Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
4 Eylül 2026 Cuma
Ekonomi Haberleri
3 Eylül 2026

Denib Middle East Energy 2026 Fuarı’nda

Elektrik, elektronik ve enerji sektörlerinin önemli uluslararası buluşma noktalarından Middle East Energy 2026 Fuarı, 1-3 Eylül 2026 tarihlerinde Dubai World Trade Centre’da gerçekleştiriliyor. 1.900’ün üzerinde katılımcı firmanın 150’den fazla ülkeden sektör profesyonelleriyle bir araya geldiği fuarda DENİB, info standıyla yer alıyor. DENİB Yönetim Kurulu Üyesi Nuri Alper Kabukçu da fuarda sektör temsilcileriyle temaslarda bulunuyor. Fuara ilişkin değerlendirmelerde bulunan DENİB Başkanı Osman Uğurlu, “Middle East Energy Fuarı, enerji sektörünün farklı alanlarını bir araya getiren önemli bir uluslararası platform. Denizli olarak kablo, emaye bobin teli ve bakır tel üretiminde ülkemizin önde gelen merkezlerinden biriyiz. Firmalarımızın üretim gücünü yeni pazarlara taşımak ve uluslararası iş birliklerini artırmak açısından bu tür organizasyonları önemsiyoruz. Denizli’nin ihracatında elektrik-elektronik sektörünün ağırlığının giderek arttığını görüyoruz. 2025 yılında sektörümüz 1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek ilimiz toplam ihracatından yüzde 22 pay aldı. 2026 yılının Ocak-Temmuz döneminde ise elektrik-elektronik ihracatımız yüzde 23 artışla 727 milyon dolara ulaştı ve sektörün ilimiz ihracatındaki payı yüzde 25’e yükseldi. Sektörümüz, tekstil-konfeksiyonun ardından ilimizin en fazla ihracat gerçekleştiren ikinci sektörü konumunda bulunuyor.” dedi. Bakır Tel İhracatında Türkiye Birincisi, Kablo İhracatında Türkiye İkincisiyiz Denizli’nin elektrik-elektronik ihracatında kablo ile bakır tel gruplarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Başkan Uğurlu, “Tabii burada kablo ihracatımızı bakır tel ihracatımız ile birlikte ele almalıyız. Çünkü hem kablonun yer aldığı elektrik-elektronik sektörü hem de bakır telin dâhil olduğu demir-demir dışı metaller sektörünü aslında iç içe olan sektörler olarak tanımlayabiliriz. İlimizin üretim ve ihracat yapısında bu iki ürün grubunun çok önemli bir yeri bulunuyor. 2025 yılında kablo ve emaye bobin teli ihracatımız yüzde 16,4 artışla 1 milyar doları aşarken, bakır tel ihracatımız yüzde 17,9 artışla 708 milyon dolara ulaştı. Böylece iki ürün grubunda toplam 1,7 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirdik. Bu rakam, söz konusu ürün gruplarının Denizli’nin toplam ihracatındaki ağırlığını da ortaya koyuyor. 2025 yılında kablo ve bakır tel gruplarının toplam ihracatımızdan aldığı pay yüzde 37 seviyesinde gerçekleşti. 