Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
19 Mayıs 2026 Salı
Siyaset Haberleri
7 Nisan 2026

“Bizim Yargılanmaktan Korkumuz Olmaz”

Çifte standarttan şikâyet eden Çavuşoğlu; “Bizim yargılanmaktan falan korkumuz olmaz. Varsa suçu da hesap da versin ama baştan mahkûm edilmesi mantığına karşıyız” yanıtını verdi. Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, İncilipınar’daki Denizli Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Yerel ve genel siyasetle ilgili açıklamalarda bulunan Çavuşoğlu, 31 Mart yerel seçimlerinden sonra yaklaşık 7-8 büyükşehir ile birçok il ve ilçe belediye başkanının cezaevine girmesi ve CHP’li belediyelere yönelik bu operasyonların kendisi ve ekibinin çalışma motivasyonunu ne derece etkilediği, tedirgin edip etmediği sorusuna çarpıcı yanıtlar verdi. AHLAKSIZ ÇIKTI Bu belediye başkanlarının hepsini tanıdığını ifade eden Çavuşoğlu, “Bir tanesi ahlaksız çıktı gerçi de yapacak da bir şey yok. Adam uçkuruna sahip çıkamamış, ne yapıyım yani. Biz onu gördüğümüzde öyle olduğunu düşünmemiştik ama sonra gördük, parti de disipline verdi, ihraç edeceğiz yani. Öbür kısımlarla ilgili bilmem ama en azından ahlaki zafiyetle ilgili çeksin cezasını ben bilmem ama diğerleriyle ilgili süreci hep beraber takip ediyoruz” diye konuştu. YARGILANMAKTAN KORKUMUZ OLMAZ “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlunu gözaltına aldılar, sonra da dediler ki anam anam bir akacak ki lağım vıyvıyvıyvıy” diyen Çavuşoğlu, “O günden beri çağrı yapıyoruz gelin bunu televizyonda yayınlayın herkes görsün. Bugüne kadar 4 tane etkin pişmanlıktan yararlanan iftiracı ifadelerini geri çekti. Normalde bir şey olsa yandaş basın deyip çarşaf çarşaf yayınlayacaklardan bir tek bir şey yayınlayamıyorlar. Bütün hepsiyle ilgili… Bursadaki yaşadığımız da aynı dram, diğerleri de aynı dram, Adanadaki de aynı dram, hepsi aynı dramı yaşıyor. Bize geldiğinde şundan da bir sıkıntımız da yok bak özellikle de altını çiziyoruz, vallaha da yargılanalım billaha da yargılanalım, bizim yargılanmaktan falan korkumuz olmaz, varsa suçu da hesap da versin. Ama baştan mahkûm edilmesi mantığına karşıyız. Baştan mahkûm ediyoruz.” diye konuştu. YALIM YERİNE ÇAVUŞOĞLU YAZILMIŞ Biz gazetenin Uşak Belediye Başkanını yazacağına kendisini yazdığına işaret eden Çavuşoğlu, şunları söyledi: Başkasını yazacağına beni yazmış. Adamlar o kadar uyduruk haber yapıyor ki biri okusa anam ne sapıklığım kalmış ne doncuğum ne boncuğum kalmış.  Yani yandaş basın bunu düşünüyor da emin olun biz yargılanmaktan kaçmıyoruz. Ben de yargılanırım. Ha motivasyonum bozuluyor mu? Vallaha bozmuyor, iki fazla çalışıyorum. Çünkü niye; bunlardan kurtulmamız lazım, yani bu sistemin değişmesi lazım. Tüm samimiyetimle söylüyorum şimdi Mustafa Bozbeyin bütün mallarını el koyuyorsun, Ekrem İmamoğlunun bütün mallarını el koyuyorsun. Mustafa Bozbey, mimar mühendis olarak yıllarca ticaret yapmış, inşaat yapmış firmanın sahibi. Ekrem İmamoğlunun bütün ailesi bunları yapmış sen bir gece zaten bütün malını el koyarsan Denizli’dekilere selam söyleyin kimsede mal kalmaz, kimsenin malının garantisi olmaz. Böyle bir sistem olur mu? Adamın rüşvetten aktarılan bir para olduğunu ispatlarsın, o paradan sonra ari olarak gayrimenkulde artış var mı onları alırsın elinden. Şimdi ben belediye başkanıyım, benim iyi kötü şirketim var işim var