Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
24 Temmuz 2026 Cuma

Gündem Haberleri

24 Temmuz 2026

Ceşen; “Basın Bayramı Kutlu Olsun”?

Denizli ASKF Başkanı Feyyaz Ceşen, basından sansürün kaldırılışının 108. Yıl dönümü ile ilgili olarak yayımladığı mesajda, “24 Temmuz Türk basını için çok önemli bir zamandır. Tüm basın mensuplarının 24 Temmuz Basın Bayramı kutlu olsun” dedi. Denizli’de bulunan amatör spor kulüplerini bir çatı altında toplayan Amatör Spor Kulüpleri’nin başkanı Feyyaz Ceşen, 24 Temmuz Basın Bayramı ile ilgili bir mesaj yayımladı. Türk Basınında Sansürün Kaldırılışının 118. Yıldönümü ve Basın Bayramı’nı kutlayan Ceşen mesajında; “Basın tüm dünyada toplum için çok önemli unsurdur. Basın özgürlüğünün olmazsa olmaz koşullarının belirlenmesiyle başlayan ve günümüzde de Gazeteciler Günü olarak da kutlanan 24 Temmuz tarihi çok önemlidir. Basın, meslek ilkeleri ve kişilik haklarına saygı çerçevesinde tarafsız, doğru ve hızlı biçimde bilgi ve haber vererek, halkın haber alma ve bilgi edinme hakkını sağlamada, özgürlüklerin ilerlemesi ve kamuoyu oluşumunda, kamu hizmetlerinin toplum adına denetiminde büyük bir güce sahiptir. Basın özgürlüğü demokrasilerde çok seslilik ilkesinin işletilmesi adına çok önemli olgudur. Biz ASKF olarak gençlerimizin spor yapmasına ve kötü alışkanlıklardan uzak kalmasını sağlarken en büyük desteği basından alıyoruz. Çünkü onlar gençlerin müsabakalarını takip edip sporun teşvik edilmesini sağlıyorlar. Bu konuda büyük destek veriliyor. Başta, Denizli’de görev yapan gazeteci arkadaşlarımızın ile ilimizde faaliyet gösteren yerel gazete, televizyon, radyo, dergi, internet gazeteleri ve haber ajanslarının temsilcileri olmak üzere tüm basın çalışanlarının 24 Temmuz Basın Bayramını kutluyorum” dedi.

23 Temmuz 2026

Başkan Ertemur’dan 24 Temmuz Mesajı: “Güçlü Demokrasinin Temeli Özgür Basındır”

T.C. Pamukkale Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur, 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda özgür ve tarafsız basının önemine dikkat çekti. Basın mensuplarını “en değerli paydaşlarımız” olarak nitelendiren Başkan Ertemur, tüm basın emekçilerinin bayramını kutladı. Türk basınında sansürün kaldırılışının yıl dönümü olan 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımlayan Pamukkale Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur, gazeteciliğin toplumun vicdanı ve demokrasinin en sağlam taşıyıcı sütunu olduğunu vurguladı. “GAZETECİLİK ONURLU VE BÜYÜK BİR SORUMLULUKTUR” Gazetecilik mesleğinin fedakârlık gerektiren yapısına değinen Pamukkale Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur, 24 Temmuz 1908’de sansürün kaldırılmasının basın ve ifade özgürlüğü adına tarihi bir milat olduğunu belirtti. Şeffaf ve katılımcı bir yönetimin ancak bağımsız bir basınla mümkün olacağını ifade eden Başkan Ertemur, şu değerlendirmelerde bulundu: “Gazetecilik, toplumun vicdanı olma görevini üstlenen, büyük bir sorumluluk gerektiren onurlu bir meslektir. Şeffaf, adil ve katılımcı bir yönetim anlayışı ancak bağımsız ve özgür bir basın ortamıyla mümkündür. Basınımız, toplumun karar mekanizmalarına katılımında çok kritik bir rol üstlenmektedir.” “YEREL BASIN HALKIMIZIN SESİ VE KULAĞIDIR” Yerel basının bir şehrin yaşamındaki hayati rolüne vurgu yapan Pamukkale Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur, gazetecilerin zor şartlar altında yürüttüğü mesaiye saygı duyduklarını belirterek mesajını şu sözlerle tamamladı: “Yerel basınımız, kentsel yaşamın dinamiklerini ayakta tutarak halkımızın adeta sesi ve kulağı olmaktadır. Vatandaşlarımızın taleplerinin dile getirilmesi ve sorunların çözümü noktasında basın mensuplarımızı en değerlipaydaşlarımız olarak görüyoruz. Bu noktada da her zaman yerel basınımızın destekçisi olmayı sürdüreceğiz. Gece gündüz demeden, zaman mefhumu gözetmeksizin sahada doğru haberin peşinde koşan tüm basın emekçilerimizin gayretini takdirle karşılıyorum. Bu vesileyle, görevi başında hayatını kaybeden basın mensuplarımızı rahmetle anıyor; başta Denizli’mizde görev yapan gazetecilerimiz olmak üzere tüm basın çalışanlarının 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı’nı kutluyor, sağlık ve başarılar diliyorum.”

