Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
9 Eylül 2026 Çarşamba

Gündem Haberleri

9 Eylül 2026

Süper Vali Recep Yazıcıoğlu Söke’de Anıldı

Türkiye'nin unutulmaz valilerinden, kamuoyunda "Süper Vali" olarak tanınan merhum Recep Yazıcıoğlu, vefatının 23. yıl dönümünde memleketi Söke'de düzenlenen programla anıldı. Oğlu Tokat Belediye Başkanı M. Kemal Yazıcıoğlu, babası için düzenlenen anma programına katılmak üzere Söke'ye geldi. Söke'de gerçekleştirilen anma programında da Recep Yazıcıoğlu; ailesi, sevenleri, dostları ve hemşerileri tarafından dualarla yad edildi. Anma programının ilk adresi İlyas Ağa Camii (Koca Camii) oldu. Öğle namazı öncesinde merhum Recep Yazıcıoğlu'nun ruhuna lokma hayrı gerçekleştirildi. Tokat Belediye Başkanı M. Kemal Yazıcıoğlu, burada vatandaşlarla bir araya gelerek taziyeleri ve hayır dualarını kabul etti. Koca Camii'nde öğle namazının kılınmasının ardından, Tokat Belediye Başkanı M. Kemal Yazıcıoğlu basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Söke'de bulunmaktan dolayı çok mutlu olduğunu ifade eden Tokat Belediye Başkanı M. Kemal Yazıcıoğlu, "Rahmetli babamı görev yaptığım Tokat sokaklarında her gün bir vesileyle anıyorum. Oradaki vatandaşların babamla yaşadığı hatıraları dinliyorum. Aydın ve Söke'de de aynı gururu yaşıyorum. Hatıralar görüyorum ki hep taze duruyor. Bu nedenle Aydın'da, babamın kabrinin bulunduğu Sökemizde olmak benim için ayrı bir gurur kaynağı. Vefatının 23. yılında yaptığımız anma programında bizleri yalnız bırakmayan herkese teşekkür ediyorum" dedi. Cami programının ardından Başkan M. Kemal Yazıcıoğlu ve beraberindeki protokol üyeleri Söke Asri Mezarlığı'na geçti. Burada merhum Vali Recep Yazıcıoğlu'nun kabri başında Mevlid-i Şerif okundu, Kur'an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi ve dualar edildi. Programa katılanlar, merhum Recep Yazıcıoğlu'nu rahmet ve saygıyla andı. Halkla kurduğu güçlü iletişim, vatandaş odaklı yönetim anlayışı ve görev yaptığı kentlerde hayata geçirdiği sıra dışı projelerle hafızalarda yer edinen Recep Yazıcıoğlu, 2003 yılında geçirdiği elim trafik kazasında hayatını kaybetmişti. Aradan geçen yıllara rağmen "Süper Vali" olarak anılan Yazıcıoğlu, özellikle Aydın, Erzincan, Tokat ve Denizli başta olmak üzere görev yaptığı illerde bıraktığı izlerle hatırlanmaya devam ediyor. Programa, Aydın Valisi Dr. Osman Varol, Söke Kaymakam Vekili Didim Kaymakamı Mesut Çoban, Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan, Aydın İl Emniyet Müdürü Armağan Adnan Erdoğan, AK Parti Aydın İl Başkanı Mehmet Erdem, MHP Aydın İl Başkanı Osman Gazi Cihangiroğlu, AK Parti Söke İlçe Başkanı M. Saki Oğuz, MHP Söke İlçe Başkanı Onur Şahin, siyasi partilerin il ve ilçe yönetim kurulu üyeleri, belediye meclis üyeleri, çeşitli sivil toplum kuruluşlarının başkan ve yöneticileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.