2026 yılının ilk altı ayında kablo ve bakır tel ihracatındaki güçlü performansın sürdüğünü belirten Uğurlu, “Ocak-Haziran 2026 döneminde kablo ve emaye bobin teli ihracatımız geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21,1 artışla 591 milyon dolara, bakır tel ihracatımız ise yüzde 20,8 artışla 430 milyon dolara yükseldi. Yılın ilk altı ayında iki ürün grubundaki toplam ihracatımız 1 milyar doları aştı. Denizli, Türkiye’nin kablo ve emaye bobin teli ihracatında yüzde 25,1 payla ikinci sırada, bakır tel ihracatında ise yüzde 38,7 payla birinci sırada yer alıyor. Denizli olarak 2025 yılında 99 ülkeye bakır tel, 112 ülkeye ise kablo ve emaye bobin teli ürün gruplarından ihracat gerçekleştirdik. Geniş coğrafyaya yayılan ihracat ağımız, sektörlerimizin küresel pazarlardaki rekabet gücünü gösterirken, Denizli’nin bu alanlardaki üretim ve ihracat kapasitesinin de güçlü bir göstergesi niteliğinde.” değerlendirmesinde bulundu. Bakır Fiyatındaki Yükseliş İhracat Değerlerine de Yansıyor Kablo sektörünün temel hammaddesi olan bakırın uluslararası piyasalardaki fiyat hareketinin sektör ihracatı üzerindeki etkisine dikkat çeken Başkan Uğurlu, “Yılbaşında ton başına 12 bin 500 dolar seviyesinde bulunan bakır fiyatı, bugün 14 bin 300 dolar seviyelerine yükselmiş durumda. Bu da yılbaşından bu yana yaklaşık yüzde 14,4’lük bir artış anlamına geliyor. Geçtiğimiz yıl başlayan ve yukarı yönlü devam eden seyir, bu yılın ilk yarısında da güçlü bir şekilde sürdü.” değerlendirmesinde bulundu. Middle East Energy, Yeni İş Birlikleri İçin Önemli Bir Platform Middle East Energy’nin sektör temsilcileri açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten Başkan Uğurlu, “Middle East Energy, enerji sektörünün farklı alanlarını bir araya getiren önemli bir uluslararası platform. Denizli olarak kablo, emaye bobin teli ve bakır tel üretiminde ülkemizin önde gelen merkezlerinden biriyiz. Firmalarımızın üretim gücünü yeni pazarlara taşımak ve uluslararası iş birliklerini artırmak açısından bu tür organizasyonları önemsiyoruz.” dedi. DENİB Yönetim Kurulu Üyesi Nuri Alper Kabukçu ise fuara ilişkin değerlendirmesinde; “Middle East Energy, Orta Doğu başta olmak üzere farklı pazarlardan sektör temsilcileriyle doğrudan temas kurulması açısından önemli bir organizasyon. Fuarda sektörümüzdeki yeni teknolojileri ve pazar eğilimlerini yakından takip ederken, Denizli’nin üretim gücünü ve ihracat potansiyelini uluslararası ziyaretçilere aktarma fırsatı buluyoruz. Özellikle enerji altyapısına yönelik yatırımların ve elektrik-elektronik ürünlerine yönelik talebin arttığı pazarlarda yeni iş bağlantıları kurmak, firmalarımızın mevcut ihracat pazarlarını güçlendirmek ve pazar çeşitliliğini artırmak açısından fuarı önemli bir fırsat olarak görüyoruz. DENİB olarak Denizli’nin kablo, emaye bobin teli ve bakır tel başta olmak üzere elektrik-elektronik alanındaki güçlü üretim kapasitesini uluslararası platformlarda daha görünür kılmaya yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı. Başkan Uğurlu, Middle East Energy 2026 Fuarı’nın tüm katılımcılar açısından verimli geçmesini temenni ederek, DENİB olarak kablo, emaye bobin teli ve bakır tel sektörlerinin uluslararası pazarlardaki görünürlüğünü artırmaya, yeni pazarlara erişim imkânlarını geliştirmeye ve Denizli’nin ihracat potansiyelini daha ileri taşımaya yönelik çalışmalara devam edeceklerini belirtti.