23 Temmuz 2026

Merkez Bankası Politika Faizini Dördüncü Kez Yüzde 37’De Sabit Tuttu

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu'nun temmuz ayı toplantısı bugün gerçekleştirildi. Piyasanın genel beklentisi, politika faizinin mevcut seviyesinde korunacağı, olası faiz indiriminin ise Eylül-Ekim dönemine ötelenebileceği yönündeydi. Merkez Bankası da beklentilere paralel bir karar alarak politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. Böylece ocakayında yüzde 38'den yüzde 37'ye indirilen politika faizi, dördüncü kez üst üste aynı seviyede kaldı. Enflasyonla Mücadelede Ortak Sorumluluk ve Eşgüdüm Önem Taşıyor Enflasyonla mücadelenin kamu, reel sektör ve tüm ekonomik aktörlerin ortak sorumluluğuyla kararlılıkla sürdürülmesi büyük önem taşıyor. Enflasyonda kalıcı iyileşmenin sağlanmasıyla birlikte para politikasında oluşacak normalleşme sürecinin, ihracatçılarımızın finansmana erişimini kolaylaştıracak adımlarla desteklenmesini bekliyoruz.  Üretim ve İhracat İçin Finansman Kanalları Desteklenmeli Bu kapsamda, ihracatçı firmalara yönelik kredi kullandırım sınırlamalarının gözden geçirilmesi, ticari krediye erişimin kolaylaştırılması, Eximbank kaynaklarının artırılması ve reeskont kredilerinin daha etkin kullandırılmasının üretim, yatırım ve ihracatımıza önemli katkı sağlayacağını düşünüyorum. İhracatçımızın küresel pazarlardaki rekabet gücünü koruyabilmesi için uygun maliyetli ve erişilebilir finansman imkânlarının güçlendirilmesi büyük önem taşıdığını vurgulamak istiyorum. Enflasyon kalıcı şekilde kontrol altına alınmadan üretimde, ihracatta ve sanayide yeniden güçlü bir rekabet gücü yakalamak kolay görünmüyor. Fiyat istikrarı; yatırımın, öngörülebilirliğin ve sürdürülebilir büyümenin en önemli temellerinden birini oluşturuyor. Enflasyonun kalıcı olarak düşmesiyle birlikte üretim gücümüzün artacağına, ihracatımızın yeniden daha rekabetçi bir konuma ulaşacağına ve ülkemizin ekonomik potansiyelini çok daha güçlü şekilde ortaya koyacağına inanıyorum. Güçlü üretim, güçlü ihracat ve güçlü Türkiye'nin yolu kalıcı fiyat istikrarından geçiyor. Kalıcı Fiyat İstikrarı ve Uygun Finansman Birlikte Ele Alınmalı Bununla birlikte ihracatçılarımız yalnızca dış pazarlardaki rekabet koşullarıyla değil, aynı zamanda yüksek finansman maliyetleriyle de mücadele ediyor. Pazartesi günü kamuoyuyla paylaşılan İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025 verileri de mevcut ekonomik görünümün reel sektör üzerindeki etkilerini açık şekilde ortaya koyuyor. Sanayicinin oluşturduğu faaliyet kârının yaklaşık %87’si finansman giderlerine ayrılırken; işletmeler yatırım, üretim, teknoloji ve ihracata yönlendirebilecekleri kaynakların önemli bir bölümünü finansman maliyetleri için kullanmak durumunda kalıyor. Finansman giderlerinin ulaştığı seviyeler, elde edilen kazancın büyük ölçüde finansman maliyetleri tarafından eritildiğini gösteriyor. Bu tablonun, yüksek finansman maliyetlerinin üretim kapasitesi, yatırım iştahı ve uluslararası rekabet gücü üzerindeki baskısını somut verilerle ortaya koyduğunu ifade edebilirim. Küresel ekonomide jeopolitik gelişmelerin belirsizlikleri artırdığı ve uluslararası rekabetin her geçen gün yoğunlaştığı bir dönemde yüksek finansman maliyetleri; işletme sermayesini, yatırım kararlarını ve firmalarımızın rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. Bu nedenle enflasyonla mücadele sürerken, ihracatçının uygun koşullarda finansmana erişimini destekleyecek mekanizmaların da güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. İhracatçılarımız mevcut küresel zorluklara rağmen üretmeye, istihdam sağlamaya ve ülkemize döviz kazandırmaya devam ediyor. Bu başarının sürdürülebilmesi için enflasyonun kalıcı şekilde kontrol altına alınması, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve öngörülebilir ekonomi politikalarının kararlılıkla uygulanması büyük önem taşıyor. Enflasyonda kalıcı iyileşmenin sağlanması ve fiyat istikrarı ile üretim ve ihracatı destekleyen politikaların birlikte yürütülmesinin para politikasında başlayacak normalleşme sürecinin yatırımı, üretimi ve ihracatı destekleyen bir zemini beraberinde getireceğine inanıyorum. