Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
30 Temmuz 2026 Perşembe

Gündem Haberleri

29 Temmuz 2026

Merkezefendi’nin Mor Güzelliğinde Hasat Tamamlandı

Merkezefendi Belediyesi tarafından Yenişafak Mahallesi’nde 35 dekarlık alana dikilen lavantaların hasadı tamamlandı. Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, “Merkezefendi’mizin mor güzelliği Lavanta Bahçemizde hasadımızı gerçekleştirdik” dedi. İlçe genelindeki çalışmalarına tüm hızıyla devam eden Merkezefendi Belediyesi, Yenişafak Mahallesi’ne bulunan Lavanta Bahçesi’nde çiçeklerin hasadı tamamlandı. Bahçede gerekli temizlik ve bakımı yapıldıktan sonra 15 bin adet lavantanın hasadı Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirildi. Hasat edilen lavantalar, yağları çıkarıldıktan sonra şişelenecek. Yaklaşık 35 dekarlık alandan oluşan ve altıncı kez hasadı yapılan Lavanta Bahçesi, Merkezefendi’ye renk katmaya ve seyir terasları, yürüyüş yolları, otopark alanı, salıncak, masa, televizyon ve resim çerçevesi gibi objelerle birlikte vatandaşa hizmet etmeye devam ediyor. "ÜRETİYOR, DOĞAMIZI VE KENTİMİZİ GÜZELLEŞTİRİYORUZ" Lavanta Bahçesi’nin Merkezefendi’ye hem estetik hem de üretim açısından önemli katkılar sunduğunu ifade eden Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, “Verimsiz arazileri üretime kazandırmak ve ilçemize yeni bir yaşam alanı oluşturmak hedefiyle hayata geçirdiğimiz Lavanta Bahçemiz, her geçen yıl daha da gelişerek kentimize değer katıyor. Mor rengiyle doğaya ayrı bir güzellik katan bahçemiz, hem hemşehrilerimizin yoğun ilgisini görüyor hem de üretime katkı sağlıyor. Bu yılki lavanta hasadımızı da başarıyla tamamladık. Büyük bir özenle topladığımız lavantaları şimdi damıtma sürecinden geçirerek doğal lavanta yağına dönüştüreceğiz. Merkezefendi’nin eşsiz kokusunu taşıyan bu lavanta yağları, ilçemizin doğal zenginliğini şişelere taşıyarak yaşamın her anına eşlik edecek” dedi.

29 Temmuz 2026

Merkezefendi’de Tarihi Şerbetçioğlu Konağı’nda Restorasyonçalışmaları Başladı

Merkezefendi Belediyesi, Denizli’nin önemli kültürel miraslarından biri olan Şerbetçioğlu Konağı’nı tarihi dokusuna uygun şekilde restore ederek geleceğe kazandırıyor. Geçtiğimiz yıl belediye bünyesine kazandırılan ve geleneksel Türk Evi mimarisinin en güzel örneklerinden biri olarak kabul edilen tarihi konak, aslına uygun şekilde restore edilerek yeniden kent yaşamına kazandırılacak. Merkezefendi Belediyesi, ilçenin ve Denizli’nin kültürel değerlerini korumak, geçmişten günümüze uzanan tarihi mirası gelecek nesillere aktarmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. 1900’lü yılların başında inşa edilen ve geleneksel Türk Evi mimarisinin önemli örneklerinden biri olarak öne çıkan Şerbetçioğlu Konağı’nda restorasyon çalışmalarına başlandı. Kent hafızasında önemli bir yere sahip olan tarihi yapı, yürütülecek çalışmalar kapsamında özgün mimari yapısı korunarak yeniden ayağa kaldırılacak. Restorasyon sürecinde konağın tarihi kimliğini oluşturan mimari detaylar, yapı malzemeleri ve özgün dokusu büyük bir titizlikle muhafaza edilecek. Uzman ekipler tarafından yürütülen restorasyon çalışmalarıyla yapı, hem güvenli hale getirilecek hem de tarihi ve kültürel kimliği korunarak gelecek kuşaklara aktarılacak. Restorasyonun tamamlanmasının ardından Şerbetçioğlu Konağı, Merkezefendi’nin kültürel yaşamına değer katan önemli eserlerden biri olarak yeniden hizmet verecek.

