Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
10 Eylül 2026 Perşembe
Siyaset Haberleri
14 Ağustos 2026

Mecliste Sert Sözler : “Bu Kadar Hızlı Dönme!”

KEPENEK: “BUNLAR BELEDİYELERİN ASLİ GÖREVİ” Mecliste söz alan Yüksel Kepenek, Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen hizmetlerin gündeme getirilmesini eleştirdi. Belediyelerin temel görevinin halka hizmet etmek olduğunu belirten Kepenek, yapılan hizmetlerin kamu kaynaklarıyla gerçekleştirildiğine dikkat çekti. Kepenek, konuşmasında “Bunlar belediyelerin asli hizmetleri. Belediyelerin asli görevi bulunduğu ile hizmet etmektir” ifadelerini kullandı. Büyükşehir Belediyesi'nin bütçesine Honaz'ın yaptığı katkıyı da gündeme getiren Kepenek, “Bu sizin paranız değil, bu halkın parası” diyerek hizmetlerin kamu kaynaklarıyla gerçekleştirildiğini savundu. “SİZ YOKKEN BİZ BURADA OTURUYORDUK” Kepenek, CHP’de kalma kararlarının ardından kendisi ve ailesine yönelik kullanılan bazı ifadeleri de eleştirdi. Özellikle annesine yönelik sözlerden rahatsızlığını dile getiren Kepenek, siyasi eleştirilerde üslup çağrısı yaptı. Kepenek ayrıca siyasi geleceğe ilişkin de iddialı bir mesaj verdi:“Siz yokken biz belediye başkanı olarak burada oturuyorduk. Biz bu sıralardan iktidara geldik. Yine söz veriyorum, önümüzdeki dönemde bu meclisi Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanı yönetecek.” ÇAVUŞOĞLU: “BU KADAR HIZLI DÖNME” Kepenek'in ardından söz alan Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu ise özellikle geçmiş meclis toplantılarındaki tutum üzerinden Kepenek'e yanıt verdi. Çavuşoğlu, yaklaşık bir buçuk ay önce aynı sıralarda birlikte olduklarını ve Kepenek'in yapılan hizmetleri övdüğünü belirterek, “Bir buçuk ay önceki mecliste yaptıklarımla ilgili övgü düzerken bugün oraya geçtiğinizde biraz nefes alın. Bu kadar hızlı dönme” ifadelerini kullandı. Çavuşoğlu ayrıca Kepenek'in ailesine yönelik hakaret iddiaları konusunda da hukuki yollara başvurulması gerektiğini belirterek, “Kim hakaret ettiyse gidip suç duyurusunda da bulunun” dedi. KEPENEK'TEN ÇAVUŞOĞLU'NA: “DÖNME LAFI ÇOK AĞIR” Çavuşoğlu'nun “bu kadar hızlı dönme” sözleri üzerine Kepenek yeniden söz aldı. Kepenek, kullanılan ifadenin ağır olduğunu belirterek Çavuşoğlu'na dikkat çeken bir karşılık verdi:“Dönme lafı çok ağır..”Bu karşılıklı sözler, toplantının en dikkat çeken anlarından biri oldu. MECLİSTE YENİ SİYASİ DENGE TARTIŞMAYA YANSIDI Yaşanan tartışmanın, Denizli siyasetinde son günlerde yaşanan parti değişikliklerinin ardından gerçekleşmesi dikkat çekti. CHP'den ayrılarak Yeni Parti'ye geçen belediye başkanları ve meclis üyelerinin ardından 72 üyeli Büyükşehir Belediye Meclisi'nde Yeni Parti 44 üyeyle çoğunluğu elde ederken, CHP 8 üyeyle kaldı. Yüksel Kepenek ise CHP'de kalan belediye başkanları arasında yer aldı ve CHP Büyükşehir Meclis Grup Başkanvekilliğine getirildi. MECLİS TOPLANTISINA SÖZ DÜELLOSU DAMGA VURDU Denizli Büyükşehir Belediye Meclisi'nin bugünkü toplantısı, yeni siyasi aritmetiğin yanı sıra Çavuşoğlu ile Kepenek arasındaki karşılıklı sert ifadelerle gündeme geldi.

