Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
23 Haziran 2026 Salı
Siyaset Haberleri
14 Mayıs 2026

Denizli, Chp’li Belediyelerin Toplantısına Ev Sahipliği Yaptı

Toplantıya CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek ve Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin ile CHP Denizli milletvekilleri Gülizar Biçer Karaca,  Şeref Arpacı, CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, CHP Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum, Afyonkarahisar, Burdur, Isparta, Kütahya ve Uşak il başkanları, belediye başkanları, ilçe teşkilatları ile belediye meclis üyeleri ve partililer katıldı. Toplantıda, CHP Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum, Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, CHP Denizli milletvekilleri Gülizar Biçer Karaca ve Şeref Arpacı, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu ile CHP Genel Başkan Yardımcıları Gökan Zeybek ve Ersar Aytekin konuşma yaptı. 1,5 YIL SONRA BUNLARIN HESABI SORULACAK CHP Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum, konuşmasında ekonomik sorunlardan adalet sistemine, kadınların yaşadığı sorunlardan yerel yönetimlere yönelik baskılara kadar birçok konuda hükümete eleştiriler yöneltti. CHP’nin “adalet ve özgürlük mücadelesi” verdiğini vurgulayan Horzum, Türkiye’de adalet ve hukuk sisteminin zarar gördüğünü, vatandaşların artık kendisini güvende hissetmediğini savundu. Esnafın, emeklinin, çiftçinin hiçbir zaman görmediği ekonomik sıkıntılar yaşadığını ifade eden Horzum, özel mülkiyet hakkının kaybolduğunu öne sürdü. Belediye başkanlarının yargı eliyle susturulmaya, zindanlara atılmaya çalışılsa da CHP’nin yapılanlar karşısında dimdik ayakta durduğunu ifade eden Horzum, Çanakkale Savaşı’nda Conk Bayırında vatanı kurtarmak için göğsünü siper edenlerin yanı sıra cepheden kaçanların da olduğuna işaret etti. Horzum;  “İçimizden bazılarının aynı savaştan kaçtıkları gibi kaçmaları elbette olacak, elbetteki herkes bizim gibi düşünmeyecek elbette ki, bazıları kendi menfaatlerini toplum menfaatlerinin önüne koyabilir. Ama şahsi menfaatlerinin toplu menfaatlerin önüne koyup da bu cepheyi terk edenlerden emin olun gün gelir hesap sorulur. Sokağa çıkamayan, CHP’nin helal oylarıyla oturduğu koltukları bir başka partiye götürenler rahat uyku uyuyamayacaklar. Vatandaşlarımızın yanında nasıl itibarları olmadıysa çok değil maksimum 1,5 yıl sonra devri iktidarımızda bunların da hesabı sorulacaktır. Kapatılan o dosyalarda  bir hırsızlık varsa bunun cezası verilir.Sırf iktidar partisine geçti diye o dosyalar kapatıldıysa buradan söylüyorum 1,5 yıl sonra bu dosyalar açılacak ve gereği yapılacak. O zaman gelecekler belki yalvaracaklar ama emin olun kapılarımız onlara çelikten duvar olacak.” dedi. Konuşmasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun mesajını da okuyan Horzum, İmamoğlu’nun “Milletin iradesini baskıyla susturamazlar. Her şey çok güzel olacak” sözlerini paylaştı. ZORLUKLAR YILDIRMAYACAK CHP Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, yaptığı konuşmada CHP’li belediyelerin çalışmalarına yönelik baskılar olduğunu belirterek, halkçı ve icraatçı politikalarından rahatsız olan iktidarın, her geçen gün daha fazla hukuk tanımaz hale geldiğini savundu. Silivri’de görülen davalara da değinen Arpacı, “Ortaya konulan iddiaların boş olduğunu kanıtlarıyla çürütüyoruz. Buna rağmen ailelerimize ve itibarımıza saldırıyorlar” ifadelerini kullandı. İktidarın millet iradesini baskı altına almaya çalıştığını ileri süren Arpacı, “Yargıyı, medyayı