Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
29 Temmuz 2026 Çarşamba
Siyaset Haberleri
16 Temmuz 2026

Siyasetçi Nasıl Olmalı

Bugün hangi görüşten olursa olsun, sokakta herhangi bir vatandaşa "Siyasetçiye güveniyor musunuz?" diye sorun. Alacağınız cevap büyük ihtimalle acı bir tebessüm olacaktır. Çünkü yıllardır aynı senaryoyu izliyoruz. Seçimden önce verilen sözler... Seçimden sonra unutulan vaatler... Kürsülerde edilen büyük laflar... Makama oturunca değişen tavırlar... Dün birbirine en ağır hakaretleri edenlerin bugün aynı masada oturması... Dün "asla" diyenlerin bugün "iyi ki" demesi... İlke denilen kavram, ne yazık ki birçok siyasetçinin sözlüğünden çoktan silinmiş durumda. Bugün siyaset; hizmet üretmekten çok algı üretme yarışına dönüşmüş durumda. Gerçekler değil, oluşturulan algılar konuşuluyor. Sorunları çözmek yerine, sorunların üzeri güzel cümlelerle örtülüyor. Vatandaşın cebindeki yangın büyürken, ekranlarda başarı hikâyeleri anlatılıyor. Eleştiriye kulak vermek yerine eleştireni susturmanın yolları aranıyor. Daha da vahimi, siyaset artık fikirlerin yarışı olmaktan çıktı; makamların, koltukların ve çıkar hesaplarının savaşına dönüştü. Parti değiştirmek ilke değişikliği değil, kariyer planlaması gibi görülüyor. Dün yerden yere vurulan insanlar bugün alkışlanıyor, dün alkışlananlar ertesi gün hedef tahtasına konuluyor. Siyasetin omurgası olması gereken ilke ve ahlak, günlük hesapların gölgesinde eziliyor. Oysa siyaset, karakteri güçlü insanların işidir. Bugün ise karakterini siyasete göre değiştirenlerin sayısı, maalesef karakteriyle siyaset yapanlardan daha fazla görünmektedir. Toplum bunları görüyor. Vatandaş unutuyor sanılıyor ama unutmuyor. Kimlerin dün ne söylediğini, bugün ne yaptığını hafızasına not ediyor. Ancak asıl tehlike, insanların öfkesi değil; umudunu kaybetmesidir. Çünkü bir toplum siyasetçiye güvenini kaybettiğinde, sadece siyaset değil, demokrasi de yara alır. Bugün geldiğimiz noktada siyaset, ne yazık ki gençlere örnek olamıyor. Çocuklar dürüst olmanın değil, güçlü olana yaklaşmanın kazandırdığı bir düzen görüyor. Liyakat yerine sadakatin, bilgi yerine sloganın, çalışmak yerine görünmenin ödüllendirildiğine tanıklık ediyor. Böyle bir tabloda geleceğe güvenle bakmak mümkün olabilir mi? En acısı ise herkesin değişmesi gerektiğini söylemesi ama kimsenin kendisini değiştirmemesidir. Muhalefetteyken şikâyet edilen birçok uygulama, iktidar olunca normalleşiyor. Dün eleştirilen yanlışlar, bugün savunuluyor. Roller değişiyor ama zihniyet değişmiyor. Siyasetin rengi değişiyor; yöntemleri ise aynı kalıyor. Bu ülkenin ihtiyacı daha fazla slogan atan siyasetçiler değildir. Bu ülkenin ihtiyacı, daha az konuşup daha çok çalışan siyasetçilerdir. Bu ülkenin ihtiyacı, alkışlanmayı değil hesap vermeyi bilen yöneticilerdir. Bu ülkenin ihtiyacı, seçime kadar değil, gelecek nesillere kadar düşünebilen devlet insanlarıdır. Siyaset; zenginleşme kapısı değildir. Yakın çevreyi makam sahibi yapma aracı değildir. Rakibi düşman, vatandaşı seçmen olarak gören bir meslek hiç değildir. Siyaset, milletin alın teriyle oluşan bütçeyi namusu gibi koruma sorumluluğudur. O sorumluluk unutulduğunda, kaybeden yalnızca bir parti değil; bir ülkenin geleceği olur. Artık siyasetin kendisine şu soruyu sormasının zamanı gelmiştir: Toplum neden siyasetçiye güvenmiyor? Belki de cevap çok basittir. Çünkü insanlar artık vaat değil, samimiyet istiyor. Slogan değil, çözüm istiyor. Kavgayı değil, hizmeti görmek istiyor. Siyaset yeniden itibar kazanacaksa bunun yolu, daha güçlü propaganda yapmak değil; daha güçlü karakterler yetiştirmektir. Çünkü koltuklar geçicidir, makamlar fanidir. Ama dürüstlük, adalet ve vicdan, bir siyasetçinin geriye bırakabileceği en büyük mirastır. Ve unutulmamalıdır... Milleti kandırarak seçim kazanabilirsiniz. Algıyla gündemi değiştirebilirsiniz. Gücü elinizde tutabilirsiniz. Ama vicdanların mahkemesinde beraat etmenin tek yolu, millete gerçekten hizmet etmiş olmaktır. Tarih, koltuklarını koruyanları değil; onurunu koruyanları yazar.