14 Ağustos 2026

25 Yıldır Millet Sevdasıyla Kutlu Yolda Yürüyoruz!

AK Parti’nin kuruluşunun 25. yıl dönümü vesilesiyle açıklamalarda bulunan Denizli Milletvekili Şahin Tin, “‘Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ diyerek yola çıktık. Bugün o kutlu yürüyüşün 25. yılındayız. Çeyrek asır boyunca nice seçimler, nice mücadeleler ve nice sınamalar yaşadık. Türkiye’nin önüne çıkan her engeli milletimizle omuz omuza aştık. Her zorlukta daha fazla çalıştık, her başarıda daha büyük hedeflere yöneldik. AK Parti’nin hikâyesi aynı zamanda Türkiye’nin büyük dönüşümünün hikâyesidir” dedi. AK Parti Denizli Milletvekili Şahin Tin, AK Parti’nin 25. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Milletvekili Şahin Tin yaptığı açıklamasında, çeyrek asırlık siyasi yürüyüşün Türkiye’nin ayağa kalkışının, kendi gücüne yeniden inanmasının ve millet iradesinin devlet yönetiminde belirleyici hâle gelmesinin hikâyesi olduğunu söyledi.  “İLK GÜNDEN BERİ AYNI DAVANIN, AYNI YOLUN YOLDAŞIYIZ” AK Parti’nin gücünü milletle kurduğu gönül bağından ve teşkilatlarının fedakârlığından aldığını belirten Milletvekili Şahin Tin, “AK Parti, millet iradesinin siyasete yansıması, Türkiye’nin ayağa kalkma iradesi, eser ve hizmet siyasetinin adıdır. 14 Ağustos 2001’den bu yana sokak sokak, mahalle mahalle milletimizle buluştuk, kimi zaman teşkilatlarımızda, kimi zaman sahada, kimi zaman Gazi Meclisimizin çatısı altında milletimize hizmet için çalıştık. Makamdan önce sorumluluğu, unvandan önce hizmeti, siyasetten önce millete sadakati esas aldık. Ben de bu kutlu yürüyüşün ilk günlerinden itibaren kuruluş sürecinde kurucu kadrolarda yer almış, teşkilatlarımızın farklı kademelerinde ve il başkanlığı görevinde bulunmuş, üç dönem milletvekili olarak Gazi Meclisimizde milletimize hizmet etme şerefine nail olmuş bir kardeşinizim. Bu nedenle 25 yıllık hikâyeyi sadece siyasi bir geçmiş değil, ömrümüzün önemli bir parçası olarak görüyorum. İlk günkü heyecanımızı, inancımızı ve millet sevdamızı koruyoruz. Çünkü bizim yol arkadaşlığımız makamlarla başlamadı, makamlarla bitmez. Davamıza, milletimize ve güçlü Türkiye idealine olan inancımızla yolumuza devam ediyoruz” dedi.  “25 YILDA TÜRKİYE KENDİ GÜCÜNE YENİDEN İNANDI” 25 yıllık süreçte Türkiye’nin büyük bir dönüşüm yaşadığını belirten Milletvekili Şahin Tin, “Nereden nereye… Yollarımızdan hastanelerimize, üniversitelerimizden sanayimize, enerjiden tarıma kadar ülkemizin her alanında büyük bir değişim yaşandı. Ancak en büyük dönüşüm, Türkiye’nin kendi teknolojisine, kendi gökyüzüne ve kendi savunma gücüne sahip çıkması oldu. Dün teknoloji bekleyen Türkiye, bugün teknoloji geliştiren ve ihraç eden bir ülke hâline geldi. Bayraktar TB2’den AKINCI’ya, KIZILELMA’danKAAN’a, GÖKBEY’den HÜRJET’e, MİLGEM’den TCG Anadolu’ya, ALTAY’dan SİPER ve TAYFUN’a kadar ortaya koyduğumuz her eser, milletimizin kendi gücüne olan inancının birer sembolü