Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
6 Temmuz 2026 Pazartesi
Siyaset Haberleri
2 Haziran 2026

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ana Muhalefet Partisi İçindeki Tartışmaların Hiçbiri Bizi İlgilendirmiyor"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ana muhalefet partisi içindeki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor. Kurultay salonlarından mahkeme koridorlarına taşan bu siyasi ve hukuki mücadelenin hiçbir yerinde yokuz, olmadık ve olmayacağız" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen kabine toplantısının ardından açıklamalarda bulundu. Erdoğan, konuşmasına başlamadan önce tüm milletin geçmiş Kurban Bayramı'nı bir kere daha yürekten tebrik ettiğini dile getirdi. "Bizi bölmeye çalışanlara verdiğimiz en anlamlı cevaplardan biri, kuşkusuz hakkıyla idrak ettiğimiz bayramlarımızdır" diyen Erdoğan, bayramların; mahzun gönüllerin aydınlandığı, dargınlıkların ve kırgınlıkların unutulduğu, 86 milyonun ve tüm Müslümanların aynı duada buluştuğu müstesna zaman dilimleri olduğunu kaydetti. "Trafik kazalarında kaybettiğimiz 70 vatandaşımızın acısı milletçe hepimizin yüreğini dağlamıştır" Kurban Bayramı tatili boyunca trafik kazalarında hayatını kaybeden 70 vatandaşın acısının milletçe yürekleri dağladığını aktaran Erdoğan, "Trafik kazalarında yitirdiğimiz tüm kardeşlerimize Cenab-ı Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum. Tedavileri devam eden vatandaşlarımıza aynı şekilde Yüce Mevla'dan acil şifalar niyaz ediyorum. Tek bir insanımızın dahi burnunun kanamasına tahammülümüz olmasa da gerek ölümlü kaza sayısı gerekse vefat ve yaralı sayısı geçmiş yıllara göre bu sene azalmıştır. Yeni yollar yoğun trafik tedbirleri hava destekli denetimlerle ağır ve hasta kısıtlamaları gibi önlemler neticesinde trafik güvenliğinde kayda değer iyileşmeler sağlanmıştır. Araç ve insan hareketliliğinin zirveye çıktığı 9 günlük bayram tatili boyunca vatandaşlarımızın güvenli seyahat edebilmeleri için fedakarca çalışan kolluk kuvvetlerimize ve karayolları personelimize teşekkür ediyorum" dedi. "Bugün ülkemizin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine uzanan dev bir ulaşım altyapısına sahibiz" Göreve geldiklerinde Türkiye'nin dört bir yanını birbirine bağlayan güçlü bir ulaşım ağı olmadığını ifade eden Erdoğan, "Bugün ülkemizin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine uzanan dev bir ulaşım altyapısına sahibiz. Yol medeniyettir şiarıyla son 23 yılda ülkemizin ulaşım altyapısına devasa nitelikte yatırımlar yaptık. Kara yollarında 206 milyar dolar, demir yollarında 80 milyar dolar, hava yollarında 35,5 milyar dolar tutarında yatırıma imza attık. Yatırımlarımız sayesinde 2002'de 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğumuz bugün 30 bin 51 kilometreye çıktı. Ülkemizde sadece 6 ilimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlı iken bugün 77 ilimiz duble yollarla birbirine bağlanmış durumda. 2002 yılında ülkemizdeki toplam araç sayısı 8,5 milyonken şehirlerarası ortalama hızımız saatte yalnızca 40 kilometreydi. Bugün ülkemizdeki araç sayısı 33,6 milyonu geçmesine rağmen ortalama seyahat hızımız yaklaşık 90 kilometreye yükseldi. Bölünmüş yol yatırımlarıyla trafik güvenliğini, seyahat hızını ve konforunu önemli ölçüde artırdık. Bilhassa kafa kafaya çarpışmalardan kaynaklı trafik kazalarında Allah'a hamdolsun büyük bir düşüş yaşandı. Bölünmüş yollarla birlikte otoyol uzunluğumuzu da iki kattan fazla artırdık. Otoyollarımızı bin 714 kilometreden aldık, 3 bin 796 kilometreye çıkardık. Dağları tünellerle, vadileri ve akarsuları köprüler ve viyadüklerle geçtik. 311 kilometre olan köprü viyadük uzunluğumuzu 821 kilometreye, sadece 50 kilometre olan tünel uzunluğumuzu 856 kilometreye yükselttik" diye konuştu. "2 bin 251 kilometreye ulaşan hızlı tren hatlarımızı bayram boyunca 322 bin yolcumuz kullandı" Demir yolunun önem ve öncelik verdikleri bir diğer alan olduğunu söyleyen Başkan Erdoğan, Türkiye'nin hızlı trenin konforuyla ilk defa kendi dönemlerinde tanıştığına dikkati çekerek, "2 bin 251 kilometreye ulaşan hızlı tren hatlarımızı bayram boyunca 322 bin yolcumuz kullandı. Hava yolunu halkın yolu haline getirerek bir zamanlar yalnızca elitlerin faydalandığı imkânları milletimizin istifadesine sunduk. 