ve çeşitli araçları kullanan bu düzenin elinde artık millet desteği yok. Bu nedenle ilk sandıkta kaybedecekler” diye konuştu. CHP’nin adalet ve özgürlük mücadelesini sürdüreceğini belirten Arpacı, “Milletin egemenliğinin üstünde hiçbir güç kabul etmedik, etmeyeceğiz. Zorluklar bizi yıldırmayacak” dedi. CHP’li belediyelerin çalışmalarına devam edeceğini ifade eden Arpacı, konuşmasını “Her şey çok güzel olacak” sözleriyle tamamladı. HALK ODAKLI BELEDİYECİLİKTEN RAHATSIZLAR CHP Denizli milletvekilleri Gülizar Biçer Karaca, konuşmasında Türkiye’nin ekonomik kriz ve derin yoksullukla mücadele ettiğini belirterek yurttaşların çözüm umudunu sandıkta gördüğünü söyledi. Karaca, “Halkımız ekonomik zorluklara rağmen umudunu kaybetmiyor. Sandığın geleceğine ve hesap sorulacağına inanıyor” dedi. CHP’li belediyelerin ve örgütlerin yurttaşların yanında olmaya devam ettiğini ifade eden Karaca, iktidarın ise CHP’nin halk odaklı belediyecilik anlayışından rahatsız olduğunu savundu. Karaca, “Hukuksuzlukla ve baskıyla yol almaya çalışıyorlar ancak başarılı olamayacaklar” diye konuştu. Kadın siyasetçilerin hedef gösterildiğini ve çeşitli saldırılarla karşı karşıya kaldığını dile getiren Karaca, “Cumhuriyet Halk Partili kadın siyasetçileri susturamazlar, korkutamazlar” ifadelerini kullandı. Belediyelerde eşitlik birimlerinin kurulması gerektiğini de vurgulayan Karaca, kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda daha güçlü politikalar uygulanması çağrısında bulundu. Konuşmasının sonunda gazeteci Uğur Mumcu’nun “Haklıdan yana değil, güçlüden yana olanlar korkak ve kaypak olurlar. Güç merkezi değiştikçe dönerler, fırıldak olurlar. Sürekli güçlünün yanında yer almak adamı yalaka, dalkavuk yapar." sözünü hatırlatan Karaca, Silivri’de tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere CHP’nin onurlu siyasetçilere selam gönderdi. BUNDAN DAHA KÖTÜ YAPMAYIZ Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, yaptığı konuşmada CHP’li belediyelerin sosyal belediyecilik anlayışıyla çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek dayanışma, adalet ve halkçı hizmet vurgusu yaptı. CHP’ye yönelik yıllardır çeşitli algılar oluşturulmaya çalışıldığını savunan Çavuşoğlu, vatandaşların belediye hizmetlerini gördükçe bu düşüncelerin değiştiğini söyledi. Çavuşoğlu, “Yıllarca ‘CHP gelirse hizmet olmaz, insanlar ayrıştırılır’ dediler. Ama bugün vatandaşlarımız yapılan hizmetleri görüyor ve bu söylemlerin gerçeği yansıtmadığını anlıyor” diye konuştu. Bir gurmeye iki meyve suyu tattırılmasıyla ilgili örnek vererek CHP’liler gelirse ne yapar? sorusuna açıklık getiren Çavuşoğlu, “Birincinin tadına bakmış demiş ikincisi daha iyi. Birinciye baktın nasıl karar verdin? Bundan daha kötü olamaz demiş. Emin olun ülkeyi bunlardan daha kötü yönetmeyiz, bundan daha kötü olmayız. Belediye bundan daha borçlu olmaz, insanlar bundan daha çok ayrıştırılamaz. Bak bundan daha kötü olamazsın. Memur bitti, emekli bitti, çiftçi bitti, hepimiz bittik. Emin olun bundan daha kötü yapmayız, birlikte güzel şeyleri başaracağız” diye konuştu. Çalmayınca her tarafın para olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, “Her taraf çuvalla para oluyor. Akşam bankacıyı çağırıyorum, koşa koşa geliyor. Merkez Bankası gibi oldum” İfadelerini kullandı. SOSYAL DESTEK PROJELERİNİ ANLATTI Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal destek projelerine değinen Çavuşoğlu, özellikle çocuklara yönelik çalışmaların devam ettiğini belirtti. Binlerce öğrencinin evine düzenli beslenme desteği