Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
24 Temmuz 2026 Cuma

Gündem Haberleri

24 Temmuz 2026

Denizli’de Akılalmaz Kaza! Babasının Gözleri Önünde 4’Üncü Kattan Düştü

Denizli’nin Merkezefendi İlçesinde Babasıyla Birlikte Kendilerine Ait İnşaata Giden İlkokul Öğrencisi Adem Ö., Balkondaki Takılmayan Cam Korkuluk Açıklığından Beton Zemine Düşerek Yaralandı. Denizli’nin Merkezefendi ilçesine bağlı Yeni Mahalle’de yapımı devam eden bir inşaatta kaza meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, ilkokul öğrencisi Adem Ö., babasıyla birlikte kendilerine ait inşaat alanına gitti. Binanın 4’üncü katında bulunan dairenin balkonuna çıkan küçük çocuk, balkonda yer alan ve henüz camı monte edilmemiş olan korkuluk açıklığından dengesini kaybetti. BABA SON ANDA MÜDAHALE ETMEYE ÇALIŞTI Çocuğunun balkondan düştüğünü fark eden baba, evladını tutabilmek için son anda hamle yaptı ancak başarılı olamadı. Yaklaşık 4 kat yükseklikten beton zemine düşen Adem Ö. ağır şekilde yaralandı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine kısa sürede sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. HASTANEDE TEDAVİSİ DEVAM EDİYOR Olay yerine ulaşan sağlık ekiplerinin ilk müdahalesini gerçekleştirdiği Adem Ö., ambulansla Denizli Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Hastanede tedavisi süren çocuğun sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Polis ekipleri olayla ilgili inceleme ve soruşturma başlattı.

24 Temmuz 2026

Başkan Çavuşoğlu’ndan 24 Temmuz Mesajı “Gazetecilik, Demokrasinin Vicdanıdır”

Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, halkın doğru ve tarafsız bilgiye ulaşmasının ancak özgür basınla mümkün olacağını belirterek, gazetecilerin demokrasinin sesi ve vicdanı olduğunu söyledi. Basında sansürün ilk kez kaldırıldığı 24 Temmuz 1908’in üzerinden geçen 118 yılda, özgür basının öneminin her geçen gün daha da arttığına dikkat çeken Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, kamuoyunun tarafsız ve doğru bilgiye ulaşma hakkının vazgeçilemez olduğunu belirtti. Başkan Çavuşoğlu mesajında, günümüzde basın mensuplarının karşı karşıya kaldığı sosyo-ekonomik baskılara ve mesleki zorluklara değinerek, “Bundan 118 yıl önce yaşananlar, gazetelerin ve kalemlerin özgürleşmesi yolunda atılmış tarihi bir adımdır. Gazetecilik sadece bir meslek değil; kamunun hakkını gözeten, denetleyen, gerçekleri unutturmayan toplumsal bir vicdandır. Kalemini halkın doğruluk hakkı için kullanan her bir basın emekçisi, demokrasimizin en güçlü teminatıdır” ifadelerini kullandı. “Gelişmiş bir Denizli, güçlü bir yerel basınla mümkündür” Denizli’de görev yapan basın mensuplarının kentin gelişimi, sorunların dile getirilmesi ve ortak aklın tesis edilmesindeki rolüne işaret eden Başkan Çavuşoğlu, “Denizli’mizin geleceğini inşa ederken, kentimizin sesini Türkiye’ye ve dünyaya duyuran yerel basınımızın varlığını son derece kıymetli buluyoruz. Şehrimizde yaşanan her gelişmeyi, gece gündüz demeden halkımıza ulaştıran gazetecilerimiz, yerel yönetim olarak bizlerin de en önemli paydaşları arasındadır. Eleştiriden korkmayan, tam aksine yapıcı eleştiriyi gelişimin bir anahtarı olarak gören bir anlayışla; basınımızın özgürce görev yapabileceği, emeğinin karşılığını alabildiği bir iklimi desteklemeyi sürdüreceğiz” dedi. “Gerçeklerin karartılmadığı bir gelecek idealimizdir” Tüm basın çalışanlarına teşekkür eden Başkan Çavuşoğlu, mesajını şu sözlerle tamamladı: “Sansürsüz, baskısız, kalemlerin özgürce işlediği ve gazetecilerin yalnızca mesleklerini yaptıkları için mağdur edilmediği bir Türkiye hedefi doğrultusunda mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle, meslek ahlakı ve etik ilkelerden ödün vermeden görev yapan tüm basın emekçilerimizin 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı’nı yürekten kutluyorum. Görevi başında ya da görevi nedeniyle hayatını kaybeden tüm basın şehitlerimizi ve aramızdan ayrılan usta gazetecilerimizi rahmet ve saygıyla anıyor, tüm basın mensuplarımıza başarılar diliyorum.”