oldu. Savunma sanayiinde 2002’de 62 olan proje sayısının bugün 1.400’ün üzerine çıkması, ihracatımızın 248 milyon dolardan 10 milyar dolar seviyesini aşması, bu kararlılığın somut neticesidir. Yerde ALTAY, gökte KAAN, denizde MİLGEM… Her yeni projemiz, bağımsızlığımızın duvarına konulan yeni bir tuğladır. Türkiye artık kendi gökyüzünü, kendi denizlerini ve kendi geleceğini kendi iradesiyle inşa ediyor” dedi. “TÜRKİYE BÜYÜDÜ, DENİZLİ’MİZ DE BU BÜYÜK YÜRÜYÜŞTEN PAYINI ALDI” Türkiye’nin üretimden teknolojiye, enerjiden savunma sanayiine kadar her alanda büyük bir dönüşüm yaşadığını belirten Milletvekili Şahin Tin, “TOGG’dan millî savunma projelerimize, enerjiden sanayiye kadar attığımız her adım, ‘Biz de yapabiliriz’ inancını gerçeğe dönüştürdü. Türkiye artık sadece tüketen ve ithal eden değil, üreten, ihraç eden ve kendi teknolojisini geliştiren güçlü bir ülke olma yolunda ilerliyor. Bu büyük yürüyüşün güçlü şehirlerinden biri de Denizli’mizdir. Çeyrek asırda sağlıktan eğitime, ulaştırmadan tarıma, sanayiden sosyal hizmetlere kadar şehrimize önemli yatırımlar kazandırdık. Denizli OSB’miz bugün yaklaşık 30 bin kişiye istihdam sağlayan, yaklaşık 1 milyar dolarlık ihracat kapasitesine sahip güçlü bir üretim merkezidir. Şimdi Teknopark hedefimizle bu üretim gücünü teknolojiyle buluşturuyoruz. Bugün 25 yıllık hikâyeye baktığımızda yollarımızdan hastanelerimize, fabrikalarımızdan üniversitelerimize, KAAN’dan MİLGEM’e, TOGG’dan enerji yatırımlarımıza kadar ortaya koyduğumuz bütün eserlerin ortak adı Güçlü Türkiye’dir. Yatırımlarımız bu büyük yapıya bir taş, eserlerimiz geleceğimize bir basamak, teşkilat mensuplarımızın gayreti de bu yürüyüşün görünmeyen harcı olmuştur. Biz sadece eserler yükseltmedik, gönüller arasında yollar kurduk, milletimizin geleceğine dair umudu büyüttük.” dedi. “İLK GÜNKÜ AŞKLA, YENİ HEDEFLERE YÜRÜYECEĞİZ” AK Parti’nin 25 yıllık hikâyesinin yeni hedeflerle devam edeceğini belirten Milletvekili Şahin Tin, “AK Parti’nin 25 yıllık hikâyesi burada bitmiyor, yeni bir dönemin kapısını aralıyoruz. Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, milletimizin desteği ve duasıyla bu yürüyüşü daha ileriye taşıyacağız. Bizim siyaset anlayışımız nettir. Milletimize hizmet, memleketimize eser, Türkiye’mize güç, gelecek nesillerimize daha büyük bir ülke bırakmak. Bizim davamız milletimizin, yolumuz Türkiye’nin geleceğini inşa etme yoludur. 25 yıl önce yakılan meşale bugün eserlerle, hizmetlerle, yatırımlarla, teknolojiyle, üretimle ve milletimizin duasıyla yanıyor. Bu vesileyle kuruluşumuzdan bugüne emek veren tüm yol arkadaşlarımıza şükranlarımızı sunuyor, aramızdan ayrılan dava büyüklerimizi rahmetle yâd ediyorum. En büyük teşekkürü ise 25 yıldır bize güvenen aziz milletimize ediyorum. Rabbim devletimizi daim, milletimizi aziz, bayrağımızı ilelebet dalgalı eylesin. AK Parti’mizin 25. kuruluş yıl dönümü kutlu olsun. Durmak yok, yola devam” dedi.