ulaştırıldığını ifade eden Çavuşoğlu, “Çocuklarımızın yumurtasından sütüne, peynirinden meyvesine kadar ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyoruz. Üstelik bunu insanlarımızı rencide etmeden yapıyoruz” ifadelerine yer verdi. Sosyal yardımlarda hiçbir ayrım yapılmadığını vurgulayan Çavuşoğlu, “Kimsenin siyasi görüşüne, yaşam tarzına bakmıyoruz. İhtiyacı olan herkesin yanında oluyoruz. Çünkü bu kaynaklar milletin kaynaklarıdır ve vatandaşın hakkını yine vatandaşa teslim ediyoruz” dedi. Ekonomik kriz nedeniyle vatandaşların zor günlerden geçtiğini dile getiren Çavuşoğlu, ülkede adalet duygusunun zedelendiğini savundu. “Türkiye’nin bugün en çok ihtiyacı olan şey adalettir. Adalet sadece bir kesim için değil herkes için gereklidir” diyen Çavuşoğlu, haksızlığa uğrayan herkesin yanında olacaklarını söyledi. BUGÜN BURADA OLMAMI SAĞLAYAN CHP’DİR Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını belirten Çavuşoğlu, “Bugün burada olmamı sağlayan Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Bu partinin bir neferi olmaktan her zaman gurur duydum” ifadelerini kullandı. Bu koltukta olmam lazım diye bir kaygısının olmadığını vurgulayan Çavuşoğlu, “Benim için tek maddi makam vardır o da Cumhuriyet Halk Partisi’nin üyeliğidir.” diye konuştu. Yerel seçim sürecinde aday belirlemede de çalışma yaptığını hatırlatan Çavuşoğlu, kirişi kıranların bu topluma hesap vereceklerini söyledi. Konuşmasında parti içindeki dayanışmanın önemine de değinen Çavuşoğlu, CHP’nin Türkiye’de birinci parti olabilmesi için gece gündüz çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Vatandaşlarla iç içe olmaya devam edeceklerini ifade eden Çavuşoğlu, “Sokakta olmaya, vatandaşlarımızın yanında durmaya devam edeceğiz” dedi. ÖRGÜTLENMEMİZİ GÖZDEN GEÇİRİYORUZ CHP Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin de yaptığı konuşmada son dönemde CHP’li belediyelere ve partililere yönelik operasyonları eleştirerek, Türkiye’de demokrasinin ve hukuk düzeninin baskı altında olduğunu savundu. Aytekin, “Neredeyse her hafta bir belediyemize, bir örgütümüze ya da partililerimize yönelik operasyonlarla güne uyanıyoruz. Bugün de Eskişehir Tepebaşı Belediyemize yönelik operasyon haberiyle güne başladık” dedi. Cumhuriyet Halk Partisi’nin artık yalnızca muhalefette kalmayı hedefleyen bir parti olmadığını ifade eden Aytekin, “Cumhuriyet Halk Partisi artık iktidara yürüyen değil, iktidarı kurmaya hazırlanan bir partidir. Bunun için bu saldırılarla karşı karşıyayız” diye konuştu. Türkiye’de son sözü her zaman halkın söylediğini belirten Aytekin, “Bu topraklarda son sözü meydanlar ve sandık söyler. 31 Mart seçimlerinde millet kararını verdi, önümüzdeki seçimlerde de yine millet karar verecek” ifadelerini kullandı. Konuşmasında parti içi örgütlenme çalışmalarına da değinen Aytekin, CHP’nin Türkiye genelinde yeni bir saha çalışması başlattığını anlattı. 81 il ve 973 ilçede milletvekilleri, belediye başkanları ve örgüt yöneticilerinin vatandaşlarla bir araya geldiğini belirten Aytekin, haziran ayında da toplumun farklı kesimleriyle buluşmalar yapılacağını söyledi. CHP’nin örgüt yapısını güçlendirmek için sandık sorumluları ve mahalle temsilcileri sistemi oluşturduklarını kaydeden Aytekin, Denizli’de de çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığını ifade etti. Aytekin, “Sandık güvenliği bizim birinci gündemimizdir. Sandık sorumluları yalnızca seçim günü değil, seçim gününe kadar vatandaşla birebir temas halinde olacak” dedi. Görevlerini yerine getirmeyenlerin değiştirileceğini