24 Temmuz 2026

Ceşen; “Basın Bayramı Kutlu Olsun”?

Denizli ASKF Başkanı Feyyaz Ceşen, basından sansürün kaldırılışının 108. Yıl dönümü ile ilgili olarak yayımladığı mesajda, “24 Temmuz Türk basını için çok önemli bir zamandır. Tüm basın mensuplarının 24 Temmuz Basın Bayramı kutlu olsun” dedi. Denizli’de bulunan amatör spor kulüplerini bir çatı altında toplayan Amatör Spor Kulüpleri’nin başkanı Feyyaz Ceşen, 24 Temmuz Basın Bayramı ile ilgili bir mesaj yayımladı. Türk Basınında Sansürün Kaldırılışının 118. Yıldönümü ve Basın Bayramı’nı kutlayan Ceşen mesajında; “Basın tüm dünyada toplum için çok önemli unsurdur. Basın özgürlüğünün olmazsa olmaz koşullarının belirlenmesiyle başlayan ve günümüzde de Gazeteciler Günü olarak da kutlanan 24 Temmuz tarihi çok önemlidir. Basın, meslek ilkeleri ve kişilik haklarına saygı çerçevesinde tarafsız, doğru ve hızlı biçimde bilgi ve haber vererek, halkın haber alma ve bilgi edinme hakkını sağlamada, özgürlüklerin ilerlemesi ve kamuoyu oluşumunda, kamu hizmetlerinin toplum adına denetiminde büyük bir güce sahiptir. Basın özgürlüğü demokrasilerde çok seslilik ilkesinin işletilmesi adına çok önemli olgudur. Biz ASKF olarak gençlerimizin spor yapmasına ve kötü alışkanlıklardan uzak kalmasını sağlarken en büyük desteği basından alıyoruz. Çünkü onlar gençlerin müsabakalarını takip edip sporun teşvik edilmesini sağlıyorlar. Bu konuda büyük destek veriliyor. Başta, Denizli’de görev yapan gazeteci arkadaşlarımızın ile ilimizde faaliyet gösteren yerel gazete, televizyon, radyo, dergi, internet gazeteleri ve haber ajanslarının temsilcileri olmak üzere tüm basın çalışanlarının 24 Temmuz Basın Bayramını kutluyorum” dedi.

23 Temmuz 2026

Başkan Ertemur’dan 24 Temmuz Mesajı: “Güçlü Demokrasinin Temeli Özgür Basındır”