2002'de 26 havalimanımız varken şimdi 58 havalimanımızla yıllık yaklaşık 250 milyon yolcuya hizmet veriyoruz. Bundan 13 sene evvel Gezici vandalların 'yapılmasın' diye ortalığı yakıp yıktığı İstanbul Havalimanımız bugün dünyanın en prestijli havalimanları arasında. Gezicilerin 'buraya uçak inmez' dedikleri havalimanımız dün bin 730 uçak trafiğiyle rekor kırdı. Bayram tatili süresince Sabiha Gökçen Havalimanı'nda 8 bin 170 uçak trafiği ile 1 milyon 402 bin yolcuya, Antalya Havalimanı'nda 8 bin 408 uçak trafiği ile 1 milyon 456 bin yolcuya, Esenboğa Havalimanı'nda 2 bin 557 uçak trafiği ile 382 bin yolcuya, Adnan Menderes Havalimanı'nda 2 bin 557 uçak trafiği ile 398 bin yolcuya hizmet verilmiştir. Birileri sadece laf üretirken, biz 23 yıl boyunca iş ürettik, hizmet ürettik, Türkiye'nin çehresini değiştirecek vizyon projelerini hayata geçirdik" ifadelerine yer verdi. "Ulaştırma yatırımların üretime etkisi 2 trilyon doları bulmaktadır" Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaştırma yatırımlarının üretime olan etkisinin 2 trilyon doları bulduğunun da altını çizerek, "Bu yatırımların yıllık ortalama istihdama etkisi ise 1 milyon 200 bin civarındadır. Ekonomideki katkılarının yanı sıra bu yatırımlar sayesinde vakit ve yakıt israfı önlenmiş, çevre kirliliği azaltılmış, turizmden tarıma birçok sektörde ilave katma değer üretilmesi sağlanmıştır. Ulaştırma alanındaki yatırımlarımıza hız kesmeden devam edeceğiz. 2025 yılında aralarında Aydın-Denizli Otoyolu, Konya ve Malatya Çevre Yolu ikinci etapları ile Antalya Havalimanı iç ve dış terminal binalarının olduğu 55 projemizi hizmete açmıştık. 2026 yılı için hedefimiz, 144'ü kara yolu olmak üzere toplam 188 projeyi halkımızın istifadesine sunmaktır. Özellikle 42 şehrimizi birbirine bağlayacak olan Ankara-Kırıkkale-Delice Otoyoluyla ilgili çalışmalarımızı hızlandırmış durumdayız. 7 kavşak 4 tünel, 8 viyadük, 22 kavşak köprüsünün yer aldığı toplam 120 kilometre uzunluğundaki bu projeyi inşallah gelecek yıl hizmete alacağız" dedi. "İstanbul Türk'tür, Müslümandır, Allah'ın izniyle kıyamete kadar da Türk ve Müslüman kalacaktır" Kurban Bayramı'nın üçüncü gününde Türk tarihinin en muhteşem zaferi olan İstanbul'un fethinin 573'üncü yıl dönümünü gururla kutladıklarını dile getiren Erdoğan, "Merhum Nurettin Topçu, İstanbul'un fethinin esas manasını bakınız nasıl ifade ediyordu. İstanbul'un kahraman fatihi hakkında bugüne kadar çok güzel sözler söylendi. Hepsinden ziyade Hazreti Peygamber'in onu övmesi yeterdi. Ancak bu Osmanlı Padişahının yaptığı yalnız bir şehrin alınması mıydı? Biz buna inanmıyoruz, olayı bu kadar küçültmek istemiyoruz. Bir şehrin alınmasıyla tarihte yeni bir devir açılmaz. Gerçekte yapılan bir şehrin fethiyle beraber ruhların fethi, kalplerin fethidir. İstanbul'un Bizans işgalinden kurtulmasıyla asıl kalpler fetholunmuş, harap bir şehir olarak Bizans'tan alınan Konstantiniyye, Sultan Fatih'in vakıflara dayanan imar seferberliğiyle Yahya Kemal'in 'Türk İstanbul' dediği muhteşem bir Türk-İslam şehrine dönüşmüştür. Minarelerinden Ezan-ı Muhammedi'ler yükselen Ayasofya, aynı zamanda Feth-i Mübin'in de sembolü olmuştur. Ancak bu sembol uzun yıllar mahzun ve boynu bükük bırakılmıştır. 