Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
3 Mayıs 2026 Pazar

Gündem Haberleri

1 Mayıs 2026

Tavas’ta 1 Mayıs Ruhu Sofraya Taşındı

Kamu hizmetinin aksamaması adına normal şartlarda resmî tatillerde de vardiyalı olarak çalışan belediye işçileri, bu yıl Başkan Tatık’ın özel hassasiyetiyle bayramı sahada değil, kurulan gönül sofrasında kutladı. Vardiya Değil, Vefa Sofrası Belediyecilik hizmetlerinin 7/24 esasına dayalı olması nedeniyle bayram günlerinde bile görev başında olan temizlik ve saha personeli için bu yıl farklı bir uygulama hayata geçirildi. Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, "Hizmet bir şekilde yürür ama kırılan gönüller onarılamaz" anlayışıyla, bayramın asıl sahibi olan işçilerin dinlenmesi ve onurlandırılması için saha çalışmalarına ara vererek personeliyle sofra başında buluştu. "Biz Büyük Bir Aileyiz" Öğle saatlerinde gerçekleşen buluşmada, protokol kurallarını bir kenara bırakarak işçilerin yanına oturan Başkan Kadir Tatık, personeliyle samimi bir sohbet gerçekleştirdi. Tavas’ın her sokağında emeği olan işçilerin sorunlarını ve taleplerini dinleyen Tatık, belediye çalışanlarının birer "personel" olmanın ötesinde, Tavas’ın geleceğini inşa eden birer aile ferdi olduğunu vurguladı. Bu anlamlı buluşma, belediye koridorlarında ve sahada hakim olan "Gönül Belediyeciliği" anlayışının en somut örneği olarak kayda geçti. BAŞKAN KADİR TATIK’IN DEĞERLENDİRME MESAJI: "Bizim anlayışımızda işçi, sadece işi yapan değil; bu şehre hayat veren, onu ayakta tutan asli güçtür. Bugün 1 Mayıs; yani bu şehrin her sokağında izi olan, gecesini gündüzüne katan işçi kardeşlerimin günü. İstedik ki, her gün bizim için ter döken mesai arkadaşlarımız, bu özel günü çalışarak değil, bir nebze de olsa nefes alarak geçirsinler. Bizim için en büyük proje, çalışanımızın yüzündeki tebessümdür. Ekmeğini helalinden kazanan, Tavas'ı daha güzel bir yarın için ilmek ilmek dokuyan tüm işçi kardeşlerimin bayramını yürekten kutluyorum. İyi ki varsınız!"

1 Mayıs 2026

Denizli’de 1 Mayıs’ta Binlerce Kişi Meydanlardan Yürüdü

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, Denizli’de büyük bir coşku ve geniş katılımla kutlandı. Sabah saatlerinden itibaren 15 Temmuz Delikliçınar Şehitler Meydanı’nda bir araya gelen sendikalar, sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler ve vatandaşlar, kutlamaların yapılacağı alana yürümek üzere toplandı. Çınar Meydanı’nı dolduran kalabalık, sloganlar ve marşlar eşliğinde İstiklal Caddesi üzerinden yürüyüşe geçti. Renkli görüntülerin oluştuğu kortejde, emekçilerin hak talepleri, birlik ve dayanışma mesajları ön plana çıktı. Bu yılki kutlamalara Denizli protokolü de yoğun ilgi gösterdi. Yürüyüşün en ön sıralarında Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, ilçe belediye başkanları ile siyasi partilerin il ve ilçe başkanları yer aldı. Belediye başkanları, yürüyüş boyunca vatandaşları selamlayarak 1 Mayıs’ın barış, kardeşlik ve dayanışma içerisinde kutlanması gerektiği mesajını verdi. Öte yandan yürüyüş güzergâhı olan İstiklal Caddesi araç trafiğine kapatılırken, emniyet güçleri tarafından geniş güvenlik önlemleri alındı. Geniş katılımlı kortej, kutlama alanına ulaşmasının ardından basın açıklamaları ve çeşitli etkinliklerle program devam etti.