9 Eylül 2026

Çivril’de Festival Heyecanı Başlıyor

ÇİVRİL’DE FESTİVAL HEYECANI BAŞLIYOR Çivril Belediyesi tarafından bu yıl 28’incisi düzenlenecek Uluslararası Elma, Tarım ve Kültür Festivali, 10-13 Eylül tarihleri arasında birbirinden renkli etkinlik ve konserlerle gerçekleştirilecek. Belediye Başkanı Semih Dere, dört gün sürecek organizasyonun programını açıkladı, dolu dolu geçecek festivale Denizli ve bölge halkını davet etti. Denizli’nin Çivril ilçesinde geleneksel hale gelen Uluslararası Elma, Tarım ve Kültür Festivali’nin 28’incisi için geri sayım başladı. Festivalin tanıtım ve bilgilendirme toplantısı, Çamlık İkisıfır Belediye Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirildi. Toplantıya Çivril Belediye Başkanı Semih Dere’nin yanı sıra Çivril Ziraat Odası Başkanı Mehmet Özkul ve Çivril Esnaf Odası Başkanı Gürol Mutlu katıldı. Başkan Dere, festivalin Çivril’in tarımsal üretiminin yanı sıra tarihi, kültürel ve doğal değerlerinin tanıtılması açısından önemli bir organizasyon olduğunu vurguladı. 28 YIL BİR FESTİVAL İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR BİRİKİM Festivalin 28 yıllık geçmişine dikkat çeken Çivril Belediye Başkanı Semih Dere, organizasyona bugüne kadar katkı sunan herkese teşekkür ederek festivalin yalnızca birkaç günlük bir etkinlik olmadığını ifade etti. Dere, “28 yıl, bir festival için çok önemli bir birikim. Yıllar içerisinde bu organizasyona emek veren, katkı sunan, festivalimizin bugünlere ulaşmasında pay sahibi olan herkese öncelikle teşekkür etmek istiyorum. Uluslararası Elma, Tarım ve Kültür Festivali bizim için yalnızca birkaç günlük bir etkinlik değil; Çivril’in üretimini, kültürünü, tarihini ve sahip olduğu değerleri geniş kitlelerle buluşturduğumuz çok önemli bir organizasyondur.” dedi. BELEDİYE BÜTÇESİNDEN TEK KURUŞ ÇIKMAYACAK Festivalin bu yıl da belediye bütçesine yük getirmeden gerçekleştirileceğini belirten Başkan Dere, kamu kaynaklarının dikkatli kullanılmasının öncelikleri arasında olduğunu ifade ederek; “Göreve geldiğimiz günden bu yana belediyemizin kaynaklarını doğru ve dikkatli kullanmaya büyük önem veriyoruz. Geçtiğimiz iki yılda festivalimizi tasarruf tedbirlerini gözeterek, belediye bütçemizden herhangi bir harcama yapmadan gerçekleştirdik. Bu yıl da aynı anlayışla hareket ediyoruz. 28. Uluslararası Elma, Tarım ve Kültür Festivalimizi yine belediyemizin bütçesine yük getirmeden gerçekleştiriyoruz” diye konuştu. ÇİVRİL ÜRETEN BİR İLÇE Çivril’in güçlü tarımsal üretimine de dikkat çeken Dere, ilçenin yalnızca elmasıyla değil, farklı tarımsal ürünleriyle de önemli bir üretim merkezi olduğunu ifade etti. Çivril’in üreten bir merkez olduğu vurgulayan Dere; “Toprağımız bereketli, çiftçimiz çalışkan. Elmadan şeftaliye, ayçiçeğinden hünnaba kadar çok geniş bir üretim gücüne sahibiz. Elbette Çivril yalnızca tarımıyla değil, binlerce yıllık tarihi, Işıklı Gölü, doğal güzellikleri, kültürü ve gelenekleriyle de çok büyük bir zenginliğe sahip. Biz festivalimizi bütün