Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
23 Temmuz 2026 Perşembe

Gündem Haberleri

22 Temmuz 2026

Denizli Büyükşehir Belediyesporlu Yüzücüler Altın Madalyaları Topladı

Denizli Büyükşehir Belediyespor Kulübü yüzücülerinden Mehmet Sarhanlı Bulgaristan’da, down sendromlu özel sporcu Derin Pekşen ise Konya’da düzenlenen şampiyonalarda kendi yaş kategorilerinde yarıştıkları tüm branşlarda birinci olarak tarihi bir başarıya imza attı. Şampiyonalardan 8 altın madalyayla dönen sporcular, elde ettikleri derecelerle Milli Takım kapılarını da ardına kadar araladı. Denizli Büyükşehir Belediyespor Kulübü, yüzme branşında hem ulusal hem de uluslararası alanda göğsümüzü kabartmaya devam ediyor. Kulübün başarılı sporcuları Mehmet Sarhanlı ve Derin Pekşen, katıldıkları organizasyonlarda elde ettikleri şampiyonluklar ve rekor derecelerle Denizli’ye büyük bir gurur yaşattı. Mehmet Sarhanlı Bulgaristan’da rüzgar gibi esti Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da düzenlenen Bulgarian Swimming Championships LC’26 (YO 13+) organizasyonuna Milli Takımlar Bölge Karması ile katılan Denizli Büyükşehir Belediyespor sporcusu Mehmet Sarhanlı, uluslararası kulvarda sergilediği performansla göz doldurdu. 14 yaş erkekler kategorisinde mücadele eden yetenekli yüzücü, 50 metre sırtüstü, 100 metre sırtüstü, 200 metre sırtüstü ve 50 metre kelebek branşlarının tamamında rakiplerini geride bırakarak kendi yaş grubunda 1’inci oldu. 4 altın madalyayı boynuna takarak büyük bir başarıya imza atan genç sporcu ve antrenörü Emrah Durak, elde edilen bu sonuçla uluslararası alanda dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Özel Yüzücü Derin Pekşen Konya’da Türkiye şampiyonu oldu Konya’da 19-21 Temmuz 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen Özel Sporcular Türkiye Şampiyonası ve Milli Takım Seçmeleri’ne ise Denizli Büyükşehir Belediyespor’un down sendromlu özel sporcusu Derin Pekşen katıldı. 13-17 yaş bayanlar kategorisinde suda üstün performans sergileyen Pekşen, 50 metre serbest, 50 metre sırtüstü, 50 metre kurbağalama ve 50 metre kelebek kategorilerinde zirveyi kimseye kaptırmayarak katıldığı 4 branşta da Türkiye Şampiyonu oldu. Gösterdiği performansla 3 Milli Takım seçme barajını aşmayı başaran sporcu, antrenörü Mehmet Seklem yönetiminde elde ettiği derecelerle Milli Takım kotası alarak ay-yıldızlı bayrağımızı uluslararası kulvarda temsil etme hakkı kazandı.

22 Temmuz 2026

Yaz Sinemaları, Usta Yönetmen Ve Ünlü Oyuncuyu Ağırlıyor

Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “Yaz Sinemaları” etkinlikleri, bu akşam unutulmaz bir programa ev sahipliği yapacak. Türk sinemasının sevilen yapıtlarından “Entelköy Efeköy’e Karşı” filminin özel gösterimi, yönetmen Yüksel Aksu ve ünlü oyuncu Deniz Barut’un katılımıyla gerçekleşecek. Denizli Büyükşehir Belediyesi, kentte kültür ve sanat rüzgarları estirmeye devam ediyor. Ziya Tıkıroğlu Açık Hava Tiyatrosu’nda düzenlenen etkinlik kapsamında bu akşam, yönetmenliğini Yüksel Aksu’nun üstlendiği “Entelköy Efeköy’e Karşı” filmi izleyiciyle buluşacak. Etkinlik, sinema dünyasının usta isimlerini ağırlayarak Denizlilere unutulmaz bir akşam yaşatacak. Filmin yönetmeni Yüksel Aksu ve başarılı oyuncu Deniz Barut, özel gösterimde Denizlili sinemaseverlerle bir araya gelecek. Doğal yaşam ve modernizm ikilemi: Entelköy Efeköy’e Karşı Ege’nin samimi atmosferinde geçen ve mizahi diliyle dikkat çeken “Entelköy Efeköy’e Karşı”, şehir hayatının karmaşasından kaçarak bir Ege köyüne yerleşen bir grup aktivist ile köyün yerli halkı arasında yaşanan eğlenceli ve düşündürücü diyaloglarını konu alıyor. Toplumsal konuları mizahi bir dille beyaz perdeye taşıyan yapım, izleyicilere hem kahkaha dolu anlar yaşatacak. Geleceğin sinemacıları sertifikalarını alıyor Gecede, Denizli Büyükşehir Belediyesi Sinema ve Prodüksiyon Şube Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen “Kısa Film Atölyesi” bünyesinde eğitimlerini başarıyla tamamlayan kursiyerlere de film gösterimi öncesinde düzenlenecek törenle sertifikaları teslim edilecek. Usta isimlerin huzurunda sertifikalarını alacak olan genç yetenekler, sinema sektörüne ilk adımlarını atmanın gururunu yaşayacak. Ücretsiz e-bilet ile kolay erişim ve katılım Ziya Tıkıroğlu Açık Hava Tiyatrosu’nda 16 yaş ve üzeri tüm vatandaşlar için düzenlenen özel gösterim tamamen ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. Yoğun ilgiden dolayı yer bulma sıkıntısı yaşanmaması adına sinemaseverler, ebilet.denizli.bel.tr üzerinden film için e-biletlerini kolayca ve ücretsiz olarak temin edebiliyor.