86 yıllık hicranın ardından Fatih'in emaneti Ayasofya'nın kapısına vurulan zincirleri kırarak, fethin bağrında açılan bu yarayı hamdolsun biz kapattık. Yıllarca gözü yaşlı ve gönlü yaslı olan Ayasofya artık kubbesinde inleyen, Kur'an-ı Kerim tilavetiyle minarelerini süsleyen, Ezan-ı Muhammedilerle İstanbul'un bağrından yükselen kutlu bir sancak olarak medeniyetimizdeki mümtaz makamına tekrar kavuşmuştur. İstanbul'un duvarlarını ‘zulüm 1453'te başladı' yazılarıyla kirleten Bizans artıkları halen kabullenmekte zorlansa da İstanbul Türk'tür, Müslümandır, Allah'ın izniyle kıyamete kadar da Türk ve Müslüman kalacaktır" şeklinde konuştu. "Bu aziz şehri iş bilmezlerin insafına bırakmayacak, İstanbul'a yakışan dev projelere imza atmayı sürdüreceğiz" İstanbul'un fetih ve 'Fatih' ruhundan koparılmasına asla göz yummayacaklarına vurgu yapan Erdoğan, "Bu aziz şehri iş bilmez, tarih bilmez, kadr-ü kıymet bilmez kifayetsizlerin insafına bırakmayacak, İstanbul'a hizmet etmeyi, bu güzel şehre yatırım yapmayı, İstanbul'a yakışan dev projelere imza atmayı sürdüreceğiz. Peygamber Efendimizin müjdesine nail olan Sultan Fatih'i, o büyük kumandanın kahraman ordusunun tüm neferlerini rahmetle yâd ediyorum. İlk fetih hareketinden günümüze kadar bu toprakları mübarek kanlarıyla şereflendiren tüm kahramanların aziz ruhları şad olsun diyorum" diye konuştu. "Bölgesel gerilimlerin ortasında istikrar adası olan bir Türkiye var" Dünyada ve bölgede gerek siyasi, gerek ekonomik, gerekse diplomatik bakımdan çok ciddi kırılmaların yaşandığına da dikkati çeken Erdoğan, "Coğrafyamızda sınırların yeniden kanla ve gözyaşıyla çizilmek istendiğini görüyoruz. Gazze'den Lübnan'a, Yemen'den Sudan'a yönümüzü nereye çevirsek aynı oyunun farklı sahneleriyle karşılaşıyoruz. Türkiye olarak bir yandan bu oyunları bozmaya çalışırken, diğer yandan da 23 yıllık kazanımlarımızı güçlendirmenin mücadelesini veriyoruz. Bugün hamdolsun diplomaside güçlü bir Türkiye var. Savunma sanayinde destan yazan bir Türkiye var. Ekonomide, enerjide, ticarette söz ve etki sahibi bir Türkiye vardır. Bölgesel gerilimlerin ortasında istikrar adası olan bir Türkiye vardır. Bunların gerisinde de milletimizin duası ve desteğinin yanı sıra tecrübeli, dirayetli, vizyoner kadroların Türkiye'de 23 yıldır iş başında olması vardır. Bunun kıymetini sınırlarımızın hemen ötesinde her gün bir yenisi patlak veren krizlere baktığımızda hepimiz çok net anlayabiliyoruz. Birileri kafalarını kuma gömmüş olsalar da takip eden her bir vatandaşımız Türkiye'nin hangi kritik eşiklerden geçtiğini görüyor" açıklamasında bulundu. "Ana muhalefet partisi içindeki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor" Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "İktidar ve ittifak olarak tarihi değişimlerin yaşandığı bir dönemde tarihi bir sorumluluk üstlendiğimizin gayet idrakindeyiz. Dolayısıyla bizim öfkeye, kavgaya, polemiğe ayıracak vaktimiz yok. Biz her sataşana cevap vermek gibi bir lükse de sahip değiliz. Bizim tek derdimiz vardır, o da Türkiye'dir. Türkiye Yüzyılı'nın inşasıdır. Biz birileriyle laf yarıştırmanın değil, kutsal emanetini taşıdığımız aziz milletimize daha parlak bir gelecek hazırlamanın yarışı içindeyiz. Sadece buna odaklanıyor, zihnimizi sadece bununla meşgul ediyoruz. Ana muhalefet partisi içindeki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor. Kurultay salonlarından mahkeme koridorlarına taşan bu siyasi ve hukuki mücadelenin hiçbir yerinde yokuz, olmadık ve olmayacağız. Siyasi ikballeri için huzursuzluk üretmeye çalışanlar unutmasınlar ki bu toprakların mayası şiddete, nümayişe, sokak terörüne, hukuk tanımazlığa prim vermez. Biz de hangi bahaneyle olursa olsun sokaklarımızın karıştırılmasına, milletimizin kutuplaştırılmasına, halkımızla güvenlik görevlilerimizin karşı karşıya getirilmesine müsaade etmeyiz. Böylesi hassas bir dönemde Türkiye'nin dikkatini dağıtmaya, milletimizin gönül ahengini bozmaya kimsenin hakkı yoktur ve olmaz. Ülkemizin yeni sürüm kayıkçı kavgalarına değil, başta 'Terörsüz Türkiye' sürecimiz olmak üzere 86 milyonu ilgilendiren meselelerde ortak zeminde buluşmaya, mutabakata, güç birliği yapmaya ihtiyacı vardır. Terörsüz Türkiye sürecini her türlü polemikten uzak ele almak, çözüm çabalarına samimiyetle katkıda bulunmak siyaset kurumunun görevidir. Biz iktidar ve ittifak olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yapıcı olmaya, kucaklayıcı olmaya, birleştirici olmaya özen göstereceğiz. Bunu yaparken milletimizin çıkarlarını önceleyecek, Türkiye'nin istikbalini her türlü siyasi mülahazanın üstünde tutmaya devam edeceğiz."

