. Bu nedenle faiz indirimlerinin reel sektöre yansıması ve finansmana erişimin kolaylaştırılması büyük önem taşıyor. Enflasyonla mücadele ve fiyat istikrarının sağlanması, ekonomimiz açısından vazgeçilmez öncelikler arasında. Ancak bu süreçte üretim kapasitesinin, istihdamın ve ihracatın korunması da aynı derecede önemli. Ekonomide kalıcı ve sürdürülebilir bir iyileşmenin yolu, fiyat istikrarıyla birlikte güçlü ve rekabetçi bir üretim yapısından geçiyor. Bu çerçevede, politika faizindeki indirimin ticari kredi faizlerine de yansıması ve ihracatçılarımıza yönelik finansman imkânlarının genişletilmesi temel beklentimiz. İhracat reeskont kredilerinde uygun maliyetli kaynakların artırılması, kredi limitlerinin yükseltilmesi ve üretim ile ihracata yönelik kredi kısıtlarının esnetilmesi, firmalarımıza önemli bir hareket alanı kazandıracaktır. Döviz Dönüşüm Desteğinde İhracatçılarımızın Beklentileri Önem Taşıyor İhracatçılarımızın finansal açıdan desteklenmesi noktasında, yüzde 3 olarak uygulanan döviz dönüşüm desteğinin iyileştirilmesi de önemli bir ihtiyaç. Artan üretim maliyetleri ve uluslararası pazarlardaki yoğun rekabet karşısında bu desteğin artırılması, firmalarımız için adeta can suyu niteliğinde olacaktır. Döviz dönüşüm desteği oranının artırılmasının yanı sıra destekten yararlanma şartlarının kolaylaştırılması ve uygulamanın ihracatçılarımızın ihtiyaçları doğrultusunda revize edilmesi ihracatçılar olarak temel beklentilerimiz arasında. Bu yönde atılacak adımlar, maliyet baskısının  hafifletilmesine ve ihracatçılarımızın rekabet gücünün korunmasına önemli katkı sağlayacaktır. Diğer taraftan, küresel enerji fiyatlarındaki yükseliş ve dış pazarlardaki belirsizlikler, ihracatçılarımızın rekabet koşullarını daha da zorlaştırdı. Üretimden lojistiğe kadar birçok alanda artan maliyetler karşısında, firmalarımızın uluslararası pazarlardaki konumlarını koruyabilmeleri için uygun finansman koşulları her zamankinden daha önemli hale geldi. Önümüzdeki dönemde enflasyon görünümündeki iyileşmeyle birlikte faiz indirim sürecinin devam etmesi ve bunun reel sektörde somut bir rahatlamaya dönüşmesi en büyük temennimiz.  İhracatçılarımız açısından asıl önemli olan, faiz indirimlerinin uygun maliyetli ve erişilebilir finansman imkânlarına dönüşmesidir. Bu yönde atılacak adımlar, üretim ve yatırımların sürekliliğine katkı sağlayacak, ihracatımızın uluslararası rekabet gücünü destekleyecektir.