22 Temmuz 2026

Başkan Çavuşoğlu’ndan Kale’de Yoğun Mesai

Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Sera Naylonu Desteği Dağıtım Programı kapsamında gittiği Kale ilçesinde kapsamlı bir saha çalışması gerçekleştirdi. Muhtarlarla buluşup mahallelerin taleplerini dinleyen Başkan Çavuşoğlu, Çamlarca-Gülbağlık hattındaki 15 kilometrelik yol çalışmasını da yerinde inceledi. Sera Naylonu Desteği Dağıtım Programı vesilesiyle Kale ilçesine ziyaret gerçekleştiren Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, program kapsamındaki temaslarına mahalle muhtarlarıyla bir araya gelerek başladı. Kale’deki mahalle muhtarlarının talep ve önerilerini tek tek dinleyen Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu, ilçenin ihtiyaçlarına yönelik çözüm yollarını ortak akıl ve dayanışma vurgusuyla değerlendirdi. Denizli’nin 19 ilçesine ve tüm mahallelerine eşit, kaliteli hizmet ulaştırma anlayışından taviz vermeyeceklerini belirten Başkan Çavuşoğlu, "Şehrimizi büyüten en güçlü irade, ortak akıl ve dayanışmadır. Kale’miz için birlikte üretecek, birlikte karar alacak ve birlikte başaracağız" ifadelerini kullandı. Çamlarca–Gülbağlık yolu 8 metreye çıkarılıyor Muhtar buluşmasının ardından saha incelemelerine geçen Başkan Çavuşoğlu, Çamlarca Mahallesi’nde yapımı sürdürülen yol çalışmalarını yerinde denetledi. Toplam 15 kilometre uzunluğundaki Çamlarca–Gülbağlık yolunda yürütülen genişletme çalışmaları kapsamında, güzergahın 8 metre genişliğe ulaştırıldığı bildirildi. Çalışmalar tamamlandığında bölge halkı için daha güvenli, konforlu ve modern bir ulaşım ağı sağlanmış olacak. "Bizim belediyeciliğimiz gönül yollarını da güçlendirmektir" Saha incelemelerinin ardından Çamlarca Mahallesi’nde bulunan Esen Vadi Aile Çay Bahçesi’ne geçen Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, burada vatandaşlarla bir araya geldi. Bölge sakinleriyle çay içip sohbet eden Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu, vatandaşların taleplerini ve önerilerini doğrudan dinledi. Hizmet anlayışlarının yalnızca altyapı ve üstyapıdan ibaret olmadığını vurgulayan Başkan Çavuşoğlu, "Bizim belediyecilik anlayışımız yalnızca yol yapmak değil, gönül yollarını da güçlendirmektir. Denizli’mizin her köşesine hizmeti de samimiyeti de ulaştırmaya devam edeceğiz" dedi.