2 Eylül 2026

Çal’da Festival Heyecanı: Başkan Hakan’dan Üzüm Fiyatları Tepkisi

Çal Belediye Başkanı Ahmet Hakan, 4-5-6 Eylül tarihlerinde düzenlenecek 2. Uluslararası Çal Bağbozumu, Kültür ve Sanat Festivali öncesinde basın toplantısı düzenledi. Tüm Denizli ve Türkiye’yi festivale davet eden Hakan, üzüm üreticisinin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek, “Emeğe fiyat biçemem ama üzümün fiyatı maliyetlere bakıldığında 40 lira olmalı” dedi. Çal Belediye Başkanı Ahmet Hakan, bu yıl ikincisi düzenlenecek Uluslararası Çal Bağbozumu, Kültür ve Sanat Festivali’nin programını kamuoyuyla paylaşmak amacıyla Denizli Gazeteciler Cemiyeti’nde basın toplantısı gerçekleştirdi. 4-6 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek festivalin yalnızca bir eğlence organizasyonu olmadığını belirten Hakan, Çal’ın yüzyıllardır süregelen üzüm ve bağcılık kültürünün gelecek kuşaklara aktarılması açısından festivalin önemli bir kültürel miras olduğunu söyledi. “ÜZÜM FİYATLARI ÇİFTÇİYİ ZORLUYOR” Konuşmasının önemli bölümünü üzüm üreticisinin yaşadığı sorunlara ayıran Başkan Hakan, Çal’ın başta Çalkarası olmak üzere çok sayıda üzüm çeşidiyle anıldığını ifade etti. Üreticinin mevcut fiyatlar karşısında zor durumda olduğunu dile getiren Hakan, şu ifadeleri kullandı: “Ben bugün buraya biraz buruk geldim. Aslında benim yanımda sepetler, burada üzümler olması lazımdı; Çalkarası, Çal Sultanisi, Gabarni, İri Karası, Kalecik Karası… Şaraplık, sofralık üzümler olması lazımdı. Ama bugün üzüm buraya gelmekten utandı.” Üzümün üreticiden çıkış fiyatı ile pazardaki fiyatı arasındaki farkın dikkat çekici olduğunu belirten Hakan, “Bugün verilen rakamsal anlamda 17 TL, vadede 20 TL deniyor. Pazarda 80 lira, üretici elinde 17 lira. Bu matematikte bir yanlışlık yok mu?” diye konuştu. Çiftçinin emeğinin karşılığını alamadığını vurgulayan Hakan, “Emeğe fiyat biçemem ama üzümün fiyatı maliyetlere bakıldığında 40 lira olmalı” dedi. “BU FİYATLARIN GÖLGESİNDE FESTİVAL YAPIYORUZ” Festivalin bu yıl üreticinin yaşadığı ekonomik sıkıntıların gölgesinde gerçekleştirileceğini söyleyen Hakan, buna rağmen Çal’ın kültürel mirasının yaşatılması gerektiğini belirtti. Hakan, “Bu fiyatlarla bu festivali yapmak insanın ağırına gidiyor. Ama sadece bu fiyat konusunda gölgeletmemek lazım. Çünkü bu kültürel miras, kadim bir miras. Burada esnaflarımızın da kazancı olacak” ifadelerini kullandı. Çal’ın en önemli simgesinin üzüm olduğunu vurgulayan Hakan, üreticinin yaşadığı