25 Mayıs 2026

Ak Parti Denizli İl Başkanı Subaşıoğlu: "Denizli’nin İçi Rahat Olsun"

AK Parti Denizli İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, Denizli’nin su ihtiyacını karşılayan dev yatırımlardan biri olan Akbaş Barajı’nı ziyaret ederek yerinde incelemelerde bulundu. Barajın mevcut durumu ve su kapasitesi hakkında yetkililerden bilgi alan Subaşıoğlu, incelemelerinin ardından önemli açıklamalarda bulundu. AK Parti belediyeciliği ve iktidarının her zaman eser siyaseti yürüttüğünü vurgulayan İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, Akbaş Barajı'nın Denizli için hayati bir öneme sahip olduğunu belirtti. Barajın tam kapasiteyle hizmet verdiğini ifade eden Subaşıoğlu, şöyle konuştu: "AK Parti olarak bizim işimiz hizmet, bizim işimiz proje. Geçtiğimiz yıllarda yapımını tamamladığımız Akbaş barajımız bugün itibarıyla yüzde 100 doluluk oranına ulaşmıştır. Bu, Denizli’mizin geleceği ve su güvencesi adına çok büyük bir müjdedir. Denizli’nin içi rahat olsun. Dedikoduya gerek yok, algıya gerek yok. Somut rakamlar ve bizzat yerinde gördüğümüz bu manzara, kimlerin sadece konuştuğunu, kimlerin ise iş ürettiğini açıkça gösteriyor. Biz, aziz milletimiz için gece gündüz demeden çalışmaya devam ediyoruz."

21 Mayıs 2026

Eski Denizli Emniyet Müdürü Hayatını Kaybetti

ESKİ DENİZLİ EMNİYET MÜDÜRÜ HAYATINI KAYBETTİ Eski Denizli İl Emniyet Müdürü ve 21. Dönem Tokat Milletvekili Hasan Hüseyin Balak için TBMM’de resmi tören düzenlendi. Ankara’da tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren 21. Dönem Tokat Milletvekili Hasan Hüseyin Balak için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde resmi tören gerçekleştirildi. Uzun yıllar emniyet teşkilatında görev yapan ve bir dönem Denizli İl Emniyet Müdürü olarak da hizmet veren Balak için düzenlenen törende duygu dolu anlar yaşandı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlenen törende saygı duruşunda bulunuldu ve ardından dua okundu. Törene siyaset ve devlet dünyasından çok sayıda isim ile aile yakınları katıldı. TBMM’DE RESMİ TÖREN DÜZENLENDİ Merhum Hasan Hüseyin Balak için gerçekleştirilen törende, sevenleri ve yakınları son görevlerini yerine getirdi. Düzenlenen programa; TBMM İdare Amiri Ömer Faruk Hülakü, eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt, ailesi ve yakınları katıldı. Meclis yerleşkesinde gerçekleştirilen törende Balak için saygı duruşunda bulunulurken, okunan duaların ardından tören sona erdi. Edinilen bilgilere göre Hasan Hüseyin Balak’ın cenazesinin, cuma günü Tokat Merkez Ali Paşa Camii’nde kılınacak cuma namazının ardından Erenler Aile Kabristanlığı’nda toprağa verileceği öğrenildi. EMNİYETTEN SİYASETE UZANAN BİR KARİYER 1945 yılında Tokat’ta dünyaya gelen Hasan Hüseyin Balak, eğitim hayatında ilk olarak 1964 yılında Polis Koleji’nden, ardından 1967 yılında Polis Akademisi’nden mezun oldu. Meslek yaşamı boyunca önemli görevlerde bulunan Balak; Bitlis, Giresun ve Denizli illerinde İl Emniyet Müdürü olarak görev yaptı. Emniyet teşkilatındaki kariyerinin ardından siyasete adım atan Hasan Hüseyin Balak, TBMM 21. Dönem Tokat Milletvekili olarak görev üstlendi.