15 Temmuz 2026

Çavuşoğlu’ndan “Muhtara Hakaret” İddialarına Videolu Yanıt: “Muhtarlara Giderek Prim Yapılmaz!”

Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Çavuşoğlu’nun Beyağaç’ta bir muhtara hakaret ettiğine ilişkin iddialar bugünkü meclis toplantısında gündeme geldi. Çavuşoğlu olay anına ilişkin bir videoyu meclis üyelerine izletti. Subaşıoğlu’na seslenerek; “Muhtarlara giderek prim yapılmaz” dedi. Önceki hafta; Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu’nun, Beyağaç İlçesi Yeniçeşme Mahallesi Muhtarı Salih Gündoğdu’ya yönelik hakaretlerde bulunduğu iddia edilmiş, olay anına ilişkin video paylaşılmıştı. Ak Parti Denizli İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu da Çavuşoğlu’nu kınayan bir açıklama yapmış, ardından parti teşkilatları muhtar ziyaretleri başlatmıştı. Muhtara hakaret iddiaları karşısında bugüne kadar sessiz kalan Çavuşoğlu me MUHTARIN PAYLAŞIMINI GÖSTERDİ Çavuşoğlu önce Yeniçeşme Muhtarı Gündoğdu’nun sosyal medya paylaşımını ekrana taşıdı. Paylaşımda, mahallelerinde sosyal tesislerinin tuvaletleri ve yemekhanesinin kapısı olmadığı, başkanın ilçeye gelip muhtarların derdini dinlemediği, alınan taleplerin yerine getirilmediği ifade edildi. Paylaşımda ayrıca Çavuşoğlu’nun Uzunoluk Muhtarı Hasan Soyuçok ile karşılaştığında ilk olarak ‘Bana oy verdin mi?’ diye sorduğu, sert bir diyalog yaşadığı, odasından kovmaya çalıştığı yer aldı. SOSYAL MEDYA FENOMENİ Çavuşoğlu görselin ardından Muhtar Gündoğdu için; “Bu arkadaş sosyal medya fenomeni. Yazar iki gün sonra kaldırır. İkisine de sosyal tesis yapmışım. İstedikleri her şeyi de yapmışız. Şöyle bir yazı yazmış. Bana şunu yap demiş benim işim değil demişim. Onların unvanlarıyla onları anmak zuldür. Adam yalancıysa yalancı ya… Sonra diyor ki; benim işim değil demişim, hadi git yapmayız demişim. Bir muhtara ilk sorduğum soru bana oy verdin mi olmuş. Adam oy vermedim deyince neredeyse dövüşüyormuşuz. İddiası bu. Muhtarı da kovmaya kalkmışım odadan. Bunu yazmış” diye konuştu. Hemen ardından olay anına ilişkin, belediye çalışanlarının kaydettiği bir başka video paylaştı. Videoda iki muhtar ile karşılaştığı anlar yer aldı. Çavuşoğlu’nun bu sırada Uzunoluk Muhtarı Soyuçok’a “Aramızda böyle bir diyalog geçti mi?” diye sorduğu, muhtarın da “Yanlış anlaşılma olmuş. Böyle diyalog geçmedi” yanıtını verdiği anlar yer aldı. MUHTAR NEZDİNDE BİR KONU DEĞİL Beyağaç Çarşı Camii’nin açılışında, 19 Mart’ta çekilen görüntülerin izlenmesinin ardından konuşan Çavuşoğlu; daha sonra Soyuçok’un bir haber kanalına verdiği röportajdan kesit izletti. Soyuçok’un bu röportajda ; Makam odasına girdim. Önce bana sen bana oy verdin mi diye sordu. Başladık tartışmaya” sözleri yer aldı. Bunun üzerine konuşmasına devam eden Çavuşoğlu; “Buradaki diyalogda ben yalancıya bir şey söylüyorum. Yalancıya adam denmez. P.. ile başlayan bir bölüm var. Orası bana ait değil. Orası montaj. İnşallah yargılanırız. Yargılanınca ortaya çıkar. Ama bilinmesini isterim ki, yalancıya yalancı diyeceğim, sahtekara sahtekar diyeceğim, adam şerefli değilse şerefsiz demekten de erinmeyeceğim” ifadelerini kullandı. Meclis sıralarından yükselen alkışlardan sonra şöyle