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu'nun temmuz ayı toplantısı bugün gerçekleştirildi. Piyasanın genel beklentisi, politika faizinin mevcut seviyesinde korunacağı, olası faiz indiriminin ise Eylül-Ekim dönemine ötelenebileceği yönündeydi. Merkez Bankası da beklentilere paralel bir karar alarak politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. Böylece ocakayında yüzde 38'den yüzde 37'ye indirilen politika faizi, dördüncü kez üst üste aynı seviyede kaldı. Enflasyonla Mücadelede Ortak Sorumluluk ve Eşgüdüm Önem Taşıyor Enflasyonla mücadelenin kamu, reel sektör ve tüm ekonomik aktörlerin ortak sorumluluğuyla kararlılıkla sürdürülmesi büyük önem taşıyor. Enflasyonda kalıcı iyileşmenin sağlanmasıyla birlikte para politikasında oluşacak normalleşme sürecinin, ihracatçılarımızın finansmana erişimini kolaylaştıracak adımlarla desteklenmesini bekliyoruz.  Üretim ve İhracat İçin Finansman Kanalları Desteklenmeli Bu kapsamda, ihracatçı firmalara yönelik kredi kullandırım sınırlamalarının gözden geçirilmesi, ticari krediye erişimin kolaylaştırılması, Eximbank kaynaklarının artırılması ve reeskont kredilerinin daha etkin kullandırılmasının üretim, yatırım ve ihracatımıza önemli katkı sağlayacağını düşünüyorum. İhracatçımızın küresel pazarlardaki rekabet gücünü koruyabilmesi için uygun maliyetli ve erişilebilir finansman imkânlarının güçlendirilmesi büyük önem taşıdığını vurgulamak istiyorum. Enflasyon kalıcı şekilde kontrol altına alınmadan üretimde, ihracatta ve sanayide yeniden güçlü bir rekabet gücü yakalamak kolay görünmüyor. Fiyat istikrarı; yatırımın, öngörülebilirliğin ve sürdürülebilir büyümenin en önemli temellerinden birini oluşturuyor. Enflasyonun kalıcı olarak düşmesiyle birlikte üretim gücümüzün artacağına, ihracatımızın yeniden daha rekabetçi bir konuma ulaşacağına ve ülkemizin ekonomik potansiyelini çok daha güçlü şekilde ortaya koyacağına inanıyorum. Güçlü üretim, güçlü ihracat ve güçlü Türkiye'nin yolu kalıcı fiyat istikrarından geçiyor. Kalıcı Fiyat İstikrarı ve Uygun Finansman Birlikte Ele Alınmalı Bununla birlikte ihracatçılarımız yalnızca dış pazarlardaki rekabet koşullarıyla değil, aynı zamanda yüksek finansman maliyetleriyle de mücadele ediyor. Pazartesi günü kamuoyuyla paylaşılan İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025 verileri de mevcut ekonomik görünümün reel sektör üzerindeki etkilerini açık şekilde ortaya koyuyor. Sanayicinin oluşturduğu faaliyet kârının yaklaşık %87’si finansman giderlerine ayrılırken; işletmeler yatırım, üretim, teknoloji ve ihracata yönlendirebilecekleri kaynakların önemli bir bölümünü finansman maliyetleri için kullanmak durumunda kalıyor. Finansman giderlerinin ulaştığı seviyeler, elde edilen kazancın büyük ölçüde finansman maliyetleri tarafından eritildiğini gösteriyor. Bu tablonun, yüksek finansman maliyetlerinin üretim kapasitesi, yatırım iştahı ve uluslararası rekabet gücü üzerindeki baskısını somut verilerle ortaya koyduğunu ifade edebilirim. Küresel ekonomide jeopolitik gelişmelerin belirsizlikleri artırdığı ve uluslararası rekabetin her geçen gün yoğunlaştığı bir dönemde yüksek finansman maliyetleri; işletme sermayesini, yatırım kararlarını ve firmalarımızın rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. Bu nedenle enflasyonla mücadele sürerken, ihracatçının uygun koşullarda finansmana erişimini destekleyecek mekanizmaların da güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. İhracatçılarımız mevcut küresel zorluklara rağmen üretmeye, istihdam sağlamaya ve ülkemize döviz kazandırmaya devam ediyor. Bu başarının sürdürülebilmesi için enflasyonun kalıcı şekilde kontrol altına alınması, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve öngörülebilir ekonomi politikalarının kararlılıkla uygulanması büyük önem taşıyor. Enflasyonda kalıcı iyileşmenin sağlanması ve fiyat istikrarı ile üretim ve ihracatı destekleyen politikaların birlikte yürütülmesinin para politikasında başlayacak normalleşme sürecinin yatırımı, üretimi ve ihracatı destekleyen bir zemini beraberinde getireceğine inanıyorum.