29 Temmuz 2026

Yeni Partili Arpacı: “Kriz Tekstil Ve Hazır Giyim Sektörünü Delip Geçti, 500 Bin Kişi İşsiz Kaldı, 10 Bin Firma Kapandı”

“Türk Sanayisi Çalışarak Batıyor, Her Sektör Yangın Yeri” “Türkiye Sanayisizleşiyor, 50 Yıllık Birikim Üç Yılda Eritildi” YENİ Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, tekstil ve hazır giyim sektöründe yaşanan sorunlara ilişkin Meclis araştırma önergesi üzerine yaptığı konuşmada, sektörde 500 binin üzerinde işgücü kaybı yaşandığını ve 10 bin firmanın kapandığını aktararak, "50 yılda emek emekinşa edilen Türk sanayisi rekabet gücü 3 senedir yok oluyor. Biz mevcut gücümüzü kaybedip üretimden hızla uzaklaşıyor" dedi. YENİ Parti’nin TBMM Genel Kurulu’na sunduğu ilk Meclis araştırma önergesi tekstil ve hazır giyim sektörü üzerine oldu. Önergeye ilişkin grubu adına konuşan YENİ Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, tekstil ve hazır giyim sektöründe yaşanan sorunlara ilişkin daha önce de önerge verdiğini kaydederek, üç yıl önce yaptığı uyarılarda sorunların araştırılması ve önlem alınması gerektiğini ifade ettiğini söyledi. Özgür Özel önderliğinde kurulan YENİ Parti’nin iktidar mücadelesinde işçinin, emeklinin, emekçinin, üreticinin, ihracatçının yanında olacağını söyleyen Arpacı, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Sektöre Son Darbeyi ‘Dostum Trump’ Vurdu” İlk grup önerimizin tekstil sanayisi ve istihdam üzerine olmasını da çok anlamlı bulduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Üç sene oldu, aynı şekilde bir öneri vermiştim, dedim ki o zaman: ‘İşler yolunda gitmiyor. Gelin, sorunlar, sıkıntılar araştırılsın, önlem alalım.’ Dediler: ‘Dünya konjonktüründen kaynaklı geçici bir sorun var, merak etmeyin, geçer gider.’ Komisyonumuza geçen sene özellikle bu konuda bir toplantı yapmamız ve sektör temsilcilerini toplamamız gerektiğini, sektörün kan kaybettiğini, yoğun bakıma doğru gittiğini söyledim. Varank Bey lütfedip Komisyonumuzu toplamadı, tekstilciyle yüz yüze gelemedi. Bakın, sektöre son darbeyi ‘dostum Trump’ vurdu. Türk tekstilcisine ihracatta yüzde 12,5 ilave vergi getirdi. İşin en acı kısmı ABD ticaret temsilciliği kamuya açık kayıtlarından Türkiye'den ilave vergiye karşı bir savunma ya da temsilciyle bir görüş bildirilmediğini de söyledi. Yani hani masada kazanmıştık, hani her istediğimizi almıştık bu NATO toplantısında? Öyle olmadığını da anladık. AKP'nin gözden çıkardığı sektörde gelinen son noktayı ben size kısaca özetleyeyim: Kriz geçmiş gitmiş mi yoksa delip geçmiş mi siz karar verin. Tekstil ve hazır giyimde toplam iş gücü kaybı 500 binin üzerinde, sektörün yüzde 35'i erimiş. İstihdam rakamlarına göre tekstilde on beş, hazır giyimde tam on bir sene önce geriye gitmişiz; 10 bin firma kapısına kilit vurmuş, toplamda yüzde 15'e tekabül ediyor. Daha beş sene önce 3,7 milyar ile 6'ncı sıradayken şimdi tam otuz beş sene sonra dünyada hazır giyim piyasasından aldığımız pay yüzde 3'ün altına inmiş, ihracat 21 milyar dolardan 16 milyar dolara düşmüş.  “Türkiye Sanayisizleşiyor” Daha önceki önergelerde olduğu gibi, AKP'nin hatibi biraz sonra burada, verilen teşvikleri, destekleri, dünya pazarından aldığımız, dünya pazarının daralmasından falan bahsedecek; inanmayın. 2024-25'te dünyada hacmi artan hazır giyim ihracatı içinde payı düşen, ihracatı gerileyen tek üretici maalesef Türkiye. Bakın, teşvik konusunda farklı kurumlardan 86 farklı teşvik verilen sektör bu hâle gelir mi? Geliyor çünkü teşvikler verilmemek üzere kurgulanmış, şartları çok zor. En önemlisi, döviz dönüşüm ve istihdam desteklerini kullanan firma sayısı çok az. Diğer teşvikler ise yara bandı olamayacak nitelikte ve zayıf. Adını koyalım arkadaşlar, Türkiye sanayisizleşiyor, uygulanan ekonomi politikaları sebebiyle durdurulamayan enflasyon yüzünden firmalar faaliyetlerinden kâr edemiyor. Büyüme dediğiniz şey Türk lirası enflasyonu sebebiyle nominal bir şişmeden ibaret. Firmaların finansal kazançlarıyla faaliyetlerinden ettikleri zararları karşılayamıyor yani firmalarımız çalışarak batıyor arkadaşlar. Bugün, bu mevcut durum ile bu faizle sanayicinin sermayesini koruyabilmesi için yüzde 13,5 FAVÖK üretmesi gerekiyor, şu anda firmaların net kârı yüzde 1 civarında. Bu sürdürülebilir mi? 2022'de mal ihracatının gayrisafi yurt içi hasıladaki payı yüzde 27'nin üzerindeyken üç senede yüzde 17'ye düştü, 2028'deki hedef yüzde 16,4. Uyardık, çok söyledik, yangın küçük bir alandayken önlem alın, ormanı kaybediyoruz, orman gidiyor dedik, dinletemedik.  “Tekstilden Teknolojiye, İnşaattan Lojistiğe, Turizme Her Yer Yangın Yeri” Şimdi, artık yangının olmadığı sektör kalmadı. Türkiye hızla sanayisizleşiyor; tekstilden teknolojiye, inşaattan lojistiğe, turizme her yer yangın yeri. Konkordato başvurularında son üç senedir her ay yeni rekor kırılıyor. Sadece altı ayda 1.240 şirket konkordato aldı ve bunun çok büyük bir oranı haziran ayı içinde. 115 şirket iflas etti. Başvuruların büyük bir bölümü sanayi kentlerinden geliyor. Tasfiye edilen şirket sayısı 3.382 yani insanlar artık sizden yıldı, artık üretmiyor, kendi istekleriyle firmalarını kapatıyorlar. Elli yılda emek emek inşa edilen Türk sanayisinin rekabet gücü üç senedir yok oluyor. Biz mevcut gücümüzü kaybedip üretimden hızla uzaklaşırken gelecek nesillerden nasıl üretici olmasını bekleyeceğiz? Türkiye bu anlamda ciddi bir yol ayrımındadır ve acil önlem alınmalıdır. Türk sanayisi acilen koruma altına alınmalıdır diyorum.”