devam etti: *Onun için bu konu muhtar nezdinde gerçekleşen bir konu değildir. Muhtarlara giderek prim yapılmaz. Onlarca muhtar telefon açtı. * Bu memlekette bana oy veren kadar vermeyen de vardır. Bir tane muhtar desin ki, bana hizmet gelmiyor bu köyde oy çok çıktı diye. Bu arkadaşların hepsini yakarım. * Böyle bir şeyin olması mümkün değil. Buradan kimseye ekmek çıkmaz. Siyaset ahlaklı davranmaktır. Siyaset ucuz polemiklerin peşinde koşmak değildir. SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIM * Ben de insanım. Gerildiğim zamanlar olacak, sıkıntıya düştüğüm zamanlar olacak. Varsa sözümüzden kaynaklı bir cezamız gider onu da çekeriz. Ona da erinmem. Ama şerefsize şerefli demek de yalancıya doğru adam demek de içimden gelmez. * Ben belediye başkanıyım ama aynı zamanda insanım. Benim de reflekslerim ve tepkilerim olabilir. Gider ceremesi neyse çekeriz. Bu husus da muhtarlık nezdinde değil, iki tane yalancı nezdinde ortaya çıkan bir olaydır. Bununla ilgili ben de suç duyurusunda bulunacağım. * Bundan sonra sosyal medyada beni yazan arkadaşlara da selam olsun. Suratına söylemediğim bir şey değildi. Giderken kızgınlığım geçmemiş demek ki... Geçse iyiymiş. KABADAYILAR: KARA BİR LEKE! Ak Parti Meclis Grup Başkanvekili Feride Kabadayılar konu hakkında söz alarak, olayı utanç verici ve vahim olarak niteledi. Kabadayılar şu eleştirileri ifade etti: * Denizlinin bu tip videolarla anılması ya da konuşulması bizi çok üzdü. Denizli’nin siyasi ahlakına ve yönetim ciddiyetine kara bir leke olarak geçecek son derece vahim ve utanç verici bir olayı konuşuyoruz. * Geçtiğimiz günlerde yaşananlar tam kelimelerin tam anlamıyla bir akıl tutulmasıdır. Bu şehrin bir belediye başkanı sıfatını taşıyan siz yine milletin oylarıyla seçilmiş bir mahalle muhtarımızla tartışırken bir belediye başkanının değil bir mahalle kabadayısının bile ağzına yakışmayacak o çirkin kelimeleri sarf ettiniz. * Bir belediye başkanının bir muhtara küfretmesini bu meclis nasıl sineye çekecektir? Biz bunu sineye çekemiyoruz. Bu meclis bunu kabul edemez. * Şunu herkes çok iyi bilsin. Muhtarlık makamı demokrasimizin ilk basamağıdır. O muhtar edilen küfür sadece o şahsa değil ona oy veren Denizli halkının iradesine ve bizzat demokrasimize edilmiştir. * Denizli Büyükşehir Belediye Başkanına bu kürsüden soruyorum. Kaçamak cevaplar değil net cevaplar bekliyorum. Sayın Çavuşoğlu; halkın oyuyla seçilmiş muhtara ettiğiniz küfürleri, Denizli halkının size emanet ettiği makamın ağırlığına ve kendi vicdanınıza sığdırabiliyor musunuz? Sizin demokrasi anlayışınız size itiraz edenlere küfretmekten mi geçiyoruz? O muhtarımızdan ve Denizli halkından derhal özür dileme erdemini gösterebilecek misiniz? * Bu konuyla ilgili çok konuştunuz. Muhtar olması fark etmez ama herhangi bir vatandaşımız da olsa sizin böyle bir hakkınız yok. Herkes eleştirebilir. Benim de sosyal medya paylaşımlarının altında dünya kadar eleştiri var. * O videoları izlediklerimiz hepimizi çok üzdü. Bu bir siyasi tutum ya da davranış değil. Hiç kimse kimseye küfredemez. Montajsa o zaman ilgili kurumlara gönderilir. Montaj olup olmadığı ispatlanır. Ona göre kamuoyuyla paylaşılır.