yıllardır kazancım, hesaba bir hikaye yaz al götür beni. BENİ GÖTÜREBİLİRLER ZOR BİR ŞEY DEĞİL Götürebilirler de bu arada, çok zor bir şey de değil. Anan adı baban adı, derdimi anlatıncaya kadar Kocabaş’ta bir senem geçer. Ha korkar mıyız, niye korkalım. Biz bu şehre hizmet yolculuğuna çıkmışız. Bu memleketin o güzel bayrağının altında yaşanabilmesi için hayatını harcayan milyonların eserleriyiz biz, onların çocuklarıyız, onların torunlarıyız biz, onlar gözlerini kırpmadan ölüme gitmişler, biz de gözümüzü kırpmadan Kocabaş’a gideriz, sıkıntı olmaz bizim açımızdan. HATAMIZ VARSA HESAP VERİRİZ Yargılanabileceklerini, hataları varsa hesap verebileceklerini vurgulayan Çavuşoğlu şöyle devam etti: “Bunun sonucunda kusurumuz varsa, suçumuz varsa da hapiste yatarız ama baştan mahkum etmekle ya da böyle bir düzenin içerisine girmekle doğru bir yere gitmeyiz. Umurumuzda değil bütün arkadaşlar çalışıyor. Ama ne yapıyoruz kılı 40 yarıyorlarmış biz de kılı 40 bin yarıyoruz yani. Eskiden kırkla kurtuluyorlarmış biz şimdi kılı 40 bin yarıyoruz. Ben anamdan belediye başkanı doğmadım, benim bütün arkadaşlarım anasından bir kamu görevlisi olarak doğmadılar. Yaptığımız işte hata da yapmış olabiliriz ama kastımızın ne olduğuna bakılmalı. Kastımız paraları torbalarda çuvallayıp, billboardları verip kendi hesabımıza mı paraları aktarmışız yoksa bir hata yapmışız da bir işlemsel hata mı bunu bakmak lazım. Boğazımızdan geçene bakmak lazım. Yani yaptığımız bir hatadan dolayı yargılanırız da ama biz şükür ki boğazımızdan hiçbir şey geçmez hatamız da yok bizim gördüğümüz kadar ama onlar yazar yani hata çok zor bir şey değil oluyor ama biz şunu söylüyoruz 300 billboardı kaybedenler hala sokakta geziyorlar, üç çuvalı ayrı ayrı bağlayıp paraları ayrı ayrı hesaplara götürenler geziyorlar. CAHİT ÖZKAN’A SESLENDİ Uşak Belediye Başkanı vasıtasıyla Bornovada 4 ay çalıştığı söylenen kişinin aldığı ücretin başkan tarafından ödendiğini dile getiren Çavuşoğlu, “Belediye başkanı çıktı dedi ki; ben bu hatayı yaptıysam parasını öderim dedi, gitti 4 aylık maaşını belediye hesabına yatırdı. Adamın donunu yıkattığı kadın nereden baz vermiş baksınlar. Aynı onuru göstersinler. Onları davet ettim, kaç toplantıda davet ediyorum. Cahit Özkanı tekrar davet ediyorum, bak bizimki en azından bir hata yapmış onuruyla çıktı diyor ki parasını vereceğim. Sen yıllarca çalıştırmışın aynı onuru sen de göster. Yarın iktidar değiştiğinde o HTS kayıtları geldiğinde beraber dağ bayır köy çayır gezdiğiniz yer… ama onlara masum. Ne diyor içişleri bakanı? 500 AKPli belediye hakkında soruşturma var. Sonuç? Bir tane elinde kelepçeli adam yok. Daha bizimki soruşturma başlamadan sülalece hep beraber içeri atıyorlar. Şimdi Bornova Belediyesi hakkında soruşturma yürütecekler, soruşturmaya başlamışlar, bu 4 aylık maaştan. Adam evinde yıkatmış donunu, 48 ay maaş vermiş, 50 ay maaş vermiş, 60 ay, üstüne de memur yapmış. Nerede savcı mekanizması, böyle bir şey olmaz. Kamuoyunda karşılığı sıfır artık bu işlerin, insanlar itibar göstermiyor. İnanmıyor insanlar. İnandıramazsınız çünkü çifte standart uygularsanız; adalet a partiliyle b partiliyle c partiliyle ayrı giderse insanları inandıramazsınız” diye konuştu. Çavuşoğlu gazetecilere hitaben gülümseyerek; “Az sonra beni zorla götürteceksiniz. Veriyorsunuz gazı, veriyorsunuz gazı…” ifadelerini kullandı.