14 Mayıs 2026

Denizli, Chp’li Belediyelerin Toplantısına Ev Sahipliği Yaptı

Toplantıya CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek ve Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin ile CHP Denizli milletvekilleri Gülizar Biçer Karaca,  Şeref Arpacı, CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, CHP Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum, Afyonkarahisar, Burdur, Isparta, Kütahya ve Uşak il başkanları, belediye başkanları, ilçe teşkilatları ile belediye meclis üyeleri ve partililer katıldı. Toplantıda, CHP Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum, Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, CHP Denizli milletvekilleri Gülizar Biçer Karaca ve Şeref Arpacı, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu ile CHP Genel Başkan Yardımcıları Gökan Zeybek ve Ersar Aytekin konuşma yaptı. 1,5 YIL SONRA BUNLARIN HESABI SORULACAK CHP Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum, konuşmasında ekonomik sorunlardan adalet sistemine, kadınların yaşadığı sorunlardan yerel yönetimlere yönelik baskılara kadar birçok konuda hükümete eleştiriler yöneltti. CHP’nin “adalet ve özgürlük mücadelesi” verdiğini vurgulayan Horzum, Türkiye’de adalet ve hukuk sisteminin zarar gördüğünü, vatandaşların artık kendisini güvende hissetmediğini savundu. Esnafın, emeklinin, çiftçinin hiçbir zaman görmediği ekonomik sıkıntılar yaşadığını ifade eden Horzum, özel mülkiyet hakkının kaybolduğunu öne sürdü. Belediye başkanlarının yargı eliyle susturulmaya, zindanlara atılmaya çalışılsa da CHP’nin yapılanlar karşısında dimdik ayakta durduğunu ifade eden Horzum, Çanakkale Savaşı’nda Conk Bayırında vatanı kurtarmak için göğsünü siper edenlerin yanı sıra cepheden kaçanların da olduğuna işaret etti. Horzum;  “İçimizden bazılarının aynı savaştan kaçtıkları gibi kaçmaları elbette olacak, elbetteki herkes bizim gibi düşünmeyecek elbette ki, bazıları kendi menfaatlerini toplum menfaatlerinin önüne koyabilir. Ama şahsi menfaatlerinin toplu menfaatlerin önüne koyup da bu cepheyi terk edenlerden emin olun gün gelir hesap sorulur. Sokağa çıkamayan, CHP’nin helal oylarıyla oturduğu koltukları bir başka partiye götürenler rahat uyku uyuyamayacaklar. Vatandaşlarımızın yanında nasıl itibarları olmadıysa çok değil maksimum 1,5 yıl sonra devri iktidarımızda bunların da hesabı sorulacaktır. Kapatılan o dosyalarda  bir hırsızlık varsa bunun cezası verilir.Sırf iktidar partisine geçti diye o dosyalar kapatıldıysa buradan söylüyorum 1,5 yıl sonra bu dosyalar açılacak ve gereği yapılacak. O zaman gelecekler belki yalvaracaklar ama emin olun kapılarımız onlara çelikten duvar olacak.” dedi. Konuşmasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun mesajını da okuyan Horzum, İmamoğlu’nun “Milletin iradesini baskıyla susturamazlar. Her şey çok güzel olacak” sözlerini paylaştı. ZORLUKLAR YILDIRMAYACAK CHP Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, yaptığı konuşmada CHP’li belediyelerin çalışmalarına yönelik baskılar olduğunu belirterek, halkçı ve icraatçı politikalarından rahatsız olan iktidarın, her geçen gün daha fazla hukuk tanımaz hale geldiğini savundu. Silivri’de görülen davalara da değinen Arpacı, “Ortaya konulan iddiaların boş olduğunu kanıtlarıyla çürütüyoruz. Buna rağmen ailelerimize ve itibarımıza saldırıyorlar” ifadelerini kullandı. İktidarın millet iradesini baskı altına almaya çalıştığını ileri süren Arpacı, “Yargıyı, medyayı ve çeşitli araçları kullanan bu düzenin elinde artık millet desteği yok. Bu nedenle ilk sandıkta kaybedecekler” diye konuştu. CHP’nin adalet ve özgürlük mücadelesini sürdüreceğini belirten Arpacı, “Milletin egemenliğinin üstünde hiçbir güç kabul etmedik, etmeyeceğiz. Zorluklar bizi yıldırmayacak” dedi. CHP’li belediyelerin çalışmalarına devam edeceğini ifade eden Arpacı, konuşmasını “Her şey çok güzel olacak” sözleriyle tamamladı. HALK ODAKLI