10 Temmuz 2026

Ayhan Oran Kimdir? Chp Denizli İl Başkanlığına Atanan İsim Nereli, İşte Öz Geçmişi

Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) yaşanan yönetim tartışmalarının ardından gözler il örgütlerine çevrilirken, Denizli'de dikkat çeken bir atama gerçekleşti. Mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine gelen Kemal Kılıçdaroğlu'nun hemşerisi olan Avukat Ayhan Oran, CHP Denizli İl Başkanlığı görevine atandı. CHP Genel Merkezi tarafından alınan kararla il başkanlığı görevine getirilen Oran'ın atanması, Denizli siyasetinde geniş yankı uyandırırken parti içerisinde de farklı değerlendirmelere neden oldu. Öğretmenlikten Avukatlığa Uzanan Kariyer Tunceli'nin Mazgirt ilçesinde dünyaya gelen Ayhan Oran, eğitim hayatının ardından 1997 yılında Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi Matematik Öğretmenliği Bölümü'nü kazandı. 2001 yılında mezun olan Oran, uzun yıllar Denizli'de matematik öğretmeni olarak görev yaptı. Öğretmenlik mesleğini sürdürürken çocukluk hayalini gerçekleştirmek isteyen Oran, yeniden üniversite sınavına hazırlanarak Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni kazandı. Hukuk eğitimini başarıyla tamamlayan Oran, Denizli Barosu'na kayıtlı avukat olarak meslek hayatına başladı. Eğitimcilik deneyiminin ardından hukuk alanında çalışmalarını sürdüren Ayhan Oran, evli ve iki çocuk babasıdır. Atama Tartışmaları Beraberinde Getirdi Ayhan Oran'ın CHP Denizli İl Başkanlığı görevine atanması, parti içinde de tartışmaları beraberinde getirdi. Görevden alınan önceki İl Başkanı Ali Osman Horzum'a destek veren il örgütü, atamayı tanımadığını açıklarken, yeni il başkanı Ayhan Oran ise yayımladığı ilk mesajda birlik ve beraberlik çağrısında bulundu.Diğer taraftan 25 Kasım 2021 yılında Ayhan Oran'ın, İl Başkanı Ali Osman Horzum tarafından üye yapıldığı öğrenildi.