23 Temmuz 2026

Dto, Denizli İmalat Sanayinin Skdm Uyum Raporunu Tamamladı

Başkan Erdoğan, DTO’da göreve gelir gelmez başlattığı yenilikleri devam ettiriyor… Aydın'da gerçekleştirilen bölgesel kalkınma, yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir üretim gündemi değerlendirildi. Denizli Ticaret Odası (DTO) Başkanı ve Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Erdoğan, toplantıda Denizli İmalat Sanayinde Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması Uyum Raporu’nu tamamladıklarını açıkladı. Denizli’nin SKDM Uyum Puanı, 100 üzerinden 42,1 olarak belirlendiğini duyurdu. Denizli Ticaret Odası'nın yeşil dönüşüm çalışmalarını kurumsal bir yapıya kavuşturacağını söyleyen Başkan Erdoğan, GEKA yönetim kurulu üyelerine Denizli’deki firmalara tek noktadan hizmet verecek bir Yeşil Dönüşüm ve SKDM Ofisi kurduklarını müjdeledi. Denizli Ticaret Odası (DTO) Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, bölgenin ekonomik kalkınmasına katkı sağlayacak projeler, yatırım, üretim, ihracat, turizm ve sürdürülebilir kalkınma çalışmaları ile iller arasındaki iş birliğini güçlendirecek konuların ele alındığı GEKAYönetim Kurulu Toplantısı'nın ardından değerlendirmelerde bulundu.Başkan Erdoğan, Güney Ege'nin geleceği için ortak akıl anlayışıyla çalışmaya devam ettiklerini belirterek, tüm dünyada olduğu gibi bölgesel kalkınmanın da sürdürülebilir üretim ve yeşil dönüşüm ekseninde şekilleneceğini ifade etti. Başkan Erdoğan: "Yeşil Dönüşüm Artık Ticari Bir Zorunluluk" Başkan Erdoğan, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ile sanayide yeni bir döneme girildiğini belirterek, Denizli Ticaret Odası'nın bu alandaki çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü söyledi. DTO ile Güney Ege Kalkınma Ajansı’nın Teknik Destek Programı iş birliğinde hazırlanan Denizli İmalat Sanayinde Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması Uyum Raporu’nun, Denizli sanayisinin yeşil dönüşüm yolculuğuna önemli veriler sunduğunu ifade eden Başkan Erdoğan, raporlarının tekstil, ana metal ve makine sektörlerinin mevcut durumunu ortaya koyduğunu kaydetti. Denizli’nin SKDM Uyum Puanı 42,1 Olarak Belirlendi Rapora göre Denizli sanayisinin genel SKDM uyum puanının 100 üzerinden 42,1 olduğunu belirten Erdoğan, bu sonucun sanayinin özellikle emisyon ölçümü, doğrulama, belgelendirme, dijital veri takibi ve kurumsal adaptasyon alanlarında gelişime ihtiyaç duyduğunu gösterdiğini de söyledi. Ayrıca, sektörler arasında farklı hazırlık seviyeleri bulunduğunu dile getiren Başkan Erdoğan, ana metal sektörünün 50,1 puanla ilk sırada yer