BELEDİYECİLİKTEN RAHATSIZLAR CHP Denizli milletvekilleri Gülizar Biçer Karaca, konuşmasında Türkiye’nin ekonomik kriz ve derin yoksullukla mücadele ettiğini belirterek yurttaşların çözüm umudunu sandıkta gördüğünü söyledi. Karaca, “Halkımız ekonomik zorluklara rağmen umudunu kaybetmiyor. Sandığın geleceğine ve hesap sorulacağına inanıyor” dedi. CHP’li belediyelerin ve örgütlerin yurttaşların yanında olmaya devam ettiğini ifade eden Karaca, iktidarın ise CHP’nin halk odaklı belediyecilik anlayışından rahatsız olduğunu savundu. Karaca, “Hukuksuzlukla ve baskıyla yol almaya çalışıyorlar ancak başarılı olamayacaklar” diye konuştu. Kadın siyasetçilerin hedef gösterildiğini ve çeşitli saldırılarla karşı karşıya kaldığını dile getiren Karaca, “Cumhuriyet Halk Partili kadın siyasetçileri susturamazlar, korkutamazlar” ifadelerini kullandı. Belediyelerde eşitlik birimlerinin kurulması gerektiğini de vurgulayan Karaca, kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda daha güçlü politikalar uygulanması çağrısında bulundu. Konuşmasının sonunda gazeteci Uğur Mumcu’nun “Haklıdan yana değil, güçlüden yana olanlar korkak ve kaypak olurlar. Güç merkezi değiştikçe dönerler, fırıldak olurlar. Sürekli güçlünün yanında yer almak adamı yalaka, dalkavuk yapar." sözünü hatırlatan Karaca, Silivri’de tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere CHP’nin onurlu siyasetçilere selam gönderdi. BUNDAN DAHA KÖTÜ YAPMAYIZ Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, yaptığı konuşmada CHP’li belediyelerin sosyal belediyecilik anlayışıyla çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek dayanışma, adalet ve halkçı hizmet vurgusu yaptı. CHP’ye yönelik yıllardır çeşitli algılar oluşturulmaya çalışıldığını savunan Çavuşoğlu, vatandaşların belediye hizmetlerini gördükçe bu düşüncelerin değiştiğini söyledi. Çavuşoğlu, “Yıllarca ‘CHP gelirse hizmet olmaz, insanlar ayrıştırılır’ dediler. Ama bugün vatandaşlarımız yapılan hizmetleri görüyor ve bu söylemlerin gerçeği yansıtmadığını anlıyor” diye konuştu. Bir gurmeye iki meyve suyu tattırılmasıyla ilgili örnek vererek CHP’liler gelirse ne yapar? sorusuna açıklık getiren Çavuşoğlu, “Birincinin tadına bakmış demiş ikincisi daha iyi. Birinciye baktın nasıl karar verdin? Bundan daha kötü olamaz demiş. Emin olun ülkeyi bunlardan daha kötü yönetmeyiz, bundan daha kötü olmayız. Belediye bundan daha borçlu olmaz, insanlar bundan daha çok ayrıştırılamaz. Bak bundan daha kötü olamazsın. Memur bitti, emekli bitti, çiftçi bitti, hepimiz bittik. Emin olun bundan daha kötü yapmayız, birlikte güzel şeyleri başaracağız” diye konuştu. Çalmayınca her tarafın para olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, “Her taraf çuvalla para oluyor. Akşam bankacıyı çağırıyorum, koşa koşa geliyor. Merkez Bankası gibi oldum” İfadelerini kullandı. SOSYAL DESTEK PROJELERİNİ ANLATTI Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal destek projelerine değinen Çavuşoğlu, özellikle çocuklara yönelik çalışmaların devam ettiğini belirtti. Binlerce öğrencinin evine düzenli beslenme desteği ulaştırıldığını ifade eden Çavuşoğlu, “Çocuklarımızın yumurtasından sütüne, peynirinden meyvesine kadar ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyoruz. Üstelik bunu insanlarımızı rencide etmeden yapıyoruz” ifadelerine yer verdi. Sosyal yardımlarda hiçbir ayrım yapılmadığını vurgulayan Çavuşoğlu, “Kimsenin siyasi görüşüne, yaşam tarzına bakmıyoruz. İhtiyacı olan herkesin yanında oluyoruz. Çünkü bu kaynaklar milletin kaynaklarıdır ve vatandaşın hakkını yine vatandaşa teslim ediyoruz” dedi. Ekonomik kriz nedeniyle vatandaşların zor günlerden geçtiğini dile getiren Çavuşoğlu, ülkede adalet duygusunun zedelendiğini savundu. “Türkiye’nin bugün en çok ihtiyacı olan şey adalettir. Adalet sadece bir kesim için değil herkes için gereklidir” diyen Çavuşoğlu, haksızlığa uğrayan herkesin yanında olacaklarını söyledi. BUGÜN