T.C. Pamukkale Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur, 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda özgür ve tarafsız basının önemine dikkat çekti. Basın mensuplarını “en değerli paydaşlarımız” olarak nitelendiren Başkan Ertemur, tüm basın emekçilerinin bayramını kutladı. Türk basınında sansürün kaldırılışının yıl dönümü olan 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımlayan Pamukkale Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur, gazeteciliğin toplumun vicdanı ve demokrasinin en sağlam taşıyıcı sütunu olduğunu vurguladı. “GAZETECİLİK ONURLU VE BÜYÜK BİR SORUMLULUKTUR” Gazetecilik mesleğinin fedakârlık gerektiren yapısına değinen Pamukkale Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur, 24 Temmuz 1908’de sansürün kaldırılmasının basın ve ifade özgürlüğü adına tarihi bir milat olduğunu belirtti. Şeffaf ve katılımcı bir yönetimin ancak bağımsız bir basınla mümkün olacağını ifade eden Başkan Ertemur, şu değerlendirmelerde bulundu: “Gazetecilik, toplumun vicdanı olma görevini üstlenen, büyük bir sorumluluk gerektiren onurlu bir meslektir. Şeffaf, adil ve katılımcı bir yönetim anlayışı ancak bağımsız ve özgür bir basın ortamıyla mümkündür. Basınımız, toplumun karar mekanizmalarına katılımında çok kritik bir rol üstlenmektedir.” “YEREL BASIN HALKIMIZIN SESİ VE KULAĞIDIR” Yerel basının bir şehrin yaşamındaki hayati rolüne vurgu yapan Pamukkale Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur, gazetecilerin zor şartlar altında yürüttüğü mesaiye saygı duyduklarını belirterek mesajını şu sözlerle tamamladı: “Yerel basınımız, kentsel yaşamın dinamiklerini ayakta tutarak halkımızın adeta sesi ve kulağı olmaktadır. Vatandaşlarımızın taleplerinin dile getirilmesi ve sorunların çözümü noktasında basın mensuplarımızı en değerlipaydaşlarımız olarak görüyoruz. Bu noktada da her zaman yerel basınımızın destekçisi olmayı sürdüreceğiz. Gece gündüz demeden, zaman mefhumu gözetmeksizin sahada doğru haberin peşinde koşan tüm basın emekçilerimizin gayretini takdirle karşılıyorum. Bu vesileyle, görevi başında hayatını kaybeden basın mensuplarımızı rahmetle anıyor; başta Denizli’mizde görev yapan gazetecilerimiz olmak üzere tüm basın çalışanlarının 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı’nı kutluyor, sağlık ve başarılar diliyorum.”