aldığını, tekstil sektörünün 43,1 puana ulaştığını, makine sektörünün ise 33,3 puanla en fazla desteğe ihtiyaç duyan sektör olarak öne çıktıklarını ifade etti. Erdoğan, sanayicilerin SKDM konusunda bilgi sahibi olduğunu ancak bu bilgiyi kurumsal uygulamalara dönüştürme noktasında önemli eksiklikler bulunduğunu belirterek, özellikle doğrulanabilir karbon verisi üretimi konusunda kapasitenin artırılması gerektiğini vurguladı. Başkan Erdoğan: “Yeşil Dönüşüm ve SKDM Ofisi Kurduk” Denizli Ticaret Odası'nın yeşil dönüşüm çalışmalarını kurumsal bir yapıya kavuşturacağını belirten Başkan Erdoğan, kurumlarının bünyesinde firmalara tek noktadan hizmet verecek Denizli Yeşil Dönüşüm ve SKDM Ofisi’ni kurduklarını duyurdu. Kurulacak ofis aracılığıyla firmalara SKDM Check-Up hizmetleri, ürün karbon ayak izi çalışmaları, sektörel raporlama desteği, teknik danışmanlık ve yeşil dönüşüm yol haritalarının hazırlanması gibi birçok alanda destek verildiğini de ifade eden Erdoğan, amaçlarının Denizli sanayisinin uluslararası rekabet gücünü korumak olduğunun altını çizdi. Başkan Erdoğan: Sürdürülebilirlik Merkezleri ile Yeşil Dönüşüm Projemiz Devam Ediyor Başkan Erdoğan, Denizli Ticaret Odası'nın; Uşak Ticaret ve Sanayi Odası, Bilecik Ticaret ve Sanayi Odası ile Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası’nın ortaklığıyla ve TOBB ve EUROCHAMBRES iş birliğiyle yürütülen Sürdürülebilirlik Merkezleri ile Yeşil Dönüşüm Projesi’ni de başarıyla sürdürdüğünü belirtti. Proje kapsamında KOBİ'lerin yeşil dönüşüm süreçlerine uyum sağlaması, karbon ayak izi yönetimi konusunda bilgi ve uygulama kapasitesi kazanması, enerji ve kaynak verimliliğini artırması ile Avrupa Birliği (AB) pazarındaki rekabet gücünü korumasının hedeflendiğini kaydetti. Denizli'de belirlenen kriterleri sağlayan 10 KOBİ ile mentörlük ve danışmanlık çalışmalarının devam ettiğini ifade etti. Başkan Erdoğan: "Yeşil Dönüşümü Bir Fırsat Olarak Görüyoruz" Son olarak yeşil dönüşümün yalnızca çevresel bir yükümlülük olmadığını vurgulayan Başkan Erdoğan, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı: "Avrupa Birliği pazarındaki rekabet gücümüzü koruyabilmek için, yeşil dönüşümü zorunluluktan öte önemli bir fırsat olarak değerlendiriyoruz. Üyelerimizin karbon yönetimi kapasitelerini geliştirmeleri, yeni pazarlara erişimlerini kolaylaştırmaları ve sürdürülebilir üretim anlayışını güçlendirmeleri için çalışmalarımızı kararlılıkla devam ettiriyoruz. Güney Ege'nin kalkınması için ortak akıl ve güçlü iş birliğiyle üretmeye, yatırım yapmaya ve bölgemize değer katacak projeleri hayata geçiriyoruz."