22 Temmuz 2026

Denizli’de Yetiştiriliyor, Türkiye Onu Konuşuyor! Daha Önce Gördünüz Mü

Denizli’nin Tavas ilçesine bağlı Kızılcabölük Mahallesi’nde üç kardeşin kurduğu serada yetiştirilen sıra dışı domatesler Türkiye’nin dikkatini çekti. Pestisit kalıntısı bulunmadığı belirtilen, dışı koyu renkte ancak içi kırmızı olan siyah domatesler, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın paylaşımıyla sosyal medyanın da gündemine oturdu. ÜÇ KARDEŞİN GİRİŞİMİ KISA SÜREDE DİKKAT ÇEKTİ Kızılcabölük’ün Kocaoluk mevkisinde kurulan seranın arkasında Muhammed Bekir Ege ve kardeşleri bulunuyor. Mühendislik eğitiminin ardından Hollanda’daki Wageningen Üniversitesi’nde tarım eğitimi alan Ege öncülüğünde gerçekleştirilen üretimde, farklı renk, aroma ve özelliklere sahip premium köy tipi domatesler yetiştiriliyor. Serada üretim yalnızca yüksek verim hedefiyle değil; ürün kalitesi, bitki besleme, hastalık ve zararlı yönetimi ile doğru hasat zamanı dikkate alınarak gerçekleştiriliyor. Üretilen domateslerin pestisit kalıntısı taşımadığı belirtilirken, sıra dışı görünümleri ve aromaları da tüketicilerin ilgisini çekiyor. SİYAH DOMATESİ BAKANLIK PAYLAŞTI Üç kardeşin üretim başarısı Tarım ve Orman Bakanlığı’nın da dikkatini çekti. Bakanlık, sosyal medya hesabından Denizli’de yetiştirilen siyah domatesin görüntülerini “Daha önce hiç siyah domates gördünüz mü?” ifadeleriyle paylaştı. “İçi dışı bir değil” mesajıyla yayımlanan görüntülerde, dış kısmı oldukça koyu renkte olan domatesin kesildiğinde kırmızı iç yapıya sahip olduğu görüldü. Bakanlığın paylaşımıyla birlikte Denizli’nin Kızılcabölük Mahallesi’nde gerçekleştirilen üretim ülke çapında gündeme taşındı. SERAYA İLGİ ARTIYOR Ege kardeşlerin çiftliği, Denizli'den ve şehir dışından ziyaretçileri de ağırlıyor. Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan ile MÜSİAD Denizli Şubesi eski Başkanı Mehmet Akgün de geçtiğimiz günlerde üretim alanını ziyaret eden isimler arasında yer aldı. Şehir dışından gurme ve müşterilerin de ilgi gösterdiği ürünler için Denizli içerisinde belirli günlerde teslimat gerçekleştirildiği, online sipariş altyapısı üzerinde de çalışmaların sürdüğü belirtildi. PEKİ SİYAH DOMATES GDO’LU MU? Bakanlığın paylaşımının ardından siyah domatesin sıra dışı rengi sosyal medyada GDO sorularını da beraberinde getirdi. Ancak bir domatesin siyah veya mor renkte olması tek başına GDO’lu olduğu anlamına gelmiyor. Koyu renklerin, antosiyanin gibi doğal bitki pigmentleri ve farklı çeşitlerin özellikleriyle ilişkili olabileceği belirtiliyor. Dünyada Black Krim, Indigo Rose ve Cherokee Purple gibi koyu renkli domates çeşitleri de bulunuyor. Türkiye’de ise GDO’lu bitkilerin tarımsal amaçlı üretimine izin verilmiyor. Denizli’de üç kardeşin girişimiyle başlayan üretim, bugün Bakanlığın paylaşımıyla Türkiye çapında dikkat çeken bir başarı hikâyesine dönüşmüş durumda. Şimdi merak edilen ise Kızılcabölük’te yetiştirilen ve görüntüsüyle şaşırtan siyah domateslerin Türkiye genelindeki sofralarda ne kadar yaygınlaşacağı

