Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
18 Temmuz 2026 Cumartesi

Gündem Haberleri

17 Temmuz 2026

25 Yaşındaki Ömer’den Acı Haber

Denizli’nin Tavas ilçesinde kontrolden çıkarak şarampole devrilen otomobilde acı haber geldi. Kazada ağır yaralanan 23 yaşındaki sürücü Ömer Tala kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirirken, araçtaki bir kişi de yaralandı. Kaza, Tavas ilçesine bağlı Akyar Mahallesi yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 23 yaşındaki Ömer Tala idaresindeki 20 AKS 339 plakalı otomobil, seyir halindeyken henüz belirlenemeyen bir nedenle sürücüsünün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıktı. Savrulan otomobil, yol kenarındaki şarampole devrildi. 23 Yaşındaki Genç Sürücü Kurtarılamadı Çevredekilerin ihbarı üzerine kaza yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Metrelerce savrulan araçta bulunan sürücü Ömer Tala ile yolcu konumundaki Mustafa Duman yaralandı. Ola yerindeki ilk müdahalelerinin ardından hastaneye kaldırılan yaralılardan 23 yaşındaki genç sürücü Ömer Tala, doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Araçta bulunan Mustafa Duman’ın ise tedavisinin sürdüğü öğrenildi.

16 Temmuz 2026

Honaz’da Eski Ve Yeni Başkan Arasında Gerilim! Devecioğlu İddialarını Tek Tek Sıraladı İşte O Şok İddialar

