Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
2 Ağustos 2026 Pazar
17 Haziran 2026

Denizli Barosu Ve Avukatların İşyerlerinde Arama Yapılıyor

Denizli İl Jandarma Komutanlığı'na bağlı Jandarma Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında harekete geçti. Uzun süredir sürdürüldüğü öğrenilen teknik ve fiziki takip çalışmalarının ardından sabah saatlerinde Pamukkale ve Merkezefendi ilçelerinde belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyon kapsamında Denizli Barosu Başkanı Ufuk Kök'ün de aralarında bulunduğu 12 avukat gözaltına alınırken, şüphelilerin ev ve iş yerlerinde detaylı aramalar gerçekleştirildi. Jandarma ekiplerine operasyon sırasında hassas burunlu narkotik köpeklerinin de eşlik ettiği öğrenildi. Baro Binasında da Arama Yapıldı Soruşturma kapsamında yalnızca şüphelilerin adreslerinde değil, Denizli Barosu hizmet binasında da arama çalışması gerçekleştirildi. Ekiplerin çeşitli evraklar, dijital materyaller ve incelemeye konu olabilecek bazı belgelere yönelik çalışma yaptığı öğrenildi. Kentte geniş yankı uyandıran operasyonun ardından gözler soruşturmanın detaylarına çevrilirken, yetkililer tarafından henüz gözaltı gerekçelerine ilişkin kapsamlı bir açıklama yapılmadı. İfade İşlemleri Başlıyor Gözaltına alınan avukatların sağlık kontrollerinin ardından jandarmadaki ifade işlemlerine başlanacağı öğrenildi. Soruşturma kapsamında yeni gözaltı kararlarının olup olmadığına ilişkin resmi bir bilgi paylaşılmazken, dosyanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü belirtildi. Denizli'de son yılların en dikkat çekici adli operasyonlarından biri olarak değerlendirilen gelişmeyle ilgili soruşturmanın seyrinin, şüphelilerin ifadeleri ve elde edilen deliller doğrultusunda netlik kazanması bekleniyor. Edilen bilgilere operasyonun Baro Başkanı ve 11 avukatla sınırlı kalmayacağı bazı ileri sürülerek, iş dünyasından bazı isimlerinde olabileceği vurgulanıyor. Gözaltına alınan avukatlarının çoğunun gençlerden oluştuğu ve genç avukatlarının bazılarının tedarik zinciri de oluşturduğu kaydediliyor. DETAYLAR GELDİKÇE AKTARACAĞIZ