bu değerleri bir araya getiren ve Çivril’i dışarıya anlatan güçlü bir buluşma olarak görüyoruz.” dedi. KÜLTÜR SOKAĞI BU YIL DAHA DA ZENGİNLEŞTİRİLECEK Geçtiğimiz yıl ilk kez oluşturulan Kültür Sokağı’nın vatandaşlardan büyük ilgi gördüğünü belirten Başkan Dere, “Geçtiğimiz yıl ilk kez oluşturduğumuz ve büyük ilgi gören Kültür Sokağımızı bu yıl daha da zenginleştiriyoruz. Sokağımızın içeriğini genişleterek yeniden festivalimizin önemli bir parçası haline getiriyoruz. Yöresel ürünlerimizi, el emeğimizi, geleneksel lezzetlerimizi ve kültürel değerlerimizi burada bir araya getireceğiz. İstiyoruz ki Çivril’e gelen misafirlerimiz bu sokağa adım attığında, Çivril’in kültürünü daha yakından tanısın.” açıklamasını yaptı. KORTEJLE BAŞLAYACAK 10-13 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek festivalde tarım, tarih, kültür ve sanatın yanı sıra çocuklara ve ailelere yönelik etkinlikler de düzenlenecek. Festival kapsamında konferanslar, geleneksel yarışmalar, çocuk etkinlikleri, Atlı Cirit gösterisi ve konserler gerçekleştirilecek. Festival heyecanı 10 Eylül Perşembe günü kortej yürüyüşüyle başlayacak. Bando eşliğinde gerçekleştirilecek yürüyüşün ardından Cumhuriyet Meydanı’nda halk oyunları gösterileriyle festivalin açılışı yapılacak. Gecenin sonunda ise Ayşe Dinçer sahne alacak. Festivalin ikinci gününde Çivril’in tarımsal geleceği ele alınacak. “Topraktan Geleceğe: Çivril’de Tarım ve Hayvancılık” konferansında ilçenin üretimi ve tarımın geleceği değerlendirilecek. Ardından Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından tarım ve hayvancılık desteklerine ilişkin bilgilendirme yapılacak. Günün akşamında ise Emre Fel festival sahnesinde Çivrillilerle buluşacak. BÜLENT ERSOY KONSERİ CUMARTESİ GÜNÜ Festivalin üçüncü gününde Çivril’in binlerce yıllık geçmişi ön plana çıkarılacak. “Çivril Tarihi ve Beycesultan Kazı Çalışmaları” konferansında ilçenin tarihsel zenginliği ve Beycesultan kazıları konuşulacak. Geleneksel festival yarışmaları ve çocuk etkinliklerinin ardından akşam saatlerinde Türk Sanat Müziğinin önemli isimlerinden Bülent Ersoy sahne alacak. Diva Bülent Ersoy, Çivrillilere unutulmaz bir gece yaşatacak. Ünlü sanatçının organizasyon ekibinden özel talep olarak sadece papatya istediği öğrenildi. FİNALİ DERYA ULUĞ YAPACAK Işıklı Gölü ve su kaynaklarının geleceği pazar günü gündeme taşınacak. Işıklı Gölü Su Yönetimi ve Gölün Geleceği konferansında gölün mevcut durumu, su yönetimi ve geleceğine ilişkin değerlendirmeler yapılacak. Ardından geleneksel Atlı Cirit Oyunları gösterisi gerçekleştirilecek. Çocuk Şenliği ve DJ performansının ardından festival, Derya Uluğ konseriyle sona erecek. “ÜRETİMİ, TARİHİ, KÜLTÜRÜ VE MÜZİĞİ AYNI ÇATI ALTINDA BULUŞTURACAĞIZ” Festivalin dört gün boyunca Çivril’in farklı değerlerini aynı organizasyonda buluşturacağını belirten Başkan Dere, “Dört gün boyunca Çivril’de üretimi, tarihi, kültürü, çocuklarımızı, geleneklerimizi ve müziği aynı festival çatısı altında buluşturacağız” dedi.