tabloya dikkat çekerek, “Benim yöremin başaktörü üzüm. Bir kez daha yineliyorum; utancından üzüm gelemediği için ben hem kendi adıma hem de Türkiye gündemi adına özür diliyorum. Çünkü bu fiyatların bu şekilde kabul edilmesi mümkün değil” dedi. KÜLTÜR, SANAT VE SPOR AYNI FESTİVALDE Festivalin yalnızca konserlerden ibaret olmayacağını belirten Başkan Hakan, üç gün boyunca kültür, sanat ve spor alanlarında çok sayıda etkinlik düzenleneceğini açıkladı. Festival kapsamında yerel sanatçıların yanı sıra şair ve yazarların da vatandaşlarla buluşacağını söyleyen Hakan, uluslararası düzeyde ELO ve UKD puanlı satranç turnuvası düzenleneceğini ifade etti. Akademisyenlerin katılımıyla çeşitli etkinliklerin gerçekleştirileceğini belirten Hakan, paraşütçüler, bisikletçiler ve tandem sporcularının da festival programında yer alacağını söyledi. Çocuklara yönelik etkinliklerin de festival programına dahil edildiğini belirten Hakan, 3D yazıcılarla çocukların kendi ürettikleri ürünleri sergileyeceklerini aktardı. Festivalin geleneksel bölümlerinde ise traktörlerle kortej oluşturulacağını belirten Hakan, resmi geçidin yanı sıra üzüm çiğneme ve buğdaylı keşkek dövme gibi Çal kültürünü yansıtan etkinliklerin gerçekleştirileceğini söyledi. ÜÇ GÜN BOYUNCA ÜNLÜ SANATÇILAR SAHNE ALACAK Festivalin konser programında da birbirinden önemli sanatçıların yer alacağını açıklayan Hakan, açılış gününde Duygu Akbayram’ın sahne alacağını söyledi. Duygu Akbayram’ın babası, Türk müziğinin önemli isimlerinden Edip Akbayram ile Çal arasında geçmişten gelen özel bir bağ bulunduğunu belirten Hakan, Edip Akbayram’ın son konserlerinden birini Çal’da verdiğini hatırlattı. Festivalin ikinci gününde Murat Kekilli, üçüncü gününde ise Muazzez Ersoy sahne alacak. Programda gençlerin ilgi gösterdiği farklı sanatçıların konserleri de yer alacak. “TÜM TÜRKİYE’Yİ ÇAL’A DAVET EDİYORUZ” Konuşmasının sonunda tüm vatandaşları Çal’a davet eden Belediye Başkanı Ahmet Hakan, özellikle Denizli halkının festivale yoğun katılım göstermesini beklediklerini söyledi. Hakan, “4-5-6 Eylül’de bütün yurttaşlarımızı; Türkiye’nin her yerinden bizi seven, Çal’ı bilen, bilmek isteyen, tanımak isteyen bütün yurttaşlarımızı davet ediyoruz” dedi. Festivalin, üreticinin yaşadığı ekonomik zorluklara rağmen Çal’ın kültürünü, sanatını ve sosyal yaşamını canlı tutmak amacıyla gerçekleştirileceğini belirten Hakan, “Bütün zorluklara karşı göğüs gererek inşallah güzel bir festival yapacağız” ifadelerini kullandı.