29 Temmuz 2026

Yeni Partili Arpacı: “Kriz Tekstil Ve Hazır Giyim Sektörünü Delip Geçti, 500 Bin Kişi İşsiz Kaldı, 10 Bin Firma Kapandı”

“Türk Sanayisi Çalışarak Batıyor, Her Sektör Yangın Yeri” “Türkiye Sanayisizleşiyor, 50 Yıllık Birikim Üç Yılda Eritildi” YENİ Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, tekstil ve hazır giyim sektöründe yaşanan sorunlara ilişkin Meclis araştırma önergesi üzerine yaptığı konuşmada, sektörde 500 binin üzerinde işgücü kaybı yaşandığını ve 10 bin firmanın kapandığını aktararak, "50 yılda emek emekinşa edilen Türk sanayisi rekabet gücü 3 senedir yok oluyor. Biz mevcut gücümüzü kaybedip üretimden hızla uzaklaşıyor" dedi. YENİ Parti’nin TBMM Genel Kurulu’na sunduğu ilk Meclis araştırma önergesi tekstil ve hazır giyim sektörü üzerine oldu. Önergeye ilişkin grubu adına konuşan YENİ Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, tekstil ve hazır giyim sektöründe yaşanan sorunlara ilişkin daha önce de önerge verdiğini kaydederek, üç yıl önce yaptığı uyarılarda sorunların araştırılması ve önlem alınması gerektiğini ifade ettiğini söyledi. Özgür Özel önderliğinde kurulan YENİ Parti’nin iktidar mücadelesinde işçinin, emeklinin, emekçinin, üreticinin, ihracatçının yanında olacağını söyleyen Arpacı, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Sektöre Son Darbeyi ‘Dostum Trump’ Vurdu” İlk grup önerimizin tekstil sanayisi ve istihdam üzerine olmasını da çok anlamlı bulduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Üç sene oldu, aynı şekilde bir öneri vermiştim, dedim ki o zaman: ‘İşler yolunda gitmiyor. Gelin, sorunlar, sıkıntılar araştırılsın, önlem alalım.’ Dediler: ‘Dünya konjonktüründen kaynaklı geçici bir sorun var, merak etmeyin, geçer gider.’ Komisyonumuza geçen sene özellikle bu konuda bir toplantı yapmamız ve sektör temsilcilerini toplamamız gerektiğini, sektörün kan kaybettiğini, yoğun bakıma doğru gittiğini söyledim. Varank Bey lütfedip Komisyonumuzu toplamadı, tekstilciyle yüz yüze gelemedi. Bakın, sektöre son darbeyi ‘dostum Trump’ vurdu. Türk tekstilcisine ihracatta yüzde 12,5 ilave vergi getirdi. İşin en acı kısmı ABD ticaret temsilciliği kamuya açık kayıtlarından Türkiye'den ilave vergiye karşı bir savunma ya da temsilciyle bir görüş bildirilmediğini de söyledi. Yani hani masada kazanmıştık, hani her istediğimizi almıştık bu NATO toplantısında? Öyle olmadığını da anladık. AKP'nin gözden çıkardığı sektörde gelinen son noktayı ben size kısaca özetleyeyim: Kriz geçmiş gitmiş mi yoksa delip geçmiş mi siz karar verin. Tekstil ve hazır giyimde toplam iş gücü kaybı 500 binin üzerinde, sektörün yüzde 35'i erimiş. İstihdam rakamlarına göre tekstilde on beş, hazır giyimde tam on bir sene önce geriye gitmişiz; 10 bin firma kapısına kilit vurmuş, toplamda yüzde 15'e tekabül ediyor. Daha beş sene önce 3,7 milyar ile 6'ncı sıradayken şimdi tam otuz beş sene sonra dünyada hazır giyim piyasasından aldığımız pay yüzde 3'ün altına inmiş, ihracat 21 milyar dolardan 16 milyar dolara düşmüş.  “Türkiye Sanayisizleşiyor” Daha önceki önergelerde olduğu gibi, AKP'nin hatibi biraz sonra burada, verilen teşvikleri, destekleri, dünya pazarından aldığımız, dünya pazarının daralmasından falan bahsedecek; inanmayın. 2024-25'te dünyada hacmi artan hazır giyim ihracatı içinde payı düşen, ihracatı gerileyen tek üretici maalesef Türkiye. Bakın, teşvik konusunda farklı kurumlardan 86 farklı teşvik verilen sektör bu hâle gelir mi? Geliyor çünkü teşvikler verilmemek üzere kurgulanmış, şartları çok zor. En önemlisi, döviz dönüşüm ve istihdam desteklerini kullanan firma sayısı çok az. Diğer teşvikler ise yara bandı olamayacak nitelikte ve zayıf. Adını koyalım arkadaşlar, Türkiye sanayisizleşiyor, uygulanan ekonomi politikaları sebebiyle durdurulamayan enflasyon yüzünden firmalar faaliyetlerinden kâr edemiyor. Büyüme dediğiniz şey Türk lirası enflasyonu sebebiyle nominal bir şişmeden ibaret. Firmaların finansal kazançlarıyla faaliyetlerinden ettikleri zararları karşılayamıyor yani firmalarımız çalışarak batıyor arkadaşlar. Bugün, bu mevcut durum ile bu faizle sanayicinin sermayesini koruyabilmesi için yüzde 13,5 FAVÖK üretmesi gerekiyor, şu anda firmaların net kârı yüzde 1 civarında. Bu sürdürülebilir mi? 2022'de mal ihracatının gayrisafi yurt içi hasıladaki payı yüzde 27'nin üzerindeyken üç senede yüzde 17'ye düştü, 2028'deki hedef yüzde 16,4. Uyardık, çok söyledik, yangın küçük bir alandayken önlem alın, ormanı kaybediyoruz, orman gidiyor dedik, dinletemedik.  “Tekstilden Teknolojiye, İnşaattan Lojistiğe, Turizme Her Yer Yangın Yeri” Şimdi, artık yangının olmadığı sektör kalmadı. Türkiye hızla sanayisizleşiyor; tekstilden teknolojiye, inşaattan lojistiğe, turizme her yer yangın yeri. Konkordato başvurularında son üç senedir her ay yeni rekor kırılıyor. Sadece altı ayda 1.240 şirket konkordato aldı ve bunun çok büyük bir oranı haziran ayı içinde. 115 şirket iflas etti. Başvuruların büyük bir bölümü sanayi kentlerinden geliyor. Tasfiye edilen şirket sayısı 3.382 yani insanlar artık sizden yıldı, artık üretmiyor, kendi istekleriyle firmalarını kapatıyorlar. Elli yılda emek emek inşa edilen Türk sanayisinin rekabet gücü üç senedir yok oluyor. Biz mevcut gücümüzü kaybedip üretimden hızla uzaklaşırken gelecek nesillerden nasıl üretici olmasını bekleyeceğiz? Türkiye bu anlamda ciddi bir yol ayrımındadır ve acil önlem alınmalıdır. Türk sanayisi acilen koruma altına alınmalıdır diyorum.”