9 Eylül 2026

Denizli’de Samanları Ateşe Verip Kaçtı! Kundaklama Anı Kamerada

Denizli'nin Çal ilçesinde bir besihanedeki samanlar kimliği belirsiz kişi tarafından kundaklandı. İtfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesiyle yangın büyümeden söndürüldü. Kundaklama anı güvenlik kameralarına yansıdı. Olay, Denizli'nin Çal ilçesine bağlı Hüseyinler Mahallesi'nde bulunan bir besihanede meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Hasan Tosun'a ait besihanede bulunan samanlar, henüz kimliği belirlenemeyen bir kişi tarafından kundaklandı. Samanları ateşe veren şüpheli, olayın ardından hızla bölgeden uzaklaştı. Samanlardan yükselen alevleri gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye jandarma ekipleri ile Denizli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine ulaşan itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yangın, çevredeki alanlara ve besihaneye sıçramadan kontrol altına alınarak söndürüldü. Kundaklama anı kamerada Öte yandan samanların kundaklanması ve şüphelinin olay yerinden kaçtığı anlar, besihanenin güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedildi. Görüntülerde şüphelinin samanları ateşe verdikten sonra olay yerinden uzaklaştığı görüldü. Jandarma ekipleri, güvenlik kamerası görüntülerini inceleyerek kaçan şüphelinin kimliğinin belirlenmesi ve yakalanması için çalışma başlattı.