belirten Aytekin, “Bu görevler çalışmak için veriliyor. Çalışmayanın o koltukta oturma hakkı yoktur” ifadelerini kullandı. YEREL YÖNETİMLER ELE ALINDI CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek de, yaptığı konuşmada yerel yönetim çalışmaları, ekonomik kriz, tarım politikaları ve sosyal belediyecilik anlayışı üzerine değerlendirmelerde bulundu. Zeybek, Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda, belediye başkanlarıyla yapılacak oturumlarda gelir artırıcı önlemler, tasarruf tedbirleri, hukuki süreçler, mevzuat destekleri ve başarılı belediyecilik uygulamalarının paylaşılacağını söyledi. CHP’nin Türkiye genelinde belediye meclis üyeleriyle teknik toplantılar gerçekleştirdiğini ifade eden Zeybek, “Yerel yönetim anlayışımızı güçlendirmek ve belediyeler arasında deneyim paylaşımını artırmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi. Denizli’de CHP’li belediyelerin çalışmalarından memnun olduklarını belirten Zeybek, Bülent Nuri Çavuşoğlu başta olmak üzere belediye başkanlarının önemli hizmetler gerçekleştirdiğini söyledi. Konuşmasında tarım politikalarına geniş yer ayıran Zeybek, köylerin boşaldığını ve genç nüfusun tarımdan uzaklaştığını belirterek bunun Türkiye için beka sorunu olduğunu söyledi. Çiftçilerin yaş ortalamasının yükseldiğine dikkat çeken Zeybek, “Köy okullarının kapanmasıyla birlikte genç aileler kentlere göç etmek zorunda kaldı. Tarımda üretimi sürdürecek genç nüfus giderek azalıyor” dedi. CHP’li belediyelerin çiftçilere mazot, gübre, yem ve üretim desteği sağladığını belirten Zeybek, kırsalda üretimin devam etmesi için belediyelerin daha fazla destek vermesi gerektiğini ifade etti. Büyükşehir belediyelerinin altyapı, sulama ve atık su yatırımlarıyla köylünün yanında olduğunu söyleyen Zeybek, “Türkiye su fakiri bir ülke haline geliyor. Tarımda suyun verimli kullanılacağı yeni üretim modellerine geçmek zorundayız” diye konuştu. Ekonomik kriz ve yüksek faiz politikalarını da eleştiren Zeybek, hükümetin kaynakları üretici yerine faiz ödemelerine ayırdığını savundu. Emeklilerin ve dar gelirli vatandaşların ciddi geçim sıkıntısı yaşadığını ifade eden Zeybek, CHP’li belediyelerin sosyal yardımları artırdığını belirtti. Barınma krizine de dikkat çeken Zeybek, büyükşehirlerde kiraların yükseldiğini ve memurların Anadolu’ya tayin isteğinde bulunduğunu söyledi. CHP’li belediyelerin kiralık sosyal konut projeleri üzerinde çalıştığını belirten Zeybek, “Asgari ücretlinin yaşayabileceği sosyal konut projelerini hayata geçireceğiz” dedi. Belediyelerin şirket kurma ve kooperatiflerle çalışma yetkilerinin sınırlandırılmasına yönelik düzenlemeleri de eleştiren Zeybek, bunun üretici kooperatiflerine zarar vereceğini savundu. CHP’li belediyelerin halk market, kent lokantası, kreş ve sosyal destek projeleriyle vatandaşın yanında olmaya devam edeceğini ifade etti. Konuşmasında deprem riskine de değinen Zeybek, İç Ege Bölgesi’nin aktif fay hatları üzerinde bulunduğunu belirterek riskli yapı stokunun hızla yenilenmesi gerektiğini söyledi. CHP’nin Türkiye’nin birinci partisi olduğunu savunan Zeybek, yaklaşan seçimlerde daha yüksek oy hedeflediklerini ifade etti. Kadınların ve gençlerin siyasette daha fazla yer alması gerektiğini belirten Zeybek, kadın belediye başkanı sayısını artırmayı hedeflediklerini söyledi. Konuşmasının sonunda tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere tutuklu partililere selam gönderen Zeybek, “Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir. Son sözü millet söyleyecektir” ifadelerini kullandı.