2 Eylül 2026

Denib’den Türk-Alman İş Birliğine Finansman Köprüsü

Denizli İhracatçılar Birliği, AKA Bank ve Euler Hermes işbirliğinde yatırım finansmanı imkânları DENİB ev sahipliğinde değerlendirildi. Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB), AKA Bank ve Euler Hermes iş birliğinde “Yatırım Finansmanı ve Uluslararası Bankacılık Buluşması” düzenlendi. DENİB Hizmet Binası’nda gerçekleştirilen etkinlikte; uluslararası finansman modelleri, uzun vadeli yatırım kredileri ve ihracatçıların küresel finansman kaynaklarına erişim imkânları ele alındı. DENİB Başkanı Osman Uğurlu’nun açılış konuşmasıyla başlayan buluşmada; AKA Bank CEO’su Marck Wengrzik, AKA Bank Türkiye İhracat Finansmanı Direktörü Yücel Yılmaz ile Euler Hermes Tahsis ve Risk Değerlendirme Başkanı Stefan Schmidt konuşmacı olarak yer aldı. Denizli’nin iki bin yılı aşan ticaret geleneğini bugün modern sanayi ve güçlü ihracat altyapısıyla sürdürdüğünü belirten ve şehrin üretim gücüne dikkat çeken Osman Uğurlu şunları söyledi: “Yaklaşık 5 milyar doları aşan ihracatımızı, 1.700’ün üzerinde ihracatçımızla, 25 farklı sektörde, 3 binin üzerinde ürün grubuyla 185 ülkeye gerçekleştiriyoruz. Tekstil ve konfeksiyondan kabloya, bakır telden makineye, doğal taştan tarım ve gıdaya kadar geniş bir üretim altyapısına sahibiz. Ancak Denizli’yi güçlü kılan yalnızca ihracat rakamları değil; üretim çeşitliliği, girişimcilik kültürü ve yatırım yapma iradesidir.” Denizli, Dönüşmeyi Bilen Bir Şehir Denizlili sanayicilerin kazançlarını yeniden üretime ve yatırıma yönlendirdiğini ifade eden Uğurlu, Denizli’nin değişen küresel koşullara uyum sağlama kabiliyetine vurgu yaptı: “Bizim sanayicimiz kazandığını yeniden fabrikasına yatırır, kapasitesini artırır, yeni pazarlar arar ve şartlar değiştiğinde kendisini yenilemesini bilir. Bu nedenle Denizli, yalnızca üretmeyi ve ihracat yapmayı değil, dönüşmeyi de bilen bir şehirdir.” Türk-Alman Ticaret Hacmi 53 Milyar Dolara Ulaştı Türkiye ile Almanya arasındaki ekonomik ilişkilerin önemine değinen Uğurlu, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 53 milyar dolara ulaştığını belirtti. Almanya’nın Türkiye’nin en büyük ihracat pazarlarından biri olmasının yanı sıra teknoloji, makine, sermaye ve uzun vadeli finansman bakımından da önemli bir ortak olduğunu ifade etti. Türkiye’nin üretim kabiliyeti ile Almanya’nın teknoloji ve finansman gücünün birbirini tamamladığını kaydeden Uğurlu, Avrupa’da yeniden şekillenen tedarik zincirlerinin Denizli açısından önemli fırsatlar sunduğunu söyledi. Uğurlu, “Avrupa artık yalnızca düşük maliyetli değil; yakın, güvenilir, hızlı ve sürdürülebilir üretim ortakları arıyor. Denizli, güçlü üretim altyapısı, ihracat tecrübesi ve yatırım iştahıyla bu fırsatı değerlendirebilecek şehirlerin başında geliyor. Denizli’ye yalnızca Almanya’ya ürün satan bir ihracat şehri olarak değil; ortak yatırımların, teknoloji iş birliklerinin ve sürdürülebilir üretimin güçlü bir merkezi olarak bakılmasını istiyoruz.” dedi. Doğru Finansman Stratejik Bir Kaldıraçtır Sanayicilerin yatırım projeleri ve güçlü üretim kabiliyetleri bulunduğunu ancak bu yatırımların hayata geçirilmesi için uygun koşullu ve uzun vadeli finansmana erişimin büyük önem taşıdığını belirten Uğurlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Önümüzdeki dönemde rekabet gücümüzü teknoloji, otomasyon, dijitalleşme, enerji verimliliği ve yeşil dönüşüm belirleyecek. Bunların tamamı güçlü finansman gerektiriyor. Doğru finansman modellerini, üretimi ve ihracatı büyüten stratejik bir kaldıraç olarak kullanmalıyız.” AKA Bank’ın uluslararası finansman tecrübesi ile Euler Hermes’in sunduğu imkânların Denizlili sanayiciler açısından yeni fırsatlar oluşturacağına inandığını ifade eden Uğurlu, “Almanya’nın teknoloji ve finansman gücüyle Denizli’nin üretim kabiliyetini buluşturabilirsek bundan hem Denizli hem Türkiye hem de Alman iş dünyası kazanacaktır” değerlendirmesinde bulundu. Uluslararası Finansman Olanakları Değerlendirildi Program kapsamında AKA Bank Türkiye İhracat Finansmanı Direktörü Yücel Yılmaz, Türk-Alman ekonomik iş birliği ve ihracat finansmanı imkânları hakkında bilgi verdi. AKA Bank CEO’su Marck Wengrzik, bankanın faaliyetleri ile sanayicilere ve ihracatçılara sunduğu uluslararası finansman modellerini anlattı. Euler Hermes Tahsis ve Risk Değerlendirme Başkanı Stefan Schmidt ise ihracat kredi garantileri, risk değerlendirme süreçleri ve bu garantilerin uzun vadeli yatırım finansmanına sağladığı imkânlar hakkında katılımcılara bilgi verdi. Etkinlik, soru-cevap bölümü ve olası iş birliği alanlarına ilişkin değerlendirmelerin ardından sona erdi.