22 Ekim 2026

Dso’nun Yeni Yönetiminden Ankara’da İlk Temaslar

Denizli Sanayi Odası (DSO) Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, Meclis Başkanı Okan Konyalıoğlu, Yönetim Kurulu ve Meclis Üyelerinden oluşan heyet, 2026–2030 çalışma döneminin başlamasının ardından Ankara’da temaslarda bulundu. Program kapsamında Anıtkabir’i ziyaret eden heyet, ardından Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ile bir araya geldi. Görüşmede Denizli sanayisinin öncelikleri, sektörlerin beklentileri, titanyum yatırımı ve ihracatın geliştirilmesine yönelik hedefler ele alındı. DSO Heyeti Anıtkabir’i Ziyaret Etti Ankara programının ilk durağı Anıtkabir oldu. Denizli Sanayi Odası adına Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine çelenk sunan DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, ardından Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladı. DSO heyeti, yeni çalışma döneminin ilk Ankara programında Anıtkabir’i ziyaret ederek Cumhuriyet’in temel değerlerine ve ekonomik bağımsızlık hedeflerine bağlılık mesajı verdi. Denizli Sanayisinin Öncelikleri TOBB’da Görüşüldü Anıtkabir ziyaretinin ardından TOBB İkiz Kuleler’de TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ile bir araya gelen DSO heyeti, Denizli sanayisinin mevcut durumunu ve yeni dönemin çalışma önceliklerini değerlendirdi. Görüşmede sanayicilerin karşılaştığı sorunlar, meslek komitelerinden gelen talepler ve sektörlerin çözüm bekleyen konuları gündeme taşındı. DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, sanayicilerin öncelikli ihtiyaçlarını Hisarcıklıoğlu ile paylaşırken Denizli’nin yatırım potansiyeli, hayata geçirilmesi hedeflenen titanyum yatırımı ve ihracatın artırılmasına yönelik kritik başlıklar da ele alındı. Yeni dönemde Meclis ve Yönetim Kurulunda görev alan üyelerin de katıldığı görüşmede, Denizli sanayisinin gelişimine katkı sağlayacak konular değerlendirildi. Kasapoğlu: Sanayicimize Aynı Tempoyla Hizmet Vermeyi Sürdüreceğiz DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, Ankara temaslarının ardından yaptığı değerlendirmede yeni dönemin ilk ziyaretlerini gerçekleştirdiklerini belirterek şunları söyledi: “Seçim sürecimizi başarıyla tamamlayıp Meclis ve Yönetim Kurulumuzu oluşturduktan sonra nezaket ziyaretlerimize başladık. Geçen hafta Sayın Valimizi ve il protokolümüzü ziyaretimizin ardından bugün de Ankara temaslarımızı gerçekleştirdik. TOBB Başkanımız Sayın M. RifatHisarcıklıoğlu’nu ziyaret etmek üzere geldiğimiz başkentte, öncelikle Sanayi Odası heyetimizle Anıtkabir’i ziyaret ederek Atamızın huzuruna çelengimizi sunduk. Ardından TOBB’da verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Bu kapsamda aramıza yeni katılan Meclis Üyelerimizi Başkanımızla tanıştırma imkânı bulduk.” Sanayinin karşı karşıya olduğu zorluklara da değinen Kasapoğlu, meslek komitelerinden gelen talepleri Yönetim Kurulunda değerlendirdiklerini, TOBB’un desteğiyle ilgili karar mercilerine taşıyarak çözüm için çalıştıklarını ifade etti. İlk çalışma döneminde ekibiyle başarılı bir süreç geçirdiklerini ve sanayicilerin güçlü desteğiyle yeniden göreve geldiklerini belirten Kasapoğlu, genç ve dinamik ekibiyle önümüzdeki dört yıl boyunca sanayicilere aynı tempoyla hizmet vermeyi sürdüreceklerini vurguladı. Konyalıoğlu: Denizli’nin Gelecek Hedeflerini Paylaştık DSO Meclis Başkanı Okan Konyalıoğlu ise Ankara ziyaretinde Denizli’nin ekonomik önceliklerini ve gelecek hedeflerini doğrudan paylaşma fırsatı bulduklarını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Yeni dönemde büyüyen Meclisimizle birlikte Atamızın huzuruna çıktık, ardından TOBB Başkanımız Sayın M. RifatHisarcıklıoğlu ile bir araya geldik. Şehrimizin ekonomik durumunu, hayata geçirmeyi hedeflediğimiz titanyum yatırımını ve ihracatımızı artırmak adına ihtiyaç duyduğumuz kritik konuları Sayın Başkanımızla değerlendirdik. Bu buluşmaları, Denizli’nin mevcut ihtiyaçlarının yanı sıra geleceğe dönük hedeflerini de birinci elden paylaşabildiğimiz için çok kıymetli buluyoruz.” Hisarcıklıoğlu’ndan Yeni Döneme Tebrik TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, DSO heyetini ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek 2026–2030 dönemi seçimlerinde güven tazeleyen Başkan Selim Kasapoğlu ve ekibini tebrik etti. Yeni dönemin Denizli ve iş dünyası için hayırlı olmasını dileyen Hisarcıklıoğlu, DSO’nunkentin üretimine, ticaretine ve istihdamına katkı sağlayan çalışmalarını yeni dönemde de kararlılıkla sürdüreceğine inandığını belirtti. Selim Kasapoğlu’nun Anıtkabir Özel Defteri Mesajı DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, Anıtkabir ziyareti sırasında Özel Defter’e yazdığı mesajda Denizli’nin sanayi ve ihracat alanında katettiği mesafeye, Cumhuriyet’in kalkınma mirasına ve ekonomik bağımsızlık için üretimin önemine vurgu yaptı. Kasapoğlu’nun mesajı şöyle: “AZİZ ATATÜRK, Denizli Sanayi Odası’nın 2026–2030 Dönem Meclisi olarak, Cumhuriyetimizin kurucusunun manevi huzurunda bulunmanın derin gururunu yaşıyoruz. 1931 yılındaki ziyaretinizde ‘büyükçe bir köy’ olarak nitelendirdiğiniz Denizli; Cumhuriyetimizin açtığı ufuk, milletimizin azmi ve sanayicilerimizin alın teriyle bugün Türkiye’nin önde gelen sanayi ve ihracat merkezlerinden biri hâline gelmiştir. Değişen yalnızca şehrimizin çehresi değildir. Cumhuriyet’in kazandırdığı özgüven, Anadolu’nun üretkenliğiyle birleşmiş; Denizli’nin emeği, ülkemizin kalkınmasına güç katmıştır. Bu büyük dönüşümde çağdaşlaşma hedefinizin, akla ve bilime duyduğunuz güvenin, ekonomik bağımsızlığa verdiğiniz önemin silinmez izleri vardır. Bugün bizlere düşen, bu mirası korumakla yetinmeyip daha ileri taşımaktır. Çünkü biliyoruz ki ekonomik bağımsızlık; güçlü bir sanayiyle mümkündür. Huzurunuzda Söz Veriyoruz: Denizli Sanayisi olarak üretim sevdamızla ülkemizin ve şehrimizin kalkınması için daha çok çalışacağız. Denizli sanayisini teknoloji ve yüksek katma değerli üretimle büyütecek; sanayicilerimizin emeğini, birikimini ve girişimci ruhunu ülkemizin geleceğine taşıyacağız. Cumhuriyet’in bize kazandırdığı özgüveni üretime, üretimi refaha dönüştürmek için azimle çalışacağız. Aziz hatıranız önünde saygı, minnet ve özlemle eğiliyoruz.”

Devam