23 Temmuz 2026

Denizli Büyükşehir’den Tarih Öncesi Mirasa Güçlü Destek

Denizli Büyükşehir Belediyesi, kentin arkeolojik ve paleontolojik zenginliklerini gün yüzüne çıkaran kazı çalışmalarına desteğini sürdürüyor. Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu, Tavas Kayaca Omurgalı Fosil Lokalitesi'nde incelemelerde bulunarak, “Denizli'nin milyonlarca yıllık hafızasına sahip çıkıyoruz” dedi. Denizli Büyükşehir Belediyesi, kentin tarihsel ve bilimsel mirasını koruma hedefi doğrultusunda arkeolojik ve paleontolojik kazılara verdiği desteği sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi, 2025 ve 2026 kazı sezonlarında Tavas Kayaca Omurgalı Fosil Lokalitesi'nde yürütülen bilimsel çalışmalara destek sağlayarak milyonlarca yıllık doğa mirasının gün yüzüne çıkarılmasına katkı sunuyor. Kazı alanına yerinde inceme Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, eşi Nilgün Çavuşoğlu ile birlikte Tavas Kayaca’da devam eden kazı alanını yerinde inceledi.Gerçekleştirilen ziyarette Başkan Çavuşoğlu, Kazı Başkanı Doç. Dr. Ahmet İhsan Aytek ve kazı ekibitarafından karşılandı. Sahada yürütülen çalışmaları inceleyen Başkan Çavuşoğlu, buluntuların gün yüzüne çıkarılma süreçleri ve fosillerin konservasyonçalışmaları hakkında kapsamlı bilgi aldı. 7 ila 9 milyon yıllık yaşam izleri gün yüzüne çıkıyor Yaklaşık 7 ila 9 milyon yıl öncesine (Geç Miyosen döneme) tarihlenen ve fillerin atasal formlarından üç parmaklı atlara, gergedanlardan ceylan ve kılıç dişli kedilere kadar uzanan zengin fauna çeşitliliğine sahip olan bölgede yaklaşık 5 yıldır kazıların devam ettiğini belirten Doç. Dr. Aytek, bugüne kadar 700’ün üzerinde fosile ulaştıklarını kaydetti. Bölgenin doğal korunaklı yapısı sayesinde günümüze kadar ulaşan fosillerin, bilim dünyasına kazandırılması için çalıştıklarını vurgulayan Aytek, uluslararası yayınlarla Denizli’deki bu tarihi mirası dünyaya tanıttıklarını dile getirdi. Bölgedeki kazılarda, dünya ortalamalarının çok üzerinde etçil hayvan fosiline ulaştıklarını belirten Doç. Dr. Aytek, alanın özellikle kuş fosilleri açısından çok iyi korunmuş olduğuna dikkat çekti. Çalışmaların aynı titizlikle devam ettiğini belirten Aytek, çok sayıda saygın bilim insanının bölgedeki kazı çalışmaları için Denizli’ye geleceği bilgisini de paylaştı. “Bu eşsiz mirası geleceğe aktarmak istiyoruz” İncelemelerin ardından açıklama yapan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Denizli’nin sadece antik kentleriyle değil, milyonlarca yıllık doğa mirasıyla da eşsiz bir coğrafya olduğunu belirtti. Başkan Çavuşoğlu, “Denizli’miz, yer altı ve yer üstü zenginlikleriyle insanlık ve doğa tarihinin en önemli merkezlerinden biridir. Burada yürütülen bilimsel çalışmalar, kentimizin milyonlarca yıl önceki ekosistemini ve biyoçeşitliliğini gözler önüne seriyor. 2025 ve 2026 kazı sezonlarında sağladığımız desteklerle bu eşsiz mirası korumak, gün yüzüneçıkarmak ve geleceğe aktarmak istiyoruz. Bu özverili çalışmayı yürüten kazı başkanımıza, ekibine ve emeği geçen tüm bilim insanlarına teşekkür ediyorum” dedi. 10 kazı alanına 9,2 milyon TL destek Denizli Büyükşehir Belediyesi, kentin binlerce yıllık tarihinin ve zenginliklerinin gün yüzüne çıkarılarak kentturizmine kazandırılması amacıyla kent genelindeki arkeolojik ve paleontolojik çalışmalara desteğini kararlılıkla sürdürüyor. 2025 yılında imzalanan ve 2027 yılına kadar devam edecek olan 3 yıllık protokol doğrultusunda; Laodikeia, Tripolis, Kale Tabea, Kolossai ve Attouda antik kentleri ile Ekşi Höyük, Aşağıseyit Höyük, Beycesultan Höyük, Yassıhöyük ve Kayaca Omurgalı Fosil Lokalitesi olmak üzere toplam 10 kazı alanına 2026 yılı için 9 milyon 200 bin TL’lıkdestek sağlandı.

Devam