BURADA OLMAMI SAĞLAYAN CHP’DİR Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını belirten Çavuşoğlu, “Bugün burada olmamı sağlayan Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Bu partinin bir neferi olmaktan her zaman gurur duydum” ifadelerini kullandı. Bu koltukta olmam lazım diye bir kaygısının olmadığını vurgulayan Çavuşoğlu, “Benim için tek maddi makam vardır o da Cumhuriyet Halk Partisi’nin üyeliğidir.” diye konuştu. Yerel seçim sürecinde aday belirlemede de çalışma yaptığını hatırlatan Çavuşoğlu, kirişi kıranların bu topluma hesap vereceklerini söyledi. Konuşmasında parti içindeki dayanışmanın önemine de değinen Çavuşoğlu, CHP’nin Türkiye’de birinci parti olabilmesi için gece gündüz çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Vatandaşlarla iç içe olmaya devam edeceklerini ifade eden Çavuşoğlu, “Sokakta olmaya, vatandaşlarımızın yanında durmaya devam edeceğiz” dedi. ÖRGÜTLENMEMİZİ GÖZDEN GEÇİRİYORUZ CHP Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin de yaptığı konuşmada son dönemde CHP’li belediyelere ve partililere yönelik operasyonları eleştirerek, Türkiye’de demokrasinin ve hukuk düzeninin baskı altında olduğunu savundu. Aytekin, “Neredeyse her hafta bir belediyemize, bir örgütümüze ya da partililerimize yönelik operasyonlarla güne uyanıyoruz. Bugün de Eskişehir Tepebaşı Belediyemize yönelik operasyon haberiyle güne başladık” dedi. Cumhuriyet Halk Partisi’nin artık yalnızca muhalefette kalmayı hedefleyen bir parti olmadığını ifade eden Aytekin, “Cumhuriyet Halk Partisi artık iktidara yürüyen değil, iktidarı kurmaya hazırlanan bir partidir. Bunun için bu saldırılarla karşı karşıyayız” diye konuştu. Türkiye’de son sözü her zaman halkın söylediğini belirten Aytekin, “Bu topraklarda son sözü meydanlar ve sandık söyler. 31 Mart seçimlerinde millet kararını verdi, önümüzdeki seçimlerde de yine millet karar verecek” ifadelerini kullandı. Konuşmasında parti içi örgütlenme çalışmalarına da değinen Aytekin, CHP’nin Türkiye genelinde yeni bir saha çalışması başlattığını anlattı. 81 il ve 973 ilçede milletvekilleri, belediye başkanları ve örgüt yöneticilerinin vatandaşlarla bir araya geldiğini belirten Aytekin, haziran ayında da toplumun farklı kesimleriyle buluşmalar yapılacağını söyledi. CHP’nin örgüt yapısını güçlendirmek için sandık sorumluları ve mahalle temsilcileri sistemi oluşturduklarını kaydeden Aytekin, Denizli’de de çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığını ifade etti. Aytekin, “Sandık güvenliği bizim birinci gündemimizdir. Sandık sorumluları yalnızca seçim günü değil, seçim gününe kadar vatandaşla birebir temas halinde olacak” dedi. Görevlerini yerine getirmeyenlerin değiştirileceğini belirten Aytekin, “Bu görevler çalışmak için veriliyor. Çalışmayanın o koltukta oturma hakkı yoktur” ifadelerini kullandı. YEREL YÖNETİMLER ELE ALINDI CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek de, yaptığı konuşmada yerel yönetim çalışmaları, ekonomik kriz, tarım politikaları ve sosyal belediyecilik anlayışı üzerine değerlendirmelerde bulundu. Zeybek, Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda, belediye başkanlarıyla yapılacak oturumlarda gelir artırıcı önlemler, tasarruf tedbirleri, hukuki süreçler, mevzuat destekleri ve başarılı belediyecilik uygulamalarının paylaşılacağını söyledi. CHP’nin Türkiye genelinde belediye meclis üyeleriyle teknik toplantılar gerçekleştirdiğini ifade eden Zeybek, “Yerel yönetim anlayışımızı güçlendirmek ve belediyeler arasında deneyim paylaşımını artırmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi. Denizli’de CHP’li belediyelerin çalışmalarından memnun olduklarını belirten Zeybek, Bülent Nuri Çavuşoğlu başta olmak üzere belediye başkanlarının önemli hizmetler gerçekleştirdiğini söyledi. Konuşmasında tarım politikalarına geniş yer ayıran Zeybek, köylerin boşaldığını ve genç nüfusun tarımdan uzaklaştığını