2 Eylül 2026

Denib’den Türk-Alman İş Birliğine Finansman Köprüsü

Denizli İhracatçılar Birliği, AKA Bank ve Euler Hermes işbirliğinde yatırım finansmanı imkânları DENİB ev sahipliğinde değerlendirildi. Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB), AKA Bank ve Euler Hermes iş birliğinde “Yatırım Finansmanı ve Uluslararası Bankacılık Buluşması” düzenlendi. DENİB Hizmet Binası’nda gerçekleştirilen etkinlikte; uluslararası finansman modelleri, uzun vadeli yatırım kredileri ve ihracatçıların küresel finansman kaynaklarına erişim imkânları ele alındı. DENİB Başkanı Osman Uğurlu’nun açılış konuşmasıyla başlayan buluşmada; AKA Bank CEO’su Marck Wengrzik, AKA Bank Türkiye İhracat Finansmanı Direktörü Yücel Yılmaz ile Euler Hermes Tahsis ve Risk Değerlendirme Başkanı Stefan Schmidt konuşmacı olarak yer aldı. Denizli’nin iki bin yılı aşan ticaret geleneğini bugün modern sanayi ve güçlü ihracat altyapısıyla sürdürdüğünü belirten ve şehrin üretim gücüne dikkat çeken Osman Uğurlu şunları söyledi: “Yaklaşık 5 milyar doları aşan ihracatımızı, 1.700’ün üzerinde ihracatçımızla, 25 farklı sektörde, 3 binin üzerinde ürün grubuyla 185 ülkeye gerçekleştiriyoruz. Tekstil ve konfeksiyondan kabloya, bakır telden makineye, doğal taştan tarım ve gıdaya kadar geniş bir üretim altyapısına sahibiz. Ancak Denizli’yi güçlü kılan yalnızca ihracat rakamları değil; üretim çeşitliliği, girişimcilik kültürü ve yatırım yapma iradesidir.” Denizli, Dönüşmeyi Bilen Bir Şehir Denizlili sanayicilerin kazançlarını yeniden üretime ve yatırıma yönlendirdiğini ifade eden Uğurlu, Denizli’nin değişen küresel koşullara uyum sağlama kabiliyetine vurgu yaptı: “Bizim sanayicimiz kazandığını yeniden fabrikasına yatırır, kapasitesini artırır, yeni pazarlar arar ve şartlar değiştiğinde kendisini yenilemesini bilir. Bu nedenle Denizli, yalnızca üretmeyi ve ihracat yapmayı değil, dönüşmeyi de bilen bir şehirdir.” Türk-Alman Ticaret Hacmi 53 Milyar Dolara Ulaştı Türkiye ile Almanya arasındaki ekonomik ilişkilerin önemine değinen Uğurlu, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 53 milyar dolara ulaştığını belirtti. Almanya’nın Türkiye’nin en büyük ihracat pazarlarından biri olmasının yanı sıra teknoloji, makine, sermaye ve uzun vadeli finansman bakımından da önemli bir ortak olduğunu ifade etti. Türkiye’nin üretim kabiliyeti ile Almanya’nın teknoloji ve finansman gücünün birbirini tamamladığını kaydeden Uğurlu, Avrupa’da yeniden şekillenen tedarik zincirlerinin Denizli açısından önemli fırsatlar sunduğunu söyledi. Uğurlu, “Avrupa artık yalnızca düşük maliyetli değil; yakın, güvenilir, hızlı ve sürdürülebilir üretim ortakları arıyor. Denizli, güçlü üretim altyapısı, ihracat tecrübesi ve yatırım iştahıyla bu fırsatı değerlendirebilecek şehirlerin başında geliyor. Denizli’ye yalnızca Almanya’ya ürün satan bir ihracat şehri olarak değil; ortak yatırımların, teknoloji iş birliklerinin ve sürdürülebilir üretimin güçlü bir merkezi olarak bakılmasını istiyoruz.” dedi. Doğru Finansman Stratejik Bir Kaldıraçtır Sanayicilerin yatırım projeleri ve güçlü üretim kabiliyetleri bulunduğunu ancak bu yatırımların hayata geçirilmesi için uygun koşullu ve uzun vadeli finansmana erişimin büyük önem taşıdığını belirten Uğurlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Önümüzdeki dönemde rekabet gücümüzü teknoloji, otomasyon, dijitalleşme, enerji verimliliği ve yeşil dönüşüm belirleyecek. Bunların tamamı güçlü finansman gerektiriyor. Doğru finansman modellerini, üretimi ve ihracatı büyüten stratejik bir kaldıraç olarak kullanmalıyız.” AKA Bank’ın uluslararası finansman tecrübesi ile Euler Hermes’in sunduğu imkânların Denizlili sanayiciler açısından yeni fırsatlar oluşturacağına inandığını ifade eden Uğurlu, “Almanya’nın teknoloji ve finansman gücüyle Denizli’nin üretim kabiliyetini buluşturabilirsek bundan hem Denizli hem Türkiye hem de Alman iş dünyası kazanacaktır” değerlendirmesinde bulundu. Uluslararası Finansman Olanakları Değerlendirildi Program kapsamında AKA Bank Türkiye İhracat Finansmanı Direktörü Yücel Yılmaz, Türk-Alman ekonomik iş birliği ve ihracat finansmanı imkânları hakkında bilgi verdi. AKA Bank CEO’su Marck Wengrzik, bankanın faaliyetleri ile sanayicilere ve ihracatçılara sunduğu uluslararası finansman modellerini anlattı. Euler Hermes Tahsis ve Risk Değerlendirme Başkanı Stefan Schmidt ise ihracat kredi garantileri, risk değerlendirme süreçleri ve bu garantilerin uzun vadeli yatırım finansmanına sağladığı imkânlar hakkında katılımcılara bilgi verdi. Etkinlik, soru-cevap bölümü ve olası iş birliği alanlarına ilişkin değerlendirmelerin ardından sona erdi.