9 Eylül 2026

Dso Başkanı Kasapoğlu 4 Yılı Özetledi, Yeni Rotayı Çizdi

Denizli Sanayi Odası, 2022-2026 çalışma dönemini düzenlenen değerlendirme toplantısıyla tamamladı. Dört yıllık çalışmaları "Birlikte Kurduk, Birlikte Bağladık, Birlikte Dönüştürdük" başlıklarıyla değerlendiren DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, bu süreçte Odanın hizmet kapasitesinin genişlediğini, kurumsal yapısının güçlendiğini ve çalışma modelinin dönüşüm geçirdiğini belirterek, "Şimdi hep birlikte ölçeği büyütme zamanı" dedi. Denizli Sanayi Odası Çalışma Dönemi Değerlendirme Toplantısı, DSO Yüksek İstişare Kurulu, Yönetim Kurulu ve Meclis Üyeleri ile Oda üyeleri ve çalışanlarının katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda dört yıllık dönemde hayata geçirilen çalışmalar, geliştirilen hizmet yapıları ve DSO’nun kurumsal dönüşümü değerlendirilirken, gelecek döneme ilişkin hedefler de paylaşıldı. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren DSO Meclis Başkan Yardımcısı İlhan Sicimli, geride bırakılan dört yıl boyunca Mecliste Denizli sanayisinin gündemini ortak akılla ele aldıklarını, sanayicilerin sorun ve beklentilerini dile getirdiklerini belirterek Denizli Sanayi Odasının 50 yılı aşan kurumsal birikimine dikkat çekti. Bu dönemde oluşturulan Yüksek İstişare Kurulu ile komisyon ve kurulların Odanın istişare mekanizmalarını güçlendirdiğini ifade eden Sicimli, Meslek Komitelerinin de sektörlerden gelen talep ve önerilerin Odanın gündemine taşınmasında aktif rol üstlendiğini vurguladı. "Zorlu ekonomik tabloya rağmen beklemedik, çözümün peşinden koştuk" Açılış konuşmasının ardından DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, 2022-2026 dönemine ilişkin sunumunu gerçekleştirdi. Dört yıllık süreci faaliyetlerin ötesinde DSO’nun çalışma biçiminde yaşanan dönüşüm üzerinden ele alan Kasapoğlu, dönemi "Birlikte Kurduk, Birlikte Bağladık, Birlikte Dönüştürdük" başlıkları altında değerlendirdi. Göreve başladıklarında üyelerin kendisini dinleyen, sorununu kayda geçirmekle yetinmeyerek çözümün peşinden giden üretime, yatırıma, maliyetlere, finansmana erişime, verimliliğe ve ihracata dokunan bir Oda beklentisi taşıdığını ifade eden Kasapoğlu, dört yıllık dönemde salgının artçı etkileri, küresel tedarik sorunları, savaşlar, yüksek enflasyon ve finansmana erişimde yaşanan güçlüklerin etkili olduğunu söyledi. "Üyenin ihtiyacına yeni hizmet yapılarıyla karşılık verdik" Dönüşümün ilk adımını Odanın karar mekanizmalarını daha katılımcı hale getirerek attıklarını belirten Kasapoğlu, üyeyi merkeze alan çalışma anlayışıyla karar süreçlerindeki rolünün güçlendirildiğini ifade etti. Aynı dönemde DSO’nun doğrudan hizmet kapasitesinin de önemli ölçüde genişletildiğini kaydeden Kasapoğlu, Denizli Model Fabrikayı ve Verimlilik Merkezini hayata geçirdiklerini, DSO Akademi, Teşvik Ofisi, DSO MEİP, İtalya İrtibat Ofisi gibi yapıların üyelerin ihtiyaçlarına daha geniş bir alanda karşılık vermek üzere geliştirildiğini vurguladı. Büyükşehir Belediyesi ile Sanayi Yönetişim Masasının kurulduğunu, Dış Ticaret İstihbarat Merkezi aracılığıyla da üyelerin vize süreçlerine destek verildiğini aktaran Kasapoğlu, 2022-2023 döneminde yaşanan enerji tedarik sıkıntılarında sanayicinin yanında olduklarını, özellikle boya sektöründeki firmaların ihtiyacı doğrultusunda DEFAŞ aracılığıyla ortak kömür tedariki sağlanarak üretimin devamlılığına katkı sunulduğunu kaydetti. "Bu yapıların her birinin adı ve uzmanlık alanı farklı olabilir. Ancak hepsinin ortak bir amacı var. Üyelerimizin yatırımına, maliyetlerine, verimliliğine, enerji performansına, insan kaynağına ve yeni pazarlara erişimine doğrudan katkı sağlamak" diyen Kasapoğlu, Oda hizmetinin ölçüsünü gerçekleştirilen işlem sayısından çok, bu çalışmaların üyenin işletmesinde oluşturduğu etki üzerinden değerlendirdiklerini vurguladı. "Sanayiciyi yeni pazarlarla, Denizli’yi yeni iş birlikleriyle buluşturduk" Dört