1 Nisan 2026

Belediye Başkanlarının Dikkatine..!

CHP’li belediyelere operasyonların yapıldığı bir dönemde, Uşak Belediye Başkanının 21 yaşında çalışmayan ama belediyeden maaş aldığının ortaya çıktığı bu süreçte alınan bu karar birçok belediye başkanını zor duruma sokabilir. İddiaya göre; SGK kayıtları üzerinden tüm belediye çalışanlarının listeleri çıkarılacak, ardından HTS ve baz analizleriyle bu kişilerin gerçekten işe gidip gitmediği incelenecek. Üstelik bu incelemenin dakikalar içinde yapılabildiği ifade ediliyor. Eğer bu doğruysa, yıllardır “herkes biliyor ama kimse dokunmuyor” denilen düzenin sonu gelmiş olabilir. Ama asıl soru şu: Gerçekten herkes mi incelenecek? Çünkü bu ülkede mesele hiçbir zaman sadece “bankamatik memurları” olmadı. Evet, işe gitmeden maaş alanlar büyük bir problem. Ancak daha büyük bir sorun var: Birden fazla kurumdan maaş alanlar… Yönetim kurulu üyelikleri, danışmanlıklar, “huzur hakkı” adı altında alınan astronomik ödemeler… Bir kişi düşünün; bir kurumda görevli ama aynı zamanda başka kurumların yönetim kurullarında. Her yerden ayrı ayrı maaş, ayrı ayrı ödeme. Toplamda yüz binlerce lirayı bulan gelirler… Peki bu neyin karşılığı? Gerçek bir emek mi, yoksa sistemin sunduğu ayrıcalık mı? Ama asıl soru şu: Gerçekten herkes mi incelenecek, yoksa yine birileri korunacak mı? Çünkü bu ülkede sorun hiçbir zaman sadece “bankamatik memurları” olmadı. Asıl mesele, bu düzeni kuranlar, besleyenler ve yıllarca üstünü örtenlerdir. Sadece belediyelerdeki birkaç “bankamatik personeli” ile sınırlı kalırsa, bu bir mücadele değil, bir vitrin düzenlemesi olur. Gerçek mücadele, kamu kaynaklarını haksız şekilde kullanan herkesle yapılır. Parti ayrımı olmadan, dönem ayrımı olmadan, isim ayrımı olmadan… Çünkü mesele siyaset değil. Mesele hak. Devletin kasası kimsenin özel cüzdanı değildir. Oradan alınan her haksız maaş, doğrudan doğruya milletin cebinden çalınan paradır. Bu da açık ve net bir şekilde kul hakkıdır. Bugün milyonlarca insan geçim derdiyle boğuşurken, sabah akşam çalışan insanlar ay sonunu zor getirirken, birilerinin işe gitmeden maaş alması ya da birkaç yerden gelir elde etmesi sadece bir “usulsüzlük” değil; vicdanları yaralayan bir adaletsizliktir. Eğer gerçekten tasarruf yapılacaksa, kemer sıkma politikaları uygulanacaksa, bunun adresi bellidir: Önce bu düzen sona ermeli. Yoksa vatandaşa “tasarruf edin” deyip, arka kapıdan bu düzenin devam etmesine göz yumulursa, bu millet artık buna inanmaz. Şimdi gözler Maliye ve İçişleri’nde… Bu bir başlangıç mı olacak, yoksa birkaç göstermelik işlemle kapanacak bir dosya mı? Toplumun cevabı hazır: Adalet herkese lazım. Ama önce gerçekten uygulanırsa… Ve burada çok net bir çağrı yapmak gerekiyor: Sadece bankamatik personeller değil, bu düzeni kuranlar, göz yumanlar ve devam etmesine izin verenler de hesap vermelidir. Belediye başkanları, yöneticiler ve bu sisteme bilerek alet olan kamu görevlileri hakkında da yasal işlem başlatılmalıdır. Çünkü ortada sadece bir ihmal değil, kamu kaynaklarının bilinçli şekilde kötüye kullanılması vardır. Alınan her haksız maaş kuruşuna kadar tespit edilmeli, faiziyle birlikte geri alınmalıdır. Bu bedel sadece devlete değil, doğrudan milletin hakkına yönelmiş bir gaspın karşılığıdır. Ve en önemlisi; bu zarar sadece kurum bütçesinden değil, sorumluların kendi ceplerinden tahsil edilmelidir. Çünkü kamu zararının faturası yine vatandaşa kesilemez. Eğer gerçekten bir temizlik yapılacaksa, bu yarım kalmamalı. Sadece alt kademe değil, imza atan, talimat veren, göz yuman herkes bu sürecin içinde olmalıdır. Aksi halde bu mücadele değil, sadece bir algı çalışması olur. Toplum artık şunu görmek istiyor: Sadece küçükler değil, büyükler de hesap versin.