10 Mayıs 2026

İş Ve Siyaset Dünyası Bu Nikâhta Buluştu ,41 Şahitli Nikâh Denizli Gündemine Oturdu

Denizli'de iş ve siyaset dünyasını bir araya getiren Şeyma Başer ile Abdullah Büyükçulhacı'nın nikâh töreninde 41 kişinin şahitlik yapması dikkat çekti. Kalabalık şahit grubu nedeniyle tören için hazırlanan nikâh platformunda yer kalmadığı görüldü. Denizli Kültür Sitesi'nde, Yedeks Tekstil Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Seyfi Başer’in kızı Şeyma Başer ile Abdullah Büyükçulhacı için nikâh töreni düzenlendi. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan merasim, kent protokolü ile iş ve siyaset dünyasından geniş bir katılımla gerçekleştirildi. PROTOKOL ŞAHİTLİK ETTİ Çiftin nikâhında tam 41 kişi şahit olarak yer aldı. Şahit sayısının yüksekliği sebebiyle tören platformunun yetersiz kaldığı ve isimlerin sahneye sığmakta zorlandığı kaydedildi. Gelinin, AK Parti Denizli 2023 Milletvekili Adayı ve 2024 Merkezefendi Belediye Başkan Adayı Ekrem Başer’in kardeşi olduğu bilgisi aktarıldı. CÜZDANI ZEYBEKCİ VERDİ Geniş katılımlı merasimde AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci, Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, eski Denizli Valisi Hasan Karahan, AK Parti Denizli milletvekilleri Şahin Tin, Cahit Özkan ve Nilgün Ök şahitler arasında yer aldı. Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan ile eski Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan'ın da eşlik ettiği şahitlik merasiminin ardından evlilik cüzdanı çifte Nihat Zeybekci tarafından takdim edildi.

9 Mayıs 2026

Honaz Belediyesi’nde Kriz Kapıda Değil, Masada

Dünkü meclis toplantısına CHP’li 6 üyenin katılmaması dikkat çekerken, toplantıya ait görüntülerin Başkan Kepenek tarafından sosyal medya hesabından paylaşılması kulisleri daha da hareketlendirdi. Paylaşılan fotoğrafta CHP sıralarındaki boş koltuklar dikkat çekerken, bazı koltuklarda belediye çalışanlarının oturduğu görüldü. Kepenek’e yakın kaynaklar istifa iddialarını doğrularken, Ali Osman Horzum ise yaptığı açıklamada istifa haberlerinin gerçeği yansıtmadığını savundu. Ancak yaşanan süreç, ilçe siyasetinde yönetim krizine ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi. Honaz gibi önemli bir ilçenin belediye başkanı olan Kepenek’in, meclis üyeleriyle yaşanan anlaşmazlıklarda daha soğukkanlı ve uzlaştırıcı bir tutum sergilemesi gerektiği yönünde eleştiriler yükseliyor. Belediye başkanlarının yalnızca kendi siyasi görüşünü değil, tüm ilçeyi temsil eden makamlar olduğuna dikkat çekilirken, yaşanan gerilimin kamuoyu önünde bu denli büyümesinin kurumsal yapıya zarar verdiği yorumları yapılıyor. Honaz Belediye Meclisi’nde CHP’nin 11, Büyük Birlik Partisi’nin ise 5 üyesi bulunuyor. Son toplantıya CHP’li 6 üyenin katılmaması ise parti içinde ciddi bir kırılmanın yaşandığı şeklinde değerlendiriliyor. Toplantıya katılmadığı öne sürülen isimler arasında CHP’nin önceki dönem Honaz İlçe Başkanı ve belediye meclis üyesi Mustafa Çelik’in yanı sıra Kadir Öncan, İrfan Çetinkaya, Mustafa Buran, Ferdi Berber ve Ali Özdemirçelik’in yer aldığı iddia ediliyor. Yaşanan gelişmelerin ardından gözler şimdi hem CHP Denizli İl Başkanlığı’na hem de parti yönetiminin Honaz’daki kriz karşısında nasıl bir yol izleyeceğine çevrilmiş durumda.