6 Haziran 2026

Kekik Üreticilerinin Umudu Altuntaş Baharat Şenlikte De Yanlarındaydı

KEKİK ÜRETİCİLERİ DAĞMARMARA’DA BULUŞTU Türkiye’nin kekik deposu olarak bilinen Denizli’de üretimin en yoğun yapıldığı bölgeler arasında yer alan Çal ve Bekilli ilçelerinden çok sayıda üretici de şenlikte hazır bulundu. Bu yıl kekikte yaşanan fiyat artışı ve üreticinin yüzünü güldüren piyasa koşulları nedeniyle etkinlikte büyük bir memnuniyet havası hâkimdi. Kekik üreticileri, şenliğin sponsorluğunu üstlenen Altuntaş Baharat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Altuntaş’a yoğun ilgi gösterirken, üreticilerle yapılan sohbetlerde sezonun verimli geçmesinden duyulan memnuniyet dile getirildi. “KEKİK BU BÖLGENİN GEÇİM KAYNAĞIDIR” Şenlikte konuşan Çal Belediye Başkanı Ahmet Hakan, Dağmarmara ve çevresinin Türkiye’deki kekik üretimindeki stratejik önemine dikkat çekti. Başkan Hakan, “Kekik bu yıl hak ettiği değeri aldı. Kekik üreticilerimizin yüzünü güldüren firmalarımıza teşekkür ediyoruz. Ürün gerçek değerinde satıldı. Çal’da üzüm neyse bu bölgede de kekik odur. Türkiye’de üretilen kekiğin çok büyük bölümü bu coğrafyada yetişiyor. Bu ürün sadece bir tarım ürünü değil, aynı zamanda halkımızın emeği, alın teri ve geçim kaynağıdır. Üreticinin kazandığı, emeğinin karşılığını aldığı bir düzen için çalışıyoruz” dedi. ALTUNTAŞ: “GÜÇLÜ ÜRETİCİ, GÜÇLÜ EKONOMİ DEMEKTİR” Altuntaş Baharat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Altuntaş ise yaptığı konuşmada kekiğin bölge ekonomisi ve kırsal kalkınma açısından taşıdığı öneme vurgu yaptı. Bu tür organizasyonların yalnızca ürün tanıtımına katkı sunmadığını, aynı zamanda üretici ile sektör temsilcilerini bir araya getirerek dayanışma kültürünü güçlendirdiğini belirten Altuntaş, kekiğin Denizli’nin en değerli tarımsal ürünlerinden biri olduğunu söyledi. “Üreticimizin yüzünün gülmesi, tarladaki emeğinin karşılığını alması bizim en büyük mutluluğumuzdur” diyen Altuntaş, “Kekik bölgemizin kalkınması açısından son derece önemli bir ürün. Bizler de sektörün içinde yer alan işletmeler olarak üretimin artarak devam etmesi ve çiftçilerimizin daha güçlü şartlarda üretim yapabilmesi için elimizden gelen desteği vermeye devam ediyoruz. Çünkü güçlü üretici, güçlü tarım ve güçlü ekonomi demektir” ifadelerini kullandı. “KEKİK FİYATLARI HEM ÜRETİCİYİ HEM SEKTÖRÜ MEMNUN ETTİ” Son yıllarda dünya genelinde kekiğe olan talebin artmasının üreticilere olumlu yansıdığını belirten Mehmet Altuntaş, geçen yıl üretilen ve bu yıl satın alınan kekik fiyatlarının hem çiftçileri hem de sektör temsilcilerini memnun ettiğini söyledi. Bölgenin dünya çapında kaliteli kekik üretimiyle öne çıktığını vurgulayan Altuntaş, “Üreticilerimizin alın terinin karşılığını alması en büyük arzumuzdur. Kekiğin hak ettiği değeri görmesi için çalışmaya, üreticimizin yanında olmaya ve bu bereketli toprakların değerlerini dünyaya tanıtmaya devam edeceğiz. Çiftçimizle birlikte biz de sevindik” diye konuştu. LİSANSLI DEPO ÇAĞRISI Güney Belediye Başkanı Mehmet Ali Eraydın ise üreticinin en önemli sorunlarından birinin fiyat istikrarsızlığı olduğunu belirterek bölgede lisanslı depo ihtiyacına dikkat çekti. Eraydın, “Dünyanın kekiği burada üretiliyor ancak üretici hâlâ hak ettiği güvenceye sahip değil. Bölgemizde acilen lisanslı depo kurulması gerekiyor” dedi. Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık da Türkiye’nin dünya kekik üretimindeki lider konumuna dikkat çekerek Dağmarmara’da düzenlenen etkinliğin bölgenin tanıtımı açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. KONSERLERLE ŞENLİK COŞKUSU ZİRVEYE ÇIKTI Konuşmaların ardından sahne alan Işıl Koç, Ramazan Ünlü ve Adnan Koparan konserleriyle vatandaşlar doyasıya eğlendi. Gün boyu süren etkinliklerde vatandaşlar hem yöresel kültürü yaşatma fırsatı buldu hem de kekik üretiminin önemine dikkat çeken programlara katıldı. Şenliğe sponsor olan firmaların temsilcilerine teşekkür plaketi takdim edilirken, üreticilere verdikleri destek nedeniyle Altuntaş Baharat da katılımcılar tarafından alkış aldı. YAĞMUR DUASI, KEKİK VE ANADOLU KÜLTÜRÜ AYNI ÇATIDA BULUŞTU Yağmur duasının, Anadolu kültürünün ve kekik üretiminin aynı potada buluştuğu Dağmarmara Şenliği, hem bölgenin kültürel hafızasını canlı tuttu hem de üreticinin sesini duyurdu. Kekik kokularının yayıldığı mahallede gece boyunca süren etkinlikler, vatandaşlara unutulmaz anlar yaşatırken, şenlik birlik, beraberlik ve bereket mesajlarıyla sona erdi.