31 Mart 2026

"Pamukkale’nin Gençlerini Kütüphanesiz Bırakmayın"

Merkezefendi Belediye Başkanlığı döneminde ilçeye kazandırdığı kütüphaneyi hatırlatan Subaşıoğlu, "Biz yaptık, siz de yapın. Pamukkale’nin gençlerini kütüphanesiz bırakmayın" dedi. AK Parti Denizli İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, 30 Mart-5 Nisan 62.Kütüphane Haftası vesilesiyle bir açıklama yaptı. Başkan Subaşıoğlu, yerel yönetimlerin hizmet karnesini eleştirerek, Pamukkale ilçesindeki kütüphane eksikliğini gündeme taşıdı. Sosyal medya hesapları üzerinden yayınladığı videoda, eğitim ve gençlik yatırımlarının önemine dikkat çeken Subaşıoğlu, mevcut CHP yönetimindeki büyükşehir ve ilçe belediyesini göreve davet etti. "Merkezefendi’de başardık, Pamukkale’de bekliyoruz" Konuşmasında kendi belediye başkanlığı dönemindeki icraatlara atıfta bulunan Başkan Subaşıoğlu, Merkezefendi ilçesinde hayata geçirdikleri kütüphane projesinin bugün binlerce gence hizmet verdiğini vurguladı. Pamukkale ilçesinde yaşayan öğrencilerin de benzer bir imkana sahip olması gerektiğini belirten Subaşıoğlu, şu ifadeleri kullandı: "Merkezefendi Belediye Başkanlığımız döneminde vizyon projelerimizden biri olarak ilçemize modern bir kütüphane kazandırmış, gençlerimizin eğitim hayatına büyük bir destek sunmuştuk. Bugün geldiğimiz noktada, Pamukkale ilçemizde bu tür bir eserin eksikliği derinden hissediliyor." "Bahane Değil, Eser Üretin" CHP’li Denizli Büyükşehir Belediyesi ve Pamukkale Belediyesi’ne seslenen Subaşıoğlu, yerel yönetimlerin asıl odak noktasının halkın ihtiyaçları olması gerektiğini söyledi. Subaşıoğlu çağrısında şunları kaydetti: "Buradan CHP’li Büyükşehir ve Pamukkale Belediyelerine açıkça çağrıda bulunuyorum: Siyaseti bir kenara bırakın ve Pamukkale ilçemize yakışır, gençlerimizin ders çalışabileceği, kitapla buluşabileceği bir kütüphaneyi bir an önce hayata geçirin. Biz bu projelerin nasıl yapıldığını gösterdik, sizden de aynı hassasiyeti ve icraatı bekliyoruz. Gençlerimizin geleceği mazeret kabul etmez."