23 Temmuz 2026

Merkez Bankası Politika Faizini Dördüncü Kez Yüzde 37’De Sabit Tuttu

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu'nun temmuz ayı toplantısı bugün gerçekleştirildi. Piyasanın genel beklentisi, politika faizinin mevcut seviyesinde korunacağı, olası faiz indiriminin ise Eylül-Ekim dönemine ötelenebileceği yönündeydi. Merkez Bankası da beklentilere paralel bir karar alarak politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. Böylece ocakayında yüzde 38'den yüzde 37'ye indirilen politika faizi, dördüncü kez üst üste aynı seviyede kaldı. Enflasyonla Mücadelede Ortak Sorumluluk ve Eşgüdüm Önem Taşıyor Enflasyonla mücadelenin kamu, reel sektör ve tüm ekonomik aktörlerin ortak sorumluluğuyla kararlılıkla sürdürülmesi büyük önem taşıyor. Enflasyonda kalıcı iyileşmenin sağlanmasıyla birlikte para politikasında oluşacak normalleşme sürecinin, ihracatçılarımızın finansmana erişimini kolaylaştıracak adımlarla desteklenmesini bekliyoruz.  Üretim ve İhracat İçin Finansman Kanalları Desteklenmeli Bu kapsamda, ihracatçı firmalara yönelik kredi kullandırım sınırlamalarının gözden geçirilmesi, ticari krediye erişimin kolaylaştırılması, Eximbank kaynaklarının artırılması ve reeskont kredilerinin daha etkin kullandırılmasının üretim, yatırım ve ihracatımıza önemli katkı sağlayacağını düşünüyorum. İhracatçımızın küresel pazarlardaki rekabet gücünü koruyabilmesi için uygun maliyetli ve erişilebilir finansman imkânlarının güçlendirilmesi büyük önem taşıdığını vurgulamak istiyorum. Enflasyon kalıcı şekilde kontrol altına alınmadan üretimde, ihracatta ve sanayide yeniden güçlü bir rekabet gücü yakalamak kolay görünmüyor. Fiyat istikrarı; yatırımın, öngörülebilirliğin ve sürdürülebilir büyümenin en önemli temellerinden birini oluşturuyor. Enflasyonun kalıcı olarak düşmesiyle birlikte üretim gücümüzün artacağına, ihracatımızın yeniden daha rekabetçi bir konuma ulaşacağına ve ülkemizin ekonomik potansiyelini çok daha güçlü şekilde ortaya koyacağına inanıyorum. Güçlü üretim, güçlü ihracat ve güçlü Türkiye'nin yolu kalıcı fiyat istikrarından geçiyor. Kalıcı Fiyat İstikrarı ve Uygun Finansman Birlikte Ele Alınmalı Bununla birlikte ihracatçılarımız yalnızca dış pazarlardaki rekabet koşullarıyla değil, aynı zamanda yüksek finansman maliyetleriyle de mücadele ediyor. Pazartesi günü kamuoyuyla paylaşılan İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025 verileri de mevcut ekonomik görünümün reel sektör üzerindeki etkilerini açık şekilde ortaya koyuyor. Sanayicinin oluşturduğu faaliyet kârının yaklaşık %87’si finansman giderlerine ayrılırken; işletmeler yatırım, üretim, teknoloji ve ihracata yönlendirebilecekleri kaynakların önemli bir bölümünü finansman maliyetleri için kullanmak durumunda kalıyor. Finansman giderlerinin ulaştığı seviyeler, elde edilen kazancın büyük ölçüde finansman maliyetleri tarafından eritildiğini gösteriyor. Bu tablonun, yüksek finansman maliyetlerinin üretim kapasitesi, yatırım iştahı ve uluslararası rekabet gücü üzerindeki baskısını somut verilerle ortaya koyduğunu ifade edebilirim. Küresel ekonomide jeopolitik gelişmelerin belirsizlikleri artırdığı ve uluslararası rekabetin her geçen gün yoğunlaştığı bir dönemde yüksek finansman maliyetleri; işletme sermayesini, yatırım kararlarını ve firmalarımızın rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. Bu nedenle enflasyonla mücadele sürerken, ihracatçının uygun koşullarda finansmana erişimini destekleyecek mekanizmaların da güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. İhracatçılarımız mevcut küresel zorluklara rağmen üretmeye, istihdam sağlamaya ve ülkemize döviz kazandırmaya devam ediyor. Bu başarının sürdürülebilmesi için enflasyonun kalıcı şekilde kontrol altına alınması, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve öngörülebilir ekonomi politikalarının kararlılıkla uygulanması büyük önem taşıyor. Enflasyonda kalıcı iyileşmenin sağlanması ve fiyat istikrarı ile üretim ve ihracatı destekleyen politikaların birlikte yürütülmesinin para politikasında başlayacak normalleşme sürecinin yatırımı, üretimi ve ihracatı destekleyen bir zemini beraberinde getireceğine inanıyorum. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu'nun temmuz ayı toplantısı bugün gerçekleştirildi. Piyasanın genel beklentisi, politika faizinin mevcut seviyesinde korunacağı, olası faiz indiriminin ise Eylül-Ekim dönemine ötelenebileceği yönündeydi. Merkez Bankası da beklentilere paralel bir karar alarak politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. Böylece ocakayında yüzde 38'den yüzde 37'ye indirilen politika faizi, dördüncü kez üst üste aynı seviyede kaldı. Enflasyonla Mücadelede Ortak Sorumluluk ve Eşgüdüm Önem Taşıyor Enflasyonla mücadelenin kamu, reel sektör ve tüm ekonomik aktörlerin ortak sorumluluğuyla kararlılıkla sürdürülmesi büyük önem taşıyor. Enflasyonda kalıcı iyileşmenin sağlanmasıyla birlikte para politikasında oluşacak normalleşme sürecinin, ihracatçılarımızın finansmana erişimini kolaylaştıracak adımlarla desteklenmesini bekliyoruz.  Üretim ve İhracat İçin Finansman Kanalları Desteklenmeli Bu kapsamda, ihracatçı firmalara yönelik kredi kullandırım sınırlamalarının gözden geçirilmesi, ticari krediye erişimin kolaylaştırılması, Eximbank kaynaklarının artırılması ve reeskont kredilerinin daha etkin kullandırılmasının üretim, yatırım ve ihracatımıza önemli katkı sağlayacağını düşünüyorum. İhracatçımızın küresel pazarlardaki rekabet gücünü koruyabilmesi için uygun maliyetli ve erişilebilir finansman imkânlarının güçlendirilmesi büyük önem taşıdığını vurgulamak istiyorum. Enflasyon kalıcı şekilde kontrol altına alınmadan üretimde, ihracatta ve sanayide yeniden güçlü bir rekabet gücü yakalamak kolay görünmüyor. Fiyat istikrarı; yatırımın, öngörülebilirliğin ve sürdürülebilir büyümenin en önemli temellerinden birini oluşturuyor. Enflasyonun kalıcı olarak düşmesiyle birlikte üretim gücümüzün artacağına, ihracatımızın yeniden daha rekabetçi bir konuma ulaşacağına ve ülkemizin ekonomik potansiyelini çok daha güçlü şekilde ortaya koyacağına inanıyorum. Güçlü üretim, güçlü ihracat ve güçlü Türkiye'nin yolu kalıcı fiyat istikrarından geçiyor. Kalıcı Fiyat İstikrarı ve Uygun Finansman Birlikte Ele Alınmalı Bununla birlikte ihracatçılarımız yalnızca dış pazarlardaki rekabet koşullarıyla değil, aynı zamanda yüksek finansman maliyetleriyle de mücadele ediyor. Pazartesi günü kamuoyuyla paylaşılan İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025 verileri de mevcut ekonomik görünümün reel sektör üzerindeki etkilerini açık şekilde ortaya koyuyor. Sanayicinin oluşturduğu faaliyet kârının yaklaşık %87’si finansman giderlerine ayrılırken; işletmeler yatırım, üretim, teknoloji ve ihracata yönlendirebilecekleri kaynakların önemli bir bölümünü finansman maliyetleri için kullanmak durumunda kalıyor. Finansman giderlerinin ulaştığı seviyeler, elde edilen kazancın büyük ölçüde finansman maliyetleri tarafından eritildiğini gösteriyor. Bu tablonun, yüksek finansman maliyetlerinin üretim kapasitesi, yatırım iştahı ve uluslararası rekabet gücü üzerindeki baskısını somut verilerle ortaya koyduğunu ifade edebilirim. Küresel ekonomide jeopolitik gelişmelerin belirsizlikleri artırdığı ve uluslararası rekabetin her geçen gün yoğunlaştığı bir dönemde yüksek finansman maliyetleri; işletme sermayesini, yatırım kararlarını ve firmalarımızın rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. Bu nedenle enflasyonla mücadele sürerken, ihracatçının uygun koşullarda finansmana erişimini destekleyecek mekanizmaların da güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. İhracatçılarımız mevcut küresel zorluklara rağmen üretmeye, istihdam sağlamaya ve ülkemize döviz kazandırmaya devam ediyor. Bu başarının sürdürülebilmesi için enflasyonun kalıcı şekilde kontrol altına alınması, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve öngörülebilir ekonomi politikalarının kararlılıkla uygulanması büyük önem taşıyor. Enflasyonda kalıcı iyileşmenin sağlanması ve fiyat istikrarı ile üretim ve ihracatı destekleyen politikaların birlikte yürütülmesinin para politikasında başlayacak normalleşme sürecinin yatırımı, üretimi ve ihracatı destekleyen bir zemini beraberinde getireceğine inanıyorum.

Devam