1 Mayıs 2026

Takvimde Bayram Sahada Mesai 1 Mayıs

Sabah bir fabrikatör dostumu aradım. Arka fonda tanıdık bir telaş: fermuar sesi, çocukların neşesi… “Yoldayız,” dedi, “yurt dışına çıkıyoruz.” “Pazartesi iş var,” dedim, alışkanlıkla. “Bayram,” diye düzeltti. “Üç günü değerlendirelim.” “Değerlendirmek” kelimesi o an daha anlamlı geldi. Zamanın da, fırsatın da bir piyasa değeri var sonuçta. Bir başka arkadaş… zeytinyağı işi. O da değerlendirme halinde: “Pazartesi’ye kadar yokum.” Bir diğeri zaten sınır ötesinde, kısa bir kültürel temas peşinde. Anlaşılan, 1 Mayıs bazıları için hareket kabiliyetinin en parlak göstergesi. Şehirde kalanlar da boş değil. Hava serin, yer yer yağışlı. İşçiler sokakta. Şemsiyeler açık, program net: beklemek. Uzun süreli, kesintisiz ve oldukça istikrarlı bir bekleyiş. Her organizasyonun bir omurgası vardır. Bu etkinliğin omurgası da hiç şüphesiz onlar. Sendika başkanı sahneye dahil oluyor. Zamanlama dikkat çekici, giriş etkileyici. Son model aracından inip kalabalığa karışıyor. Temsil başlıyor. İşçiler aynı yerde, aynı sabırla. Ama artık yalnız değiller. Bu da önemli bir gelişme. Ben de kendi gündemime dönüp bir kamu kurumuna uğradım. Kapı kapalı. Not kısa ve net: “1 Mayıs nedeniyle tatil.” Demek ki bayram, farklı mekânlarda farklı biçimlerde ama aynı kararlılıkla kutlanıyor. Günün tablosu aslında oldukça dengeli: Zamanı olan yola çıkmış İmkânı olan dinlenmiş Yetkisi olan gelmiş Sorumluluğu olan ise yerini hiç terk etmemiş En kesintisiz katılım, her zamanki gibi en az konuşanlardan. 1 Mayıs… Adı bayram. Herkes kendi payına düşeni alıyor. Kimi zamanı değerlendiriyor, kimi temsili, kimi de sabrı. Ve bazıları var ki… Takvimde bayram yazsa da, programları hiç değişmiyor. Onlar için günün adı farklı olabilir ama görev aynı: Sahada kalmak.