5 Haziran 2026

İki Kadına Kurşun Yağdıran Şüphelinin Kaçış Anları Ortaya Çıktı

Denizli'de duran araçtaki eski sevgilisi ve kız kardeşine pompalı tüfekle ateş açan saldırganın, kaçış anları ortaya çıktı. Aracıyla hızla bölgeden uzaklaşan saldırgan, kendisini kayda alan vatandaşa "çekme" diyerek tepki gösterdi. Pamukkale ilçesi Kınıklı Mahallesi Şehit Doktor Munise Özcan Caddesi'nde dün akşam saatlerinde meydana gelen olayda; Azerbaycan uyruklu Metanet A. (35), 8 yaşındaki oğlu ve kız kardeşi Turna K. (32) ile caddede park halindeki 20 AGD 551 plakalı otomobile bindi. Bu sırada araca yaklaşan Metanet A.'nın eski erkek arkadaşı Sabit Ö., yanındaki pompalı tüfekle otomobile art arda ateş etti. Bacaklarından yaralanan Metanet A. ile kolundan yaralanan kız kardeşi Turna K., ihbarla olay yerine gelen sağlık ekiplerince ilk müdahalenin ardından ambulansla Pamukkale Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırıldı. Tedaviye alınan yaralıların hayati tehlikesinin olmadığı öğrenildi. Görüntü çeken vatandaşa tepki gösterdi Küçük çocuğun gözleri önünde iki kadına pompalı tüfekle ateş açan saldırganın, kaçış anları bir vatandaş tarafından cep telefonuyla kaydedildi. Görüntülerde şüphelinin, olay yerinden koşarak gelip, biraz ileriye park ettiği 20 AEJ 056 plakalı aracına binerek, hızla uzaklaştığı anlar yer aldı. Saldırgan Sabit Ö.'nün kaçtığı araçta başka bir kadının daha bulunması dikkat çekti.

1 Haziran 2026

Türkiye Bu Sözlerle Yıkıldı: "Bebeğime Siper Oldu"

Denizli-Aydın Otoyolu'nun Sarayköy ilçesi yakınlarında meydana gelen ve 8 kişinin yaşamını yitirdiği otobüs faciasında, eşi ve 9 aylık bebeğini kaybeden Sevda Şen'in anlattıkları yürekleri dağladı. Kazadan sağ kurtulan anne, alevlerin arasında kalan eşinin son ana kadar bebeğini korumaya çalıştığını söyledi. İzmir-Antalya seferini yapan Pamukkale Turizm'e ait yolcu otobüsünün bariyerlere çarptıktan sonra alev alması sonucu meydana gelen kazada, çok sayıda aile parçalandı. Facianın en acı hikâyelerinden biri ise Şen ailesinin yaşadıkları oldu. Kurban Bayramı tatili için İzmir'de bulunan ailesini ziyaret eden Civan Şen, eşi Sevda Şen, 5 yaşındaki oğulları Siraç ve 9 aylık bebekleri Eyüp Miraç Şen, ziyaretin ardından Antalya'ya dönmek üzere otobüse bindi. Ancak dönüş yolculuğu, Sarayköy'de yaşanan korkunç kazayla kabusa dönüştü. "Alevlerin Bize Doğru Geldiğini Gördüm" Kazada ellerinden yaralanan ve tedavisi devam eden Sevda Şen, yaşadığı dehşet dolu anları anlattı. Bebeğini besledikten sonra uyuttuğunu belirten Şen, kazanın bir anda meydana geldiğini söyledi. "Tam uyuyacak gibiydim. Bir anda büyük bir gürültü duyduk. Otobüs bariyerlere çarpmıştı. Kısa süre sonra ön taraftan alevler yükselmeye başladı. Oğlum yere düştü. Bebeğimi eşimin kucağına verdim. Alevlerin hızla bize doğru geldiğini görünce camı kırarak oğlumu dışarı attım." Oğlunu Kurtarmak İçin Kendini Dışarı Attı Camdan dışarı attığı oğlunun üzerine panikle kaçmaya çalışan yolcuların düştüğünü gören anne, onu koruyabilmek için kendisinin de dışarı atladığını anlattı. "Oğlumun ezilmesinden korktum. Onu kurtarmak için ben de aşağı atladım. Eşimin de bebeğimizi bana vereceğini düşünüyordum. Ancak alevler bir anda onların bulunduğu bölüme ulaştı." "Bebeğime Siper Oldu, Birlikte Gittiler" Otobüste kısa sürede büyüyen yangının ardından patlamalar yaşandığını belirten Sevda Şen, eşi ve bebeğini kurtaramadığını söyledi. "Otobüs patlamaya başlayınca uzaklaşmak zorunda kaldım. Eşim o kargaşada sıkışmış olabilir. Sonradan öğrendim ki bebeğime siper olmuş. Son ana kadar onu korumaya çalışmış. İkisini de kaybettim." "Benim Canımı Aldılar" Eşi ve bebeğinin cenazelerini teslim almak için Antalya'da bekleyen acılı anne, kazada ihmali bulunanların cezalandırılmasını istedi. "Benim canımı aldılar. Eşimi ve yavrumu elimden aldılar. Bu olayın sorumlularının ortaya çıkarılmasını istiyorum. Sonuna kadar mücadele edeceğim. Yaşadığım acının tarifi yok." Türkiye'yi yasa boğan otobüs faciasıyla ilgili başlatılan soruşturma sürerken, kazanın çıkış nedeni ve olası ihmallerin tüm yönleriyle araştırıldığı öğrenildi.