yıllık dönemin ikinci önemli ayağını kurulan bağlantıların oluşturduğunu belirten Kasapoğlu, Odanın gücünü üyeleri adına açabildiği kapılar üzerinden tarif etti. Kasapoğlu, "Bir Odanın gücü, sahip olduğu binalardan veya düzenlediği etkinliklerden ibaret değildir. Odanın gerçek gücü kurabildiği bağlarda, aynı mesele etrafında buluşturabildiği insanlarda ve üyeleri adına açabildiği kapılarda ortaya çıkar. Biz bu dört yılda üyeyi Odayla, üyeyi üyeyle, sanayiciyi Ankara’yla, Denizli’yi Avrupa’yla bağladık." diye konuştu. Firma ziyaretleri, Meslek Komiteleri, ortak toplantılar ve sektörel buluşmalar aracılığıyla sahadan gelen bilgi ve talepleri Odanın gündemine daha hızlı taşıdıklarını anlatan Kasapoğlu, Denizli sanayisinin kendi içerisindeki ticaret ve iş birliği kapasitesini geliştirmeye yönelik çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Savunma ve havacılık sanayii alanında gerçekleştirilen tedarikçi buluşmalarıyla Denizlili firmaların yeni tedarik zincirleriyle buluşmasına katkı sağladıklarını ifade eden Kasapoğlu, Ankara ile ilişkileri de aynı anlayışla yürüttüklerini belirterek Bakanlıklar, kamu kurumları, TOBB ve karar vericiler nezdinde gerçekleştirilen görüşmelerde finansmana erişimden enerjiye, istihdamdan ulaştırmaya, vergiden teşviklere kadar sanayicilerin sorun ve taleplerini ilgili mercilere taşıdıklarının altını çizdi. "DSO’nun çalışma modelini dönüştürdük" Stratejik Plan’dan dijital altyapıya, insan kaynağından kamuoyu görünürlüğüne kadar Odanın kurumsal kapasitesinin güçlendirildiğini belirten Kasapoğlu, temsil anlayışındaki değişime de dikkat çekerek, "Sanayicinin sesini duyurmak, kapalı toplantılarda doğru şeyleri söylemekle tamamlanmıyor. Denizli’nin üretim gerçeğini kamuoyuna anlatmak, ekonomik gelişmeleri sanayicinin penceresinden değerlendirmek ve gerektiğinde güçlü biçimde söz söylemek de temsil sorumluluğumuzun parçasıdır" ifadelerini kullandı. Dört yıllık çalışma döneminde hayata geçirilen projelerin ulusal ve uluslararası platformlarda da karşılık bulduğunu belirten Kasapoğlu, 2022 ve 2024 yıllarında alınan TİSK Ortak Yarınlar Ödülleri ile Dünya Odalar Kongresi Odalar Yarışması’nda yeşil dönüşüm alanında elde edilen dünya üçüncülüğünü hatırlattı. Kasapoğlu, "Bu ödülleri bir vitrinin parçası olarak görmüyoruz. Bunlar, Denizli’de kurduğumuz çalışma modelinin ulusal ve uluslararası ölçekte görüldüğünün işaretleridir. Asıl ödülümüz ise üyemizin işine yarayan, firmasına değer katan, önünü açan sonuçlardır" dedi. "Şimdi Denizli sanayisinin ölçeğini büyütüyoruz" Sunumunun son bölümünde yeni dönem hedeflerine değinerek dört yılda oluşturulan hizmet ve çalışma kapasitesinin bundan sonraki süreçte Denizli sanayisinin daha yüksek katma değerli bir üretim yapısına ulaşması için kullanılacağını belirten Kasapoğlu, "Kurduk, bağladık, dönüştürdük, şimdi ölçeği büyütüyoruz." sözleriyle dört yıllık birikimin bundan sonraki aşamasını anlattı. Kasapoğlu, "Burada sözünü ettiğimiz ölçek, önce Odanın büyüklüğü değildir. Bizim esas hedefimiz Denizli sanayisinin teknoloji, katma değer, yatırım ve nitelikli istihdam ölçeğini büyütmektir. Odamızın insan kaynağını, uzmanlığını, fiziki altyapısını ve mali kapasitesini de bu hedefe hizmet etmek için güçlendiriyoruz" dedi. Konuşmasının sonunda dört yıllık çalışma döneminde hayata geçirilen çalışmaların ortak bir emeğin ürünü olduğunu vurgulayan Kasapoğlu, konuşmasını "Gelin, kurduğumuz yapıları büyütelim, kurduğumuz bağları güçlendirelim, başlattığımız dönüşümü hızlandıralım. Denizli sanayisinin ölçeğini, teknolojisini ve katma değerini birlikte yükseltelim" sözleriyle tamamladı. Dört yıllık emeğe teşekkür Konuşmaların ardından, 2022-2026 çalışma dönemi boyunca emekleri, fikirleri ve destekleriyle Odanın gelişimine ve çalışmalarına katkı sunan DSO Yüksek İstişare Kurulu, Yönetim Kurulu ve Meclis Üyelerine, Başkan Kasapoğlu ve Toplantı Divanı tarafından teşekkür plaketleri takdim edildi.