belirterek bunun Türkiye için beka sorunu olduğunu söyledi. Çiftçilerin yaş ortalamasının yükseldiğine dikkat çeken Zeybek, “Köy okullarının kapanmasıyla birlikte genç aileler kentlere göç etmek zorunda kaldı. Tarımda üretimi sürdürecek genç nüfus giderek azalıyor” dedi. CHP’li belediyelerin çiftçilere mazot, gübre, yem ve üretim desteği sağladığını belirten Zeybek, kırsalda üretimin devam etmesi için belediyelerin daha fazla destek vermesi gerektiğini ifade etti. Büyükşehir belediyelerinin altyapı, sulama ve atık su yatırımlarıyla köylünün yanında olduğunu söyleyen Zeybek, “Türkiye su fakiri bir ülke haline geliyor. Tarımda suyun verimli kullanılacağı yeni üretim modellerine geçmek zorundayız” diye konuştu. Ekonomik kriz ve yüksek faiz politikalarını da eleştiren Zeybek, hükümetin kaynakları üretici yerine faiz ödemelerine ayırdığını savundu. Emeklilerin ve dar gelirli vatandaşların ciddi geçim sıkıntısı yaşadığını ifade eden Zeybek, CHP’li belediyelerin sosyal yardımları artırdığını belirtti. Barınma krizine de dikkat çeken Zeybek, büyükşehirlerde kiraların yükseldiğini ve memurların Anadolu’ya tayin isteğinde bulunduğunu söyledi. CHP’li belediyelerin kiralık sosyal konut projeleri üzerinde çalıştığını belirten Zeybek, “Asgari ücretlinin yaşayabileceği sosyal konut projelerini hayata geçireceğiz” dedi. Belediyelerin şirket kurma ve kooperatiflerle çalışma yetkilerinin sınırlandırılmasına yönelik düzenlemeleri de eleştiren Zeybek, bunun üretici kooperatiflerine zarar vereceğini savundu. CHP’li belediyelerin halk market, kent lokantası, kreş ve sosyal destek projeleriyle vatandaşın yanında olmaya devam edeceğini ifade etti. Konuşmasında deprem riskine de değinen Zeybek, İç Ege Bölgesi’nin aktif fay hatları üzerinde bulunduğunu belirterek riskli yapı stokunun hızla yenilenmesi gerektiğini söyledi. CHP’nin Türkiye’nin birinci partisi olduğunu savunan Zeybek, yaklaşan seçimlerde daha yüksek oy hedeflediklerini ifade etti. Kadınların ve gençlerin siyasette daha fazla yer alması gerektiğini belirten Zeybek, kadın belediye başkanı sayısını artırmayı hedeflediklerini söyledi. Konuşmasının sonunda tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere tutuklu partililere selam gönderen Zeybek, “Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir. Son sözü millet söyleyecektir” ifadelerini kullandı.

10 Mayıs 2026

İş Ve Siyaset Dünyası Bu Nikâhta Buluştu ,41 Şahitli Nikâh Denizli Gündemine Oturdu

Denizli'de iş ve siyaset dünyasını bir araya getiren Şeyma Başer ile Abdullah Büyükçulhacı'nın nikâh töreninde 41 kişinin şahitlik yapması dikkat çekti. Kalabalık şahit grubu nedeniyle tören için hazırlanan nikâh platformunda yer kalmadığı görüldü. Denizli Kültür Sitesi'nde, Yedeks Tekstil Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Seyfi Başer’in kızı Şeyma Başer ile Abdullah Büyükçulhacı için nikâh töreni düzenlendi. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan merasim, kent protokolü ile iş ve siyaset dünyasından geniş bir katılımla gerçekleştirildi. PROTOKOL ŞAHİTLİK ETTİ Çiftin nikâhında tam 41 kişi şahit olarak yer aldı. Şahit sayısının yüksekliği sebebiyle tören platformunun yetersiz kaldığı ve isimlerin sahneye sığmakta zorlandığı kaydedildi. Gelinin, AK Parti Denizli 2023 Milletvekili Adayı ve 2024 Merkezefendi Belediye Başkan Adayı Ekrem Başer’in kardeşi olduğu bilgisi aktarıldı. CÜZDANI ZEYBEKCİ VERDİ Geniş katılımlı merasimde AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci, Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, eski Denizli Valisi Hasan Karahan, AK Parti Denizli milletvekilleri Şahin Tin, Cahit Özkan ve Nilgün Ök şahitler arasında yer aldı. Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan ile eski Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan'ın da eşlik ettiği şahitlik merasiminin ardından evlilik cüzdanı çifte Nihat Zeybekci tarafından takdim edildi.

Devam