1 Mayıs 2026

“Emeğin Hakkı Korunmuyor, Yoksulluk Büyüyor”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, 1 Mayıs’tan bir gün önce Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada hem 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu hem de görüşülen kanun teklifi ile Denizli’deki sağlık yatırımlarına yönelik eleştirilerini dile getirdi. Konuşmasında emekçilerin yaşadığı ekonomik zorluklara dikkat çeken CHP’li Şeref Arpacı, “İşçinin sofrasındaki ekmek küçülüyor, geçim derdi büyüyor” dedi. Hükümetin emek politikalarını sert sözlerle eleştiren Arpacı, İşsizlik Fonu’nda devlet katkı payının düşürülmesini de hedef aldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmişteki “Verin yetkiyi, görün etkiyi” sözünü hatırlatan Arpacı, “İşte etki burada: Daha fazla yoksulluk” ifadelerini kullandı. Erdoğan ‘Verin yetkiyi, görün etkiyi.’ demişti; işte, etki burada: Daha fazla yoksulluk CHP’li Arpacı, konuşmasında şu ifadelere yer verdi “Yarın 1 Mayıs, işçinin, emekçinin, alın teriyle hayatı var edenlerin bayramı. Ankara'ya gelerek, mücadele ederek haklarını kazanan başta madencilerimiz olmak üzere tüm emekçilerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü kutluyorum. Ama ne yazık ki bu ülkenin emekçisi bayramı bayram gibi karşılayamıyor çünkü sizler emeğin hakkını korumak yerine her geçen gün onu biraz daha değersizleştiriyorsunuz. İşçinin sofrasındaki ekmek küçülüyor, geçim derdi büyüyor, üstelik bununla da kalmıyorsunuz, İşsizlik Fonu gibi işçinin en zor gününde sığınacağı kaynağı bile azaltıyorsunuz. Devlet katkı payını yüzde 1'den yüzde 0,5'e düşürerek işçiye ‘Yalnızsın.’ diyorsunuz. Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘Verin yetkiyi, görün etkiyi.’ demişti; işte, etki burada: Daha fazla yoksulluk. Buradan açıkça söylüyorum: Üreten, çalışan, ülkenin yükünü sırtlayan işçimiz bunu asla hak etmiyor. ‘Çevreyi koruyalım.’ derken liyakati yok sayıyorsunuz Görüşmekte olduğumuz kanunun 9'uncu maddesi de aynı anlayışın bir ürünüdür. Çevre danışmanlık firmalarına hizmet verdikleri işletmelerin çevre mevzuatlarına aykırı durumlarını Bakanlığa bildirme yükümlülüğünü getiriyorsunuz. İlk bakışta doğru bir hamle gibi görünen bu düzenleme aslında ciddi sorunlar barındırmaktadır. Daha önce Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş bir düzenlemeyi neredeyse aynı içerikle yeniden getiriyorsunuz. Bu, açıkça Anayasa’nın bağlayıcılık ilkesine aykırıdır. Mahkeme size ‘Bu düzenleme belirsiz, yetki devri sorunlu.’ demiş ama siz sorunu çözmek yerine aynı metni makyajlayıp tekrar önümüze koyuyorsunuz. Yasama sorumluluğu bu değildir, hukuk devleti böyle işlemez. Dahası, çevre gibi hayati bir konuda yetkinlik meselesini de göz ardı ediyorsunuz. Bu hizmetlerin çevre mühendisleri yerine farklı kişilerce de yapılabilmesinin önünü açıyorsunuz. Binlerce genç çevre mühendisi iş beklerken uzmanlık gerektiren bir alanı bu şekilde sulandırmak akıl dışıdır. ‘Çevreyi koruyalım.’ derken liyakati yok sayıyorsunuz. Bu anlayış ne çevreyi korur ne de adaleti sağlar. Denizli halkı sağlık hizmetine erişimde mağdur edilmektedir Seçim bölgem Denizli'ye de değinmek istiyorum. Defalarca dile getirdim, mevcut devlet hastanesi olası bir depreme karşı dayanıksızdır; bu bir gerçektir, iddia değildir. Bin yataklı hastane projesi beş senedir yapılamamıştır; sürekli ertelenen ve ötelenen bir yatırım hâline gelmiştir ve peyderpey açılmaya çalışılan 500 yataklı acil durum hastanesi de hâlâ tam kapasiteyle hizmet verememektedir. Denizli halkı sağlık hizmetine erişimde mağdur edilmektedir. Geçtiğimiz yıl haziran ayında Sağlık Bakanı Denizli'ye geldi ve Denizli Devlet Hastanesinin eski, depreme dayanıksız binalarının yıkılacağı ve oraya yeni modern bir hastane yapılacağını vadetti, müjde verdi fakat tam da burada bir gariplik var. Hepinizin bildiği gibi, bugünlerde bir gece yarısı kararnamesiyle 27 ilde tam 55 adet hastane arazisine özelleştirme kapsamında satış kararı verildi yani anlıyoruz ki aslında Denizli Devlet Hastanesinin taşınması zamanında gerçekleşseydi 56'ncı arazi olarak Denizli Devlet Hastanesinin tam da şehrin kalbindeki paha biçilmez arazisi satış kapsamına alınacaktı. Aynı Eskişehir'de, Bursa'da, Muğla Datça'da olduğu gibi. Sizleri uyarıyorum arkadaşlar, bin yataklı hastaneyi 500 yataklı yeni yapılan hastaneye sığdırmaya çalışıyorsunuz. Bunu marifet gibi gösteriyorsunuz. Taşınma işlemi tamamlandıktan sonra mevcut araziye yeni bir hastane yapılmalı ve Denizlili hemşehrilerimizin hizmetine sunulmalıdır. Denizli halkı verilen sözler tutulmazsa buna sessiz kalmaz, günü geldiğinde sizlerden hesabını sorar. Emeğin değer gördüğü, hukukun üstün olduğu, halkımızın insanca yaşadığı o güzel günleri hep birlikte inşa edeceğiz Sözlerime son vermeden işçiyi mağdur eden, hukuku zorlayan, çevreyi riske atan ve halkın en temel ihtiyaçlarını görmezden gelen bu anlayışı kabul etmediğimizi ifade etmek istiyorum. Bu kürsüden bir kez daha söylüyorum: Bu ülkenin emeğini de hukukunu da insanını da savunmaya devam edeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında emeğin değer gördüğü, hukukun üstün olduğu, halkımızın insanca yaşadığı o güzel günleri hep birlikte inşa edeceğiz diyor, Genel kurulu saygıyla selamlıyorum.”