9 Eylül 2026

Aileler Çocuklarının Okula Uyum Sağlaması İçin Destek Olmalı

AİLELER ÇOCUKLARININ OKULA UYUM SAĞLAMASI İÇİN DESTEK OLMALI Denizli Devlet Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Elif Burcu Bağçeli, okula yeni başlayacak çocuklarda uyum sürecinin önemine dikkat çekerek ailelere önemli tavsiyelerde bulundu. Bağçeli, çocukların okula başlama döneminde yaşayabileceği kaygıların çoğunlukla doğal olduğunu belirterek, ailelerin sakin, sabırlı ve tutarlı bir yaklaşım sergilemesinin süreci kolaylaştıracağını ifade etti. O kula başlamanın, çocuklar için önemli bir yaşam değişikliği anlamına geldiğini çocuğun ailesinden ayrılmasının, yeni çevreye girmesinin, farklı kurallara uyum sağlamasının ve yeni ilişkiler kurmasının beraberinde çeşitli duygusal tepkiler getirebileceğini ifade eden Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uz.Dr. Elif Burcu Bağçeli; "Okula başlama döneminde belli bir düzeyde kaygı yaşanması normaldir. Ancak çocuklar kaygılarını her zaman ‘Korkuyorum' şeklinde ifade etmeyebilirler. Okul kaygısı; okula gitmek istememe, gitmeyi reddetme ve bahaneler üretme, okul sabahlarında yoğun ağlama ve huzursuzluk, anne-babadan ayrılmak istememe, karın ağrısı, mide bulantısı gibi bedensel belirtiler, uykuya dalmakta güçlük, içe kapanma şeklinde kendini gösterebilir. Okula gitmek istemiyorum diyen bir çocuğa ‘Bunda korkacak ne var?, herkes okula gidiyor, sen neden gitmiyorsun?' gibi ifadeler kullanmak çocuğun yaşadığı duygunun anlaşılmadığını hissetmesine neden olabilir. Bunun yerine net ve kısa cümlelerle süreç anlatılmalı, anlatırken kaygılı bir tutumdan uzak durulmalı, çabayı takdir eden olumlu ifadeler kullanılmalıdır" dedi. Aileler çocuklarının okula uyum sağlaması için neler yapmalı? Ebeveynlerin okul sürecinde sakin, sabırlı ve tutarlı bir davranış sergilemesinin önemine değinen Uz.Dr. Elif Burcu Bağçeli; "Çocuğa okul hakkında yaşına uygun ve gerçekçi bilgiler verilmelidir. Okul süreci başlamadan önce uyku-uyanma rutinlerine kademeli olarak geçiş yapılabilir. Mümkünse okul binasını önceden gezmek, öğretmenle tanışmak çocuğun belirsizlik duygusunu azaltacaktır. Vedalaşmalar ise kısa, net ve güven verici olmalıdır. Okula gitmesi, uyum sağlaması, arkadaş edinmesi gibi adımları fark edilip desteklenmelidir. İlk günlerde kısa süreli ağlama, anne-babadan ayrılmak istememe, sabahları huzursuzluk veya ‘Okula gitmek istemiyorum' şeklindeki ifadelerin görülmesi ruhsal bozukluk olduğu anlamına gelmez. Burada önemli olan bu durumların giderek azalıp azalmadığı, belirtilerin şiddeti, süresi ve günlük işlevselliğini ne kadar etkilediği takip edilmelidir" dedi. Okula uyum sürecinin bir anda gerçekleşen bir durum olmadığını ve bir süreç olduğunu, çocukların bu süreci birbirinden farklı şekillerde yaşamalarının normal olduğunun altını çizen Uz. Dr. Elif Burcu Bağçeli; "Belirtiler yoğun ve sürekli hale geliyorsa veya çocuğun işlevselliğini belirgin etkiliyorsa Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları uzmanına başvurmak önemlidir" diyerek sözlerini tamamladı.

Devam