2 Eylül 2026

Denib’den Türk-Alman İş Birliğine Finansman Köprüsü

Denizli İhracatçılar Birliği, AKA Bank ve Euler Hermes işbirliğinde yatırım finansmanı imkânları DENİB ev sahipliğinde değerlendirildi. Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB), AKA Bank ve Euler Hermes iş birliğinde “Yatırım Finansmanı ve Uluslararası Bankacılık Buluşması” düzenlendi. DENİB Hizmet Binası’nda gerçekleştirilen etkinlikte; uluslararası finansman modelleri, uzun vadeli yatırım kredileri ve ihracatçıların küresel finansman kaynaklarına erişim imkânları ele alındı. DENİB Başkanı Osman Uğurlu’nun açılış konuşmasıyla başlayan buluşmada; AKA Bank CEO’su Marck Wengrzik, AKA Bank Türkiye İhracat Finansmanı Direktörü Yücel Yılmaz ile Euler Hermes Tahsis ve Risk Değerlendirme Başkanı Stefan Schmidt konuşmacı olarak yer aldı. Denizli’nin iki bin yılı aşan ticaret geleneğini bugün modern sanayi ve güçlü ihracat altyapısıyla sürdürdüğünü belirten ve şehrin üretim gücüne dikkat çeken Osman Uğurlu şunları söyledi: “Yaklaşık 5 milyar doları aşan ihracatımızı, 1.700’ün üzerinde ihracatçımızla, 25 farklı sektörde, 3 binin üzerinde ürün grubuyla 185 ülkeye gerçekleştiriyoruz. Tekstil ve konfeksiyondan kabloya, bakır telden makineye, doğal taştan tarım ve gıdaya kadar geniş bir üretim altyapısına sahibiz. Ancak Denizli’yi güçlü kılan yalnızca ihracat rakamları değil; üretim çeşitliliği, girişimcilik kültürü ve yatırım yapma iradesidir.” Denizli, Dönüşmeyi Bilen Bir Şehir Denizlili sanayicilerin kazançlarını yeniden üretime ve yatırıma yönlendirdiğini ifade eden Uğurlu, Denizli’nin değişen küresel koşullara uyum sağlama kabiliyetine vurgu yaptı: “Bizim sanayicimiz kazandığını yeniden fabrikasına yatırır, kapasitesini artırır, yeni pazarlar arar ve şartlar değiştiğinde kendisini yenilemesini bilir. Bu nedenle Denizli, yalnızca üretmeyi ve ihracat yapmayı değil, dönüşmeyi de bilen bir şehirdir.” Türk-Alman Ticaret Hacmi 53 Milyar Dolara Ulaştı Türkiye ile Almanya arasındaki ekonomik ilişkilerin önemine değinen Uğurlu, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 53 milyar dolara ulaştığını belirtti. Almanya’nın Türkiye’nin en büyük ihracat pazarlarından biri olmasının yanı sıra teknoloji, makine, sermaye ve uzun vadeli finansman bakımından da önemli bir ortak olduğunu ifade etti. Türkiye’nin