10 Temmuz 2026

Chp Denizli’de Tarihi Kriz! Bir Tarafta Myk, Diğer Tarafta İl Örgütü

Merkez Yönetim Kurulu'nun kararıyla il başkanlığı görevine getirilen Ayhan Oran, yayımladığı ilk mesajında birlik, beraberlik ve dayanışma vurgusu yaptı. Görevin bir makam değil, hizmet aracı olduğunu ifade eden Oran, tüm partilere kapılarının açık olacağını belirterek kırgınlıkların geride bırakılması çağrısında bulundu. Ancak bu mesajın üzerinden çok geçmeden CHP Denizli İl Örgütü'nden çok sert bir açıklama geldi. "YOK HÜKMÜNDEDİR, TANIMIYORUZ" İl örgütü tarafından yayımlanan bildiride, yapılan atamanın örgüt açısından hiçbir geçerliliğinin bulunmadığı savunuldu. Açıklamada, Ali Osman Horzum'un il başkanı olduğu vurgulanırken, atanan il başkanının örgüt nezdinde "yok hükmünde" olduğu ifade edildi. İl örgütü ayrıca, mücadelelerini Genel Başkan Özgür Özel'in liderliğinde sürdüreceklerini belirtti. AYNI PARTİ, İKİ FARKLI MESAJ Yaşanan gelişmeler CHP Denizli'de dikkat çeken bir tabloyu ortaya çıkardı. Bir tarafta MYK'nın görevlendirdiği yeni il başkanı Ayhan Oran'ın "birlik ve beraberlik" çağrısı... Diğer tarafta ise il örgütünün, atamayı tanımadığını ilan eden sert açıklaması... Bu karşılıklı mesajlar, parti içindeki görüş ayrılığının kamuoyu önünde açık şekilde ortaya çıkmasına neden oldu. ŞİMDİ GÖZLER CHP'DE Denizli siyasetinde geniş yankı uyandıran gelişmenin ardından gözler, önümüzdeki günlerde hem parti genel merkezinden hem de il örgütünden gelecek yeni açıklamalara çevrildi. Atamanın sahada nasıl karşılık bulacağı, ilçe örgütlerinin nasıl bir tutum sergileyeceği ve sürecin uzlaşıyla mı yoksa yeni tartışmalarla mı devam edeceği merak konusu.

7 Temmuz 2026

İr Günde İki Parti, Üç Açıklama! Kale’de Siyaset Filmleri Aratmadı

İlk olarak bazı sosyal medya hesapları ve haber sitelerinde, Kale Belediye Başkanı Erkan Hayla'nın Zafer Partisi'ne katıldığı yönünde paylaşımlar yapıldı. İddiaların ardından CHP Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum devreye girerek söz konusu haberlerin gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Tartışmalar sürerken Başkan Erkan Hayla da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ile bir kahvaltı programında buluştuklarını, sohbet sırasında kendisine rozet takıldığını ancak parti değiştirmesinin söz konusu olmadığını belirtti. Hayla açıklamasında, "Ben görev sürem devam ederken parti değiştirecek karakterde bir adam değilim. Ali Osman Horzum Başkanım, Bülent Nuri Çavuşoğlu Başkanım ve oylarıyla beni seçen seçmenim 'git' diyene kadar partimdeyim" ifadelerini kullandı. Ancak olay burada da bitmedi. Zafer Partisi Denizli İl Başkanı Av. Yurdahan Özhan tarafından yapılan yazılı açıklamada ise Erkan Hayla'nın partiye katılma iradesini bizzat kendilerine ilettiği, sürecin karşılıklı görüşmeler sonucunda ilerlediği ve rozet takma töreninin de Hayla'nın talebi doğrultusunda gerçekleştirildiği öne sürüldü. Zafer Partisi'nin açıklamasında, Hayla'nın daha sonra farklı bir açıklama yaparak CHP'den ayrılmadığını duyurmasının şaşkınlıkla karşılandığı ifade edildi. Günün sonunda CHP Denizli İl Başkanlığı da resmi bir açıklama yayımlayarak, "Kale Belediye Başkanımız Sayın Erkan Hayla, Cumhuriyet Halk Partisi'nin belediye başkanıdır ve görevine aynı sorumluluk bilinciyle devam etmektedir" ifadelerine yer verdi. Böylece Denizli siyasetinde bir gün içinde yaşanan "parti değiştirdi", "değiştirmedi", "katılmak istedi", "istemedi" tartışmaları kamuoyunun gündemine oturdu. Şimdi herkes aynı sorunun cevabını merak ediyor: Rozet takıldıysa süreç neden tamamlanmadı? Yok eğer süreç hiç başlamadıysa o rozet neden takıldı? Denizli siyasetinde uzun süre konuşulacak gibi görünen bu tartışmanın yankıları sürüyor.

Devam