Eski Honaz Belediye Başkanı Turgut Devecioğlu, mevcut Honaz Belediye Başkanı Yüksel Kepenek ve belediye yönetimine yönelik dikkat çeken iddialarda bulundu. İnşaat ruhsatlarından yapı kullanma izinlerine, belediye personel politikasından harç ve vergilere kadar birçok konuda eleştiriler yönelten Devecioğlu, devletin yetkili kurumlarına çağrıda bulunarak Honaz Belediyesi'ndeki uygulamaların kapsamlı şekilde incelenmesini istedi. Devecioğlu, kendi 15 yıllık belediye başkanlığı döneminin de baştan sona denetlenmesi çağrısında bulundu. Sosyal medya hesabından ardı ardına açıklamalarda bulunan eski Başkan Devecioğlu’nun iddiaları şu şekilde, VATANDAŞLARI YAĞCILIKLA ALDATMAK Vatandaşları yağcılıkla aldatmak her aileden bir çalışan almak milletin parasını birilerine maaş olarak aktarmak ne kadar sürer bilemiyorum ama tabii ki bu bazı ailelerin de işine geliyor tabii ki gece gündüz çalışan kardeşlerimiz de var orada ama maalesef bunlar azınlıkta üçte bir gibi üçte ikisi de yattığı yerden maaşlarını alıyorlar milletin parasını alıyorlar aileler de mutlu yöneten arkadaş da mutlu Allah hepsini ıslah etsin DEVLETİN YETKİLİLERİNE SESLENİYORUM Devletin yetkililerine bir kez daha sesleniyorum honaz‘da kesilen inşaat ruhsatlarını verilen yapı kullanma izin belgelerini inşaatlar incelenerek kontrol edilerek bir vatandaş olarak bakılmasını istiyorum hatta öncelikle benim kendi inşaatlarımdan başlamasını istiyorum önce Turgut devecioğlu’na ait inşaatlar kontrol edilsin inşaat ruhsatları kontrol edilsin verilen yapı kullanma izin belgeleri kontrol edilsin daha sonra da diğer inşaatlar kontrol edilsin devletimizin yetkililerini buradan sesleniyorum HONAZ'DAKİ İNŞAAT RUHSATLARI VE İSKANLAR İNCELENSİN Devleti yetkililerine bir kez daha söylüyorum honaz‘da yedi yıldır kesilen inşaat ruhsatları denetlesin verilen yapı kullanma izin belgeleri iskan ruhsatları incelensin kaçak yaptırılan inşaatların haddi hesabı yok kendi yandaşlarına ses yok kendi yandaşı olmayanlara kan kusturuyorlar ceza kesiyorlar her şeyi yapıyorlar devletimize buradan bir kez daha sesleniyorum görevinizi yapın yetkililer benim suçum varsa beni de cezalandırın bu memleket bu kadar sahipsiz olmamalı olmamalıydı HARÇLAR VE VERGİLER ARTTI İnşaat harclari denizin en yüksek harclari emlak vergileri on kat arttı arazi suyu kaç kat arttı Çiftçiler daha iyi biliyor esnaf kiraların ne kadar arttığını çok iyi biliyor harçların ne kadar arttığını çok iyi biliyor ama korkudan hiç kimseden tek cevap yok iller Bankası’ndan gelen para haddi hesabı yok enerji tüketim’den gelen paranın haddi hesabı yok bunları tek tek saymak istemiyorum ama tekrar söylüyorum eğer Türkiye cumhuriyeti devletinin yetkilileri görevini yapmak istiyorsa gelsin şu Honaz’ı bir takip etsin görsün incelesin "BU MİLLET BUNU UNUTMAZ" Hala yalanla dolanla millete yalakalık millete yağcılıkla Aba altından soba göstermeyle vatandaşa yağcılık olsun diye hemen hemen her aileden bir personel almakla kendine yakın esnaflara peşkeş çekmekle kimin nereye ne harcadığı bile belli olmayan afaki fatura bedelleri ile herkesin yanında tutuyor arkadaş ama bu millet bunu unutmaz eğer devletin de bir arşivi varsa devletin de bir takibi varsa gelsin takip etsin kontrol etsin baksın diye düşünüyorum bir vatandaş olarak "ALLAH AŞKINA GELİN BİR BAKIN ŞU MEMLEKETE" Vatandaşa bakıyorsun kendi arasında konuşuyor şikayet yok sanayiciye bakıyorsun kendi arasında konuşuyor yine şikayet yok belediyeyi kimin yönettiği belli değil vatandaş benden olmasın derken devletimizin birimleri neden sessiz kalıyor biz sonuna kadar devletimize güveniyoruz Allah aşkına gelin bir bakın ya şu memlekete neler oluyor devletimizin her türlü imkanı var kimin ne yaptığını birebir takip edecek gücü var bu millete bu kadar zülüm yaptırmayın "HİÇBİR SUÇ CEZASIZ KALMAMALI" Tekrar söylüyorum Türkiye cumhuriyeti devletinin yetkililerine hiçbir suç cezasız ?kalmaması gerekiyor bu millet benden olmasın diye ağzını açıp bir kelime söylemiyor Allah aşkına Honaz ’ı bir takip edin neler oluyor kimler neler yapıyor yandaşların her şeyi çözülüyor bir şekilde tezgah kurularak ama vatandaşın işlerine rampalar devam ediyor yetkililerin bu işe el atması gerektiğini düşünüyorum bir vatandaş olarak "ALLAH'TAN BAŞKA HİÇ KİMSEDEN KORKUM YOK" Belediye başkanının biteli sekiz yıl olmuş hala daha benimle ugrasmaya çalışan bir zat var bir de grup var Allah’tan başka hiç kimseden korkum yok hiç kimseden de çekindiğim yok bu meydanda bu kadar boş değil bu vatandaşa bu kadar eziyet yapılmaz ama maalesef memleketimizde hiç kimse bu yanlışları gidip birilerine devletin yetkililerine maalesef aktarmıyor "BENDEN SONRAKİ DÖNEMİ DE GELİN İNCELEYİN" Tekrar devletin yetkililerine sesleniyorum benden sonraki dönemi de gelin bir inceleyin bu millete yapılan yanlışlar varsa onları da tespit edin ben buradan bir kez daha sesleniyorum bu meydanlar boş değil herkes kimin ne yaptığını çok iyi biliyor küçücük işlerin günlerce bekletilmesin ve vatandaşa eziyet edilmesinin bir bedeli olmalı tekrar devletimizin yetkililerine honaz‘da neler olup bitiyor bir takip edilmesini buradan talep ediyorum bir vatandaş olarak "15 YILLIK DÖNEMİMİ BAŞTAN SONA DENETLEYİN" Türkiye cumhuriyeti devletinin yetkilerine buradan sesleniyorum 15 yıl belediye başkanlığı yaptım 15 yıllık görev sürem de benimle ilgili en ufak bir yanlışım yaptığım bir yolsuzluk yaptığım bir hata varsa sonuna kadar cezami çekmek istiyorum beni gelin 15 yıllık dönemini baştan sona denetleyin