11 Ağustos 2026

Zeybekci’den Denizli’ye Yatırım Mesajı: “Bugünkü Tablonun Altında Ak Parti’nin İmzası Var”

Konuşmasına AK Parti’nin 25 yıllık yolculuğunu değerlendirerek başlayan Zeybekci, bu sürecin yalnızca siyasi bir başarı değil, teşkilatların ortak emeğiyle yazılmış bir hikâye olduğunu söyledi. “25 YILDIR HİZMET VE ESER SİYASETİ YAPTIK” Zeybekci; “25 yıllık bu süreci anlatmaya kalksak; neler gördüğümüzü, neler yaşadığımızı, neler yaptığımızı ve birlikte ne destanlar yazdığımızı saymak mümkün değildir. Bu başarı yalnızca genel merkezin değil, mahalle başkanından sandık görevlisine kadar teşkilatlarımızın ve milletimizin ortak başarısıdır. Cumhurbaşkanımız bu hizmet destanının başaktörü ise, sandık başında bekleyen kardeşimiz de aynı destanın başaktörüdür.” dedi. “DENİZLİ’NİN BUGÜNKÜ TABLOSUNDA AK PARTİ’NİN İMZASI VAR” Konuşmasının önemli bölümünü Denizli’ye ayıran Zeybekci, son 25 yılda kentte gerçekleştirilen yatırımları anlatarak; “2002-2003 yıllarındaki Denizli ile bugünkü Denizli’yi karşılaştırın. Bu şehirde taş üstüne konan taşların neredeyse tamamını siz koydunuz. Ulaşımla ilgili bütün iyileştirmeleri, köprülü kavşakları, çevre yolunu ve büyük caddeleri siz yaptınız. Honaz Tüneli’ni ve Aydın-Denizli Otoyolu’nu siz hizmete açtınız. İlçelerimizin neredeyse tamamına modern hastaneler kazandırdınız, altyapıda en büyük adımları attınız. 20-25 yıl önceki Denizli ile bugünkü Denizli karşılaştırıldığında, hizmet ve eser siyasetinin en somut örneklerinden birini burada görüyoruz.” dedi. “EKONOMİDE TÜRKİYE BAMBAŞKA BİR NOKTAYA GELDİ” Türkiye’nin ekonomik gelişimine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Zeybekci, uluslararası verilerin Türkiye’nin son 25 yıldaki büyümesini ortaya koyduğunu söyledi. Ekonomik tabloyu verilerle aktaran Zeybekci; “Kişi başına milli gelir 3 bin 600 dolardan 18 bin dolara, ihracat 36 milyar dolardan 273 milyar dolara yükseldi. Turizm gelirleri ve hizmet ihracatı katlanarak arttı. Bunları biz değil, Dünya Bankası, IMF ve OECD verileri söylüyor. Evet, bugün sıkıntılarımız da var. Ancak Türkiye artık hedeflerini büyüten, dünyanın en büyük ekonomileri arasına girmeyi amaçlayan bir ülkedir.” dedi. “TERÖRÜN FATURASI 3 TRİLYON DOLAR” Zeybekci, konuşmasının son bölümünde “Terörsüz Türkiye” sürecine değinerek, terörün Türkiye’ye yalnızca can kaybı değil, çok büyük ekonomik kayıplar da yaşattığını ifade ederek; “41 yıl boyunca terörle mücadele ettik. Aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Terörün ülkemize sadece ölçülebilen ekonomik maliyeti 3 trilyon dolardır. Bu kaynak Türkiye’nin kalkınmasına aktarılabilseydi bugün çok daha farklı bir noktada olurduk. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin attığı adımlar da terörsüz bir Türkiye hedefi açısından tarihî önem taşımaktadır. Bu süreç bir af değil, Türkiye’nin geleceğini güvence altına alacak yeni bir dönemin başlangıcıdır.” dedi. Konuşmasını Türkiye Yüzyılı hedeflerine vurgu yaparak tamamlayan Zeybekci, AK Parti’nin ikinci çeyrek yüzyılda da hizmet ve eser siyasetini sürdüreceğini belirterek, Türkiye’nin 2053 ve 2071 vizyonu doğrultusunda yoluna devam edeceğini söyledi.

10 Ağustos 2026

Denizli’de Görkemli Düğün! Yasin Öztürk’ün Kızı Evlendi

İYİ Parti Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Yasin Öztürk ile Derya Öztürk çiftinin kızları Kevser İrem Öztürk, siyaset dünyasını bir araya getiren görkemli bir düğün töreniyle Harun Özkan ile dünya evine girdi. Pamukkale'de Villa Castelio'da davetlilerin yoğun ilgisiyle gerçekleştirilen düğün, siyaset ve iş dünyasını bir araya getirdi. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Yasin Öztürk ile eşi Derya Öztürk, kızlarının mutlu gününde misafirleri kapıda karşıladı. Görkemli düğün töreninde, alkışlar eşliğinde alana gelen genç çift, davetlileri selamlayarak nikah masasına geçti. Çiftin nikahını Pamukkale Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur kıyarken, bir ömür boyu mutluluğa "Evet" diyen Kevser İrem Öztürk ve Harun Özkan çiftinin nikah şahitliğini ise İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu yaptı. Nikah akdinin tamamlanmasının ardından evlilik cüzdanını gelin Kevser İrem Öztürk’e takdim eden İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu, genç çifte sağlık, huzur ve mutluluk dolu bir ömür diledi. İYİ Parti Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Öztürk, bu özel günde kendilerini yalnız bırakmayan tüm dostlarına teşekkür etti. Nikah merasiminin ardından tebrikleri kabul eden Kevser İrem ve Harun çifti, aileleri ve konuklarıyla birlikte hatıra fotoğrafı çektirerek mutlu anlarını ölümsüzleştirdi. Düğün törenine İYİ Parti genel merkez yöneticileri, milletvekilleri, il ve ilçe teşkilat mensupları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile Öztürk ve Özkan ailelerinin çok sayıda yakını katıldı.

