dolar 4.0466
euro 4.9834
denizli haberleri
Engin Boyacı
Engin Boyacı

Başarıya giden yol

Türkiye zorlu ve sıkıntılı bir yılı geride bıraktı. Özelikle iş dünyası, yılın son çeyreğinde yaşadığı ekonomi burhanı nedeniyle 2017 yılına tedirgin giriyor. Denizli gibi ihracata yönelik çalışan ve ekonomisi dünya ekonomisi ile entegre olmuş bir kent, dövizde yaşanan dalgalanmadan çok etkilendi. 2016 yılı bizim için çok büyük bir sınav oldu. Yaşanan zorluklar, sıkıntılar, ekonomi ile birlikte piyasaların daralması, epey düşünmemize çıkış yolları aramamıza neden oldu. Başarılı bir işletme olmak, sadece ekonomik olarak büyümek değildir. Nitelikli iş gücüne sahip olmayı ve sürdürebilir olmakta gerektirir. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde faaliyet gösteren işletmeler, gelecekle ilgili kısa, orta ve uzun vadeli hedefler belirlemeli. Ancak asıl amaç uzun vadeli hedefler olmalı. Ne yazık ki, günlük yaşadığımız gibi işletmelerimizi günlük ve anlık verilerle değerlendiriyor ve bu doğrultu da aldığımız kararlarla yolumuza devam ediyoruz. Kısa vadede kazançlı gibi görünün bu çalışma tarzı uzun vadede rakiplerimizin çok gerisinde bıraktırıyor. Yenilikçilik asıl hedefimiz olmalı. Bunun içinde dünya ticaretinin gittiği noktayı çok iyi bilmemiz gerekiyor. İnsan faktörü çok önemlidir. Nitelikli ve donanımlı ekiple yola çıkmanın yanı sıra lider olarak belirlenen kişinin de en az 5 önemli kritere sahip olması gerekiyor.  

Başarılı şirketlerin ortak özelliği, gelecekte lider konumuna gelme potansiyeline sahip yöneticileri kendilerine çekmek ve elde tutmak konusunda gösterdikleri yoğun çabadır. Gelişmekte olan ülkemizde ise, kişinin performansına dayalı yöneticiler tercih edilmektedir. Bu işletmeler için büyük tuzaktır. Performanstan çok kişinin potansiyeline bakmak gerekir. Kişinin potansiyelini iyi analiz etmek ve niteliklerini belirmek gerekir. Maalesef ülkemizde, iyi potansiyele ve niteliğe sahip birçok kişi, anlık performanslarına bakılarak, etkisizleştirilmekte ve hak ettiği değer verilmemektedir. Başarı odağı yüksek kişiler, kendilerine yüksek standartlar belirler ve bu standartları aşmak için sürekli çaba gösterirler. Bu yönü güçlü kişiler, yaptıkları işte başkasının yönlendirmesi olmadan kendileri için hep daha iyisine ulaşmayı hedeflerler. Neyi başarmak istedikleri konusunda nettirler ve attıkları her adım bu hedefe yöneliktir. Hedeflerine ulaşma konusunda ise azimli hareket ederler. Karşılarına çıkan engeller karşısında olumlu bakış açısını koruyarak yılgınlık göstermezler.

Öğrenme çevikliğine sahip kişiler, yeni şeyler öğrenmeye meraklıdır, çabuk öğrenir ve öğrendiklerini hayata geçirmek için aktif çaba sarf ederler. Öğrenmeyi sadece mecburiyet olarak algılamadıkları için şirketlerinin kendilerini yönlendirmesini beklemeden harekete geçerler. Bu kişilerin bir başka temel özelliği, öğrendiklerini test etme arzularıdır. Yaptıkları hataları öğrenme fırsatı olarak görür ve bunlardan ders çıkarırlar. Sonuç olarak bu özellik kişiyi yaptığı işte, özellikle işiyle ilgili konulara hakimiyeti, yeni iş yapma tarzlarına hızlı adapte olması ve ürettiği yaratıcı çözümlerle diğerlerinden ayrıştırır.

Analiz yeteneği güçlü kişiler, olay ve olguları hızlı kavrarlar. Sistematik düşünebilme becerisine sahiptirler ve herhangi bir konuda karar verirken ya da bir sorunu irdelerken çok yönlü düşünürler. Karşılaştıkları sorunların nedenlerini derinlemesine analiz etmeyi severler ve konuyla ilgili doğru iç görülere sahiptirler. Bu özellikleri sayesinde alışılagelmiş çözümlerin ötesinde çözümler üretebilirler. Bu kişiler, uzun vadeli düşünen kişilerdir. Verilerden hareketle gelecekle ilgili net tahminlerde bulunurlar.