29 Temmuz 2026

Yaz Tatili Bilimle Renklendi

Çocuklar, Denizli Bilim Merkezi’nde keşif yolculuğunda Denizli Bilim Merkezi’nde Yaz Bilim Kampları devam ediyor Denizli Bilim Merkezi’nin Temmuz ayı boyunca hayata geçirdiği Yaz Bilim Kampları, TÜBİTAK Yaz Akademisi ve Sosyal Etkinlik Merkezi programları yüzlerce öğrenciyi bilimle buluşturuyor. Eğlenerek öğrenme temasıyla gerçekleştirilen etkinlikler, Ağustos ayında başlayacak kapsamlı Yaz Okulu programıyla devam edecek. Çocukların ve gençlerin erken yaşlardan itibaren bilim ve teknolojiyle buluşmasını sağlayan Denizli Bilim Merkezi, yaz tatilini hem eğlenceli hem de verimli bir öğrenme platformuna dönüştürdü. Temmuz ayı boyunca düzenlenen Yaz Bilim Kampları, TÜBİTAK Yaz Akademisi ve Sosyal Etkinlik Merkezi programları, bölgedeki yüzlerce öğrencinin yoğun katılımıyla başarıyla tamamlandı. Farklı yaş gruplarına özel olarak tasarlanan zengin içerikli programlar; bilim atölyeleri, uygulamalı deneyler, robotik kodlama eğitimleri ve etkileşimli sergi gezileriyle öğrencilere unutulmaz bir yaz deneyimi sundu. Yaş gruplarına özel bilim atölyeleri ile keşif dolu bir yaz Yaz Bilim Kampları, her yaş grubunun gelişim düzeyine uygun olarak planlandı. Temel bilimsel kavramlarla erken yaşta tanışan 4-6 yaş grubundaki minikler, oyun temelli atölyelerle merak duygularını pekiştirdi. Gözlem yapma ve basit deney süreçleriyle bilim dünyasına ilk adımı atan 7-9 yaş ilkokul grubu çocuklar, teorik bilgileri pratiğe dönüştürdü. 10-13 yaş ortaokul grubu öğrencileri, problem çözme ve yaratıcı düşünme becerilerini ön plana çıkaran ileri düzey projelerle analitik yeteneklerini geliştirdi. Uzman eğitmenler eşliğinde yürütülen bu süreçte çocuklar; araştırma, sorgulama ve yaparak-yaşayarak öğrenme fırsatı elde etti. Sosyal Etkinlik Merkezi öğrencileri de Denizli Bilim Merkezi’ni ziyaret ederek bilim atölyelerine katıldı ve etkileşimli sergi alanlarını inceledi. Sergi düzeneklerini birebir deneyimleyen öğrenciler, bilimin günlük yaşamla olan doğrudan bağını eğlenceli bir atmosferde keşfetti. TÜBİTAK Yaz Akademisi ile geleceği keşfettiler Geleceğin dünyasında söz sahibi olacak bireyler yetiştirmek amacıyla TÜBİTAK Yaz Akademisi kapsamında düzenlenen Robotik Kodlama Kursu, teknolojiye meraklı gençlerden büyük ilgi gördü.Eğitim boyunca katılımcılara algoritma mantığı, temel programlama ve robotik uygulamaları kapsamlı bir şekilde aktarıldı. Öğrenciler, kendi hazırladıkları projelerle kodlama becerilerini geliştirdi. Uygulamalı eğitimler sayesinde, üreten ve geliştiren bireyler olma yolunda gelişim kaydettiler. “Yaz Okulu” Ağustos ayında devam edecek Denizli Bilim Merkezi, Temmuz ayındaki yoğun katılım ve başarıyla tamamlanan programların ardından Ağustos ayı boyunca da Yaz Okulu programında; yaş gruplarına özel planlanan bilim atölyeleri, uygulamalı deneyler, robotik kodlama etkinlikleri ve etkileşimli sergi gezileriyle öğrencileri bilimle buluşturmaya devam edecek.

Devam