17 Mart 2026

Hastane Tekrar Meclis Gündeminde

Acil Durum Hastanesi polemiği yeniden başladı. Hastane çevresindeki yolların yapıldığını söyleyen Başkan Çavuşoğlu, hastanenin faaliyete geçmediğini belirtti; “Ya sabah gidin o hastaneyi açın ya da öğleden sonra çıkın özür dileyin” diye seslendi. Belediyenin su abonelik başvurusunu yerine getirmediği ifade edilen Acil Durum Hastanesi’nin bu nedenle açılışının geciktiği savunulmuştu. DAHA ÖNCE YAPACAKTIK… Büyükşehir belediye meclisinin mart ayı ikinci toplantısında gündeme geçmeden önce konuşan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, üzerinden üç ay geçmesine rağmen hala hastanenin açılmadığını belirtti. Bu sabah bölgede yürütülen ve maliyeti 450 milyon lirayı bulan yol çalışmasını incelediğini kaydeden Çavuşoğlu, “Yolu daha önce yapacaktık. Fakat arkadaşlar iş makinelerinin ve kamyonların çalışma yaptığını ve yolu bozacaklarını söylediler. Burada bir anormallik var. Çünkü bu şehrin eskiyen bakanından, çantacı vekiline, sağlık dışında her şeye bakan müdürüne varıncaya kadar herkes bir açıklama yaptı. Yaptıkları açıklamanın tarihleri, 12’nci ayın sonları. Biri dedi ki; suyu bağlayın sabahleyin hastaneyi açacağız. Sonra arkasından bir başkası dedi ki; yolları yapın, biz hastaneyi açacağız. Sonra videocusu çıktı, o dedi ki; her şey tamam; yolu yapmıyorsunuz, suyu bağlamıyorsunuz. Biri kuyu suyu dedi… Yani şehirde siyasetin her versiyonundan herkes açıklama yaptı. Bütün şehir de sandı ki; her şey tamam bitmiş. Dediler ki; Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı hizmetleri durduruyor.  Yani hastane sabah açılacak, herkes hastaneye gidecek. Sanki herkes hastaneye gidecek, muayene olacak da bir tane adam var bu şehirde arızalı, adı Nuri Çavuşoğlu her şeyi durduruyor.  Hiç alakasız sağlık müdürü de girdi topa. Dediler ki suyu verseniz her şey çalışacak dedi” ifadelerini kullandı. ÖZÜR DİLEYİN ÇAĞRISI Konu üzerine açıklama yapan tarafları özür dilemeye davet eden Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu şu ifadeleri kullandı: * Tarih aralık ayının sonu... Biz geldik Mart’a…. * O asfaltın üzerinden bir grayder kamyon geçip yolu bozsa yazıktır. Baktım olacak gibi değil. Herhalde bunlar iki gün sonra bir açıklama daha yaparlar. Derler ki yolu yapsaydınız bunu açacaktık.  Allahın izniyle Pazartesi itibariyle yolumuzu yaptık. * Tam böyle bir niyetlendim, boğazımda gıcık vardı muayene olayım diye. Dedim ki şimdi gidip güvenlik görevlisine muayene olmak da var, sıvacıya muayene olmak da var, duvarcıya muayene olmak da var. Yani durum bu... * Bazen coşar siyasetçiler, kabarırlar kendi kendine. Olmayan şeyi varmış gibi düşünürler. Sonra bakarlar ki yok. * Şehrin vicdanına sesleniyorum. Ağız dolusu konuştular. Dediler ki, hastanemiz hizmete giriyor, bir tane arızalı adam var dediler, onun yüzünden biz hastaneyi çalıştıramıyoruz. * Üç ay geçti şimdi yeni dedikodular var inşallah doğru değildir. Hastanenin bazı yerlerinin oturma yaptığını söylüyorlar. İnşallah doğru değildir. Bu şehrimin her yetiminin her garibinin hakkı var inşallah doğru değildir. * Özür dilemek bir erdemdir, özür dilemek onurlu insanların işidir. Ahlaklı insanların işidir özür dilemek. Bugün geldik tam 3 ay sonra hastane bu şekilde, temellerinin kenarlarını kazıp enjeksiyon yapıyorlar. * Aralık ayında bu açıklamayı yapan eskisi, mevcudu, videocusu, çantacısı, müdürü, amiri memuru… Ya sabah gidin o hastaneyi açın ya da öğleden sonra çıkın özür dileyin. * Ben olsam özür dilerim. Utarınım, ar ederim kendimden. * İncinsen de incitme dedik de, o kadar da değil. Akşama kadar her şeyi söyleyeceksiniz… Hala da ağız dolusu söylüyorlar. Geldiğimiz durum bu, inşallah açarsınız. Artık bundan sonra şehrin kurumları şehri siyaset malzemesi haline getirmesin. Bir puanlık siyaset yapacağım diye bu şehrin insanlarını karşı karşıya getirmek utanç verici. HASSAS DAVRANILMASI GEREKİYOR Ak Parti Grup Başkanvekili Feride Kabadayılar, hastane taşımanın hassas bir iş olduğunu ve bazen öngörülen tarihte olmayabileceğini belirterek; “Su ile ilgili eleştirilerde bulunduk, bağladınız. Yolla ilgili çalışmalar yapmışsınız. Teşekkür ediyorum. Bu yolları tüm hemşehrilerimiz kullanacak. İnşallah uzun soluklu bir yol olur, Karataş Yolu’na benzemez inşallah. Çünkü Karataş Yolu’ndan bir ay sonra geçtiğimizde, belli yerlerde çökme vardı. Teleferik ile ilgili bakımını siz iki yılda tamamlayabildiniz ki, koskaca bir hastane açılıyor. Ve hastane yerleştirilmeye çalışılıyor. Bire bir de insan sağlığı, tabiî ki hassas davranılması gerekiyor. Bu konuda hassas çalışmalarına devam ettiklerini düşünüyorum. Ben de bir hastane yöneticisiydim, biz de bir hastane taşıdık. Öngörülen tarih ve zamanlarda bazen olmuyor, aksayabiliyor. Onla ilgili gerekli teknik bilgileri muhatapları verecektir” ifadelerini kullandı.