İlişki yönetimi güçlü kişiler, başkalarıyla etkili ilişkiler kurabilen ve işbirliği fırsatlarını etkin bir biçimde değerlendiren kişilerdir. Bu yönü güçlü kişiler, arzu ettikleri sonuçlara ulaşmalarına yardımcı olacak kişileri doğru bir biçimde belirlemekte ve onlarla ilişki kurmakta başarılıdırlar. Kurdukları ilişkilerin devamlılığını sağlar, güçlendirir ve arzu ettikleri sonuçlara ulaşmak adına kurdukları ilişkilerin gücünden yararlanırlar.

Muhatabı çalışanları ve topluluğu etkileme ve ikna yeteneği yüksek kişiler, karşı tarafı ikna etmek için onun özelliklerine göre farklı etkileme stratejileri kullanırlar. Başka deyişle, baskın karaktere sahip kişilerin yaptığı gibi karşı tarafı zorlayarak ikna etmek yerine, onun etkileneceği unsurların neler olduğunu belirleyerek ve bunları etkili bir biçimde kullanarak karşı tarafı ikna ederler. Etkileme ve ikna yeteneği yüksek kişiler aynı zamanda etkili iletişim becerilerine sahip kişilerdir.

Mehmet Barunduk
Mehmet Barunduk

GERÇEK YÜZÜN ORTAYA ÇIKSIN

Ülkemiz, Dünyada hiçbir Ülkenin çekmediği kadar terörden çekiyor. Şimdi burada harf kalabalığı yapıp örgüt isimlerini saymak istemiyorum ancak en belirsiz olanı ve uçlarının nereye dayandığı uzun çalışmalarla bile tamamını deşifre edip pasifize etmenin çok zor hatta imkansız görüneni Fetö dür. Fetö yü anlamak için Hasan Sabbahın hayatını ve örgütlenme biçimini iyi analiz etmek gerek. Amaç, hedef ve sonuç üçgeninde gerçekleşen bu örgütlenme biçimi örgüt üyelerini, örgüte ve amaçlarına hizmet etmenin bir nevi ibadet olduğu inancını aşılamak ve bu inançla eylem yapmalarını sağlıyordu. Önemli Devlet Adamlarına suikastlar yapıp ve her girişimin sonunda başarıyla ayrılan bu örgütün gücünü hafife alanlar tarih sahnesinde fazla yer alamadılar. Haşhaşılar Devletleşmeyi başardı hem de 200 yıl boyunca ayakta kaldı. Devletleşmek ile Devlet kalmak çok farklıdır. Devlet kalmayı amaç edinselerdi Moğol’un karşısında mutlaka zafer ile dönerlerdi. Moğol istilası bir nevi katliam ya da zulümdü ancak belki de Dünyanın olgunlaşması ve Devletlerin şekillenip yönetim biçiminin değişmesinde mutlaka bir şekilde faydası olmuştur. Bu bilinçsiz bir adım olsa bile iradenin mutlak sahibi bunu şekillendirdi. Bu konuları Tarihçilere bırakmak en doğrusudur biz bugünü konuşalım.

Hanefi AVCI’ya karşı önceleri biraz önyargılı yaklaşıyordum henüz HALİÇTE YAŞAYAN SİMONLAR- DÜN DEVLET BUGÜN CEMAAT. adlı kitabının basımını bitirmiş, tam dağıtım aşamasındayken bir anda bir mahkeme kararıyla tüm yurt genelinde toplama kararı alınmıştı. Yanlış hatırlamıyorsam 2009 yılıydı bir arkadaşım bir şekilde temin edip bu kitabı bana getirdi ve okumamı sağladı. Benim yıllarca insanları uyarmamın ve bu örgütün gerçek yüzünü haykırmamın bir nevi kitaplaşmış ve daha geniş biçimlerde mahrem bilgilerle doluydu. Mutlaka sizlerde okumuşsunuzdur okumadıysanız kesinlikle tavsiye ediyorum. İnanın bana çok özel ve bilgi dolu bir kitap olduğunu anlayacaksınız.