22 Temmuz 2026

Ağlayan Ama Gözyaşını Göstermeyen Bir Türkiye

“Mahvolduk!” Ama nedense bu cümle meydanlarda değil, evlerde söyleniyor. İş yerlerinin arka odalarında, esnaf sohbetlerinde, dost meclislerinde fısıldanıyor. Herkes şikâyetçi. Sanayici şikâyetçi. Esnaf şikâyetçi. İşçi şikâyetçi. Emekli şikâyetçi. Asgari ücretli zaten konuşacak hâli kalmamış. Makineler çalışmıyor. Üretim yavaşlıyor. İşveren, “İşçi çıkarmak zorundayım” diyor. Esnaf ve küçük işletmeler yeni eleman alamıyor. İnsanlar ay sonunu değil, haftanın sonunu nasıl getireceğini hesaplıyor. Türkiye'deki ekonomik buhran giderek derinleşiyor. Her geçen gün biraz daha büyüyor. Ve sanki hep birlikte dipsiz bir kuyuya doğru ilerliyoruz. Ama garip olan şu: Ses yok! Gündeme bakıyorsunuz; bir belediyeye baskın yapılmış, bir ünlü hakkında tutuklama ya da gözaltı haberi çıkmış, başka bir operasyon gerçekleştirilmiş... İnsanlar birkaç dakika konuşuyor. Sosyal medyada bakıyor, haberi okuyor, yorumunu yapıyor ve geçiyor. Çünkü artık insanların büyük bir bölümünün asıl gündemi başka. Geçim derdi! Kirasını nasıl ödeyecek? Kredi kartının asgarisini nasıl yatıracak? Çocuğunun okul masrafını nasıl karşılayacak? İşini kaybederse ne yapacak? Esnaf dükkânını açık tutabilecek mi? Sanayici üretime devam edebilecek mi? İşçi yarın sabah yine aynı fabrikaya gidebilecek mi? Emekli bir sonraki maaşa kadar cebindeki parayı nasıl yetiştirecek? İnsanların gerçek gündemi artık bunlar. Bir tarafta geçim sıkıntısı büyürken diğer tarafta inanılmaz bir tüketim görüntüsü var. Maliyeti 30 lira olan kahve 300 liraya satılıyor, kafeler yine doluyor. Özellikle gençler harcıyor. Kredi kartları kullanılıyor, borçlar erteleniyor. Dışarıdan bakınca hayat devam ediyor. Ama içeride bambaşka bir Türkiye yaşıyor. Öyle bir Türkiye ki insanları geceleri hesap makinesinin başında faturalarını düşünüyor, sabah olduğunda hiçbir şey olmamış gibi işe gidiyor. Cebinde para yok ama yüzünde tebessüm var. Borcu var ama kimseye söylemiyor. İşini kaybetmekten korkuyor ama belli etmiyor. Geleceğinden endişeli ama çocuklarının yanında güçlü görünmeye çalışıyor. Bugün milyonlarca insan aynı hayatı yaşıyor. İçinden haykıran ama dışarıya tebessüm eden insanlar... İşte bugünün Türkiye'sini belki de en iyi anlatan cümle budur. İçeride fırtınalar kopuyor. Dışarıda sessizlik... İçeride korku var. Dışarıda tebessüm... İçeride, “Ben ne yapacağım?” sorusu var. Dışarıda, “Çok şükür, idare ediyoruz” cümlesi... Peki neden? BU SESSİZLİĞİN SEBEBİ NE? Korku mu? İnsanlar konuşmaktan mı çekiniyor? Yoksa mesele artık çok daha başka bir noktaya mı geldi? “Elimde olandan da olmayayım” düşüncesi mi insanları susturuyor? İşçi, “Sesimi çıkarırsam işimden olurum” diye mi düşünüyor? Esnaf, “Konuşursam başıma iş gelir” endişesi mi taşıyor? İşveren, “Zaten zor ayakta duruyorum, bir de başka sorunlarla uğraşmayayım” mı diyor? Yoksa toplum olarak hiçbir şeyin değişmeyeceğine inanıp sessizliği mi seçtik? İşte asıl sorgulanması gereken budur. Çünkü bu meselenin partisi yok. Sağcısı yok. Solcusu yok. Şucusu, bucusu yok. Pazardaki fiyat etiketi siyasi görüşünüzü sormuyor. Ev sahibi hangi partiye oy verdiğinize bakarak kirayı belirlemiyor. Elektrik faturası siyasi kimliğinize göre gelmiyor. İşsizlik kapınızı çaldığında hangi görüşten olduğunuzu sormuyor. Dert ortak. Sıkıntı ortak. Izdırap ortak. Ama sessizlik de ortak. İnsanlar kendi aralarında konuşuyor. Sanayici sanayiciye anlatıyor. Esnaf esnafa dert yanıyor. İşçi arkadaşına yakınıyor. Emekli kahvede anlatıyor. Sonra herkes susuyor. Belki de ekonomik krizden daha tehlikeli olan tam olarak budur. Bir toplumun yaşadığı sıkıntıya alışması... Umudunu kaybetmesi... Ve en sonunda, hiçbir şeyin değişmeyeceğine inanması. Çünkü insanın cebindeki para bittiğinde yeniden kazanılabilir. İşler bozulduğunda yeniden düzeltilebilir. Ekonomi çöktüğünde doğru politikalarla yeniden ayağa kaldırılabilir. Ama bir toplumun umudu tükenirse, onu yeniden ayağa kaldırmak çok daha zordur. Bugün karşımızda belki de tam olarak böyle bir tablo var.

Devam