5 Ağustos 2026

Özgür Özel Fezlekesi Ve Chp’nin "3-4 Ay" Şifresi

Bir değil... İki değil... Tam üç önemli isim... CHP'nin eski Genel Sekreteri Gürsel Tekin... CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın... CHP Grup Başkanvekili Murat Emir... Üçü de neredeyse aynı cümleyi kurdu. Gürsel Tekin;"Tarihe dipnot düşüyorum. 3-4 ay sonra giden milletvekillerinin yarısı baba ocağına geri dönmek zorunda kalır." Gökhan Günaydın;"Yeni Parti'ye geçenlerin önemli bölümü birkaç ay içinde geri dönecek." Murat Emir;"Bu yapı kalıcı olmayacak. 3-4 ay içerisinde önemli bir kısmı CHP'ye dönecek." Şimdi durup düşünelim... Siyasette kimse geleceği bu kadar net konuşmaz. Hele ki "3-4 ay" gibi bir zaman vererek... Çünkü siyasette ertesi gün ne olacağını kimse kesin olarak bilemez. Peki bu üç isim neden bu kadar emindi? Neye güveniyorlardı? Neyi görüyorlardı? Yoksa kamuoyunun henüz bilmediği gelişmeleri mi okuyorlardı? Tam da bu tartışmalar sürerken... CHP Genel Başkanı Özgür Özel hakkında hazırlanan fezleke kamuoyuna yansıdı. Fezlekede, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı sürecinde menfaat temin edildiği iddiasıyla "zincirleme şekilde rüşvet almak" suçlamasına ilişkin soruşturma dosyası yer aldı. Dosyada etkin pişmanlık kapsamında verilen ifadeler, para aktarımına ilişkin iddialar ve basına yansıyan bilgilere göre Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'a ilişkin iddialar da bulunuyor. Burada önemli olan nokta şudur: Bunların tamamı iddia niteliğindedir. Henüz verilmiş bir mahkûmiyet kararı yoktur. Yargı süreci devam etmektedir. Ancak siyasette bazen hukuki süreçler kadar siyasi sonuçlar da belirleyici olabiliyor. Özellikle yürütme organının, soruşturma makamlarının ve TBMM'deki siyasi çoğunluğun karar alma süreçleri üzerindeki etkisi uzun yıllardır kamuoyunda tartışılan konular arasında yer alıyor. Dolayısıyla hukuki süreçlerin, siyasi sonuçlar doğurma ihtimali de ister istemez gündeme geliyor. Fezlekenin TBMM'ye ulaşmasıyla birlikte artık yeni bir tartışma başladı. Özgür Özel'in dokunulmazlığı kaldırılabilir mi? Dün bu soru birçok kişiye uzak bir ihtimal gibi geliyordu. Bugün ise artık yüksek sesle konuşuluyor. Çünkü Türkiye'de son yıllarda görüldü ki; Hiç kimse hukukun tamamen dışında değildir. Siyasette "dokunulmaz" denilen birçok isim hakkında soruşturmalar açıldı, fezlekeler düzenlendi ve yargı süreçleri işletildi. Bu nedenle bugün "Olmaz." demek de kolay değil... "Kesin olur." demek de... Asıl dikkat çeken ise başka bir nokta... Üç önemli CHP yöneticisi neden ısrarla "3-4 ay" dedi? Neden "belki", "ileride", "zamanla" demediler? Neden bu kadar net bir takvim verdiler? Bugün yaşanan gelişmeler, ister istemez bu açıklamaların yeniden hatırlanmasına neden oluyor. Acaba bu sadece güçlü bir siyasi özgüven miydi? Yoksa önlerinde gördükleri bir siyasi tabloyu mu kamuoyuyla paylaşıyorlardı? Belki de hukuki ve siyasi gelişmelerin birlikte şekilleneceğini öngörüyorlardı. Bunu bugün kesin olarak söylemek mümkün değil. Ancak bir gerçek var: Siyasette bazen en önemli ipuçları, yıllar sonra değil... Söylendiği gün yeterince dikkat edilmeyen cümlelerin içinde saklıdır. Ve belki de bugün tartışılması gereken asıl konu, fezlekenin içeriğinden önce üç farklı CHP yöneticisinin neden aynı zaman dilimini işaret ederek, aynı kararlılıkla "3-4 ay içinde geri dönecekler" demiş olmasıdır. Belki gerçekten sadece bir siyasi öngörüydü... Belki de yaklaşan hukuki ve siyasi gelişmelerin bir okumasıydı... Bunun cevabını ise önümüzdeki süreçte yaşanacak gelişmeler verecek.

Devam