Burada Hanefi AVCI’nın başarısını veya reklamını yaptığımı düşünmeyin ancak bizim bu günlerde yaşadığımız bu korkunç olaylar ve düne kadar darbe girişimi, cumhurbaşkanımıza suikast girişimi, bugün Rus Büyükelçisinin öldürülmesi kim bilir şimdi yaptıkları korkunç planlar yarın bizleri neyin beklediğini bilemiyoruz. O yüzden her şeyden önce bilinçli ve objektif bakmanın iktiza ettiğini düşünüyorum. Bilinçli bir örgüt bilinçsiz bir halkın üzerinde çok etki bırakır ancak bilinçli bir halk bilinçli bir örgütün tek amacının sadece ve sadece KAOS olduğunu anlaması zor değil. KAOS ortamı önce halkın üzerinde bir baskı oluşturur sonrada idarelerin eleştirilmesine daha sonra düşüncelerinin değişip farklı adaylarla yönetilmek arzusu bilinçaltı dediğimiz irade ve karar mekanizmalarında değişikliğe sebep olur.
Mehmet Barunduk
Mehmet Barunduk

İTTİFAK MI KOALİSYON MU?

Türkiye’nin en eski siyasi partileri CHP ve MHP’dir. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana ülke yönetiminde iktidar ya da muhalefet olarak hep yer almışlardır.

Ak Parti’nin iktidarına kadar CHP ve MHP ülke idaresini bir şekilde söz sahibi olmuşlar ve yönetmişlerdir.

Ak Parti iktidarı ile birlikte CHP hep ikinci parti olarak ana muhalefette yer aldı. Ancak Devlet Bahçeli Genel Başkanlığı’ndaki MHP, ülkenin kaderini belirleyen birçok konuda attığı kritik adımlarla, Türk siyasetine damga vuran isim oldu.

Türkiye Cumhuriyeti siyasi tarihinde MHP kritik süreçlerde hep MHP ön plana çıkmıştır. Adalet Partisi, Milli Selamet Partisi, ANAP, Demokratik Sol Parti, MHP’nin içinde yer aldığı koalisyon hükümetlerinde yer aldı. Bugün Adalet Partisi yok. Milli Selamet Partisi yok. DSP isim olarak var gerisi yok. ANAP o şaşalı döneminden sonra isim olarak var. Gerisi yok.

AK PARTİ&MHP İTTİFAKI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, genel ve yerel seçimlerin zamanında yani 2019 yılında yapılacağını katıldığı her ortamda söyledi. Bugüne kadar söylediği her sözde geri adım atmamasıyla bilinen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Erken seçim isterim” dediği saatlerde bile genel seçimlerin 2019 yılında yapılacağını söylüyordu ki, bir gün sonra ki buluşmada, 24 Haziran’da Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçimleri için tarihi karar alındı. Hem de gençlerin üniversite sınavına gireceği gün.

KOALİSYON VE İTTİFAK

Koalisyon ile İttifak arasında şöyle bir fark var.

KOALİSYON: Ayrı görüşteki çeşitli güçlerin belli bir amaçla oluşturdukları birlik, değişik güçlerin işbirliği.

İTTİFAK: Anlaşma,bağlaşım,bağlaşma, oybirliği.

MHP şimdiye kadar koalisyon kurduğu bütün partiler bir şekilde siyaset sahnesinde silindiler. İttifakı ilk kez deniyor. Hemde Ak Parti ile. 3 Kasım 2002’de aldığı bayrağı bugüne kadar taşıyan Ak Parti geçmişte koalisyon kuran partilerin durumuna mı düşer yoksa, MHP koalisyon olmadığı için MHP bu kez ittifaktan zarar mı görür o zaman gösterir ama MHP bugüne kadar birlikte yola çıktığı bütün partileri bir şekilde siyaset sahnesinden silerek varlığını sürdürdü.

BAHÇELİ KAYBEDERKEN BİLE KAZANIYOR

Ak Parti ile kurduğu ittifak nedeniyle kendi partililerinden çok büyük tepki alan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bu hamlesine tepki gösterenler yeni kurulan İYİ partinin yolunu tuttu. Şu anda Türkiye’de en çok konuşulan ve ne yapacağı merak edilen siyasi partilerin başında İYİ parti geliyor. MHP tabanlı Meral Akşener Genel Başkanlığı’ndaki İYİ Parti’nin il kongrelerine katılım göz önüne alındığında bu kadar seçmen kaybetmiş bir partinin neden böyle bir çıkış yaptığı da anlamakta anlatmakta biraz zor.

AK PARTİ’Yİ İKTİRADA BAHÇELİ GETİRMİŞTİ

ANAP, DSP ve MHP’in koalisyonunda kurulan 57. Hükümetin ipini Devlet Bahçeli çekmişti. Erken seçim isteyen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin isteği üzerine gerçekleşen seçimde Ak Parti, Abdullah Gül Genel Başkanlığı’nda iktidara gelmişti. Şimdi Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilleri Genel Seçimleri için Devlet Bahçeli bir kez daha erken seçim istedi.