7 Mart 2026

Geleceğe Yön Veren Güç Kadınlar

Milletvekili Şahin Tin, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.  Şahin Tin, mesajında, başta aziz şehitlerin ve gazilerin anneleri ile eşleri olmak üzere hayatın her alanında fedakârlıklarıyla topluma yön veren tüm kadınları saygı ve muhabbetle selamladığını ifade etti.   “KADIN HAYATIN MERKEZİNDEDİR”   Kadınların toplumun her alanında önemli roller üstlendiğini belirten Milletvekili Şahin Tin, “Kadın, kimi zaman bir annenin merhameti, kimi zaman bir öğretmenin sabrı, kimi zaman bir işçinin alın teri, kimi zaman da bir girişimcinin cesareti olarak yaşamın merkezinde önemli bir yere sahiptir. Bir toplumun gelişmişliğini anlamak için kadınların hayattaki yerlerine bakmak yeterlidir. İnanıyoruz ki, güçlü kadın güçlü aileyi, güçlü aile ise güçlü toplumu ve güçlü Türkiye’yi inşa eder. Kadınların, özellikle son yıllarda eğitimden ekonomiye, siyasetten girişimciliğe kadar pek çok alanda daha görünür hale geldiklerini tanıklık etmek oldukça memnuniyet vericidir” dedi.   “KADINLARIN GÜÇLENMESİ TÜRKİYE’NİN KALKINMASINA GÜÇ KATIYOR”   Milletvekili Şahin Tin, kadınların üretimde, yönetimde ve karar mekanizmalarında daha fazla yer almasının Türkiye’nin kalkınma yürüyüşünü güçlendirdiğini belirtti. Şahin Tin, “Kadınlarımızın hayatın her alanında daha etkin şekilde yer alması için ortaya konulan güçlü irade, ülkemizin sosyal ve ekonomik gelişimine önemli katkılar sağlıyor. Bu vizyonun en güçlü aktörü ise şüphesiz Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır” dedi.   “DENİZLİ’DE KADIN EMEĞİ ŞEHRİN RUHUNA İŞLENMİŞTİR”   Milletvekili Şahin Tin, mesajında Denizli’de kadın emeğinin üretim kültürünün ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, “Denizli’mize baktığımızda kadın emeğinin bu şehrin ruhuna işlenmiş olduğunu açıkça görürüz. Tekstil tezgâhlarının başında sabırla dokunan her iplikte, fabrikalarda yükselen üretimde, tarlada filizlenen berekette ve ticaret hayatında atılan her cesur adımda kadınlarımızın gayreti var. Denizli’mizin üretim kültürü makinelerin gücünün yanı sıra, aynı zamanda kadınlarımızın da emeği ve çalışkanlığıyla büyüyor. Kadınlarımızın sabır ve gayreti ise Denizli’mizin ekonomik ve sosyal dokusunu sağlam bir şekilde örüyor” dedi.   “KADINLARIMIZIN EMEĞİ HER ZAMAN BAŞ TACIDIR”   Denizli’de kadınların yalnızca üretimin değil girişimciliğin, yeniliğin ve kalkınmanın da önemli aktörleri olduğunu belirten Milletvekili Şahin Tin, “Sanayide, ticarette, eğitimde ve sosyal hayatın hemen her alanında ortaya koydukları azim ve başarı, şehrimizin olduğu gibi ülkemizin de geleceğine duyduğumuz güveni daha da artırıyor. Kadınların bir toplumun geleceğine yön veren en güçlü irade olduğunu unutmamak gerekiyor. Bir annenin duası, bir öğretmenin kalemi, bir emekçinin alın teri aslında bir milletin yarınlarının göstergesidir. Hayatın her alanında fedakârlıklarıyla bizlere ilham veren tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü tebrik ediyor, sağlık, huzur ve başarı dolu bir hayat diliyorum” dedi.

Devam