21 Mayıs 2026

Acısı 10 Yıldır Dinmeyen Anne: "Kızımı ’Barışacağız’ Diyerek Evden Götürdü"

Denizli'nin Çivril ilçesinde 2016 yılında gizemli bir şekilde ortadan kaybolan Ayşen Aycan dosyası 10 yıl aradan sonra tekrar açıldı. Çivril Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Denizli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri kayıp Ayşen Aycan'a dair tüm delil ve izleri titizlikle inceledi. Yapılan çalışmalar kapsamında Ayşen Aycan'ın öldürüldüğünü değerlendiren ekipler, 19 Mayıs Salı günü Ayşen Aycan'ın annesi Cemile Aycan'ı, kız kardeşi Zübeyde Aycan'ı, eski eşi Turgay B.'yi, Turgay B.'nin annesi, babası ile ablası ve eniştesine yönelik eşzamanlı operasyonla gözaltına alındı. Turgay B., emniyetteki sorgusunda cinayeti itiraf ederek Ayşen Aycan'ı öldürüp gömdüğü yeri gösterdi. Turgay B., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine sevk edilirken, gözaltına alınan şüpheliler ise serbest bırakıldı. Barışmak için götürdüğünü söylemiş Ayşen Aycan ve Turgay B., çiftinin 2016 yılında boşandığı, çocukları nedeniyle zaman zaman görüştükleri öğrenildi. Boşandıktan kısa bir süre sonra annesi ile birlikte yaşayan Ayşen Aycan'ı Turgay B.'nin barışmak için evden aldığını ifade eden anne Cemile Aycan, "Eşi Turgay kapıma geldi. Ayşen ile barışacağım dedi. Evden götürdükten sonra kızımdan bir daha haber alamadım. 10 yıldır kızımı arıyorum, bulamıyorum. Polislerimiz, savcımız sayesinde ortaya çıktı. Hepsine çok teşekkür ederim, olayı aydınlattılar. Ben de artık rahat bir nefes alabilirim. 10 yıldır benim neler çektiğimi bir Allah bilir. Turgay, Ayşen'i hiç aramadığı için ben kendisinden hep şüphelendim. İnsan bir gün karısını aramaz mı? Çocuğunun annesini aramaz mı? "Ayşen yok birlikte arayalım" dese ben gitmez miyim? Ben 10 yıldır mahvoldum. Ne suçu günahı vardı benim çocuğumun. Madem öyle benim kızımı bana neden teslim etmedi. Olay sonuçlandı ya artık ben de rahatım. Herkes cezasını çeksin. Ne yaptı benim çocuğum, kime ne zararı vardı? İnşallah kızımın cenazesi de ortaya çıkacak. Bir mezarı olur, çocuğuma dua ederim. Torunumu da onlardan alacağım. Bir katilin yanında büyüyemez" dedi.

Devam