16 Temmuz 2026

Siyasetçi Nasıl Olmalı

Bugün hangi görüşten olursa olsun, sokakta herhangi bir vatandaşa "Siyasetçiye güveniyor musunuz?" diye sorun. Alacağınız cevap büyük ihtimalle acı bir tebessüm olacaktır. Çünkü yıllardır aynı senaryoyu izliyoruz. Seçimden önce verilen sözler... Seçimden sonra unutulan vaatler... Kürsülerde edilen büyük laflar... Makama oturunca değişen tavırlar... Dün birbirine en ağır hakaretleri edenlerin bugün aynı masada oturması... Dün "asla" diyenlerin bugün "iyi ki" demesi... İlke denilen kavram, ne yazık ki birçok siyasetçinin sözlüğünden çoktan silinmiş durumda. Bugün siyaset; hizmet üretmekten çok algı üretme yarışına dönüşmüş durumda. Gerçekler değil, oluşturulan algılar konuşuluyor. Sorunları çözmek yerine, sorunların üzeri güzel cümlelerle örtülüyor. Vatandaşın cebindeki yangın büyürken, ekranlarda başarı hikâyeleri anlatılıyor. Eleştiriye kulak vermek yerine eleştireni susturmanın yolları aranıyor. Daha da vahimi, siyaset artık fikirlerin yarışı olmaktan çıktı; makamların, koltukların ve çıkar hesaplarının savaşına dönüştü. Parti değiştirmek ilke değişikliği değil, kariyer planlaması gibi görülüyor. Dün yerden yere vurulan insanlar bugün alkışlanıyor, dün alkışlananlar ertesi gün hedef tahtasına konuluyor. Siyasetin omurgası olması gereken ilke ve ahlak, günlük hesapların gölgesinde eziliyor. Oysa siyaset, karakteri güçlü insanların işidir. Bugün ise karakterini siyasete göre değiştirenlerin sayısı, maalesef karakteriyle siyaset yapanlardan daha fazla görünmektedir. Toplum bunları görüyor. Vatandaş unutuyor sanılıyor ama unutmuyor. Kimlerin dün ne söylediğini, bugün ne yaptığını hafızasına not ediyor. Ancak asıl tehlike, insanların öfkesi değil; umudunu kaybetmesidir. Çünkü bir toplum siyasetçiye güvenini kaybettiğinde, sadece siyaset değil, demokrasi de yara alır. Bugün geldiğimiz noktada siyaset, ne yazık ki gençlere örnek olamıyor. Çocuklar dürüst olmanın değil, güçlü olana yaklaşmanın kazandırdığı bir düzen görüyor. Liyakat yerine sadakatin, bilgi yerine sloganın, çalışmak yerine görünmenin ödüllendirildiğine tanıklık ediyor. Böyle bir tabloda geleceğe güvenle bakmak mümkün olabilir mi? En acısı ise herkesin değişmesi gerektiğini söylemesi ama kimsenin kendisini değiştirmemesidir. Muhalefetteyken şikâyet edilen birçok uygulama, iktidar olunca normalleşiyor. Dün eleştirilen yanlışlar, bugün savunuluyor. Roller değişiyor ama zihniyet değişmiyor. Siyasetin rengi değişiyor; yöntemleri ise aynı kalıyor. Bu ülkenin ihtiyacı daha fazla slogan atan siyasetçiler değildir. Bu ülkenin ihtiyacı, daha az konuşup daha çok çalışan siyasetçilerdir. Bu ülkenin ihtiyacı, alkışlanmayı değil hesap vermeyi bilen yöneticilerdir. Bu ülkenin ihtiyacı, seçime kadar değil, gelecek nesillere kadar düşünebilen devlet insanlarıdır. Siyaset; zenginleşme kapısı değildir. Yakın çevreyi makam sahibi yapma aracı değildir. Rakibi düşman, vatandaşı seçmen olarak gören bir meslek hiç değildir. Siyaset, milletin alın teriyle oluşan bütçeyi namusu gibi koruma sorumluluğudur. O sorumluluk unutulduğunda, kaybeden yalnızca bir parti değil; bir ülkenin geleceği olur. Artık siyasetin kendisine şu soruyu sormasının zamanı gelmiştir: Toplum neden siyasetçiye güvenmiyor? Belki de cevap çok basittir. Çünkü insanlar artık vaat değil, samimiyet istiyor. Slogan değil, çözüm istiyor. Kavgayı değil, hizmeti görmek istiyor. Siyaset yeniden itibar kazanacaksa bunun yolu, daha güçlü propaganda yapmak değil; daha güçlü karakterler yetiştirmektir. Çünkü koltuklar geçicidir, makamlar fanidir. Ama dürüstlük, adalet ve vicdan, bir siyasetçinin geriye bırakabileceği en büyük mirastır. Ve unutulmamalıdır... Milleti kandırarak seçim kazanabilirsiniz. Algıyla gündemi değiştirebilirsiniz. Gücü elinizde tutabilirsiniz. Ama vicdanların mahkemesinde beraat etmenin tek yolu, millete gerçekten hizmet etmiş olmaktır. Tarih, koltuklarını koruyanları değil; onurunu koruyanları yazar.