1 Mayıs 2026

Denizli’de Dev Buluşma: On Binler Sefo Konserine Akın Etti

Sevilen sanatçı Sefo Denizli’yi salladı Denizli Büyükşehir Belediyesi, 23 Nisan kutlamalarını dev bir sanat etkinliğiyle taçlandırdı. Kentin sembolü Delikliçınar Meydanı son yılların en yoğun kalabalığına sahne oldu.Gecede sahne alan ünlü sanatçı Sefo, performansıyla Denizli’yi coştururken, on binlerce vatandaşın sevgi gösterileri eşliğinde konuşma yapan Başkan Çavuşoğlu, kente birlik ve beraberlik mesajı verdi. Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında planlanan ancak Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da meydana gelen üzücü olaylar nedeniyle ertelenen Sefo konseri, on binleri bir araya getirdi. Delikliçınar Şehitler Meydanı’nı hıncahınç dolduran binlerce Denizlili, sevilen sanatçı Sefo’nun şarkılarıyla unutulmaz bir gece yaşadı. Sefo sahne performansı ve dillerden düşmeyen şarkılarıyla kenti ayağa kaldırdı. Başkan Çavuşoğlu: “Bu coşku Denizli’nin hakkı” Konser öncesinde eşi Nilgün Çavuşoğlu ile birlikte sahneye çıkarak halkı selamlayan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, meydanı dolduran on binlerce vatandaşa hitap etti. Birlik ve beraberlik mesajları veren Başkan Çavuşoğlu, erteleme kararının toplumsal dayanışma gereği alındığını hatırlatarak, Denizli halkının her şeyin en iyisine layık olduğunu vurguladı. Başkan Çavuşoğlu konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Gecikmiş bir bayram coşkusunu bugün burada, bu muazzam kalabalıkla yaşıyoruz. Denizli’nin enerjisi ve heyecanı bizlere güç veriyor. Sanatla, müzikle ve kardeşlikle bir arada olmaya devam edeceğiz.” “23 Nisan, fırsat eşitliğinin ve milli iradenin simgesidir” Konuşmasına 23 Nisan’ın tarihsel önemine vurgu yaparak devam eden Başkan Çavuşoğlu, Cumhuriyet’in sunduğu fırsat eşitliğine dikkat çekti. Milli iradenin temellerinin en zor şartlarda atıldığını hatırlatan Çavuşoğlu, “Hani o milli iradenin temellerinin atıldığı, bu ülkede yaşayanların artık kula kulluk etmediği; köyünden, kasabasından çıkan bir çobanın bile devletin en üst kademelerine gelebilmesinin temellerinin atıldığı bir gündeyiz. Eğer bugün Serinhisar’dan çıkıp karşınızda Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı olarak durabiliyorsam, bu 23 Nisan 1920’de kurulan o Büyük Millet Meclisi’nin ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün eseridir” ifadelerini kullandı. “Adaletle yönetilen, mutlu bir Denizli hayalimiz var” Gelecek vizyonunu “mutlu insan ve adil yönetim” ilkesi üzerine kurduklarını ifade eden Başkan Çavuşoğlu, tüm kesimleri kucaklayan bir belediyecilik sözü verdi. Şehri ortak akılla yöneteceklerini vurgulayan Başkan Çavuşoğlu, konuşmasını şu sözlerle noktaladı: “Biz, bu şehrin kadınlarının ve çocuklarının mutlu olduğu bir şehir hayaliyle yola çıktık. Çiftçinin yüzünün güldüğü, kimsenin geride kalmadığı, herkesin eşit ve adil bir şekilde yaşayabildiği bir Denizli hedefliyoruz. Bu şehri yönetenin keyfine göre değil, adaletin inancıyla yönetmek tek arzumuzdur. Daha güzel günleri hep birlikte başaracağız.” Delikliçınar Meydanı’nda tarihi kalabalık Konuşmanın ardından sahneye alkışlar ve tezahüratlar eşliğinde çıkan ünlü sanatçı Sefo, en sevilen eserlerini Denizlililer için seslendirdi. Gençlerin yoğun ilgi gösterdiği konserde, meydanı dolduran binlerce kişi tüm şarkılara hep bir ağızdan eşlik etti. Modern sahne şovları ve sanatçının yüksek enerjisiyle birleşen atmosfer, kentin merkezinde adeta bir bayram havası estirdi. Yaklaşık 2 saat boyunca sahnede kalan Sefo, sahne performansı ve sempatik tavırlarıyla hayranlarının gönlünü bir kez daha fethetti.

Devam