24 Nisan 2026

Aileyi Koruyor Toplumu Güvenle Kuşatıyoruz!

AK Parti Denizli Milletvekili Şahin Tin, sosyal medyaya ve doğum iznine yönelik düzenlemeleri de içeren TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen yasanın ayrıntılarını paylaştı. Şahin Tin, “Türkiye Yüzyılı’nda sosyal devletin şefkatiyle dijital çağın sorumluluğunu buluşturduk. Ailelerimizi koruyan, çocuklarımızı geleceğe hazırlayan, toplumumuzu güvenle kuşatan kapsamlı bir reformu hayata geçirdik. Milletimizin yarınlarını güvence altına alan güçlü bir irade ortaya koyduk” dedi. AK Parti Denizli Milletvekili, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanvekili Şahin Tin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan Sosyal Hizmetler Kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapan yasaya ilişkin kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Milletvekili Şahin Tin, söz konusu düzenlemenin milletin ihtiyaçlarıyla devlet aklının buluştuğu, sosyal adaletin yeniden tahkim edildiği güçlü bir irade beyanı olduğunu ifade etti. ANNELİĞİ KORUYAN, AİLEYİ GÜÇLENDİREN TARİHİ ADIM Milletvekili Şahin Tin, kabul edilen yasanın aileyi merkeze alan, çocuğu koruyan, emeği yücelten ve dijital çağın risklerine karşı toplumu muhafaza eden çok katmanlı bir reform niteliği taşıdığını belirtti. Şahin Tin; “Devletimizin şefkati artık daha kuşatıcı, daha görünür ve daha etkin bir hale gelmiştir. Attığımız her adım, milletimizin geleceğini güvence altına alan güçlü bir iradenin tezahürüdür. Biz bu düzenlemeyi sadece bir çalışma hayatı meselesi olarak görmüyoruz, bunu aynı zamanda bir medeniyet tercihi olarak değerlendiriyoruz. Çünkü bir çocuğun dünyaya gözlerini açtığı ilk an, bir milletin istikbaline bırakılan en kıymetli emanettir. Biz o emaneti daha güçlü bir şekilde korumak, annelerimizin yükünü hafifletmek ve evlatlarımızın hayata daha güvenli, daha sağlam adımlarla başlamasını sağlamak için bu önemli düzenlemeyi hayata geçirdik. Doğum izni süresini de bu anlayışla 6 aya, yani 24 haftaya çıkardık. Aileyi güçlendiren bu bütüncül yaklaşım içinde sadece annelerimizi değil aynı zamanda babalarımızı da kapsayan önemli bir adım attık. 5 gün olan babalık iznini 10 güne çıkararak aileyi bir bütün olarak ele aldık. Bu düzenlemeyle babanın sorumluluğunu da güçlendiriyor ve aile içindeki dayanışmayı devlet güvencesi altına alıyoruz” dedi. DİJİTAL DÜNYADA KORUYUCU KALKAN OLUŞTURUYORUZ Dijital alana ilişkin getirilen düzenlemelerin de çağın en önemli ihtiyaçlarından biri olduğunu belirten Milletvekili Şahin Tin, “Bu düzenlemede yer alan özellikle çocuklarımızın korunmasına yönelik maddeleri önemsiyoruz. 