16 Temmuz 2026

3 Gündür Her Yerde Aranıyordu! 4 Çocuk Annesinden Denizli’de Haber Geldi

Muğla'ya bağlı Ula ilçesinde kendisinden 3 gündür haber alınamayan 33 yaşındaki Ayşe Asma'nın Denizli'de olduğu ortaya çıktı. Ailesine iyi olduğunu bildiren mesaj atan Asma'nın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Edinilen bilgiye göre, Ayşe Asma yaklaşık 20 gün önce Ula ilçesine bağlı Arıcılar Mahallesi'ndeki evinden ayrılarak Kavakçalı Mahallesi'nde yaşayan ailesinin yanına gitti. Dört çocuk annesi Asma'nın çocuklarından biriyle birlikte ailesinin evinde kalırken iddiaya göre üç gün önce gece saatlerinde oğlunu uyuttuktan sonra evden ayrıldı. Kendisinden haber alınamaması üzerine yakınları durumu jandarma ekiplerine bildirerek kayıp başvurusunda bulundu. Bunun üzerine bölgede arama çalışması başlatıldı.

16 Temmuz 2026

Satranç Ustaları Pamukkale Ve Hierapolis’e Hayran Kaldı

2. Uluslararası Pamukkale Açık Satranç Turnuvası kapsamında kente gelen 24 ülkeden bini aşkın sporcu, antrenör ve yakınları, düzenlenen özel turla UNESCO Dünya Mirası listesindeki Pamukkale Travertenleri ile Hierapolis Antik Kenti’ni keşfetti. Beyaz cennetin büyüleyici atmosferinde turnuva stresi atan misafirler, Denizli’nin tarihi ve doğal güzelliklerine tam not verdi. Denizli Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye Satranç Federasyonu (TSF) iş birliği ve Denizli Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün destekleriyle gerçekleştirilen, 1.4milyon TL’lik rekor ödüllü 2. Uluslararası Pamukkale Açık Satranç Turnuvası için kente gelen konuklar, bu kez hamlelerini tarihi ve doğal güzellikleri keşfetmek için yaptı. Sporcuların Denizli’nin dünyaca ünlü kültürel mirasını yakından tanıması amacıyla organize edilen özel gezi programı, renkli görüntülere sahne oldu. Beyaz cennet ve antik tarih sporcuları büyüledi Dünyanın dört bir yanından Denizli’ye gelen yerli ve yabancı satranç heyeti, gezi kapsamında ilk olarak Pamukkale Travertenleri’ni ziyaret etti. Eşsiz beyazlığın üzerinde yürüyen, şifalı sularla buluşan sporcular turnuvanın yorgunluğunu üzerlerinden attı. Gezinin bir sonraki durağı ise antik çağın en önemli sağlık ve kültür merkezlerinden biri olan Hierapolis Antik Kenti oldu. Binlerce yıllık tarihi sütunların arasında yürüyen ve görkemli Hierapolis Antik Tiyatrosu’nu büyük bir ilgiyle inceleyen sporcular ile yakınları, bol bol hatıra fotoğrafı çekerek bu anları ölümsüzleştirdi.

Devam