üretim kabiliyeti ile Almanya’nın teknoloji ve finansman gücünün birbirini tamamladığını kaydeden Uğurlu, Avrupa’da yeniden şekillenen tedarik zincirlerinin Denizli açısından önemli fırsatlar sunduğunu söyledi. Uğurlu, “Avrupa artık yalnızca düşük maliyetli değil; yakın, güvenilir, hızlı ve sürdürülebilir üretim ortakları arıyor. Denizli, güçlü üretim altyapısı, ihracat tecrübesi ve yatırım iştahıyla bu fırsatı değerlendirebilecek şehirlerin başında geliyor. Denizli’ye yalnızca Almanya’ya ürün satan bir ihracat şehri olarak değil; ortak yatırımların, teknoloji iş birliklerinin ve sürdürülebilir üretimin güçlü bir merkezi olarak bakılmasını istiyoruz.” dedi. Doğru Finansman Stratejik Bir Kaldıraçtır Sanayicilerin yatırım projeleri ve güçlü üretim kabiliyetleri bulunduğunu ancak bu yatırımların hayata geçirilmesi için uygun koşullu ve uzun vadeli finansmana erişimin büyük önem taşıdığını belirten Uğurlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Önümüzdeki dönemde rekabet gücümüzü teknoloji, otomasyon, dijitalleşme, enerji verimliliği ve yeşil dönüşüm belirleyecek. Bunların tamamı güçlü finansman gerektiriyor. Doğru finansman modellerini, üretimi ve ihracatı büyüten stratejik bir kaldıraç olarak kullanmalıyız.” AKA Bank’ın uluslararası finansman tecrübesi ile Euler Hermes’in sunduğu imkânların Denizlili sanayiciler açısından yeni fırsatlar oluşturacağına inandığını ifade eden Uğurlu, “Almanya’nın teknoloji ve finansman gücüyle Denizli’nin üretim kabiliyetini buluşturabilirsek bundan hem Denizli hem Türkiye hem de Alman iş dünyası kazanacaktır” değerlendirmesinde bulundu. Uluslararası Finansman Olanakları Değerlendirildi Program kapsamında AKA Bank Türkiye İhracat Finansmanı Direktörü Yücel Yılmaz, Türk-Alman ekonomik iş birliği ve ihracat finansmanı imkânları hakkında bilgi verdi. AKA Bank CEO’su Marck Wengrzik, bankanın faaliyetleri ile sanayicilere ve ihracatçılara sunduğu uluslararası finansman modellerini anlattı. Euler Hermes Tahsis ve Risk Değerlendirme Başkanı Stefan Schmidt ise ihracat kredi garantileri, risk değerlendirme süreçleri ve bu garantilerin uzun vadeli yatırım finansmanına sağladığı imkânlar hakkında katılımcılara bilgi verdi. Etkinlik, soru-cevap bölümü ve olası iş birliği alanlarına ilişkin değerlendirmelerin ardından sona erdi.

Devam