15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal ağ sağlayıcılarının hizmet sunmasını engellemeyi hedefliyoruz. Sosyal ağlarda aldatıcı reklamların önüne geçmeyi amaçlıyoruz. Dijital oyunların da yaş gruplarına göre derecelendirilmesi konusunda hassasiyetimizi ortaya koyuyoruz. Dijital dünya bir yandan sınırları olmayan bir iletişim ve bilgi alanı gibi görünse de, diğer yandan kontrol edilmediğinde çocuklarımız için görünmez riskler barındıran bir yapıya dönüşebilmektedir. Biz bu noktada çocuklarımızı bu risklerin insafına terk etmiyor, onların geleceğini koruyan güçlü bir kalkanı devletimizin iradesiyle hayata geçiriyoruz. Biz burada özgürlük ile sorumluluk arasındaki dengeyi milletimiz adına yeniden oluşturuyoruz” dedi. ÇOCUKLARIMIZ İÇİN TAVİZSİZ GÜVENLİK Çocukların fiziksel ve sosyal ortamlarının korunmasına yönelik düzenlemelerin altını çizen Milletvekili Şahin Tin; “Belli suçlardan mahkûm olmuş kişilerin, özellikle okul, kreş, yurt, servis gibi çocuklarımızın bulunduğu alanlarda çalışmasına veya bu yerleri işletmesine artık kesinlikle izin verilmeyecek. Bu meselede en küçük bir esneklik dahi söz konusu olmayacak. Çocuklarımız bizim kırmızı çizgimizdir. Nasıl ki bir evladımızı gözümüz gibi koruyor, onu her türlü tehlikeden uzak tutuyorsak, devlet olarak da aynı hassasiyetle bu alanları titizlikle muhafaza etmenin gayretinde olacağız. Çocuklarımızın güvenliği, onların temiz dünyası ve masumiyeti bizim için her şeyin üzerindedir. Bahse konu alanlar ise hiçbir gölgeye, hiçbir riske, hiçbir ihlale bırakılmayacak kadar kutsal bir emanettir” dedi. DARÜLACEZE, MERHAMETİN KURUMSALLAŞMIŞ HALİ Darülaceze’ye yönelik düzenlemelerin sadece idari bir genişleme olmadığını belirten Milletvekili Şahin Tin; “Darülaceze, milletimizin vicdanının kurumsallaşmış halidir. Bu kıymetli yapının hizmetlerini tüm Türkiye’ye yaygınlaştırıyor, aynı zamanda yurt dışında da ihtiyaç sahiplerine ulaşmasının önünü açıyoruz. Bu, bizim insan merkezli anlayışımızın, medeniyet perspektifimizin en somut yansımasıdır. Nasıl ki bir çınar gölgesiyle herkese sığınak olabiliyorsa, Darülaceze de asırlardır yetimin, kimsesizin, yaşlımızın ve muhtacın sığınağı olmuştur. Bugün bu köklü çınarın dallarını daha da genişleterek hem ülkemizin dört bir yanına hem de gönül coğrafyamıza uzanan bir iyilik köprüsü haline getiriyoruz” dedi. SADECE KORUYAN DEĞİL GÜÇLENDİREN BİR YAPI Milletvekili Şahin Tin, düzenlemenin sosyal hizmetler alanında da yapısal dönüşümler içerdiğini belirtti. Şahin Tin; “ Bu düzenleme çerçevesinde koruyucu aile modelinin güçlendirilmesi, sosyal ve ekonomik desteklerin daha sistematik hale getirilmesi ve veri temelli sosyal hizmet anlayışının geliştirilmesi gibi son derece önemli adımlar attık. Sosyal devlet sadece ihtiyaç anında devreye giren bir mekanizma olmayacak. Vatandaşımızı önceden gören, anlayan ve güçlendiren bir yapıya dönüşecek. Bizim siyasetimizin özü insan. Aileyi korumak, çocuğu geleceğe hazırlamak, toplumu güven içinde yaşatmak bizim en temel sorumluluğumuz. Bu düzenleme de bu anlayışın güçlü bir tezahürüdür. Türkiye Yüzyılı’nda daha güçlü aileler, daha güvenli bir toplum ve daha adil bir gelecek için kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz” dedi.

15 Nisan 2026

Mecliste Söz Düellosu

Denizli Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 2026 yılı Nisan ayı olağan toplantısının birinci oturumu, Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda muhalefet ile yönetim arasında dikkat çeken tartışmalar yaşandı. Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan, ilçeye yeterli altyapı yatırımı yapılmadığını belirterek Büyükşehir Belediyesi’ni eleştirdi. Arslan, istişare mekanizmalarının işletilmediğini savunarak, bütçeden Çameli’ye ayrılan payın etkin kullanılmadığını ifade etti. İlçedeki yolların yağış sonrası bozulduğunu dile getiren Arslan, bu nedenle çiftçilere dağıtılan gübrelerin arazilere ulaştırılamadığını söyledi. AK Parti Grup Başkanvekili Feride Kabadayılar ise faaliyet raporuna yönelik eleştirilerde bulundu. Raporun yeterince detaylı hazırlanmadığını savunan Kabadayılar, 2025 yılının yapısal projeler açısından “boş geçtiğini” öne sürdü. Sosyal desteklere ayrılan bütçenin yüzde 7 seviyesinde olmasına rağmen raporun büyük bölümünün bu konuya ayrıldığını belirten Kabadayılar, yalnızca 412 metrekarelik bir park yapımının yer aldığını, tamamlanan tek yapının ise Bayramyeri’ndeki tuvalet olduğunu ifade etti. Belediyenin reklam harcamalarını da eleştiren Kabadayılar, “Nereye baksak sizin fotoğraflarınızı görüyoruz” diyerek billboardlara fazla bütçe ayrıldığını savundu. Raylı sistem gibi büyük projelerin gerçekleşme oranlarının gerçeği yansıtmadığını iddia eden Kabadayılar, belediye gelirlerinin büyük kısmının merkezi hükümetten geldiğini vurgulayarak faaliyet raporuna ret verdiklerini açıkladı. ÇAVUŞOĞLU: “BORÇLU BELEDİYEDEN FAİZ GELİRİ ELDE EDEN BELEDİYEYE GEÇTİK” Eleştirilere yanıt veren Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, göreve geldiklerinde ciddi borç yüküyle karşılaştıklarını belirtti. Tüm projelerin raporda yer aldığını ifade eden Çavuşoğlu, atıl durumdaki birçok binanın yeniden hizmete kazandırıldığını söyledi. Belediyenin mali yapısında önemli bir dönüşüm sağladıklarını vurgulayan Çavuşoğlu, “Krediyle maaş ödeyen bir belediyeden, faiz geliri elde eden bir belediye haline geldik” dedi. “İSTERSEM ŞEHRİ İNŞAAT MANYAĞI YAPARIM” Konuşmasında dikkat çeken ifadeler kullanan Çavuşoğlu, “İstersem şehri inşaat manyağı yaparım ama her şeyin bir sırası var” diyerek önceliklerinin mali disiplin olduğunu belirtti. Muhalefetin eleştirilerine de değinen Çavuşoğlu, “20 yıl kimsenin bir şey demediği bir ortamdan sonra muhalefete düşmek zor olabilir” ifadelerini kullandı. “20 YILIN SONUNDA ÇARPİ 3 OLACAK” Kabadayılar’ın “20 yıl kalacağınızı mı düşünüyorsunuz?” sorusuna yanıt veren Çavuşoğlu, yönetim anlayışının kişilere bağlı olmadığını belirtti. Aynı anlayışla devam edeceklerini ifade eden Çavuşoğlu, “20 yılın sonunda yapılan hizmetleri en az üç katına çıkaramazsak bu siyaseti bırakırım” dedi. Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin mali disiplinle yoluna devam ettiğini vurgulayan Çavuşoğlu, “Bu şehrin kaynaklarını yine bu şehre harcıyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

Devam